TÜRK TARİHİ ARAŞTIRMALARI

SERVET-I FÜNUN TOPLULUĞU DIŞI TÜRK EDEBİYATI

1896 ilâ 1901 arasında edebî hayatımızı büyük ölçüde Servet-i Fünun dergisi etrafında toplanan ediplerin oluşturduğu Edebiyat-ı Cedide yönlendirmekle birlikte, aynı dönemde eser veren ancak, gerek teknik gerek tematik anlamda onlardan ayrılan şair ve yazarların varlığı da dikkatlerden kaçmaz. Böylece edebiyat tarihlerimizde Servet-i Fünun topluluğunun dışında teşekkül eden bir edebiyattan da bahsetmek gerekir. Temel belirleyicileri “Servet-i Fünun dışında kalmak” olan bu ediplerin kendi içlerinde ortak özellikler taşıyan edebî bir dünya oluşturduklarından, bir grup ya da hareket teşkil ettiklerinden söz etmek mümkün değildir.

Servet-i Fünun topluluğu dışında kalan şair ve yazarlar şiir, hikâye ve roman, tiyatro ve gazeteye bağlı edebî türler etrafında varlık göstermişlerdir. Roman ve hikâye vadisinde yazanların bir kısmı popülist anlayış doğrultusunda, Ahmed Midhat geleneğini sürdürerek “halka faydalı olmak” amacıyla eser verirken, bir kısmı da Namık Kemal’in romantik romancılığını sığ bir düzleme çekerek piyasa işi romanlar vermektedir. Şiir vadisinde ise, çok yoğun bir Muallim Naci etkisinin yanı sıra Ekrem’in açtığı “gözyaşı edebiyatı” çığırı alabildiğine genişletilerek özyaşam tecrübelerini konu edinen ve ilk anda dikkat çeken özelliği samimiyeti olan şiirler verilmektedir. Denebilir ki ortak bir karakter taşımamakla birlikte, Servet-i Fünun dışında teşekkül eden edebiyat genel çizgileri bakımından, ya popülist (halka faydalı olmak amacında) ya da popüler (geniş halk kitleleri tarafından sevilerek okunan fakat kısa zamanda tüketilen) bir karakter taşır. Böylece yüksek estetik kıymetler taşıyan, okunması ve anlaşılması için entelektüel bir birikime sahip muhataba ihtiyaç duyan Servet-i Fünun edebiyatının dışında varlık gösteren bu edebiyat, ya doğrudan halkı ve onun eğitilmesini gaye edinmek suretiyle, ya da böyle bir gaye taşımasa da geniş halk tabakasının beğenisini okşayacak eser verme niyetiyle Servet-i Fünun edebiyatından ayrılmaktadır.

Servet-i Fünun şairlerinin dışında ve gölgesinde kalan şairler arasında Nigâr Hanım, İsmail Safa ve Mehmed Celâl ilk anda dikkat çekenlerdir. Roman sahasında en çok tanınanlar, popülist anlayışla eser veren ve şahsî dehalarının ışığında yeşeren Hüseyin Rahmi ile bilhassa gazete yazılarıyla tanınmış bulunan Ahmet Rasim’dir. Yine roman vadisinde Mehmed Celâl, Vecihi Bey ve Saffet Nezihi ise popülist değilse de popüler anlayışla kaleme alınan ve “piyasa romanı” olarak adlandırılan romanın örneklerini verirler. Keza piyasa romanının ilk kadın imzası Güzide Sabri de ününün büyük kısmını bu dönemde elde etmiştir. Daha ziyade gazeteci vecheleri ile ün yapmış olan Ali Kemal ve Abdullah Zühdü’yü de birer romancı olarak Hüseyin Rahmi ile Ahmet Rasim ve diğer popüler romancılar arasında bir yerde zikretmek gerekir. Tiyatroda Nigâr Hanım, Hüseyin Rahmi, Saffet Nezihi; gazeteye bağlı edebî türlerde ise nisbeten Hüseyin Rahmi, bilhassa Ahmet Rasim, Ali Kemal ve Abdullah Zühdü dikkat çeken isimler olarak Servet-i Fünun topluluğu dışı Türk Edebiyatının genel çerçevesini oluştururlar.

Prof. Dr. Nazan BEKİROĞLU

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi / Türkiye

KIBRIS'IN FETHİ

TAM SAYFA GÖRÜNÜMÜ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ