TÜRK TARİHİ ARAŞTIRMALARI

XX. YÜZYILDA AZERBAYCANDA LİBERAL DÜŞÜNCENİN DOĞUŞU VE GELİŞMESİ.

Dr. Afgan VELİYEV

Liberalizm özü bakımından siyasi bir doktrindir ve modern çağın ürünüdür. “Siyasi” sıfatı, bir öğreti veya ideolojinin kapsayıcı bir felsefi sistem oluşturmadığına, fakat sadece devlet-toplum ilişkisi hakkında birtakım normatif önermelerden meydana geldiğine işaret eder.  XIX. yüzyılın ortalarından itibaren Azerbaycan’da, eski geleneksel toplum biçiminden kopma anlamında, milletleşme ve milliyetçilik hareketinin yükseliş dönemi başlamıştır. 1850 – 1905 yıllarında kendisini daha çok kültürel alanda gösteren milliyetçilik hareketi, 1905 Rus devriminin getirdiği yumuşamadan faydalanarak siyasal alana da geçmiştir. Azerbaycan’da “milletleşme” ve “milliyetçilik” sürecinin başlamasında ve gelişmesinde, Mirza Feth Ali Ahundov, Hasan Bey Zerdabi, Şeyh Cemalettin Esatabadi (Afgani), Hacı Mirza Hasan Rüştiye, Mehmet Ali Terbiyet, Celil Mehmetkuluzade, Mirza Ali Akper Sabir, Ali Bey Hüseyinzade, Ahmet Bey Ağaoğlu, Ali Merdan Bey Topçubaşov vs. gibi aydınların rolü olmuştur. Genişleyen sosyal ve siyasi hareket içerisinde, o dönemde Anayasa uğrunda yapılan İran Azerbaycanı’ndaki Setterhan Meşruti hareketi, Rus Azerbaycan’ında Mehmet Emin Resulzade’nin önderliğinde gerçekleştirilmiş Azerbaycan Cumhuriyeti, yine Güney’de Şeyh Muhammet Hiyabani’nin başını çektiği Azadistan Devleti ve Seyit Cafer Pişeveri’nin kurduğu Milli Azerbaycan Hükumeti, Azerbaycan’da milletleşme ve milliyetçilik sürecinin ve hareketinin gelişmesinin bariz belirtileridir.

Liberal Düşünücenin Oluşumu ve Tarihi Gelişim Süreci.

Azerbaycan’da milletleşme sürecinin tanımlanmasında iki unsur ortaya çıkmıştır,

1.- Toplum üyelerinin oluşturulmuş aynı milli kimlik bilinci etrafında toplanıp bütünleşmesi çabası.

2.- Demokratikleşme amacıyla geleneksel toplum biçiminden kopuş ve aktif vatandaş mevkiinin biçimlenip millî iradeye dönüşmesi çabası.

Milletleşmenin birinci yükseliş dalgası döneminde, Rusya egemenliğindeki Kuzey Azerbaycan’da, bu unsurların her ikisi de önem kazanıp öne çıktığı için hem “Azerbaycan Türk milleti” kavramı biçimlenmiş, hem de milletin bağımsızlık hedefi Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurulması ile sonuçlanmıştır[1]. Bu gelişmede ortak görüş siyasi liberalizim biçimindedir.

Azerbaycan liberalleri kendilerini geniş bir şekilde teşekkül etmiş Rus liberal hareketinin takipçileri olarak görüyorlardı[2]. Azerbaycanlı liberallerin çoğunluk bir bölümünü Rusya ve Batı’da eğitim görmüş aydınlar, sanayiciler ve tüccarlar oluşturmaktaydı. Rusya’da yenileşme ve milliyetçilik hareketinin doğurduğu siyasi, sosyal ve toplumsal gelişmelerin içerisinde yer alan liberalizm hareketi milli, kültürel ve entelektüel etkileriyle sadece Azerbaycan toplumunu değil, aynı zamanda Rusya Müslümanlarını da kapsayan bir hareket başlatmıştır. Bu hareket toplumun orta tabakasını, mevcut sisteme ve düzene karşı ayaklandırıyordu. Belirttiğimiz gibi, liberalizm Batı’da ortaya çıkan, Batı kaynaklı siyasi bir akımdır. Mevcut bütün siyasi akımlar ve partiler içerisinde, çeşitli şekilde ve çeşitli amaçlarda kendisini belli etmektedir. Rıchard Pips, Azerbaycan aydınları üzerinde de etkili olan Rus liberal düşüncesinin oluşumunu, Rusya’da meydana gelen hızlı siyasi ve toplumsal değişimlere ve Batı’dan gelen etkilere bağlamaktadır. Rus Azerbaycan’ı Rusya’nın egemenliğinde olduğundan burada da liberal hareket, Rus liberalizmi esasında oluşturulmuştur.

XX. yüzyılın başlarından itibaren Rusya ve Azerbaycan’daki siyasi harekette yeni bir toplumsal sınıf olarak ortaya çıkan burjuvazinin aktif rol üstlendiği görülmektedir. O dönemde faaliyet gösteren partiler, sosyalizmden etkilenerek sınıf partileri olarak tanımlanmıştır.  Bu partiler içerisinde burjuva partileri olarak tanımlananların sayısı daha fazla idi. Bir tarafta Çar hükümetine karşı muhalefet oluşturan burjuva demokrasisini savunan burjuva partileri karşı cephede ise liberal burjuva ve onu savunan burjuva partileri vardı. Lakin, Rusya’nın siyasi hayatında yaşanan değişiklikler bu partilerin de stratejisinin değişmesini sağlamıştır. Rusya’daki liberal burjuva olarak tanınan gruplar 1902 yılının yazından itibaren P. B. Struven’in yayın yönetmenliğini yaptığı “Osvobojdeniye” (Bağımsızlık) adı altında bir dergi çıkarmağa başlamış ve bu dergi aracılığıyla kendi siyasi, sosyal ve toplumsal görüşlerini, halka duyurmağa çalışmışlardır.[3]Rusya’da liberallerin teşkilatlanması daha 1899 yılında “Beseda” (Sohbet) adlı yarı legal derneğin kurulması ile başlamıştır.

Bu dönemde Rusya Müslümanları arasında milli ve medeni haklarının temin edilmesi için bir yenileşme hareketi başlatıldı. Bu yenileşme hareketi içerisinde ilk olarak iki cereyan göze çarpıyordu. Bunlar liberaller ve inkılapçı radikal gençlik idi. “Azerbaycan’dan giderek Rusya’da eğitim gören, çoğunluğunu asilzade sınıflardan çıkan aydınlar Rus liberalizmi ile beraber gittikleri halde, milli terbiye gören genç ulus, Rusya cemiyetçiliğinin radikal ve inkılapçı cereyanlarına temayül gösteriyordu”.[4]

1905 yıllarında “Rusya Müslümanları İttifakı” döneminde dini görüşlerden ari bulunan radikal Azerbaycan gençliği kendilerini, sosyalizm akımının etkisine kaptırmışlardı. Rusya Müslümanları İttifakı Partisi’nin önderlerinden Ali Merdan Bey Topçubaşov ve diğerleri, düşünce itibariyle Rus liberalizminin mümessili olan P. N. Milyukov’un temsil ettiği Kadet teşkilatına kısmen de olsa yakınlık ve sempati gösteriyorlardı. Rusya Müslümanları İttifakının Duma’daki milletvekilleri Kadet teşkilatına Duma’da (siyasi seçimlere ve meclise dayalı meşruti, anayasal, reformcu harekete) siyasi destek veriyorlardı.[5] “Onların bu tutumu, Bakü’de Türkçe olarak yayınlanan “Tekamül” adlı radikal – devrimci gazetede eleştiriliyordu. “Rusya Müslümanları İttifakı”nın önderleri  İsmail Bey Gaspırallı, Akçura Oğlu Yusuf, Sadri Maksudi, Fatih Kerimi Beyler ve diğerleri 1906 yılının Ağustos’unda Nijni Novgorod’da Ali Merdan Topçubaşov’un başkanlığını yaptığı İttifakın Üçüncü Kongresi’nde bir araya geldiler. Kongre aşağıdaki teklifleri kabul etmiştir; “Mezahibi muhtelife arasındaki fark haizi ehemiyet değildir. Bu farklar Rusya Müslümanlarının ruhani işleri için umumi bir müessese vücuduna dini açıdan bir mana teşkil etmez.[6] Bu şekilde Müslüman – Türk halklarının kültürel haklarının savunulması Ruhani İdaresi temsili altında, milliyetçi bir programın uygulanmasını gündeme getirmiştir. Rus liberallerinin de desteğini alarak hazırlamış oldukları programlarını, Duma’da yasallaştırmayı amaçlıyorlardı.

Liberaller bütün ümitlerini, Devlet Duma’sının oluşturulması hakkında A. G. Bulıgin’in hazırladığı kanun tasarısına bağlamışlardı. 5 Ağustos tarihli “Kaspi” gazetesinde bunu, “tarihi karar” olarak değerlendirmişlerdir.[7] Liberaller kanun tasarısında yer alan bir çok maddelerde anlaşma sağlayamazlarsa da, Devlet Duma’sında Rusya Müslümanlarına ilk defa yer ayrılması tarihi bir olaydı.

A. G. Bulıgin’in Devlet Duma’sının oluşturulması hakkında hazırlayıp sunduğu kanun tasarısının onaylanması, Azerbaycan’daki liberal hareketi canlandırdı. A. M. Topçubaşov, A. Ağaoğlu, İ. Ziyathanov ve Raşithan Şirvanski halkın isteklerini ele alan bir belge hazırladılar. Talepname niteliği taşıyan bu belgede, Zemstvo idareleri formasında yerli idare organları oluşturmak, zengin ve köylü Bankalarının bölgelerde şubelerini açmak, Müslümanların devlet idarelerindeki hizmet ve görev alanlarını genişletmek, Hıristiyan kilise okulları gibi, Müslümanlar içinde medreseler açmak, bütün okullarda ana dilin öğretilmesine imkan sağlamak vb. yer almakta idi.[8]

Azerbaycanlı liberaller önemli bir çalışma içerisine girerek “Bütün Rusya Müslümanları Kongresi”ni toplamak için harekete geçtiler. 1905-1907 yıllarında üç defa Azerbaycanlı liberallerinde katıldığı Rusya Müslümanları Kurultayı gerçekleştirilmişti. İlk kurultayda “Rusya Müslümanları İttifakı” adlı teşkilat kuruldu. Bu “ittifakın kurulmasındaki amaç; Rusya Müslümanlarını tek bir cephede birleştirmek ve onların birlikte hareket etmesini sağlamaktı. Topçubaşov’un başkanlığını yaptığı üçüncü kurultayda Rusya Müslümanları İttifakı’nı. Rusya Müslümanlarının çıkarlarını temsil eden siyasi partiye dönüştürmek kararlaştırıldı.

Ali Merdan Topçubaşov bu kongreler sürecinin önde gelen isimlerinden ve Kadetlerle yakın işbirliğinin başlıca mimarlarından birisiydi. Mayıs 1906’da Transkafkasya’da Birinci Duma seçimleri tamamlandı. Buradan altı Müslüman aday, Rusya’nın diğer bölgelerinden gelen on dokuz milletvekiline katıldı. Duma’daki Müslüman grubu temsil eden vekillerin çoğu Kadetlerin üyesi ya da sempatizanıydı. Ayrıca, Rus Anayasal Demokratları Duma’da çoğunluk oluşturmalarına rağmen, kontrolü ele geçirmek için Müslüman grubun desteğine ihtiyacı vardı. Topçubaşov Müslüman grubunun organizatörlüğünü ve başkanlığını yapıyordu. Müslüman grup Kadetlerle işbirliği yaparak, Güney Kafkasya bölgesinin sömürge statüsünden duydukları rahatsızlıklarını dile getiriyor ve Zemstvolar ve çeşitli yasal garantiler talep ediyorlardı.[9]

Rus Çar’ının 1907 yılında 3 Temmuz tarihli fermanından sonra, ister Rusya Müslümanları İttifakı Partisi ve isterse de Bakü Liberallerinin Konstitüsi Müslüman Partisi’nin Devlet Duma’sına olan güvenini sarstı.[10] Rusya Müslümanları ve Türklerine bir darbe de, liberallerden geldi. Çarlığın “Türk Karşıtı” politikasına Kadetlerden de destek geldi. Kadetler Çarlığın Türk karşıtı politikasını desteklediklerini ilan ettikleri zaman, Azerbaycan liberalleri onlara katılmakta tereddüt ettiler. Rus merkezi unitar devletine yapılan vurgu da Azerbaycanlıların Kadetlere sempatisinin azalmasına yol açtı.”[11] Bakü’de Kadet teşkilatının Kafkasya’nın özerkliği görüşünü ortaya atması, Azerbaycan burjuvazisi tarafından tepkiyle karşılanmış ve onların Kadetlerden ayrılmasına neden olmuştu. Bu da Bakü’de Kadetlerin prestijinin kaybına neden olmuştu. İnkılabın başarısızlığa uğraması sonucu, İttifak ve Azerbaycan’daki liberal teşkilat faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldılar.[12] Yeni gelişmeler Rusya’da devrimci – demokratları öne çıkarmıştır.

Liberal ve Milliyetçi Eğilimler.

917 yılında Azerbaycan gazeteleri St. Petersburg’da Çarizm’in devrildiği haberini manşetlerden büyük harflerle duyurdu. “Mutlakiyet yıkılmıştır. Çar II. Nikolay  taht tacdan hakimiyetten vaz geçmiştir.” haberi Azerbaycan’da milliyetçiler ve Bolşevikler tarafından sevinçle karşılanmıştır. St. Petersburg’da “işçi, asker ve köylü” dünyanın güçlü İmparatorluklarından birini yıkmıştı! Rusya’da ihtilâl sonucunda “iki hakimiyetlilik” (ikili iktidar) çıkmıştı: “Sovyetler” ve “Geçici hükümet”. İktidarı paylaşılamamıştır. Matbuatta, mitinglerde Rodzyanko, Lvov, Milyukov, Guçkov ve Kerenski`nin adları, yeni lider ve ülke başkanı olarak tartışılırken, devrimi gerçekleştiren Lenin önderliğindeki Bolşevikler, hakimiyet ortağı olarak gözüken Menşevik, Kadet, Oktyabristler ve diğer güçleri devre dışı bırakmanın hesaplarını yapıyordu. Bu durum Rusya`nın önemli bir çıkmazın içine girdiği görüntüsü veriyordu.  Mart ayının yedisine geçen gece Azerbaycan’da Bakü’de, Bakü İşçi Asker Deputatları (vekilleri) Sovyeti kuruldu. Ülkede bütün partiler açık faaliyete geçtiler. 9 Mart’ta Gürcistan’ın başkenti Tiflis’teki Kafkasya Valiliği geçici hükumetin fermanı ile “Özel Kafkasya Komitesi” olarak değiştirildi. V. A. Harlamov’un başkanlığında oluşturulan komitede Azerbaycan’dan IV. Duma vekili M.Y. Caferov’da yer almıştır.

Mart ayının 16’sında Bakü’ye gelen Caferov onu karşılayan kalabalığı; “Azat Rusya’nın, azat vatandaşları” diye selamlamıştır. Azerbaycan’daki Bolşeviklerin gücünden ihtiyat eden Rusya’daki yeni hükümet hakimiyetini kalıcı kılmak adına, Azerbaycan’daki burjuvazi ve diğer grupların desteğini almak uğruna bir takım tavizler vermiştir. Geçici hükumetin koyduğu yasaların uygulanmasını kolaylaştırmak için “Bakü İçtimai Teşkilatları Şurası” ve “Bakü İcra Komitesi” oluşturuldu. “Azerbaycan’ın başkenti Bakü, o zamanki şartlarda, yalnız Rusya’da Sosyalist akımların ve Çar aleyhdarı hareketlerin kaynar bir ocağı değil, aynı zamanda Kafkasya’da yaşayan Müslümanların ve bilhassa Azerbaycan Türklerinin milli hareketlerine merkezlik yapan bir kent idi”.[13]  “Müsavat”, “Himmet” ve diğer partiler açık faaliyete başladılar. Bakü’de “Rusya’da Müslümanlık”, Gence’de “Firgeyi Muhammediye”, “İttihat”, İrevan’da “İrşat”, Bakü’de İran işçileri’nin “Adalet” adlı yeni teşkilatları meydana geldi. Bakü’lü Tatarlar’da “Birlik” gazetesini neşretmeye başladılar.  Müsavat Partisi halkı, İslam – Türk bayrağı altında birleşmeye çağırıyordu. Himmet Partisi de işçiler arasında inkılabi çalışma yapıyor sosyalizm düşüncesini yaymaya çalışıyorlardı. Bu sırada Rusya’da yaşanan siyasi ve toplumsal olaylardan Azerbaycan’da nasibini almakta idi. İşçi hareketi lideri Lenin’in mühaceretten Rusya’ya dönüşü Rusya’da olduğu gibi Azerbaycan’daki işçi hareketini canlandırmış, “Bakinski Raboçi” ve “Himmet” adlı Bolşevik gazeteleri yayınlanmaya başlamıştır. Azerbaycan’da hakimiyet ve otorite boşluğundan doğan kargaşa yaşanıyordu. Ekim ayında Sant Petersburgda yapılacak olan II. Umum Rusya Sovyetler Kurultayı’na Bakü Sovyeti, S. G. Şaumyan, M. S. Semyonov, A. M. Raşkeviç ve sol Es-er İ. A. Suhartsevi Azerbaycan’ı temsil edecek delege olarak seçmiştir. Ekim Sosyalist İhtilali’nin haberi Azerbaycan’a 26 Ekim’de ulaşmıştır.

2 Kasım’da Azerbaycan’da Sovyet hakimiyeti ilan edildi. İcra Komitesine ise Bolşevik S. G. Şaumyan, İvan Fioletov, Menşevik G. Ayolla, M. Mandelştam, Es-er M. Vasin ve Daşnak Arakelyan seçilmiştir. Azerbaycan’da Bakü Şehir Duma’sı hala faaliyetini sürdürüyordu. 3 Mart 1917 yılında Bakü Şehir Duma’sı önünde yapılan mitingde Rusya’daki geçici hükumetin tanınması ile ilgili karar çıkmıştı. 10 Kasım’da Dumaya yeni başkan seçmek için yapılan toplantıda Müsavatçılar ve Kadetler vekil Feth Ali Han Hoyski’nin, Bolşevikler ve Menşevikler ise doktor Okanşeviç’in adayılığını koymuş, Feth Ali Han Hoyski Duma’ya başkan seçilmiştir. Lakin  Bakü Şehir Duma`sının ömrü uzun sürmemiş, Çarlık dönemi idare şekli olduğu için itibarını kaybetmiş, onun yetkileri Bakü Sovyetine geçmiş, birkaç aydan sonra ise resmen kapatılmıştır. Komünist A. Caparidze Bakü Sovyeti Yönetim Kurulu başkanı seçilmiştir. Çar idareleri olan jandarma idaresi lağv edilerek, reisi hapis edilmiştir. Bakü Gubernatoru Batalov ve Garnizon reisi Klokfel ise görevinden alınmıştır.

12 Aralık 1917 yılında Bakü Sovyeti’ne seçimler başlamış, 48 Bolşevik, 85 Es-Er, 36 Taşnak, 18 Müsavatçı ve 13 Menşevik Bakü Sovyetine seçilmiştir. Bakü Sovyeti Azerbaycan’da tam hakimiyet sahibi değildir. Burjuvazinin ağırlık oluşturduğu Şehir Duma’sında, Müslüman Milli Şurası Bakü Sovyeti yönetimine tabi olmak istememiştir. Es-Er, Müsavat, Kadet ve Menşeviklerin desteğini alarak hakimiyetin Şehir Duması’na verilmesi talebinde bulunmuştur. Ekim Devrimi ve Bolşevik iktidarı, Bakü Sovyeti dışında Kafkasya milliyetçi partileri tarafından oybirliği ile reddedilmiştir.[14]

Milletleşme ve Liberalizm

2 Nisan 1917 yılında Gence’de Nesip Bey Yusufbeyli Başkanlığında yeni oluşturulmuş “Türk Ademi Merkeziyet Parti”sinin mitingi yapılmıştır. Azerbaycan’ın istiklalini ve bağımsızlığını isteyen halk sloganlarla bunu ilk defa coşkulu bir şekilde bu mitinkte dile getirmişlerdir. Azerbaycan’daki teşkilatların programında 1917 yılına kadar Azerbaycan’ın “hür devlet” şeklinde teşekkülü isteği ve talebinde bulunulması meselesinden daha ziyade, Kafkasya’nın bağımsızlığı, diğer bir değişle konfederasyon çatısı altında kendi yönetimini oluşturma talebinden başka, ileriye dönük bir çalışmanın eksikliği söz konusu olmuştur. Milliyetçi hareket 1913 yılında Ramanovlar sülalesinin 300 yıllı münasebetiyle ilan ettiği af fermanından faydalanmıştır. Türkiye’deki muhaceret hayatından yurda dönen Mehmet Emin Resulzade gibi önderin aralarına katılması ile yeni bir boyut kazanmıştır. Resulzade Müsavat partisine katılarak, parti programının değiştirilerek İslamcılıktan Türkçülüğe yönelmesini ve milliyetçi hareketi örgütlemesini sağlamış, İkbal, Dirilik, Şelale gibi basın organlarında milliyetçilik, Türkçülük ideolojisinin tebliğ edilmesine öncülük yapmıştır. Azerbaycan yenileşme ve milliyetçilik hareketi tarihinde vurgulanması gereken diğer hususta, 26-31 Ekim 1917 yılında Nasip Bey Yusufbeyli liderliğindeki Türk Ademi Merkeziyet Partisi’nin, Mehmet Emin Resulzade liderliğindeki Müsavat Partisi çatısı altında birleşmesidir.

XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başlarında Azerbaycan’daki siyasi gelişmeler sonucunda ortaya çıkan yenileşme ve milliyetçilik hareketi çeşitli siyasi akımların ve çeşitli siyasi güçlerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Siyasi akımlar ve siyasi oluşumlar geniş halk kitlelerini hareketlendirerek, çeşitli ideoloji ve amaçlara yönelmesini sağlamıştır. Çağdaş Azerbaycan’da Batı ve Doğu, İslam ve Hıristiyanlık değerleri karşı karşıya durarak durumu daha da karmaşık hale getirmiştir. Milli kimlikte ve milli bilinçte var olan sorunlar yabancı etkilere karşı direnci zayıflatmaktadır. Türkçülük, İslamcılık, Azerbaycancılık veya Milliyetçi-Sosyalizm akımı ile liberalizim arasında belli bir ilişki vardır. Liberalizm, bu akımların hepsinin içerisinde yer alacaktır. Azerbaycan’da yenileşmenin ve modernleşmenin karşılığı liberalizmdir. Siyasi akımlar birbirinden farklı olmasına rağmen sonuçta Azerbaycan bayrağında bütünleşme çabasındadırlar. Azerbaycan bayrağındaki üç kuşak renkten biri olan mavi renk Türkçülüğü, kırmızı renk Modernleşmeyi, yeşil renk İslamcılığı ifade etmektedir. Türklerin mavi renge önem vermeleri ile ilgili çeşitli açıklamalar vardır.

Türklerin yaptığı anıtların çoğu mavi renklidir, bu açıdan mavi renk sembolik bir mana da taşımaktadır. Bir tanıma göre Mavi renk XIII. yüzyıldaki İlhaniler döneminin azametini, onların zafer yürüyüşlerini de ifade ediyor. Ancak yeni dönemde Türkçülük, esasen “sınırları düşmanlarla çevrili bir bölgede Türk gibi yaşama ve var olma azmi ve iradesi” olarak nitelendirilmektedir. (Azerbaycan Güney Kafkasya’daki üç devlet içinde arazi ve nüfus açısından büyük tek Müslüman – Türk devletidir, ayrıca açık şekilde Batıcılaşmaya ve Batıyla ilişki kurma çabası vardır.) Rus, Fars, Ermeni ve aynı zamanda Batı’nın ideolojik – siyasi baskısı bu akımları yapay hale getirmiştir. Her ideoloji içerik bakımından, ulusun ruhunu kapsamamakta ve ulusal çıkarlarla uyuşmamaktaysa ulusal güç unsurlarından destek alamayacaktır.[15]

Azerbaycan bayrağındaki kırmızı renk modernleşmeyi temsil etmiştir. Azerbaycancılık da, yenileşmenin ve Batı ile ilişki kurmanın adı olacaktır.  Yeşil renk İslam ümmetine, İslam dinine mensup olmanın işareti anlamına gelmektedir. Türkçülük, İslamcılık, Azerbaycancılık (Modernleşme – sosyalizmi de kapsayacak biçimde) Azerbaycan ulusçuluğunun esasını oluşturmaktadır. Bu bütünleşmenin ne kadar başarılı olduğu soru konusudur. Sovyetler sonrası ve günümüzde bu yeni siyasetler bir birinden ayrı biçimde sunulmaktadır. Biz bu yüzden bu akımları ayrı ayrı ele alacağız. Esasta Liberalizim ile birlikte dört gibi görünmektedir. Ana temelde ise üç siyasî akım halinde mevcuttur. Sosyalizim ile Azerbaycancılık da birleştirilmiştir. Milliyetçi Sosyalizm tasfiye olduktan sonra, Azerbaycan’daki yenileşme ve milliyetçilik hareketi içerisinde yer alan siyasi akımların sayısı üçtür. Liberalizm Batı ilişkili olarak bütün akım ve partileri kapsayacaktır. Çarizmin ısrarla Türk kelimesini Azerbaycan – Müslüman yabancılaşması için kullanmasına rağmen, bu kelime her alanda etnik ve dilsel kullanım hakkı kazandı. Resulzade şöyle yazıyordu; “Rus istilasının iyiliği şu oldu ki, Azerbaycanlılar kendilerini içtimai bir vücut, özel kültür tohumlarını taşıyan bir cemiyet yani Ruslardan ayrı bir millet olduklarını hissetmeye ve anlamaya başlamışlardır”.[16] Yani Türkçülük, İrancılık ve Rusçuluğa karşı yönelmiş millı bilincin gelişimini, milli kültürün dirilişini ve siyasi idealin gerçekleşmesini amaçlayan siyasi kültürel hareket gibi ortaya çıktı. Böyle bir hareketin ortaya çıkması ilginçte olsa Rus yayılmacılığına yardım etti. Sonuçta, kaynağı Batı veya Rusya kaynaklı libaralizm Azerbaycan’da yenileşme ve milliyetçilik hareketine temel olmuş, siyasi düzeyde üç akım Türkçülük, İslamcılık ve Azerbaycancılık ortaya çıkmıştır.

Sonuç.

Liberalizm milletleşme sürecinde ortaya çıkan siyasi akımların içerisinde yer almıştır. Azerbaycanlı liberallerin çoğunluk bir bölümünü Rusya ve Batı’da eğitim görmüş aydınlar, sanayiciler ve tüccarlar oluşturmaktaydı. Azerbaycan`da yenileşme ve milliyetçilik hareketinin doğurduğu siyasi, sosyal ve toplumsal gelişmelerin içerisinde yer alan liberalizm hareketi milli, kültürel ve entelektüel etkileriyle sadece Azerbaycan toplumunu değil, aynı zamanda Rusya Müslümanlarını da kapsayan bir harekete dönüşmüştür. Belirttiğimiz gibi, liberalizm Batı’da ortaya çıkan, Batı kaynaklı siyasi bir akımdır. Varolan bütün siyasi akımlar ve partiler içerisinde, çeşitli şekilde ve çeşitli amaçlarda kendisini belli etmektedir. Azerbaycan`da ortaya çıkan liberal düşüncenin oluşumu, Rusya’da ve Batı`da meydana gelen hızlı siyasi ve toplumsal değişimlerle bağlantı teşkil etmektedir. Siyasi oluşumlar geniş halk kitlelerini hareketlendirerek, çeşitli ideoloji ve akımlara yönlendirmiştir. Liberalizm, Azerbaycan`da Batı ile ilişkili olarak tüm akım ve idolojileri kapsayacak bir türden harekat olarak bilinmektedir.

Dr. Afgan VELİYEV

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı yanında Strateji Araştırmalar Merkezi uzmanı.

Dipnotlar:
[1] Arif Rehimoğlu, “Satranç Tahtasında Azerbaycan ve Farsistan”, Avrasya Dosyası Dergisi, Sayı; 1, Cilt; 7, Ankara, İlkbahar, 2001, s, 351.
[2] Tadeusz Swıetochowski, Rusya ve Azerbaycan, Hazar Üniversitesi Yayınları, Bakü, 2000, s, 49.
[3] XX. Asrın Siyasi Tarihi, (Azerbaycan Devlet Üniversitesi Seminer Notları), Şur Neşriyatı, Bakü, 1995, s, 59.
[4] Mirza Bala Mehmetzade, Milli Azerbaycan Hareketi, Azerbaycan Kültür Derneği Yayınları, Ankara, 1991, s, 24.
[5] Süleyman Tekiner, “Azerbaycan’da Fikir Hareketleri” Kafkasya Dergisi, No:17, Aralık, 1952, Münih, s, 18.
[6] Mirza Bala Mehmetzade, Milli Azerbaycan Azerbaycan Hareketi, Azerbaycan Kültür Derneği Yayınları, Ankara, 1991, s, 22.
[7] “Kaspi” gazetesi, 05.08.1905, Bakü.
[8] XX. Asrın Siyasi Tarihi, (Bakü Devlet Üniversitesi Seminer Notları), Şur Neşriyatı Bakü, 1995, s, 60.
[9] Cengiz Çağla, Azerbaycan’da Milliyetçilik ve Politika, Bağlam Yayınları, İstanbul, 2002, ss, 74 -75.
[10] XX. Asrın Siyasi Tarihi, (Bakü Devlet Üniversitesi Seminer Notları), Şur Neşriyatı, Bakü, 1995, s, 61.
[11] Cengiz Çağla, Azerbaycan’da Milliyetçilik ve PolitikaBağlam Yayınları, İstanbul, 2002, s, 77.
[12] XX. Asrın Siyasi Tarihi, (Bakü Devlet Üniversitesi Seminer Notları), Şur Neşriyatı, Bakü, 1995, s, 61.
[13] Mehmet Emin Resulzade, Bir Türk Milliyetçisinin Stalinle İhtilal Hatıraları, Turan Kültür VakfıYayınları, İstanbul, 1997, s, 15.
[14] Stefanos Yerasimos, Milliyetler ve Sınırlar, İletişim Yayınları, İstanbul, 2002, s, 294.
[15] Halyeddin İbrahimli, Değişen Avrasya’da Kafkasya, Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi YayınlarıAnkara, 2001, s, 6.
[16] Nesib Nesibli, “Azerbaycan’ın Milli Kimlik Sorunu”, Avrasya Dosyası Dergisi, Cilt; 7, Sayı; 1, İlkbahar, 2001, Ankara, s, 142 – 143. 
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ