TARİHİ BANDIRMA VAPURU KAPTANI İSMAİL HAKKI BEY (DURUSU)

TARİHİ BANDIRMA VAPURU KAPTANI  İSMAİL HAKKI BEY (DURUSU)

İsmail Hakkı… Mustafa Kemal ve onsekiz arkadaşını 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkaran Bandırma Vapuru’nun kaptanı.

1871 yılında Zincidere’de doğdu. Babası Posluoğulları’ndan, kendisi gibi kaptan olan Hacı Ahmet, annesi Hatice Hanım’dır. İlk ve orta öğrenimini Zincidere Şehir Yatılı Mektebi’nde tamamladı. Yüksek öğrenimi için de İstanbul Heybeliada Mekteb-i Fünunu olan Bahriyeyi Şahane’ye bağlı Yatılı Ticari Kaptan Mektebi’ne girdi.

1891 yılında stajyer kaptan olarak mezun olup, ilk görevine KAYSERİ adlı bir vapurda başladı. 1915’de Osmanlı Seyr-i Sefain’de (donanma) Doğan Vapuru Kaptanlığı’na atandı.

1 Mayıs 1919’da ise Bandırma Vapuru Süvari Kaptanı oldu. 16 Mayıs 1919’da, 9. Ordu Müfettişliği’ne atanan Mustafa Kemal ve arkadaşlarını İstanbul’dan Samsun’a götürdü.

Tarihe geçen bu yolculuğu, yüksek denizcilik bilgisiyle, Mustafa Kemal ve düşüncelerine bağlı bir kaptan olarak başarı ile tamamladı.

Bandirma_Vapuru[1]

Büyük yolculuk…

Bandırma Vapuru, 16 Mayıs 1919 akşamı Kız Kulesi açıklarında, İtilaf devletleri görevlilerince aranmasından sonra yola çıktı. Vapurun personel sayısı 22, yolcu sayısı ise 19’dur. Ayrıca, söylenenin aksine, İsmail Hakkı Bey Karadeniz’i avucunun içi gibi bilen bir kaptandır.

Mustafa Kemal, Bandırma Vapuru Karadeniz’e açıldıktan sonra İsmail Hakkı Bey’e, “İtilaf Devletleri’nin zarar vermesinden uzak olmak için sahili takip eden rotada gidiniz, bir tehlike halinde gemiyi sahile oturtunuz” emrini vermiştir.

17 Mayıs gece yarısı İnebolu’ya varan Bandırma Vapuru, 18 Mayıs öğle üzeri Sinop’a ulaştı. Vapur, 19 Mayıs sabahı saat 06’da ise Samsun Limanı’na demir attı.

Türk kurtuluş savaşının hazırlık döneminin başlangıcı Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışıdır. Bu istiklal meşalesinin yakılışıdır.

Nutuk’un (Söylev) ilk yan başlığı “Samsun’a çıktığım gün umumi manzara”dır.

Bandırma Vapuru’nun Kimliği

Bandırma Vapuru hep, bozuk, köhne, hız ölçen paraketeden yoksun ve hatta pusulasız bir gemi olarak anlatıla gelmiştir.

Kaptan İsmail Hakkı Bey ise bu konuda yakını olan Orhan Karadeniz’e, Bandırma Vapuru’nun eski bir gemi olmasına karşın iddia edildiği gibi pusulasız, paraketesiz yola çıkmadığını, hatta iki pusulasının olduğunu anlatmıştı.

İsmail Hakkı Bey, Karadeniz’e ilk defa o seferle çıktığı konusuna da karşı çıkmıştır; zira İsmail Hakkı Bey, Karadeniz’i avucunun içi gibi bilen bir kurt denizciydi. İsmail Hakkı Mustafa Kemal’le ilk defa o vapurda karşılaştığı görüşüne de karşı çıkarak, daha önce Mustafa Kemal’in Şişli’deki evinde görüştüklerini ve Paşa’nın rotaya ilişkin emirlerini de orada aldığını söylemiştir.

Soyadı bazı yerlerde “Dursun” olarak geçmesine rağmen “Durusu” olarak kullanılagelmiştir.

Erol Mütercimler “Denizden Gelen Destek” adlı eserinde, Bandırma Vapuru hakkında, “Dünya denizcilik tarihinde unutulmazlar arasına girdi” demiştir.

Mütercimler, kitabında gemi için;

“Bandırma, küçük bir yolcu vapurudur. 1878’de İskoçya’nın Paisley kentindeki H. Mc Intyre Tersanesi’nde inşa edildi. Demir uskurlu ve buharlı bir gemiydi. Boyu 47,97 m, eni 8,5 m, derinliği ise yine 8,5 m’dir.

Gemi 1891’de Marmara Denizi’nde Erdek açıklarında battı. Daha sonra tekrar yüzdürüldü. 1893 yılında İdare-i Mahsusa gemiyi satın aldı ve Panderma ismini verdi. 1910 yılında İdare-i Mahsusa, Osmanlı Seyri Sefain adını alınca Panderma olan adı da Bandırma olarak değiştirildi. Vapur, Samsun’dan İstanbul’a dönünce, posta vapuru olarak kullanılmaya devam etti. 1925’de gemi mezarlığında yerini alan Bandırma Vapuru jilet olmaktan kurtulamadı” diye bahseder.

“Bu gurur bana yeter”

İsmail Hakkı Bey, 1922’de yaş haddinden emekli oldu. Kasımpaşa’daki evinde sakin bir hayat sürdü. Yumuşak huylu, sakin ve alçakgönüllü bir “Efendi Kaptan”dır. İsmail Hakkı Bey, 22 Aralık 1940’da vefat etmiştir. 18 Mayıs 2005’de Zincidere’de geleneksel hale gelen “İsmail Hakkı Durusu’yu anma programında” karşılaştığım torunu Nejat Ulugöl Beyefendi’yle sohbetimizde İsmail Hakkı Bey ile ilgili yanlışlar üzerine konuşmuştuk. Ona M. Kemal Atatürk’ün İsmail Hakkı Bey’le ilgili anısının olup olmadığını sordum. Cevaben, Mustafa Kemal’in gemi mürettebatını unutmadığını ve aradığını, ziyaret ettiğini söylediler. Paşa, İsmail Hakkı Bey’e, ihtiyacı olan bir şeyin ve emekli maaşının yeterli olup olmadığını sorduğunda, kendisinin, görevini başarmanın ve ülke hizmetinde böyle bir şerefe layık olmanın gururu içinde gelen tekliflere sıcak bakmadığını söylemişti.

Kuvva-i Milliye ruhunun kaynaştırdığı bu açık ve gizli kahramanların kişisel olgunluklarının gereğini yaptıkları unutulamaz. Bize de onları sık sık yâd etmek ve gelecek kuşaklara aktarmak kalıyor.

Ruhları şad olsun.

Mustafa İLHAN

Kaynak: Bilgiyurdu Gençlik Dergisi Sayı: 1 Mayıs-2007 Kayseri

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ