KIPÇAK TÜRKLERİ VE YERLEŞTİKLERİ SAHALAR

KIPÇAK TÜRKLERİ VE YERLEŞTİKLERİ SAHALAR

Ç- Doğu Avrupa ve Balkanlarda Kıpçaklar

Kıpçakları Doğu Avrupa’da görünmeleri XI. yüzyıla rastlamaktadır. 1060 yılın­dan sonra Uzları takiben Tuna boyuna doğru ilerlemişler ve 1064’te Uzları Tuna’nın güneyine kovalamışlardır. Kapçaklar aynı zamanda Erdel-Macaristan yönünde de ilerlemişlerdir. Dolayısıyla XI. yüzyılın sonlarına doğru, Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlar tamimiyle Kapçakların eline geçmiştir.[35]

XI. yüzyılın sonunda Güney Rusya, Moldova ve Eflak bölgelerini tamamiyle ele geçiren Kapçaklar, bundan sonra da Bizans’a Macaristan’a ve hatta Lehistan’a akın­lar yapmışlardır. 1091’de Macaristan’a giren Kapçaklardan bir kısmı XII. yüzyılın ilk yıllarında Macaristan’da askerlik hizmetinde bulunmuşlardır.[36]

Kapçaklar XII. yüzyıl boyunca hayatlarının büyük çoğunluğunu Dnester boyları ve Tuna nehrinin aşağı taraflarında geçirmişlerdir. Ayrıca bu dönemde bu bölgede Kıpçakları rahatsız edecek başka bir boy da kalmamıştır. Kapçakların büyük çoğun­luğu XII. yüzyıl boyunca Macaristan’a gitmiş ve Macar Kralının hizmetine girmiştir. Onlar, Macar Kralının ordusunda atlı askerler olarak görev almışlardır.[37] Buradan da anlayacağımız gibi Kıpçakların büyük çoğunluğu doğudan batıya doğru kayarak Ma­car orduları içerisinde görev almışlardır. Belki de daha sonraları buraları yurt edine­rek Macar grupları içerisinde tamamen yok olmuşlardır.

1239 yılında Kıpçakların Moğollarla yaptıkları savaşta yenilmeleri üzerine Kotyan önderliğinde yaklaşık kırk bin Kapçak Macaristan’a sığınmıştır.[38] XIII. yüzyıldan itibaren artık nüfusu iyice azalan Macaristan’da Kapçaklar çoğunluğu ele geçirmişler ve askeri güç haline gelmişlerdir. Kapçaklar Macaristan’a kabul edilmeleri halinde Hıristiyan olacaklarını vaat etmişlerdi, ancak buna uymadılar. Bunun üzerine Kıpçakların varlığından rahatsız olan Macar kralı Kıpçak ileri ge­lenleri ile bir antlaşma yaparak bu duruma son verdi. Bu antlaşma ile Kapçaklar, Hıristiyan olmayı, ev yaparak göçebe hayatı bırakmayı, Hıristiyan esirleri serbest bırakmayı kabul ettiler. Kıpçakların yerleşme alanları olarak da Tuna ile Tisa ne­hirleri ve Maroş-Temeş ırmakları arası belirlendi. Bu kararları beğenmeyen bir kısım Kapçaklar ayaklanmışlarsa da başarılı olamadılar ve alınan kararı benimse­mek zorunda kaldılar.[39] Bu antlaşma onların sonunu hazırlamış ve Macarlaşmalarını kolaylaştırmıştır.

Kapçaklar Doğu Avrupa ve Balkanlarda sadece Macaristan’a değil aynı zamanda Romanya ve Bulgaristan’a da göç etmişlerdir. Romenleri Kapçaklarla olan münase­betleri artık bilinen bir gerçektir. Bunun en önemli kanıtı olarak da Erdel ve Boğdan bölgesine Kapçaklar zamanında “Kumania” denilmesidir.[40] Hatta Romen Devletinin oluşumunda Türklerin oynadıkları rolü, Romen şahıs isimlerinde ve Eflak-Boğdan nehir adlarında birçok Türkçe kelimeye rastlanılması da tam olarak açıklayabilir. XV. ve XVI. yüzyıl belgelerinde geçen Romen devlet büyükleri ve soylu ailelerin adları arasında; Alckuş, Akbaş, Bağbars, Barak, Bars, Belçir, Berendey, Bilik, Boz­doğan, Buğa, Kara, Kızıl, Kazan, Şişman, Temirtaş, Tok ve Ötemiş gibi Kapçak isimlerine rastlanır. Romanya’da bulunan bazı köy adları da Türkçe’dir.[41] Bütün bunlar Kıpçakların buralarda yaşadığının kanıtlarıdır.

Romenlerin ilk Hükümdar sülalesinin kurucusu olan Basaraba’nın Türk olduğu ileri sürülmektedir.[42] Basaraba ismi (basar-aba) o dönemde Türk bölgelerinde ve Altınorda devletinde oldukça yaygın olarak kullanılmıştır.[43] Rasonyi bu bölgelerde Kıpçaklar ile Tatarların iç içe yaşadıklarını kaydetmektedir. Her ne olursa olsun Kıpçaklar Romanya’da tarihi belge niteliğinde yeterince iz bırakmışlardır.

XII. yüzyıldan itibaren Kıpçaklar Ukrayna ve Romanya üzerinden Balkanlara in­meye başlamışlardır. XII. yüzyıl sonlarına doğru Kıpçaklar Bulgarların teşkilatlan­masında önemli rol oynamışlardır. 1185-1237 yılları arasında Tuna nehrinin kuze­yinde yaşayan Kıpçaklar Bizans’a karşı Bulgar İstiklal mücadelelerinde önemli rol­ler oynamışlardır. Bu mücadeleler sırasında II. Bulgar devletinin başına geçen Çar Asen (1187-1196) Kıpçak menşelidir.[44]

1240-1241 Moğol istilasının başlaması ve Kıpçak Bozkırını da etkilemesi sonucu bir gurup Kıpçak Aşağı İdil ve Don boyundan Orta İdil ve Bulgaristan’ın dağlık ve ormanlık alanlarına gelerek Balkanlardaki Kıpçak nüfusunu arttırmışlardır. Bizans İmparatoru Vatatzes Moğol baskısından kaçan bu Kıpçakların bir kısmını toprak karşılığı askeri hizmet yükümlülüğü şartı ile Trakya, Makedonya ve Batı Anadolu’­ya (Menderes Vadisi civarlarına) yerleştirerek Bulgar Krallığı içerisinde bulunan di­ğer Kıpçak kabilelerine karşı kullanmıştır.[45]

XIII. yüzyılın sonlarında Bulgar Krallığının başında Kıpçak asıllı biri olan Terter bulunmaktaydı. Bu dönemde Kıpçaklar Bulgar Krallığını tamamen ellerine ge­çirmişlerdir. Terter Han zamanında Bizans etkisi tamamen yok edilmiş ve Terter Han’ın kendisi de Altınorda Devleti içerisinde görev alan Nogay Han’a dayan­mıştır. Nogay Han hakimiyeti altında bulunan Bulgar Krallığı içerisinde o kadar etki sahibi olmuş ki tahta geçecek kişileri bile o belirler olmuştur.[46] Bulgaristan’da Osmanlı hakimiyeti kuruluncaya kadar Nogay Han’ın etkisi ile Bulgar tahtına birçok Kıpçak asıllı kral gelmiştir. Ancak 1393 yılından itibaren Osmanlıların bölgeye hakim olması ve II. Bulgar devletine son vermesiyle Bulgaristan’daki Kıpçak egemenliği de son bulmuştur.

D- Altınorda Devleti ve Hanlıklar İçerisinde Kıpçaklar

Altınorda Devleti 1241-1502 yılları arasında merkezi Aşağı İdil (Volga) boyla­rında olan ve genel olarak Doğu Avrupa’da kurulmuş bir Türk-Moğol devletidir. Altınorda Devleti, Moğollar (Tatarlar), Bulgar Türkleri, Kıpçaklar, Hazarlar, Slavlar ve bazı diğer Türk kabileleri ve etnik guruplardan oluşmuş olağan bir devlettir. Ancak Altınorda devletinin asıl kütlesini Deşt-i Kıpçak’taki Kıpçaklar oluştur­maktaydı.[47] Kapçakların oturdukları ve yayıldıkları sahayı ifade eden Deşt-i Kıp­çak tabiri, XI. yüzyılın ortalarından XIII. yüzyılın ilk yarısına kadar olan devrede­ki Kıpçak Hanlığı’nın yayıldığı sahayı ifade eder. Deşt-i Kıpçak, doğuda İrtiş ır­mağından başlayıp, Batı Sibirya’yı, Hazar denizinin ve Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırları da içine alır. Deşt-i Kıpçak’ın batıdaki sınırı ise Karpat dağlarına dayan­maktadır. Ayrıca Deşt-i Kıpçak güneyde Kırım’ı içine alarak, Kuzey Kafkasya’da ki Kuban ve Terek ırmakları sınır olmak üzere Hazar denizine, Aral gölüne, ora­dan da Seyhun boylarına kadar uzanan geniş bir sahayı ifade etmektedir.[48] Deşt-i Kıpçak adı Moğollar döneminde muhafaza edilmekle kalmayarak, o dönemin kül­tür dünyası içerisinde Çin’den Endülüs’e kadar yayılmıştır.

Altınorda Devletinin kurulduğu saha eskiden Kıpçakların yurdu idi. Bu topraklar Tatarlar (Moğollar) tarafından işgal edilince, Kıpçaklar onlara tabi oldular, daha sonra ise Kıpçaklar ve Tatarlar karışarak akraba oldular. Tatarlar zamanla Kıpçaklaştılar.[49] Tatarların ya da diğer bir deyişle Moğolların Kıpçaklaşması olayı herhalde önce bozkırlarda başlamış ve zamanla diğer bölgelere de yayılmıştır.

Ünlü bilim adamı Carpin 1246 yılında Deşt-i Kıpçak’tan geçtiği sıralarda bu böl­gede yaşayan göçebelerin zenginliğinden bahsetmiştir. Zaten Altınordu devleti içeri­sinde göçebe ekonomisinin önemli bir yeri vardır. Bu göçebelerin ana kütlesini de Kıpçaklar oluşturmuştur.[50] Altınordu devleti belli bir zaman sonra Timur Devletinin saldırılarına daha fazla dayanamayarak Kazan, Kırım, Astrahan (Hacı Tarhan), Ka­sım, Nogay ve Sibir gibi hanlıklara bölünmüştür. Fakat hanlıklar içerisindeki Kıpçak rolü devam etmiştir.

Uluğ Muhammed Han tarafından İdil ve Kama Bulgarları topraklarında kurul­muş olan Kazan Hanlığının esas kütlesini Kazan Türkleri oluşturmaktaydı. Kap­çaklar ise İdil Bulgarları ve diğer Türk boylarıyla karışarak Kazan Türklerinin et­nik unsurunu oluşturmuştur.[51] Kıpçak/Kuman dili üzerine yapılan çalışmalar sonu­cunda Kıpçak dilinin şu anda Kazan da yaşayan Türklerin diline büyük oranda benzediği tespit edilmiştir.[52] Buradan da anlayacağımız gibi Kazan hanlığının ku­rulmasında etkili olan Kıpçak Türklerinin torunları günümüzde hala Tataristan, Başkurdistan ve Çuvaşistan sınırları içerisinde varlıklarını sürdürmektedirler.

Kıpçakların etkili olduğu diğer bir hanlık ise Kırım Hanlığıdır. Altınorda Devleti parçalandıktan sonra kurulan hanlıklar içerisinde en büyüğü ve en önemlisi de bu hanlık olmuştur. Daha önce tarifini yaptığımız Deşt-i Kıpçak tabiri içerisinde Kırım yarımadası önemli bir yere sahiptir.

Kırım Hanlığı, Kırım Yarımadası, Taman, Kıpçak ve Kabartay adında dört bölgeden oluşmuştur. Kırım Hanlığı içerisinde Kıpçakların yanı sıra Şırınlar, Argınlar ve Barınlar da önemli birer unsurdurlar. Bu boyların beyleri Karaçi unvanıyla hanlığın idaresinde nüfuz sahibi olmuşlardır.[53] Ancak Kırım hanlarına ait namelerde ve tarhanlık yarlıklarında Kıp­çak Türkçesi’nin kullanılması[54] Kıpçak unsurunun ağır bastığını göstermektedir.

Altınordu Hükümdarlarından Küçük Muhammed’in torunu Kasım Han tarafından kurulan Astrahan Hanlığı içerisinde de Kıpçaklar esas rolü üstlenmişlerdir. Astrahan Hanlığı­nın kurulduğu Ejderhan (Astrahan) bölgesinde XI. yüzyıldan itibaren Kıpçaklar yaşamış­tır.[55] Genellikle göçebe topluluklardan oluşan bu hanlığın tarihi tam olarak bilinmemekte­dir. Fakat Altınordu Devletinin hakim olduğu bütün sahalarda etkisini gösteren Kıpçak unsurunun Astrahan Hanlığı içerisinde de kendisini göstermesi doğal bir sonuç olacaktır.

Altınordu Devletinin kumandanlarından biri olan Nogay tarafından kurulmuş olan Nogay Hanlığı’nın esas unsurunu Kazan, Kırım, Astrahan Hanlıklarında olduğu gibi yine Kıpçaklar oluşturmuşlardır. XIII yüzyılda oluşan Nogayların torunları olan ve bugün Kafkasya’da yaşayan Nogaylar ve Kumuklar arasında Kıpçak, Kanglı, Nayman gibi boy adları hala vardır. Günümüzde Özbekistan suları içerisinde yaşa­yan Karakalpaklar da esas olarak Kıpçaklardan oluşmaktadır. Hatta halk rivayetleri­ne göre Karakalpaklar Nogaylardan kopmadılar.[56]

Sonuç itibariyle baktığımız zaman Kapçaklar belki siyasi bir birlik oluşturamayıp kendi adlarını taşıyan bir devlet kuramasalar da birçok devletin kurulmasında ve oluşumunda büyük roller üstlenmişlerdir. Bu kadar geniş sahada göçebe olarak yaşamaları da bunda etkili olmuştur. Yoksa göçebe olarak yaşamasalardı Mısır’dan Uk­rayna steplerine, Sibirya’dan Anadolu ve Bulgaristan’a kadar olan geniş sahada var­lıklarını hissettirmeleri ve iz bırakmaları imkansız olurdu. Bu sayede günümüzde bile Kıpçakların izlerine Îdil-Ural bölgesi, Kafkaslar, Balkanlar, Anadolu, Mısır, Hindistan, Kırım, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Romanya, Yunanistan, Litvanya gibi yerlerde izlerine rastlamamız mümkündür.

Salih YILMAZ

Ankara Üniv. DTCF, Genel Türk Tarihi, Doktora Öğrencisi.

Kaynak: Türk Dünyası Araştırmaları Sayı: 140 Ekim 2002


Dipnotlar:
[1] Kaşgarlı Mahmud,Divan-ü.Lügati’t Türk, (Çev: Besim Atalay), Ankara, 1992, II, s. 276; III, s. 351.
[2] a.g.e., in, s. 217; IV, s. 372.
[3] Rasonyi, Lazslo, Tarihte Türklük, TKAE, Ankara, 1983, s. 136.
[4] Kurat, A.N., Peçenek Tarihi, İstanbul, 1937, s. 184.
[5] Kurat, A.N., IV-XVIII. Yy. Karadeniz Kuzeyindeki Tiirk Kavimleri ve Devletleri, Ankara, 1992. s. 69.
[6] a.g.e., s. 70.
[7] Rasonyi. Lazslo, Tiirk Devletinin Batıdaki Varisleri ve İlk Müslüman Tiirkler, (Haz: Ş.K. Seferoğlu-Ad- nan Müderrisoğlu), Ankara, 1983, s. 28.
[8] Kafesoğlu, İbrahim, Türk Milli Kültürü. Boğaziçi Yayınlan, İstanbul, 1993, s. 176.
[9] Ögel, Bahaeddin, Türk Kültürünün Gelişme Çağları, Ankara, 1979, s. 152.
[10] Togan, Z.V., Umumi Türk Tarihine Giriş. İÜEF Yay., İstanbul, 1981. s. 159.
[11] Rasonyi, Tarihte Türklük, s. 139-140.
[12] Kafesoğlu, a.g.e., s. 177.
[13] Ögel, a.g.e., s.152-153; Kurat, Karadeniz Kuzeyindeki , s. 327.
[14] Rasonyi, a.g.e., 139-140.
[15] Kural, a.g.e., s. 75.
[16] Kırzıoğlu, M. Fahrettin, Yukarı Kür ve Çoruh Boylarında Kıpçaklar, TTK Yay., Ankara, 1992, s. 70.
[17] Kirzioğlu, M. Fahrettin, Kars Tarihi i, İstanbul, 1953, s. 373.
[18] Kırzıoğlu, a.g.e., s. 376-377.
[19] Kırzıoğlu, a.g.e., s. 377.
[20] Kırzıoğlu, a.g.e., s. 379-382; Kırzıoğlu, Yukarı Kür ve Çoruk.., s. 118-120.
[21] Turan, Osman, Selçuklular Tarihi ve Türk İslam Medeniyeti, Boğaziçi Yayınlan, İstanbul, 1993, s. 275.
[22] Turan, a.g.e., s. 273.
[23] Gökbel, Ahmet, Kıpçak Türkleri, İstanbul, 2000, s. 69; Köymen, M. Altay, “Selçuklu Hükümdarı Bü­yük Alaaddin Keykubat ve Anadolu Savunması”,Belleten, LII/205, 1988, s. 1539-1547.
[24] Rasonyi, Tarihte Türklük, s. 154; Gökbel, A., a.g.e., s. 161.
[25] Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, s. 310-312. Gökbel, s. 162.
[26] Eröz, Mehmet, Atatürk Milliyetçilik, Doğu Anadolu, İstanbul, 1987, s. 276.
[27] Kayabalı, İsmail – Arslanoğlu, Cemender, “Osmanlıların Fethinden Önce Kuzey Doğu Anadolu Sınırlarımızdaki Ardahan-Çıldır-Posof ve Hanak Bölgesinin Türklüğü, Köyler ve Köy Adları”, Türk Kültürü, XV126, Ankara, 1973, s. 375.
[28] Yıldız, H. Dursun, İslamiyet ve Türkler, İstanbul, 1980, s.80.
[29] Kurat, Karadeniz Kuzeyindeki. s. 99.
[30] Kafesoğlu, a.g.e., s. 181-182.
[31] Kopraman, K. Yaşar, Mısır Memlüklüleri Tarihi, Ankara, 1989, s. 3, 4, 5.
[32] Kafesoğlu, a.g.e„ s. 182; Kafesoğlu, İbrahim, “Türkler”,/k, XII/2, MEB Yayınlan, İstanbul, 1988, s. 263.
[33] Konukçu, Enver, “Hindistan’da Kurulan Türk Devletleri”, Tarihle Türk Devletleri /, Ankara, 1987, s. 350-351.
[34] Köprülü, O. Fuad, “Balaban Han”, İA, V, İstanbul, 1992, s.3.
[35] Kurat, a.g.e., s. 73.
[36] Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, s.179; Safran, Mustafa, “Yaşadıkları Sahalarda Yazılan Lügatlara Göre Kuman/Kıpçaklarda Siyasi, İktisadi, Sosyal ve Kültürel Yaşayış”, TKAE, Ankara, 1993, s.15.
[37] Kurat, a.g.e., s.81-85.
[38] Rasonyi, Lazslo, “Tuna Havzasında Kummlaf’,Belleten, IH/11-12, Ankara, 1939, s. 410-411.
[39] Rasonyi, a.g.e„ s. 411-412.
[40] Rasonyi, Türk Devletinin Batıdaki Varisleri, s.42-43.
[41] Kafesoğlu, a.g.e„ s. 183; Rasonyi, Lazslo, “Kuman Özel Adlan”, TKA (1966-1969), Ankara, 1973, s. 74.
[42] Kafesoğlu, a.g.e., s. 183.
[43] Gürün, Kamuran. Türkler ve Türk Devletleri Tarihi /. Karaca Yayınları, Ankara, 1981, s.259.; Kafes­oğlu, a.g.e., s. 183.
[44] Rasonyi, Tarihte Türklük, s.153-154; Kafesoğlu, a.g.e., s, 183.
[45] Kurat, A.N., “Bulgaristan”, IA, MEB Yayınlan, İstanbul, 1970, s. 799; Rasonyi,a.g.e., s. 154.
[46] Acaroğlu, M.Türker, Bulgaristan ‘da Türkçe Yer Adlan Kılavuzu, Ankara, 1988, s. 14.
[47] Saray, Mehmet, “Altın Orda Hanlığı”,İA, II, DİA, İstanbul, 1989, s.538-540.
[48] Alpargu, Mehmet, Yeniçağda Kazak Türkleri, Ankara, 1996, s. 11-12.
[49] Yakubovsky, A., Altınordu ve Çöküşü, (Çev: Haşan Eren), Ankara, 1992, s. 34-35.
[50] a.g.e., s. 54-57
[51] Kurat, A.N., “Doğu Avrupa Türk Kavim ve Devletleri”, TDEK, Ankara, 1976, s. 747.
[52] Kurat, Karadeniz Kuzeyindeki. s. 153-154.
[53] İnalcık, Halil, “Kınm Hanlığı”, TDEK, Ankara, 1976, s. 951.
[54] Kurat, Karadeniz Kuzeyindeki. s. 217-229.
[55] Arat, R. Rahmeti, “Astırhan”,İA, I, MEB Yayınları, İstanbul, 1965, s. 680-682.
[56] Yılmaz, Salih, “Karakalpak Türkleri”, DAV, Tarih Dergisi, Temmuz 1998, s. 24-31.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 30 YORUM
  1. Taner dedi ki:

    1800 lü yıllarda yaşamış ve Napolyon’un eniştesi yani Caroline Bonapart’ın kocası Napoli Kralı Gioacchino Murat IV ün Kıpçak Türkü olduğu varsayılır , ben demiyorum tarih kitapları diyor , ama bir napoli gezisinde Heykelini gördüm kim bu Murat diye araştırınca öğrendim.

  2. behoş dedi ki:

    Benim dedem Abul Aziz 1886 Ardahan Ahıskadan Posofa gelmişler ordan bi kısmı amcasıÇorum Alacada kalmış Atatürk amcasını astırmış dedem KMaraş göksuna gelmiş mahacırlar dedem köyümüzü kurmuş Gölpınar daha doğrusu Urfa harranda nahye müdürüymüş mahacırların ısrarıyla gelip köyü kurmuş Göksunda nufus müdürlüğü yapmış soyağacından daha ilerisine gidemedim dedemin annesi çerkezmiş adı Remzihan babasını adı Ahmet soyadı kanunundan önce bi kısmı Baytraktar bi kısmı Sancaktar mış nasıl bulabilirim hangi boydan olduklarını

  3. Sultan dedi ki:

    Ben Nevşehirliyim. Babam sap sari bir oğlanda küçüklüğünde. Benim kardeşlerimde sari. ben beyaz tenli ve yeşil gözlüyüm. Gurbete yaşiyorum ve Türk olduğumu söylediğimde herkes bi şaşırıyor. Anne tarafım Türkmen. Baba tarafımı araştırıyorum. Dedem soyismini değiştirmek istedi için arşivlerde araştırmış. Aslen 5 kardeşden 3 kardeş Yozgat boğazlıyan ilçesinde ki çalapverdi köyüden Nevşehir’e göçmüşler. Kipçak Türkleri çalapverdi köyünde yaşarlarmış diyorlar. O üç kardeşden biri de babamin dedesinin dedesi oluyor. Bize Hacıkadiroğulları derlermiş. Baba tarafım Kıpçak Türklerinden mi oluyor?

    1. Volkan dedi ki:

      Bende Yozgat bogazliyan’liyim. Kıpçak Türk’üyüm. Kumral ve mavi gözlüyüm.

  4. Ayhan YURDUNKULU dedi ki:

    Selaymınaleyküm arkadaşlar.
    ben Kıpçak Türkü soyundanım ve Çankırı Kıvçak doğumluyum;
    bizlerin soyu kuzey karadenizden gelmektedir ve büyük bir devletimiz vardı 940 lı yıllarda devletimiz çökmüştür.
    bizler Anadoluya 1071 yılında Selçuklular ile birlikte Anadoluya yerleştik.
    Anadoluda orta karadeniz Beyliğini alıp Selçıktı Tebasında yaşadık.
    Ana merkezimiz Çankırı ili olup orta karadenizin tamamını kapsamakdadır.
    Tarihimiz ile ilgili sorularınızı cevaplayabilirim.

    1. Serkan Karaağaç dedi ki:

      Selamun aleyküm hemşehrim bende aslen Çankırı’lıyım Çerkeş’in köylerinden nasıl gidebildin yada ulaşabildin böyle bir boy bilgisine ?

  5. Hasan yildirim dedi ki:

    Kipçak’lar Kazak Türklerindendir. Mısır da sultan olan Sultan bibarista kipçak Türklerindendir.
    Oraya buraya çekmeyiniz. Lütfen.

    1. Murat Karal dedi ki:

      Tam tersi Kazaklar Kıpçak Türklerindendir

  6. ali dedi ki:

    trabzonlular aslında kıpcak kuman yani kuzey türklügüdür bende bir trabzonlu olarak kıpcak türküyüm

  7. cem dedi ki:

    ŞU ANDA NE DURUMDA ANADOLU HALKI;KENDİMİZİ URAL-ALTAYLARDAN GELMİŞ SANIYORUZ AMA ÇEKİK GÖZLÜ BİR KIRGIZ,ÖZBEK,KAZAK GÖRDÜĞÜMÜZDE ‘ÇİNLİMİSİN’ DİYE SORUYORUZ.SÜBYANCI ARABIN İPİYLE KARANLIK KUYUYA İNDİRİLMİŞ ARAPÇA İBADET ADI ALTINDA KOKUŞMUŞ ARAP EMPYALİZM UŞAKLIĞINI YAPIYORSUNUZ
    https://twitter.com/TheLastLord1

  8. mehmet demirel ergeç dedi ki:

    benim araştırmama göre tatar türk asılı ama mağul değildir ben kerkük türklerindenim biz atalarımızdan duduğumuz biz beyatlı soyundan oğuz boyundan bu soyun başıda şıh edepaalidir kızın oman gazi ile evlendirmiş ilk osmanlı iki obayı birleştirmiş olup osmanlı devletini kuranlardır tabi bu boylar dalara bölünlür kimi karanazdandır kim tatran boyundandır 1050 yılarında anadoluya 500 bin çadır ile gelmişler
    her çadırda kaç kişi varmış o zaman

    1. havva dedi ki:

      vayyyyyyyyy baya beğendim ve haklıısn

  9. TürkBalası dedi ki:

    Yardımcı olmanızı istiyorum lütfen bana yardım edin benim anneannem dedem Gaziantep Oğuzeli doğumlu babannem Giresun Şebnimkarahisar dedem mardin artuklu Türkmeni bizim kıpçaklarla bir alakamız olabilir mi özellikle Gazianteplilerin konuştuğu dil Özbek Türkçesine çok yakın yoksa biz kıpçaklarla kumanlarla hiç bir ilgisi olmayan Oğuz Boylu Türkmenlermiyiz

  10. Meral keskin dedi ki:

    Ben Ankara Çıtağıyım. Çiğil Türkü. Karahanlı yıkılınca Kırım üzerinden Deliormana geçmişler. Osmanlı gelince Rumeli birliklerinde görev almışlar. Ankara savaşında buraya gelip dönmemişler. Çamlıdere Kızılcahamam’a yerleşmişler. Türkiye’nin en yoğun Kıpçak nüfuslarından biri bu bölgedir. Peçeneklerle kaynaşmışlar. Halkımız çıtak olduğunu bilir. Bana hep göçmenmisin derlerdi.Oysa Kumanlar sarışın mavi yeşil gözlü olur. Soyumu yansıtıyorum.
    Hep kızardım. Ankaralılar esmer olur derler. Soyda Rumlukta var. Atalarda din değiştirenler var. Ortaya biz çıkmışız. Eşimin köyü Kayı üstüne.

  11. Ceyhan dedi ki:

    Kırım göçmeniyiz Kıpçak boyundan tatarız öz ve öz Türk’üm Geçmişini bilmeyen gelecegını göremez

  12. Özkan Hüseyin dedi ki:

    Kıpcak ismini Oğuzhan bir şefer sırasında kendi yakın çevresinde olan arkadaşının eşinden yeni doğan bir cociga Oğuz Han tarafından verilen bir isimdir.
    O dönemlerde yaşlı çıkarların kök bölümlerinde oluşan ve ev gibi barınak onlarak kullanilan mekanlara verilen bir isimdir.
    YENI DOĞAN BU ÇOCUĞA DA OĞUZHAN ÇOCUK KIPÇAK İSMINI VERMISTIR.
    VS.

  13. İSMET SEFERLİ dedi ki:

    RIZE ÇAMLI HEMŞINLILERIN DE SOYLARI KİPÇAKLARA DAYANDIĞI SOYLENIR DOĞRUMU ACABA

    1. Moyençur dedi ki:

      Ben Rize çamlıhemşinliyim aslen. Bizim lazların dışında hemşinliler Yaşar daha yukarı kesimde. Uzun yıllar araştırdım Ermeni diyenler oldu Türk diyenler oldu tüm bunların arasında benim vardığım sonuç bir çoğunun Kıpçak olmasının yanında Oğuz boylarından da gelenler vardır sonradan. Fakat şöyle bir durum var ki, Ermeni ve Gürcü kiliselerine bağlı kaldıkları dönemlerde Ermenilerime veya gürcüleşme içine girmişlerdir. Fakat dilerini korumuşlardır. Çamlıhemşin veya genel olarak Rize Hemşin de Ermenice konuşan tek bir kişi yoktur..Ermenice kelimeler Rumca kelimeler Lazca vs vardır fakat hiç Hemşin li Ermenice cümle kuramaz. Yakın zamana kadar göçebe yaşayan bir halk var olan bir dili asla unutmuş olamaz. Benim sülalemde hiç dil konuşan olmamış Türkçeden başka. Fakat mevzu din olunca Ermeni kilisesine bağlı oldukları için Osmanlı’yla birlikte müslüman olmalarına rağmen yine de Ermeni dönmesi demek afet olmuş. Çünkü Kıpçakların bir çoğu hristiyandı ve o bölgeye dağıldılar.

      1. Kemal dedi ki:

        Youtube’de ki videoları izlemenizi tavsiye ederim. Ermenistan’dan gelenlerle köylülere doğrudan tercümansız konuşabilmektedirler. Söyledikleri ninniler bile ermenicedir. He şu var ki bu dile ermenice demez hemşince derler. Sizin sülaleniz farklı olabilir fakat Hemşin de ciddi şekilde ermeni nüfus vardır. Köyün yaşlılarına torunları sordukları zaman ermeniyiz diyorlar. Zaten dikkatli baktığınızda insan tiplerinin karadenizlilere benzer tarafı yoktur. Ayrıca ermeni olmak kötü birşey değildir. Yanlış anlaşılma olmasın.

        1. İsmail Kara dedi ki:

          Kemal Bey,bahsettiğiniz Hemşinliler Hopa Hemşinlileridir.Rize Hemşinlileri Hemşince(Ermenice) bilmez.

  14. Murat salihoğlu dedi ki:

    Ben trabzonlu kıpçak kuman boyundanim.
    Şu an araştırdığım acaba 1. Veya 2. Kıpçak göçündenmi yoksa memlüklü devleti yıkıldıkan sonra mısırdan anadoluya göç eden kıpçaklar dönmeyiz.
    1750 yılına kadar indim daha fazlasını ancak Ankara’daki osmanlı arşivinden öğrenebilirsiniz.

  15. Hüseyin Ahmetoğlu dedi ki:

    Kıpçaklar Pomaklar ile bağlantıları varmıdır,Batı Trakya da var Rodop dağları eteklerinde

    1. Kemal dedi ki:

      Pomaklar, Bulgar halklarındandır. Pomakça bulgarcanın lehçesidir. Pomaksanız bilirsiniz. Bulgarlarda Volga ve İtil boylarından göçmüşlerdir. Evveliyatında Türki ırktandırlar. Kuman kıpçaklar ile komşu durumda olduklarından dolayı benzerlik ve akrabalık söz konusu olabilir.

      1. Tunçer dedi ki:

        Aynen bende Pomak kökenliyim,inançlarımızda bazı şamanist şeylere rastladım,tipik olarakta bazılarımız turanid kısık göze sahip,Türk olduğumuz belli…

  16. Okay Temel Gençdoğan dedi ki:

    Gürcü Kralına Başkomutanlık Yapan Kuman Beyi
    Kubasar Bey in soyundan geliyorum …
    Türkiye de Kuman Soylu Türkler yaşamaktadır hem de çok fazla
    ama yaklaşık 800 900 yıllık sürede özlüklerini bir şekilde kaybetmişlerdir.
    biz nerden geldiğimizi kimin soyu olduğumuzu dededen toruna anlatılanlarla bu güne getirebildik
    bu günkü imkanlarla anlatılanların doğruluklarını tarih sayfalarından teyit edebiliyoruz .
    Türk Irkı Sağ Olsun !

  17. A-ACAR dedi ki:

    göktürk uygur kıpçay boyu kırım tatarıyım yani öp öz TÜRKÜM

  18. Ertan dedi ki:

    Ukrayna asıllı tarih profesörü Olegsander(Aleksander) Garkavetsin internetten kitapları veya bu konuda yazıları var. Hatta bazı tarih araştırmacıları ermenileri hristiyan gregoryen Kıpçak Türkleri derler. Ve hatta Ukrayna halkının genlerinde % 45-60 Türk geni bulunmaktadır. İnternette bulursunuz.Rıza Nura rus denizaltı albayı ” Her 10 rusun altını kazırsa 7 si TÜRK çıkar demiştir. (R.Nur hatıraları)….

  19. Tuncdal isin dedi ki:

    Gumrude ermenistan sinirlarivicinde qipcaqvanq manastiri ve qipcaq koyleri vardir.etki alanlari oldukca buyuk.

  20. Murat KARAL dedi ki:

    Türkler bin boydur birisi Moğoldur. Kıpçaklar Türk mü diye sormaktansa Kıpçakla Türk’ün farklı şey olduğunu iddia etmek yüzde bir milyon aptallık mı demek daha doğru olur , tabii ki Türktür, Göktürklerin batı koludur Kıpçaklar o kadar Türk işte

  21. Türkmen balası dedi ki:

    Kıpçakların Türklüğünden şüphe etmek ölüm var mıdır yok mudur demek gibi birşey… kıpçaklar orjinal Türktür oğuzlar gibi bunu sorgulayanlar abd boku yalayanlardr byük ihtmalle.. türkiyede de kıpçal tipli insanlar görüyorum eski sevglmi örnek vereblrm msela.. ama kıpçağı oğuzu ayırmak mümkğn değilki kıpçal türk mü diye kim sorguladysa onun amk ben soysuz cahil. Sorgulanacalsa moğollar türk müdür diye sorgulasnlar byük ihtmalle bizdendir onlarda

BİR YORUM YAZ