XVIII. YÜZYILDA AİLE: SİNOP ÖRNEĞİ

XVIII. YÜZYILDA AİLE: SİNOP ÖRNEĞİ

XVIII. yüzyılda Sinop şehrinde, ekseriyetle “küçük aile” tipi hakim durumdadır. Küçük aile etrafında, ailenin yakınları olan akrabalar bulunmaktadır. Çocuklu aile, çocuksuz aile, kimsesiz kalanlar ve misafirler Sinop’taki aile hayatında dikkat çeken örneklerdir.

Aile nüfusu içinde, anne, baba, çocuklar bulunmaktadır, eğer varsa ailenin köleleride (ğulamları) bu kurum içinde yer almaktadır. Aile kurumunda, anneden ve babadan yetim kalan çocuklar dikkat çekmektedir. Bunlar, devlet tarafından himaye altına alınmaktadır. Bu maksatla devlet, çocuklar hakkında “vasî” ve nazır” adıyla sorumlular tayin etmektedir ve çocuklara bakmaları için onlara “nafaka” adıyla belli miktarda günlük para tahsis etmektedir.

Sinop şehrinde, incelenen 26 aile içinde, çok çocuklu aile sayısı azdır. Çocuklu aile sayısı, çocuksuz ailelere göre daha fazladır. En fazla bir veya iki çocuklu aileye rastlanmaktadır. Sinop şehrindeki bu görünüm, klasik Osmanlı aile tipi şeklinde gösterilen “çok çocuklu aile” imajına muhalif, bir durum göstermektedir. Bu, sadece sahil şehri olan Sinop’ta değil, iç bölgelerdeki Kırşehir ve Tokat gibi şehirlerde de görülmektedir.

Aile, resmî olarak Osmanlı Mahkemeleri’nde şahitler huzurunda yapılan evlilik akdi ile kurulmaktadır. Evlilik hususunda ailelerin, bazen küçük yaşlardaki çocuklarına nikâh akdi yapmaları söz konusudur. Ancak bu uygulama, az rastlanan bir husustur. Ailenin bu tavrı yüzünden, yapılan nikâh akdi sonucu, prensip olarak kurulan fakat fiilen gerçekleşmeyen evlilikte, sorunlar çıkmakta ve daha önce gerçekleşen akit bozulmaktadır. Evliliklerde, tarafların geçimsizlik ve kavgaları, boşanmalara neden teşkil etmektedir.

Çok eşlilik Sinop’ta yaygın değildir. Tek eşlilik tercih edilmektedir. Buna rağmen, sayıları az da olsa, iki ve üç eşli olanlara rastlanmaktadır. Bu tür evlilik yapanlar, toplumun zenginleri olmayıp, seyyid, çelebi veya beyk zümresindendir.

Bir kısım nedenlere bağlı olarak ailelerde yayılma veya dağılmalar söz konusudur. Ailelerin yayılma veya dağılması, yeni çekirdek ailelerin kurulmasına zemin hazırlamaktadır. Ayrıca, bölge ekonomisine bazı yönlerden de katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte, bazı açılardan da zarar getirmektedir: Ailelerin topyekün yaşantısını olumsuz etkileyen, dış etkenlerden ve yönetimden kaynaklanan, sorunlar vardır. Bunlar, ailelerin yerini yurdunu terk ederek hem kendileri açısından hem de ülke ekonomisi ve yönetimi açısından ağır sonuçlar yaratmaktadır. Bütün bu koşullar içinde, devrin ailelerinde her yönden bir hareketlilik söz konusudur.

Doç. Dr. İbrahim GÜLER

Muğla Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ