PERS KRALI BÜYÜK KYROS’UN (MÖ 559-530) ORTA ASYA SEFERLERİ VE ÖLÜMÜ

PERS KRALI BÜYÜK KYROS’UN (MÖ 559-530) ORTA ASYA SEFERLERİ VE ÖLÜMÜ

Antik Çağ yazarları, Büyük Kyros’un (MÖ 559-530) Lydia seferinin ardından Orta Asya’daki yerli halklara mı yoksa Yeni Babil Krallığı’na mı sefer düzenlediği konusunda birbirinden farklı bilgiler vermektedirler. Ayrıca mevcut arkeolojik ve epigrafik kaynaklar da bu konuda kesin bir kanıt sunamamaktadır. Bununla beraber bilim insanlarının bir kısmı, Herodotos (MÖ 484-425) ve Babilli Berossus’un (MÖ 330-270) verdiği bilgilere dayanarak Büyük Kyros’un MÖ 547/546-539 tarihleri arasında yani Lydia Krallığı’nı ele geçirdiği tarih ile Yeni Babil Krallığı’nı ele geçirdiği tarih arasındaki sürede İran’a dönerek Orta Asya’ya sefer düzenlediğini savunmaktadırlar (Briant, 2002, s. 34; Petit, 1990, s. 44; Francfort, 1988, s. 170; Brosius, 2006, s. 11).

Herodotos’a göre, Büyük Kyros Lydia Krallığı’nı ele geçirdikten sonra sıradaki düşmanlarının Babilliler, Bactrialılar, Sakalar ve Mısırlılar olduğunu görür ve Anadolu’daki yerli halkların egemenlik altına alınması için komutanlarını görevlendirerek Ekbatana’ya döner. Görevlendirdiği komutanlar Anadolu’da faaliyetlerde bulunurken Büyük Kyros, Herodotos’un Yukarı Asya dediği Orta Asya’da yerli kavimler üzerinde hâkimiyet kurmakla meşgul olmuştur. Herodotos, bu kavimlerin çoğundan bahsetmeyeceğini, sadece Büyük Kyros’a en çok direnenlerden söz edeceğini söylemiştir. Yine Herodotos’un verdiği bilgilere göre, Büyük Kyros Orta Asya’daki yerli halkları boyunduruk altına aldıktan sonra Yeni Babil Krallığı üzerine yürüyerek bu krallığa da son verir ve Massagetleri de imparatorluğuna dâhil etmek amacıyla Orta Asya’ya ikinci bir sefer düzenlemiştir (Herodotos, I. 153, 177, 178, 201). Berossus ise Büyük Kyros’un Asya’nın geri kalanını aldıktan sonra Babil üzerine yürüdüğünü belirtmektedir (FGrHist vol. III C 1 364-97. Berossus= 680).

Herodotos ve Berossus’un verdiği bilgiler incelendiğinde Büyük Kyros’un Babil’e hareket etmeden önce Orta Asya’ya sefer düzenlediği anlaşılmaktadır. Ayrıca Herodotos’un ifadelerine dikkat edildiğinde, Büyük Kyros’un Orta Asya’ya birincisi Lydia Krallığı’nı yıkmasının ardından ikincisi ise Yeni Babil Krallığı’na son verişinin ardından olmak üzere, iki defa sefer düzenlediği anlaşılmaktadır. Büyük Kyros’un Orta Asya seferlerinin kronolojisi hakkındaki belirsizliklerin ilerleyen yıllarda bu konuda kanıt oluşturabilecek bir belgenin ortaya çıkması durumunda açıklığa kavuşma imkânına sahip olabileceği düşünülmektedir. Ancak konumuzla ilgili en ayrıntılı ve en eksiksiz bilgiyi Herodotos verdiği için onun verdiği bilgilerden yola çıkan bir kısım bilim insanı gibi biz de Herodotos’un verdiği kronolojiye uymak durumundayız.

Büyük Kyros’un Birinci Orta Asya Seferi

Büyük Kyros’un birinci Orta Asya (Harita-1) seferi ve bu sefer neticesinde ele geçirdiği bölgeler hakkında bilinenler, Antik Çağ yazarlarının eserlerinde geçen kısa ve çelişkili bilgilerden öteye geçememektedir. Bilim insanlarının çeşitli araştırmaları neticesinde ortaya koydukları sonuçlar Antik Çağ yazarlarının verdikleri bilgileri belli bir oranda genişletmiş olsa da Büyük Kyros’un ilk Orta Asya seferi hakkında hâlen büyük bilinmezlikler söz konusudur (Grakov, 2006, s. 289; Briant, 2002, s. 39; Petit, 1990, s. 44; Dandamayev, 1989, s. 33; Mallowan, 1985, s. 407; Frye, 1983, s. 94).

Pers egemenliği öncesindeki Orta Asya tarihi hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Elimizdeki nadir bilgilerden birisi Antik Dönem yazarlarından Diodorus Siculus (MÖ 60-30), Lucius Flavius Arrianus (M.S. 86-180) ve Marcus Junianus Justinus’a (MS 3.-4. yüzyıl) aittir. Diodorus ve Justinus, efsanevi Asur Kralı Ninus ile yine efsanevi bir karakter taşıyan Asur Kraliçesi Semiramis’in Orta Asya’nın uzak köşelerine kadar seferler düzenleyerek Bactria’yı[1] ele geçirdiklerini belirtirler (Diodorus, II. 4; Justinus, I. 1). Arrianos’a göre, Kraliçe Semiramis, Hindistan seferinden dönerken ordusuyla birlikte Orta Asya’dan geçmiş ve bu sırada ordusunun büyük bir kısmını kaybetmiştir (Arrianos, VI. 24. 2-3). Asurluların Orta Asya’ya sefer düzenledikleri yönündeki bilgiler Ksenophon (MÖ 427-355) tarafından da doğrulanmaktadır. Ksenophon’a göre Asur kralı, Hyrcanialıları denetim altına almış, Bactrialıların ise sınırlarını tehdit etmiştir (Ksenophon, I. 5). Pers İmparatorluğu’nun doğuşuyla beraber Orta Asya’da yaşayan kavimler hakkındaki bilgilerde gözle görülür bir artış yaşanmıştır ve bu bilgilerin bir bölümü Büyük Kyros döneminden bahsetmektedir (Francfort, 1988, s. 170). Justinus’un verdiği bilgilere göre, Med boyunduruğu altındaki çeşitli kabileler Media Krallığı’nın yıkılması sonucunda Büyük Kyros’un hâkimiyetini kabul etmemişler ve bu durum Büyük Kyros’un onlara karşı sefer düzenlemesine yol açmıştır (Justinus, I. 7. 2).

Harita-1: Bugünkü Orta Asya’nın Siyasi Coğrafyası
(http://www.maps-continents.com/caucasus-central-asia.htm)

Harita-2: Pers İmparatorluğu’nun Hakimiyet Sahası
(http://vietbao.vn/vi/The-gioi/5-de-che-hung-manh-nhat-trong-lich-su-loai-nguoi/181427449/159/)

Büyük Kyros’un her iki Orta Asya seferinin güzergâhı konusunda ayrıntılı ve kesin bilgiler bulunmamaktadır. Bilim insanları Makedonya Kralı Büyük İskender’in (MÖ 356-323) Orta Asya’yı ele geçirirken, kendisinden önce bu bölgenin büyük bir kısmına sefer düzenlemiş olan Büyük Kyros’un izlediği güzergâhı takip ettiğini öne sürerek, Büyük Kyros’un Orta Asya seferlerinin rotasını ana hatlarıyla ortaya koymaya çalışmışlardır. Ancak bu yöntemle de istenilen sonuçlar elde edilememiştir (Mallowan, 1985, s. 407). Bununla birlikte konuyla ilgili elimizdeki en temel veri Damaskuslu Nikolaos (MÖ 64-?) ve Ksenophon’a aittir. Nikolaos’un anlattıklarına göre, Büyük Kyros’un ilk Orta Asya seferinin başlangıç noktası kabaca Hazar Denizi’nin güneyini kapsayan Cadusia[2], Hyrcania[3] ve Parthia[4] bölgeleridir (Harita-2). Ksenophon’un verdiği bilgiler ise Büyük Kyros’un hâkimiyetine giren ilk Orta Asya kabilelerinin Cadusialılar ve Hyrcanialılar olduğunu göstermektedir. Ayrıca hem Nikolaos hem de Ksenophon’a göre, Cadusialılar, Hyrcanialılar ve Parthialılar savaş yapılmaksızın Büyük Kyros’a bağlılıklarını bildirmişlerdir (FGrHist II A 90 F 66 (14-46) ‘Nikolaos’ =Const. Porph. de Insid. p. 23. 23; Ksenophon, IV. 4; V. 1-4). Ancak Media Krallığı’nın yıkılmasının ardından bölgedeki siyasi otoritenin kısa bir süreliğine de olsa ortadan kalkması, bu kabilelerin bağımsız hareket etmelerine ve dolayısıyla da Büyük Kyros’un bu kabileler üzerine askeri bir sefer düzenlemesine yol açmış olmalıdır.

Bu bölgelerin ardından Büyük Kyros’un muhtemel hedefi Hazar Denizi’nin hemen doğusunda yaşayan ve Massagetlerle akraba oldukları düşünülen Derbikler olmuştur (Dandamayev, 1996, s. 44). Büyük Kyros’un Derbiklerle mücadelesi hakkındaki en geniş bilgiyi Knidos’lu Ktesias (MÖ 441-397) vermektedir. Ktesias’a göre, bu dönemde Derbiklerin lideri Amoraeus’tur. Büyük Kyros’un kendilerine doğru harekete geçtiğini gören Derbikler, Hintlilerden de destek alarak savaş hazırlığı başlamışlardır. Bir süre sonra savaş başlamış ve Derbikler, Hintlilerden aldıkları fillerle Büyük Kyros’a karşı kanlı bir mücadeleye girişmişlerdir. Büyük Kyros’un süvarilerini taşıyan atlar fillerden korkup kaçmışlar ve böylece Pers ordusu önemli bir gücünü yitirmiştir. Büyük Kyros savaşın en şiddetli dakikalarında bir Hintli tarafından mızrakla yaralanmıştır. Askerleri onu ordugâha götürmüşler ve Büyük Kyros bu yaralanmadan dolayı iki gün sonra yaşamını yitirmiştir. Savaş neticesinde on bin kadar Derbik ve çok sayıda Pers askeri ölmüştür. Sonrasında ise Saka Kralı Amorges, Büyük Kyros’a olanları öğrenince yirmi bin askerle birlikte Perslere yardıma gelmiştir. Böylelikle Derbiklerle tekrar savaş yapılmıştır. Persler Sakalardan gelen desteğin de etkisiyle Derbikleri mağlup etmeyi başarmışlardır. Savaş esnasında Derbiklerin kralı Amoraeus ve iki oğluyla birlikte otuz bin Derbik ölmüştür. Pers tarafından ise dokuz bin asker yaşamını yitirmiştir. Bu savaşın ardından Derbikler Pers hâkimiyetine girmişlerdir (FGrHist III C 688 F 9 (7-8) ‘Ktesias’ =Phot. Bib. 72. 36a9-37a25).

Ktesias, Büyük Kyros’un Derbiklerle mücadele ettiği sırada öldüğünü ifade eder, ancak onun bu iddiasının doğruluğu konusunda çeşitli şüpheler bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar Büyük Kyros’un Derbikleri hâkimiyet altına aldıktan sonra Aria[5], Margiana[6] ve Chorasmia[7] bölgelerini ele geçirdiği yönünde ipuçları sunmaktadır. Çünkü bu üç bölge onun Orta Asya’nın iç kesimlerine ilerleyebilmesi için stratejik bir öneme sahiptir (Francfort, 1988, s. 170). Büyük Kyros’un Chorasmia’yı Babil seferinin öncesinde ele geçirdiği bilgisi Uruk’ta bulunmuş olan iki adet çivi yazılı kil tablet vasıtasıyla da doğrulanmaktadır. MÖ 534 yılına tarihlenen bu belgeler, Dadaparna ismindeki Chorasmialı birisinden bahsetmektedirler. Belgelere göre Dadaparna, Perslerin emrindeki bir habercidir (Dandamayev, 1989, s. 32).

Bu stratejik yerleri de ele geçiren Büyük Kyros’un önündeki yeni hedef Bactria olmuştur. Bactria, Büyük Kyros’un egemenliği altına giren Orta Asya’daki bölgelerin siyasi, askeri ve ekonomik yönden en önde gelenidir. Bölge hakkında çok ayrıntılı bilgiler bulunmamakla birlikte mevcut bilgiler Bactria’nın, o dönemde Doğu İran ve Orta Asya’yı kapsayan coğrafyanın en önemli merkezi olduğunu göstermektedir (Frye, 2009, s. 90). Herodotos’un Bactrialıları, Büyük Kyros’un düşmanları arasında sayması bu durumu doğrulamaktadır (Herodotos, I. 153).

Lapis Lazuli başta olmak üzere çeşitli yer altı kaynakları bakımından zengin olan bu bölgenin MÖ 3. bin yıldan itibaren Orta Asya ile Mezopotamya arasındaki ekonomik ilişkilerde önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Yer altı kaynaklarının yanı sıra verimli tarım arazilerinin varlığı bölgenin ekonomik gücünün yüksek olmasının temel sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Bölge ayrıca üstün savaş becerisi olan süvarileriyle de öne çıkmaktadır (Briant, 2002, ss. 39-40). Bunların yanı sıra İran ve Orta Asya’nın, Pers dönemi öncesindeki sosyal durumu hakkında bilgi barındıran Zerdüştîliğin kutsal kitabı Avesta’nın en eski bölümü olan Gathalar, Zerdüşt’ün efsanevi koruyucusu olarak bilinen Viştaspa’dan “Bactria Kralı” olarak bahsetmektedir (Dandamayev, 1996, ss. 40-43). Tüm bunlar göz önüne alındığında Bactria’nın Pers hâkimiyeti altına girmeden önce yakın çevresi üzerinde siyasi ve kültürel etkisinin güçlü olduğu anlaşılmaktadır.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al