ORHUN YAZITLARI

ORHUN YAZITLARI

Bugün büyük bölümü Moğolistan Halk Cumhuriyeti sınırları içinde kalan topraklar, Türk tarihi, Türk dili, Türk kültür ve medeniyeti açısından büyük önem taşımaktadır. Zira bu topraklar, tarihte pek çok Türk boyunun ortaya çıktığı, kader birliği yaptığı, zamanla millet şuuruna erip devletler kurduğu ve gök kadar engin ülkelere sahip olduğu “kutlu geçmiş”in eşsiz mirasını üzerinde barındırmaktadır. Bu mirası oluşturan çoğu Saka, Hun, Avar, Köktürk (Göktürk), Uygur dönemlerine ait mezarlar, kurganlar, kaleler, surlar, barklar, şehir kalıntıları, petroglifler, dikili ve yazılı taşlar, heykeller, balballar, süs ve kullanım eşyaları, hem Türk milletinin hem de Türk milletiyle tarihte sosyal, kültürel, siyasî, askerî, iktisadî ve ticarî ilişkide bulunan milletlerin pek çok bilinmezine ışık tutacak “hazineler”dir. Söz konusu hazinelerin en önemli olanlarının başında da hiç şüphesiz Yazıtlar gelmektedir. Eski Türk kültür ve medeniyetinin âdeta açık hava müzesi olma özelliği taşıyan Moğolistan Halk Cumhuriyeti’nde dikili taşlara, kayalara, paralara, mühürlere, heykellere, saksılara kazınmış/yazılmış seksene yakın irili ufaklı Yazıt bulunmaktadır. Bir kısmı Köktürk öncesine, bir kısmı Köktürk Dönemi’ne, bir kısmı ise Köktürk sonrasına ait Yazıtların en dikkate değer olanları arasında Açit Nuur Yazıtları, Ar Hanan Yazıtı, Baga Oygor Yazıtı, Beger Yazıtları, Bilge Kağan Yazıtı, Bilge Tonyukuk Yazıtları, Bugut Yazıtı, Çahirın Yazıtı, Çenher Mandal Yazıtı, Çoyr Yazıtı, Darviyn Yazıtı, Del Uul Yazıtları, Deluun Sum (Ortalık) Yazıtı, Doloodoyn Yazıtı, Ereenharganat (HatuuUs) Yazıtı, Gurban Mandal Yazıtı, Gurvaljin Uul Yazıtı, Hangiday Yazıtı, Har Magnayn Yazıtı, Hentey Yazıtları, Hoytu Tamir (Tayhar Çuluu) Yazıtları, Höl Asgat (Eh Asgat/Tekeş Köl Todun İnisi Altun Tamgan Tarkan) Yazıtları, İh Biçigt Yazıtları, İh Hanuy Nuur Yazıtı, Karabalgasun Yazıtları, KölİçÇor (Küliçor) Yazıtı, Köl Tigin (Költigin) Yazıtı, Moyun Çor (Bayan Çor/Şine Usu) Yazıtı, Mutrın Temdeg Yazıtı (Kutlug’un Mührü), Ongi Yazıtı, ÖvörDörölji Yazıtı, Övörhangay Yazıtı, Sevrey Yazıtı, Somon Tes (Zuriyn Ovoo), Terh (Taryat) Yazıtı, Tes Yazıtı, Tevşiyn Yazıtı, Tövş Yazıtları, Zooson Deeh Yazıtı, Zurh Uul Yazıtı, Zuun Oroy Kışlak yazıtı bulunmaktadır. Bu yazıtlardan Köl Tigin, Bilge Kağan ve Bilge Tonyukuk Yazıtları, hem bilim adamları hem de konunun ilgilileri tarafından Orhun Yazıtları/Orhun Abideleri adlarıyla anılmaktadır.

Moğolistan’daki eski Türk yazıtları içinde en fazla tanınan ve üzerlerinde en fazla araştırma ve inceleme yapılmış olan[1] Orhun Yazıtlarından Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, KoçoSaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk Yazıtları ise, BaynTsokto (Bayn Çokto) bölgesinde, Tola (Tuul) Irmağı yakınlarındadır. Bilge Tonyukuk yazıtlarının, Orhun Irmağı’ndan 366 km uzakta olmalarına rağmen, Orhun Yazıtları içinde değerlendirilmesi, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları ile aynı döneme ait olmaları ve aynı konuları içermelerindendir.

II. Köktürk Kağanlığı Dönemi’nin kağan ve kumandanları tarafından diktirilen ve Türk Milleti’nin tarihi, yaşayışı ve inanışı hakkında değerli bilgileri içeren Orhun Yazıtları, Türk dilinin tarihlendirilmesi söz konusu olduğunda, genelde araştırmacılar tarafından en eski yazılı belgeler olarak gösterilir. Öncelikle şunu açıkça belirtmek gerekir ki: Türk yaşayışının, inanışının ve dehasının mahsulü olan Orhun Yazıtları, Türk dilinin, Türk kültür ve medeniyetinin ilk eserleri değildir. Yazıtlarda vericilerin (Türk kağan ve kumandanlarının) alıcıya (Türk milletine) mesajlarını iletirken edebî dilin bütün imkânlarından yararlandıkları; deyim, vecize, atasözü seviyesindeki kalıplaşmış dil öğelerini ve bunların yapımında kullanılan edebî dile ait kavram işaretlerini ustaca kullandıkları görülür.[2] Bir dilin iletişim dili olmasının ötesinde, deyim, vecize, ata sözü seviyesinde anlamlı dil öğeleri üretebilmesi, edebiyat ve sanat dili olabilmesi için en az 23 bin yıllık bir geçmişe ve birikime sahip olması gerekir. Bu düşünceden hareketle 732-735 yılları arasında vücuda getirilen Orhun Yazıtlarının Türkçenin ilk eserleri olmadığı rahatlıkla söylenebilir. Ayrıca Orhun Yazıtlarındaki metinlerin yazılışında belirli bir imlânın uygulandığı[3] dikkati çekmektedir. Alfabenin belirginleşmesinin, yazıda kuralların ortaya çıkmasının ve uygulanmasının arkasında da binlerce yıllık bir geçmişin olduğu inkâr edilemez bir gerçektir.

Orhun Yazıtları, yerleşik hayata geçmiş olan Türk milletinin en kapsamlı ve en mükemmel yazılı belgeleridir. Kıpçak ve Oğuz grubu[4] dil özelliklerini bünyesinde barındıran “Ortak Türkçe”yle yazılmışlardır. Dolayısıyla bu yazıtların öncesi mutlaka olmalıdır. Zira sayıları yüz elliyi bulan Yenisey Yazıtlarının ve I. Köktürk Kağanlığı Dönemi’ne ait bazı yazıtların (Bugut Yazıtı, Açit Nuur Yazıtları başta olmak üzere) Orhun Yazıtlarından daha önceki dönemlere ait oldukları bilim dünyasınca da kabul edilen bir gerçektir. Ancak Orhun Yazıtlarının vücuda getirildikleri tarihten daha öncesine ait yazıtların varlığı, Orhun Yazıtlarının önemini hiçbir şekilde azaltmaz.

Bu genel ifadelerden sonra Orhun Yazıtlarının her biri hakkında ayrıntılı bilgi vermenin faydalı olacağı kanaatindeyiz.

1. Köl Tigin Yazıtı

Kutlug İlteriş Kağan’ın küçük oğlu, Bilge Kağan’ın kardeşi Köl Tigin, yazıtlarda zeki, atılgan, kahraman, gözü pek, savaşçı, fedakâr ve yardımsever kişiliğiyle ön plâna çıkarılmaktadır. Onun bu özellikleri hem Bilge Kağan hem de T’ang İmparatoru Hiuan Tsong tarafından Köl Tigin Yazıtı’nın muhtelif satırlarında açıkça belirtilir:

…umay teg ögüm katun kutınga inim köl tigin er at boltı altı yigirmi yaşınga eçim kagan ilin törüsin ança kazgantı:. (Köl Tigin) Umay’a benzeyen annem Hatun’un kutu sayesinde erkeklik/yiğitlik adını elde etti. (Henüz) on altı yaşında (iken) amcam kağanın devleti için şöyle başarılar kazandı.[5] KT 3132.

köl tigin yadagın oplayu tegdi ong totok yurçın yaraklıg eligin tutdı yaraklıgdı kaganka ançuladı: Köl Tigin yaya olarak atılıp hücum etti. Vali Ong’un kayınbiraderini silahlı iken eliyle yakaladı ve silahlı olarak Kağan’a takdim etti. KT D 32.

üçünç yigen silig beging kedimlig torug binip tegdi ol at anta ölti yarıkınta yalmasınta yüz artuk okın urtı yüzinge başınga bir tegmedi…. tegdükin türük begler koop bilirsiz: Üçüncü olarak Yigen Silig Bey’in zırhlı doru atına binip hücum etti. O at (da) orada öldü. (Köl Tigin’i) zırhından ve kaftanından yüzden fazla okla vurdular (ama) yüzüne (ve) başına bir (ok bile) değmedi. (Onun nasıl) hücum ettiğini (ey) Türk beyleri, hepiniz iyi bilirsiniz. KT D 3334.

alp er bizinge tegmiş erti antag ödke ökünüp köl tiginig az erin ıttımız ulug süngüş süngüşmiş alp şalçı akın binip tegmiş kara türgiş bodunug anta ölürmiş almış:. cesur erler bize hücum etmişlerdi. (Bütün kötü şartların bir araya toplandığı) böyle zamana kahredip, Köl Tigin’i az (sayıda) askerle (savaşması için) gönderdik. O, Alp Şalçı’nın kır atına binip hücum etmiş. Türgiş avam halkını orada öldürmüş, (tutsak) almış. KT D 40.

ögüm katun ulayu öglerim ekelerim kuunçuylarım bunça yime tirigi küng boltaçı erti yurtda yolta yatu kaltaçı ertigiz köl tigin yok erser koop ölteçi ertigiz: Annem Hatun başta olma üzere (diğer) annelerim, ablalarım, prenseslerim, bunca hayatta kalanlar cariye olacak idi, ölenler (de) yazıda yabanda yata kalacak idiniz; Köl Tigin olmasaydı hep ölecektiniz. KT K 910.

… Bu övgüye konu olan kişi Köl Tigin adıyla bilinmekteydi. O, Kutlug Kağan’ın küçük oğlu, hâlen hüküm sürmekte olan Bilge Kağan’ın da kardeşi idi. Onun adı, dört bir yana korku verirken; babasına, ağabeyine olan saygısı ve bağlılığı da en uzak ülkelerde bile çok iyi biliniyordu. Köl Tigin’in böyle tanınması, öncelikle onun kendi şahsında toplayıp geliştirdiği büyük babasının babası Beg İtimiş’in sonraki nesillere de geçmiş olan meziyetlerine; ikinci olarak da büyük babası Ghekin Kutlug’un alışkın olduğu ve haleflerinin birbirleriyle yarışırcasına taklit ettikleri çalışkanlığına ve yardımseverliğine bağlılıktan başka neydi? Zira bu kadar değerli bir adamın başardığı bunca işler için başka ne sebep gösterilebilir? (Hayır hiç şüphe yok ki, gerçek sebep budur). O, işlerinde sevgi ve kardeşlik duygularıyla hareket ettiğinden ve ağabeyinin askerî alandaki amaçlarının gerçekleşmesi için onunla birlikte çalıştığından başarıya ulaştı. T’ang İmparatoru Hiuan Tsong’ın Köl Tigin hakkındaki sözleri. KT B 1115.

Yukarıdaki cümlelerden de anlaşılacağı üzere, Köl Tigin, ağabeyi Bilge Kağan’ın sırdaşı, silah arkadaşı ve en büyük yardımcısıdır. Bilge Kağan ve (onu tahta oturtan) Köl Tigin arasındaki (kağan ve tigin arasındaki) saygı, sevgi, bağlılık ve dayanışma bütün devlet adamlarına örnek teşkil edecek niteliktedir.

Köl Tigin, 731 yılında, 47 yaşında iken ölür. Onun ölümü ağabeyi Bilge Kağan’ı derinden etkiler. Köl Tigin’i, (kağan olmadığı hâlde) kağanlara yakışır bir törenle defneder. Çin’den seçkin ustalar getirterek onun adına olağanüstü güzellikte anıt mezar yaptırır ve yazıt diktirir. Bu yazıtta da söyleyeceği bütün sözleri söyler:

inim köl tigin kergek boltı özüm sakıntım körür közüm körmez teg bilir biligim bilmez teg boltı özüm sakıntım öd tengri ısar kişi oglı koop ölgeli törimiş ança sakıntım közde yaş kelser tıda köngülte sıgıt kelser yanturu sakıntım katıgdı sakıntım: Kardeşim Köl Tigin vefat etti. Kendim yas tuttum. Gören gözlerim görmez (oldu), eren aklım ermez oldu. Kendim düşünceye daldım. Zamanı Tanrı tayin eder.

İnsanoğlu hep ölmek için yaratılmış. Öyle düşündüm. Gözlerimden yaş gelse engel olarak, gönülden feryat gelse geri çevirerek yas tuttum. Çok yas tuttum. KT K 1011.

bengü taş tikdim tabgaç kaganta bedizçi kelürtüm bedizettim mening sabımın sımadı tabgaç kaganıng içreki bedizçig ıttı angar adınçıg bark yaraturtum için taşın adınçıg bediz urturtum taş tokıtdım köngülteki sabımın urturtum: Ben ebedî taş diktim, Çin hakanından ressam ve heykeltraşlar getirttim, (Köl Tigin’in türbesini) süslettim. (Çinliler) benim sözümü kırmadılar (ve) Çin hakanının has sanatçılarını gönderdiler. Onlara olağanüstü bir türbe yaptırttım; içine (ve) dışına olağanüstü resim ve heykeller koydurttum. Ebedî taş hâkettirdim. Gönlümdeki sözlerimi (buraya) kazıttım. KT G 1112.

Köl Tigin anıt mezarı ve yazıtı, bugün Arhangay Aymag sınırları içinde kalan ve devrinin en kutlu mekânlarından biri olan KoçoSaydam (Koşo Çaydam) bölgesinde (1373 m, 48T 336905, UTM 5270113)[6] bulunmaktadır. Söz konusu bölgenin 28 km. güneybatısında Uygur Kağanlığı’nın başşehri Karabalgasun; 32 km. güneyinde Cengiz Han’ın başşehri Karakurum; 2 km. batısında Orhun Irmağı’nın Hangay Dağlarının eteklerinden gelen küçük bir kolu; 4 km. doğusunda ise, bugün neredeyse kurumak üzere olan KoçoSaydam Gölü yer almaktadır.

Bilge Kağan, Köl Tigin Anıt Mezar Külliyesi’ni ve Yazıtı’nı herkesin görebilmesi için devrin merkezî yerlerinden biri üzerine inşa ettirmiştir:

on ok oglınga tatınga tegi bunı körü biling bengü taş tokıtdım yaguk el erser ança takı erig yerte irser ança erig yerte bengü taş tokıtdım bititdim anı körüp ança biling: OnOk oğullarına ve yabancılarına kadar (herkes) şunu iyice görün bilin: (Burası) yakın (bir) mevki olduğundan, ayrıca kolay erişilir (bir) yer olduğundan, böyle kolay erişilir (bir) yerde ebedî taş hâkettirdim, yazdırttım. Onu görüp öylece bilin (ve öğrenin). KT G 1213.

Köl Tigin Yazıtı dört cepheli, gri bir mermer blok üzerine yazılmıştır. Yazıt’ın yüksekliği 335 cm.; genişliği ise (doğu ve batı yüzleri) 132 cm.(güney ve kuzey yüzleri) 46 cm’dir. Yazıt 70 cm. yüksekliğinde, kaplumbağa şeklinde bir kaide üzerine oturtulmuştur. Orijinalinde kaplumbağa kaide üzerinde bulunan yazıt, bu kaidenin parçalanması üzerine 1911 yılında, sunak taşından kesilen granit bir blok üzerine yerleştirilmiştir.

Köl Tigin Yazıtı’nın doğu yüzünde 40; güney ve kuzey yüzlerinde 13’er satır Köktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır. Bu metinlerden güney yüzde bulunanlar yazıtın giriş, doğu yüzde bulunanlar gelişme, kuzey yüzde bulunanlar ise, sonuç bölümünü oluşturmaktadır. Metnin hazırlayıcısı (mesajın ileticisi/vericisi/hatip) Bilge Kağan’dır. Yazıtta Köktürk tarihine ait olaylar, bütün çıplaklığıyla ve eleştirel bir bakış açısıyla Bilge Kağan’ın ağzından nakledilir:

altun kümüş işgiti kuutay bungsuz ança birür tabgaç bodun sabı süçig agısı yımşak ermiş süçig sabın yımşak agın arıp ırak bodunug ança yagutır ermiş yagru koontukda kisre anyıg bilig anta öyür ermiş edgü bilge kişig edgü alp kişig yorıtmaz ermiş bir kişi yangılsar oguşı bodunı bişükinge tegi kıdmaz ermiş süçig sabınga yımşak agısınga arturup öküş türük bodun öltüg: Altını, gümüşü, ipeği, ipekli kumaşları sıkıntısızca (karşılıksız) veren Çin milletinin sözü tatlı; ipekli kumaşları (da) yumuşak imiş. Tatlı sözlerle ve yumuşak ipekli kumaşlarla kandırıp (uzaklarda yaşayan) milletleri böylece kendilerine yaklaştırırlar imiş. (Bu milletler) yaklaştıktan sonra da (Çinliler) fesatlıklarını/kötülüklerini işte o zaman yaparlar imiş. Çok akıllı (bilge) kimseleri ve çok yiğit (alp) kimseleri ilerletmezler imiş. Bir kişi suç işlediğinde onun soyunu sopunu (eşiğinden) beşiğine kadar öldürürler imiş. (Çinlilerin) tatlı sözlerine ve yumuşak ipekli kumaşlarına aldanıp (ey) Türk Milleti, çok öldün. KT G 56.

anta anyıg kişi ança boşgurur ermiş ırak erser yablak agı birür yaguk ersek edgü agı birür tip ança boşgurur ermiş bilig bilmez kişi ol sabıg alıp yagru barıp öküş kişi öltüg: Orada kötü niyetli kimseler şöyle akıl verirler imiş: ” (Çinliler bir halk kendilerine) uzak ise kötü hediyeler verir; yakın ise iyi hediyeler verir” deyip öyle akıl verirler imiş. (Ey) cahil kişi (sen de) o sözlere kanıp (Çinlilere) yaklaştın ve çok kişi (nle/adamınla birlikte) öldün. KT G 56.

türük bodun tok arkuk sen açsık tosık ömez sen bir todsar açsık ömez sen an tagıngın üçün igidmiş kaganıngın sabın almatın yir sayu bardıg koop anta alkıntıg arıltıg anta kalmışı yir sayu koop toru ölü yorıyur ertig: Türk milleti, tokluğa alışıksın. Açlık tokluk düşünmezsin. Bir kez karnın doydu mu (artık) açlığı düşünmezsin. Böyle olduğun için seni besleyen kağanının sözünü dinlemeden her yere gittin. (Gittiğin yerlerde de) hep öldün, mahv oldun; geride kalanlar (bir şekilde sağ kalanlar) (sizler de) hep ölüp biterek oraya buraya gidiyordunuz. KT G 89.

küregüngin üçün igidmiş bilge kaganıngın ermiş barmış edgü ilinge kentü yangıltıg yablak kigürtüg yaraklıg kantan kelip yanya iltdi süngüglüg kantan kelipen süre iltdi ıduk ötüken yış bodun bardıg ilgerü barıgma bardıg kuurıgaru barıgma bardıg barduk yirde edgüg ol erinç kanıng subça yügürti süngüküng tagça yatdı beglik urı oglung kuul boltı işilik kıız oglung küng boltı bilmedük üçün yablakıngın üçün eçim kagan uça bardı: İtaatsizliğin yüzünden seni besleyip büyütmüş olan bilgili kağanın ile bağımsız ve zenginleşmiş kalkınmış devletine (karşı) hata ettin; kötülük getirdin. Silahlı düşmanlar nereden gelip (seni) bozguna uğrattı; mızraklılar nereden gelip (seni) sürdüler? (Ey) Kutsal Ötüken Ormanı’nın milleti, (başını alıp her yere) gittin. Gittiğin yerlerde kazancın şu oldu: Kanın sular gibi aktı; kemiklerin dağlar gibi yığıldı. Bey olacak erkek çocuğun kul oldu; hanım olacak kız çocuğun cariye oldu. Bilgisizliğin ve kötülüğün yüzünden amcam kağan uçup gitti (vefat etti). KT D 2324.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ