SAYMALI TAŞ’IN BRONZ DÖNEMİ PETROGLİFLERİ

SAYMALI TAŞ’IN BRONZ DÖNEMİ PETROGLİFLERİ

Resim-01

Resim 1. Saymalı taşa çıkan yoldan, geride kalan ovanın görünüşü.

Resim-02

Resim 2. Yaklaşık 3000 m. yükseklikte bulunan bir buzul gölü.

Resim-03

Resim 3. Saymalı taş bölgesinin genel manzarası.

Resim-04

Resim 4. Bronz döneminden (M.Ö.2000-1200) kalma bu kazımalarda dağ keçisi (ibex) figürleri görülmektedir. Sol üst köşede ihtimalle bir av sahnesi betimlenmiştir. Burada doğanın kendi döngüsü konu edilmiş; bir kurt keçiyi kovalarken gösterilmiştir. Diğer keçiler yan yana belirli bir düzende gösterilmişlerdir. Hepsinin aynı yöne bakması dikkat çeken bir durumdur. Yüzeyde görülen kahverengi figürler, ihtimalle daha geç bir döneme işaret eder: Çünkü hem figürler arası bir üslup farkı vardır, hem de kazınmış bölgelerin kararma tonları birbirinden farklıdır. En solda yer alan arka arkaya yukarı doğru yürürken gösterilmiş iki keçi figürü ise çok daha sonraki bir döneme (M.Ö.8-6.yy.) ait olmalıdır.

Resim-05

Resim 5. Taş daha büyük bir taşın uç parçasıdır. Neredeyse tüm yüzey bronz dönemine tarihlendirilen ala geyiklerle (en solda bulunan boğa ?) bezenmiştir. Vücudun üçgenler halinde betimlenmesi bu örneklerde de ayırt edici özelliktir. Hepsi belirli bir yöne doğru hareket etmektedirler. Tam ortadan geçen çizgi kompozisyonu ikiye bölmüştür ancak hangisinin daha önce çizildiği tartışmalıdır. Kompozisyonun sağ tarafında bulunan iki geyiğin altında görülen bir kurt geyikleri kovalamaktadır. Burada ihtimalle arkaik dönem “hayvan mücadele” sahnesi betimlenmiştir.

Resim-06

Resim 6. Yüzey iki büyük zig-zag ile iki ana bölgeye ayrılmıştır. Genel olarak bronz döneminde betimlenmiş figürlerden oluşur. Sadece üst kısımda, en solda yer alan keçi figürü M.Ö.8-6.yy.lara ait olmalıdır ve iki dönem (bronz ve demir çağı) arasındaki stil farkını göstermesi açısından önemlidir.

Resim-07

Resim 7. Yüzeyde beş adet insan figürü görünmektedir. Bunların üç tanesi (sol tarafta), başlarındaki şapkalar itibarı ile toplumun diğer insanlarından farklı olmalıdırlar. İhtimalle bu insanlar burada yapılan töreni idaren eden Şamanlardır. Her üçünün elinde de yuvarlak bir nesne bulunmaktadır. Bu nesne ya trans haline geçerken kullandıkları davullarıdır ya da -resim 10’da en sağdaki figür ile açıklanacağı üzere- göğün katları arasındaki kapılardan birinin anahtarıdır. Diğer iki figür ise (sağ tarafta, birinin sadece sağ kolu/eli gözükmektedir) ellerini yukarı kaldırarak dua eder pozisyonda betimlenmişlerdir. Sağ köşeye daha sonraki bir dönemde yine bir keçi figürü yerleştirilmiştir.

Resim-08

Resim 8. Yüzeyde yine iki farklı dönemin (bronz ve demir) figürleri görülmektedir. Sol tarafta üstte, bronz çağında yapılmış bir keçi, altta ise bu sefer demir çağında yapılmış bir keçi vardır. Betimleme de asıl dikkat çeken figür, sağ tarafta gözüken insan figürüdür. Kanımızca bu figür bronz çağından, demir çağına geçişte yaşanan farklı bir bakış açısını göstermektedir. Bronz çağında kafalara takılan yelpaze şeklindeki düz başlık, burada tüylerle (?) gösterilmiştir. Yelpaze şekil devam etmektedir ancak gösteriş açısından daha bir çekicilik kazanmıştır.

Resim-09

Resim 09. Burada oldukça dikkatli işlenmiş bir insan figürü bulunmaktadır. Bu betimleme güneş kültünün, bozkır kültürü için ne kadar önemli olduğunu gösterir. İç içe geçmiş iki yıldız motifi şamanın nereye yolculuk yaptığını ya da kiminle görüşmek istediğini göstermektedir. Şamanlar bilindiği üzere ak (iyi) ve kara (kötü) olmak üzere ikiye ayrılırlar. İlk guruba girenler genellikle insanlığın başına bela olmuş ruhlarla uğraşırlarken, ikinci guruptakiler kötülüklerle uğraşmayı tercih ederler. Ancak yüksek seviyedeki şamanlar birbirlerinin yapacağı büyüleri bilir ve ona göre tedbir alırlar. Saymalı taşta betimlenmiş şamanlar sanki doğanın yenilenmesi için uğraşmaktalar, yıldızlar ve göğün katları arasında hareket etmektedirler. Bu da onları “ak şaman” sınıflandırmasına sokar.

Resim-10

Resim 10. Resmin en solunda bir grup şaman ayin yaparken gösterilmektedir. Başlarının yıldızlar şeklinde gösterilmesi yapılan ayinde hedeflenen yolculuğu göstermesi açısından önemlidir. Ortalarında bulunan geyikler ve sağ taraftaki keçi, daha sonraki bir döneme aittir. Resmin en sağında ise yine bir Şaman oturur pozisyonda uçarken gösterilmiştir. İhtimalle altındaki delik, göğün katları arasında yaptığı yolculuklar esnasındaki bir kapıyı göstermektedir. Belki kompozisyonun sol tarafında bulunan şamanlar da bu kapıdan geçecekler ya da yine aynı kapıyı kullanarak geri dönecek şamanı beklemektedirler.

Resim-11

Resim 11. Kompozisyonda bir ritüel dahilinde bir araya gelmiş insanlar gösterilmiştir. Sağ ve sol tarafta bu törene katılan ve ritüeli kutsayan insanlar ellerini havaya kaldırmış vaziyette gösterilmişlerdir. Ortada ise “Hieros Gamos” (kutsal birleşme) etkinliğini gerçekleştiren bir çift bulunmaktadır.

Resim-12

Resim 12. Bronz döneminde kullanılmış boğa ve katır (at ?) tarafından çekilen bir araba türü. Buradaki sürücü, resimdeki orana dikkat edilmeden daha büyük bir şekilde betimlenmiştir. Figürün yanında ihtimalle bir kılıç ve elinde de balta (?) benzeri bir nesne bulunmaktadır. Sürücünün cinsellik organı da gösterilmiştir. Metinde arabaların ne amaçla kullanıldığı yönünde bir açıklamaya yapmaya çalıştık. Ancak bu resimdeki sürücünün balta ve kılıç benzeri nesnelerle resmedilmesi bu arabayı bir savaş arabası olarak düşündürtebilir. Ancak savaş arabaları boğa ve katır ile çekilemeyecek kadar hafif ve kıvraktırlar. Biz metinde açıklamaya çalıştığımız düşüncelerimize katılmak gerektiğini savunuyoruz.

Resim-13

Resim 13. Farklı dönemlerde yapılmış betimlerin yan yana yapıldığı başka bir yüzey. Burada dikkat etmemiz gereken konu belirli bir yöne bakan arabaların durumudur. Dört arabanın da sürücüleri ile benzer bir şekilde işlenmesi bir töreni düşündürtmektedir. Bu arabaların bazılarına iki boğa koşulmuşken, bazılarına – ilginçtir- iki farklı cins hayvan koşulmuştur. Aslında genel kanı, sürekliliği aynı olan bir hız elde edebilmek için aynı cinsten iki hayvanın koşum olarak kullanılması yönündedir. Ancak burada boğanın yanında katır benzeri bir hayvan kullanmışlardır. Eşek, boğa ile aynı yerde koşulamayacak kadar seri, at ise bir o kadar değerli olduğundan ihtimalle katır kullanmışlardır. Ancak şunu da belirtmek isteriz ki; bronz dönemi petrogliflerine baktığımız zaman at üzerinde betimlenmiş bir insan figürüne rastlamıyoruz. Yüzeyin sağına soluna birbirinden bağımsız hayvanlar dağıtılmıştır. Ancak bunların içinde pars figürleri dikkat çekicidir. Arabaların ortasında yer alan pars figürü güçlü gövdesi, pençeleri ve kıvrık kuyruğu ile tipik büyük kedigil özelliklerini göstermektedir. Daha yukarıda bulunan pars ise demir çağı betimlerini anımsatmaktadır. Yine ortada iki yuvarlağı birbirine bağlayan çizgi dikkat çeker. Bu yuvarlaklardan birinin içi dolu diğeri boştur (çember şeklinde). Bunların farklı yıldız sistemleri olduğu düşünülmektedir. Nasıl şamanlar göğün katları arasındaki kapılardan geçebiliyorlarsa, bunlar da ihtimalle yıldızları birbirine bağlayan geçitler olmalıdır.

Resim-14

Resim 14. Bir avın betimlendiği bu kompozisyonda dört avcı, yayları ile bir boğayı avlarken gösterilmişlerdir. Av sahneleri tüm toplumlar tarafından sevilerek kullanılmış kompozisyonlardır. Demir çağında bu tip ava katılmış insanların gösterildiği kompozisyonlar sık işlenmez ancak Göktürkler döneminde yine sevilerek kullanılmaya başlanacaktır. Sol üst köşede, bronz dönemi stil özelliklerini tekrarlayan sivri kulaklı bir kurt görülmektedir. En sağdaki kıvrılarak ilerleyen çizgi antik haritalara örnek gösterilebilir. Bu çizgi ya yaylaya çıkan dağ yolunu göstermekte ya da şamanın gökyüzünde gerçekleştirdiği yolun ne kadar dolambaçlı, güç ve yorucu olduğuna işaret etmektedir.

Resim-15

Resim 15. 12 Temmuz 2006’da güneşli bir günde başlanan Saymalı taş araştırmasından dönüşte yaşanan hava durumu.


Anıl YILMAZ
Yrd. Doç. Dr.-Celal Bayar Üniversitesi, Eskiçağ Tarihi Ana Bilim Dalı, Manisa-Türkiye. yilmazanil@yahoo.com

Ali DAŞMAN
Dr., Okutman- Manas Üniversitesi, Bişkek-Kırgızistan. alidasman@hotmail.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Mehmet Ali Tapramaz dedi ki:

    Düşüncenize ve emeğinize sağlık… Teşekkürler…

BİR YORUM YAZ