İSKANDİNAV MİTOLOJİSİNİN KÖKENİNDEKİ TÜRK MİTOLOJİSİ

İSKANDİNAV MİTOLOJİSİNİN KÖKENİNDEKİ TÜRK MİTOLOJİSİ

1.İskandinav Mitolojisi

İskandinav denilen topluluklar bugün Norveç, İsveç, Danimarka, İzlanda ve Faroe Adaları’nda yaşamakta olan insan topluluklarını kapsar. Günümüzde İskandinavlar yanlış olarak Viking olarak adlandırılır. Halbuki Viking çağından (750-1070) çok daha önceleri İskandinav kültürünün oluştuğu görülür. Bu kültürün başlangıç noktası muhtemelen Bronz Çağı’na (M.Ö. 1600-450) kadar uzanır. Erken İskandinav kültürü hakkında yazılı kaynak olmasa da taş ve metal işçiliği bulguları, tanrı ve tanrıça motifleri, antik mitler ve ritüeller bize bu konuda birşeyler söyler[1]. Lindau‘ya göre M.Ö. 2 binlere tarihlenen arkeolojik kayıtlar İskandinav kültürünün kökenlerini sunar[2].

İskandinav mitolojisi ve Viking inanışları incelendiğinde Türk kültürünün dünyanın bu kısmını da etkilemiş olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Üstelik bu kültürel ilişkiyi ilk kez ortaya çıkaranlar İskandinavya toplumundan olan önemli kişilerdir. Örneğin, İsveçlilerin Türk kültüründen oldukça etkilenmiş olduğunu aktaran kişilerden biri İsveç tarihinin kurucusu sayılan Prof. Sven Lagerbring‘tir[3].

Vikinglerin geleneksel hikayeleri tanrılar, devler, yaratıklar hakkındadır. Bu hikayelerin çoğu dünyanın yaratılışıyla ilgili mitleri anlatır. Bunlar Viking sagaları adıyla bilinir. İskandinav mitolojisinde tanrılar ölümsüz değil ölümlüydüler. Yani daha çok insanı andırırlar. Dev boyutlu olmaları onları insanlardan ayırır. Tanrılar insanların sahip oldukları sevme, korkma gibi duygulara da sahiptirler. İnsanlar gibi yaptıkları işler başarısızlıkla sonuçlanabilir. Yendikleri gibi yenilebilirler de. İskandinav mitolojisinde dokuz dünya bulunur. Bunlar: Muspelheim, Niflheim, Helheim, Jotunheim, Asaheim, Vanaheim, Alfaheim, Svartalfaheim, Mannaheim gibi alemlerdir. Örneğin, insanların yaşadığı Midgard, Mannaheim‘de bulunur. Bunun yanı sıra, tanrıların yaşadığı yerin adı Asgard‘dır. Cennetin olduğu yer burasıdır. Burada Odin‘in sarayı Valhalla bulunur. İskandinav mitolojisi tanrılar açısından oldukça zengindir. Örneğin, Aegir okyanusun ve deniz kıyısının tanrısıdır. Kızdığında fırtınalar yaratır. Balder, sevgi ve bilginin tanrısı olup Odin ve Frigg‘in oğludur. Şiir tanrısı Bragi‘dir. Gündüz tanrısı Dagr‘dır. Sağlık tanrıçası Eir‘dir. Loki, Odin‘in erkek kardeşi olup ateş tanrısıdır. Fenrir, Loki ve dişi dev Angerboda‘nın oğludur. Loki ve Angerboda‘nın oğullarından biri de Jormungand denen yılandır. İskandinav mitolojisindeki kıyamet Ragnarok zamanında Thor tarafından öldürülecek fakat aynı zamanda onu ısıracak olan yılandır. Freya, aşk ve güzellik tanrıçasıdır. Frigg, gök tanrıçasıdır, Odin‘in eşidir. Heimdall, şafak tanrısıdır[4].

İskandinav Mitolojisi-2

2.Tanrı Odin’in Türk Kökeni Hakkında İddialar

Snorre Sturlesson‘un Edda‘sında, Odin‘in Turkland‘dan kuzeye yolculuğu anlatılır. Sturlesson, sadece Odin‘in Turkland‘dan geldiğini yazmıyor aynı zamanda onun İskandinavya’ya Türk geleneklerine uygun adetler getirdiğini, Türk dilinin İskandinav diline ve hatta İngiliz diline etki yaptığını da yazıyor. Üstelik, Odin‘in oğlu Yngve‘nin İsveç kralı olduğunu da söylüyor. Örneğin Ynglinge Destanı‘nda şu sözler geçer: “(…)Sveigder ülkeyi babasından devraldı. Tanrılar yurdunu ve ilk Oden’i ziyaret etme sözü verdi. Kendisiyle birlikte on iki yoldaş dünyayı dolaştı. Türk ülkesine (Turkaland) ve Büyük İsveç’e (Svitjod det stora) geldi. Orada pek çok akrabasını buldu. Bu yolculuk beş yıl sürdü. Sonra İsveç’e (Svitjod) geri döndü.”[5]. Hervavar Destanı‘nda ise şu cümlelere rastlarız: “(…)O sıralar Doğu’dan Asyalılar ve Türkler geldiler ve buraya Kuzey’e yerleştiler. Önderlerinin ismi Oden idi. Sekiz oğlu vardı. Hepsi birer büyük ve güçlü adam oldular.”[6]. Bosa Destanı’nda ise yine Odin‘in Asya topraklarından geldiği dile getirilmektedir: “(…)Doğu Gotland’ı Ring isimli bir kral yönetti. O, Göte’nin oğlu, İsveç kralı Oden’in torunuydu. Oden Asya’dan gelmişti ve Kuzey’in en ünlü kraliyet hanedanlıkları onun soyundan gelmeydi.[7].

Odin‘in Asyalı kökeninden bahseden yalnızca Edda‘lar değil elbette. Birçok yazar ve tarihçi bu konuya değinmeden geçememişler eserlerinde. Örneğin, bunlardan biri “A Modern Theory of Language Evolution” adlı eserin yazarı Carl J. Becker. Becker, bu eserinde Odin‘in Asya kökeninin yanı sıra “Od” kelimesinin Türkçe “ateş” anlamına geldiği vurgusunu da yapıyor: “Odin, Aesir tanrılarıyla birlikte kuzey halklarının deneyimine Orta Asya’dan, Asgard’dan gelen yeni bir deneyim kazandırıyor. İskandinav geleneklerinde Gök-Türkler, İskitler ve/veya Sarmatlar Alfheim’daki beyaz Elfleri hatırlatırlar. Alfheim’deki beyaz elflerin kralı Freyr’dır. Bu elfler Swartalfheim’ın siyah cüceleri gibi metal işçiliği konusunda yetenek sahibidirler. Bu durum, Doğu Anadolu’da Toros vadilerinde yaşayan Türk kavimlerinde de görülür. (…) Odin doğudan döndüğünde yanında metal işleme bilgisini de getirmişti.Od”, Türkçe’de ateş anlamına gelir,Odunkelimesi iseodun (firewood)anlamına gelir. Bu durumdaOdin the Ygg”, “İyi ve genç oduna dönüşür.”[8]. “Norse Mythology A Guide To Gods, Heroes, Rituals and Beliefs” adlı eserde ise “Biz aynı zamanda onu (Oden’i) Ynglinga Saga’nın ilk kısmında görüyoruz. Bu bölümde Odin’in halkının lideri olarak onları Turkland’dan İskandinavya’ya getirdiğini anlıyoruz” satırları vurgulanıyor[9].

Turgay Kürüm ise Odin‘in Türk Kökeni hakkında şu bilgileri veriyor: “Tarihi bilgiler ve adı geçen eserdeki diğer bilgilerin ışığında Odin’in, M.S. 3. yy.’da Karadeniz’in kuzeyine gelen Gotlar’dan olduğu, Don ve İdil nehirleri arasına hakim olan Got kabilesinin lideri olduğunu, Germanik’in Hıristiyan olması sonrasında yaşanan süreçte pagan inancını koruyarak ana yurdu olan İskandinavya’ya (Gotaland) Avrupa’ya Hun akınları başlamadan, kabilesiyle geri döndüğü ve İskandinavya’da Viking krallığını kurduğu anlaşılmaktadır.”[10]. “Alpler ve Elfler: Türk ve İskandinav Dünyalarında Kahramanlık Olgusu” adlı makalelerinde Doç. Dr. Osman Karatay ve Emre Aygün, Odin hakkında ilginç bilgiler aktarırlar. Karatay ve Akgün‘e göre Türkistan’dan İskandinavya’ya göç eden Odin, daha sonra tanrısallaştırılmış ve kuzeylilerin baş tanrısı haline gelmiştir. Onlara göre Odin‘in kavminin adı Az‘dır, yani Göktürk yazıtlarında karşımıza “Az budun” olarak çıkan, Abakan bozkırında Kırgız komşuluğundaki halk. Yine Karatay ve Aygün‘ün Nizamüddin Şami’den aktardıklarına göre Timur bir sefere çıkmadan önce bu bölgedeki Öden Ata‘nın kabrini ziyaret etmiş, dua ve dilekte bulunmuştur[11]Doç. Dr. Osman Karatay, Kral Odin’in Turkland’dan İskandinavya’ya Göçü” adlı makalesinde de Odin‘in Türk kökenlerini açıklamıştır[12].

Bazı kaynaklara göre Odin‘in tanrı olarak kabul edilmesi onun doğa üstü güçleri daha doğrusu şamanik özellikleri nedeniyledir. Bu, Oden Ata‘nın bir lider olduğu kadar aynı zamanda bir şaman (kam) olduğu ihtimalini doğurur. Eğer öyleyse Oden Ata‘nın şamanik özelliklerini gören İskandinav halkı onu tanrı mertebesine yükseltmiş olabilir. Odin‘in şamanik ruh yolculukları iyi belgelenmiştir. Ynglinga Saga‘nın aktardığına göre Odin diğer kişilere uyku halinde veya ölüme yakın bir halde görünürken uzak diyarlara haber gönderebiliyordu. Bir Eddic şiiri olan “Baldur’un Rüyaları”nda ise Odin sekiz ayaklı atı Sleipnir‘i sürüyor ve bu atı ile yer altı dünyasına Avrasya’lı şamanlar gibi bir yolculuk yapabiliyordu[13]. Mircae Eliade‘ye göre ise Odin, tüm dünyadaki şamanların sahip olduğu gibi Hugin ve Munin adlı iki kuzguna sahipti[14].

3.İskandinav Mitolojisinin Yaşam Ağacı: Yggdrasil

Yggdrasil, İskandinav mitolojisindeki kutsal yaşam ağacıdır. Ona aynı zamanda “Dünya Ağacı” da denilir. Yggdrasil, 9 dünyayı, alemi dalları aracılığıyla birbirine bağlar. Yggdrasil‘in en tepesinde kartal Vedrfolnir bulunur. Bu kartal buradan tüm dünyayı gözler. Odin, runların (runik yazıların) sırrını öğrenebilmek için Yggdrasil‘in dallarında dokuz gece boyunca asılı kalmıştır. Yggdrasil, mitolojide genellikle uzun yaşamı, bereketi, yeniden doğuşu ve bilgiyi temsil eder[15]. Edda‘da anlatıldığına göre, Yggdrasil yerin dibinden gökyüzüne uzayan yüce bir ağaçtır. Yggdrasil’in tüm dünyayı örten dokuz dalı ve uçları göklerde başlayan üç kökü vardır. Bu köklerin her biri bir kaynaktan suyunu almaktadır. Köklerden biri Asyalıların oturduğu Asgard‘ın (Asyalıların yurdu) altındadır[16].

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 5 YORUM
  1. Cagla Filiz dedi ki:

    Oyuzden birkaç sene önce Avrupada yapılan dna araştırmasında; Finlandiya ve Norvecte %70oranlarda ,Macaristanda%50Sibiryadada .%70oranlarda,. Turkiyede de saf olarak %2civarlarinda Turk geni çıkmış.
    Türkiye doğudan göçler ağırlıklı olarak tam bir gen corbasi

    1. Kağan Açar dedi ki:

      70% Türk Dna’sı taşıyan bir toplum artık yoktur 1% bile taşınsa ben Türküm diyebilirsin.
      Ve buna asla inanmayın dünyada hiç saf bir ırkı temsil edecek hiç bir canlı insan yoktur…
      Avrupalılar Türklerin en üstün ırk olduğunu asla kabul etmezler ve Türkiye Türklerini her fırsatta kötüler buna malesef osmanlılarında çok büyük pay katkısı olmuştur.

      Türk olmak bu yüzden zor olsa gerek…

    2. Serkan Onur dedi ki:

      DNA testi efsanesi maksatlı olarak gündemde tutulmakta ve testlerde Türkiye de ve diğer orta doğu ülkelerinde yaşayan insanlar her ne hikmetse hep yahudi çıkmaktadır. Bu durumun izahı şudur. Kişileri buna inandırarak , yahudi temelli bir aidiyet duygusu yaratmaktır. Bunun sonucunda toplumun pek çok bireyi , İsrail’in her türlü kirli , emperyalist faaliyetlerine sempati ile bakacaktır. İsrail 1960 li yıllarda nükleer silahları olan bir ülkedir. O yıllarda küçücük bir devlet neden nükleer silah sahibi olur ? Zira hedefi büyüktür. DNA testleri ile ırk saptaması bu nedenle bir efsanedir. Irk diye bir şey yoktur , kültür vardır. Türk kültürünü benimseyen , kendisini Türk hisseden her insan Türktür.

  2. Salih İNÖZÜ dedi ki:

    Şu bilgisayar denilen aleti açmayıp daha sonra açtığımda, ilgi alanıma giren bazı konuları kaçırdığımı görüyorum. Nedeni sonsuz bir hafıza. Geçmişin koşullarında, binlerce yıl öncesine ait bilgilerin, günümüze sağlıklı olarak ulaşacağına inanmıyorum. Bana göre mitoloji, artık devrini tamamlamış edebiyat ürününden başka bir şey değil…

  3. Gerçekten ilginç. Elinize sağlık, bilgi içerikli ve sade bir makale olmuş.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al