KARAÇAY-MALKAR NART DESTANLARI

KARAÇAY-MALKAR NART DESTANLARI

Türk dünyası destanları arasında henüz yeterince incelenip tanınmayan, ancak Karaçay-Malkar folklorunun en önemli bölümlerinden birini oluşturan Nart destanları, Karaçay-Malkar Türkleri ile birlikte bütün Kafkas halklarının ortak mitolojisi olarak da adlandırabileceğimiz bir destan türüdür.

Kafkas mitolojisine göre Nartlar bugünkü Kafkasya halklarının[1] ataları sayılan efsanevi bir halktır. Destanlarda anlatılanlara göre Nartlar atı evcilleştirmişler, demiri bulmuşlardır. Nartlar mertliğin, cesaretin, iyiliğin ve Kafkas kültürünün sembolüdürler. Son derece akıllı ve usta savaşçılar olan Nartlar, insanüstü varlıklar olan düşmanlarını kaba kuvvetle değil, ince zekâları ve kurnazlıkları ile yenmektedirler.

Nart destanlarının dokusunda gerçek ile hayal gücü iç içedir. Eski çağlardan beri söylene gelen olağanüstü varlıklar ve olaylar Nart destanlarında konu edilir.

Nart destanları, değişik dillerde konuşan ve farklı etnik kökenlerden gelen Kafkasya halkları arasında, onların kültürlerini birleştirici önemli bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Karaçay-Malkar, Adige, Abhaz-Abaza, Oset ve Çeçen-İnguş halklarının folklorlarında Nart destanları eski Kafkas kültürünün en belirgin temsilcisi olma özelliği taşımaktadır.

Günümüzde Kafkas halkları arasında yaşayan Nart destanlarının kökeni ve ortaya çıkışı meselesi tam olarak aydınlığa kavuşturulamamıştır. Adige ve Abhazlar Nart destanlarının asıl sahiplerinin kendileri olduğunu iddia ederlerken, İran kökenli bir dil konuşan Osetler de bu destanların asıl yaratıcılarının kendileri olduklarını ileri sürmektedirler. Karaçay-Malkarlılar ise Nart destanlarının karakter itibariyle göçebe-savaşçı halk yaşantısı motifleriyle dolu olduğunu, dolayısıyla bu destanların asıl sahiplerinin Adige ve Abhaz gibi yerleşik halklar değil, Kafkasya’ya kuzeyden gelen göçebe- savaşçı Kimmer, İskit, Hun-Bulgar, Hazar, Alan, Kıpçak gibi Türk kavimlerinin torunları olan Karaçay- Malkarlılar olduğunu belirtmektedirler. Oset bilimadamı V. Abayev de Nart destanlarının asıl sahiplerinin göçebe-savaşçı atlı kavimler olduğunu kabul etmiştir.[2]

Adige ve Abhaz kökenli araştırmacılar Nart kelimesinin anlamını kendi dillerinde açıklamaya çalışmaktadırlar. Ancak Altaylar’da yaşamakta olan Türk boylarından Hakasların, Şorların ve Sagayların da kendi kahramanlık destanlarına “Nart Pak” adını vermeleri Nart sözünün Türkçe kökenli olduğunu ve Türk boylarının Orta Asya’dan batıya göçleri sırasında Kafkasya’ya taşındığını belgelemektedir.[3]

Kafkasya’da yüzyıllar boyu birlikte yaşayan Adige, Abhaz-Abaza, Karaçay-Malkar, Çeçen-İnguş ve Oset halklarının Nart destanlarında benzer motiflerin yer aldığı görülmektedir. Sosyolojik açıdan Kafkasya halkları arasındaki kültürleşmeye en güzel örneği teşkil eden Nart destanları Kafkas halklarının kültürlerini birleştirici bir unsur olmaktadır.

Kafkas halklarının ortak kültür ürünleri olan Nart destanları temelde birbirine benzemekle birlikte, konu, biçim ve söyleniş yönünden farklılıklar göstermekte, her halkın kendisine has millî vasıflarını barındırmaktadır. Sözgelimi Abhaz ve Adige Nart destanları eski Yunan mitolojisiyle benzerlikler gösterirken, Karaçay-Malkar Nart destanları Altaylara ve eski Türk mitolojisine yakındır.[4]

Karaçay-Malkar Nart destanlarına göre Nart kahramanlarının yaşadıkları yerler Kuban vadisinden Arhız’a kadar olan topraklar, Elbruz dağının etekleri, Çegem, Bızıngı, Dıh Tav bölgelerinden Kazman Tav (Kazbek dağı) eteklerine kadar uzanan bölgelerdir. Destanın bazı bölümlerinde Nartlar İdil (Volga) ırmağı kıyılarına uzanırlar.

Adige Nart destanlarına göre Nart kahramanlarının yaşadıkları yerler Kuban ırmağı boyları olarak gösterilir. Abhaz-Abazin Nart destanlarına göre ise Nart kahramanları Kuban, Kislovodsk (Narsana), Zelençuk dolaylarında yaşamışlardır.

Nart destanlarının bütün varyantlarında rastlanan demirci Nart kahramanı Karaçay-Malkar Nart destanlarında Debet ya da Devet adını taşırken, Adige Nart destanlarında demirci Nart kahramanı Tlepş adıyla karşımıza çıkar. Abhaz-Abazin Nart destanlarında aynı özellikleri taşıyan demirci Nart’ın adı Aynarıj’dır. Oset Nart destanlarında ise demirci tanrı özelliğine bürünen bu karakter Kurdalagon adını almaktadır. Sonuçta Kafkas halklarının Nart destanlarının hepsinde demirci Nart kahramanı motifi farklı adlarla yer almaktadır.

Karaçay-Malkar Nart destanlarında Nartların lideri olarak karşımıza çıkan Örüzmek’in yeryüzüne düşen bir meteor parçasının içinden doğduğu ve kurt sütü içerek büyüdüğü anlatılır. Oset Nart destanlarında Örüzmek’e paralel olan kahraman Wrıjmeg adını taşır. Oset Nart destanlarında Wrıjmeg gözü pek bir savaşçı, zeki ve kusursuz bir şef olarak tasvir edilir.[5] Adige destanlarında aynı özellikleri taşıyan karakterin adı ise Osirmek’tir.

Karaçay-Malkar Nart destanı kahramanlarından biri olan Batrez Oset Nart destanlarında Batraz adıyla karşımıza çıkar.[6] Cesur, korkusuz ve güçlü kişiliği ile bu kahraman Karaçay-Malkar ve Oset destanlarında ortak özellikler taşır.

Karaçay-Malkar Nart destanlarında Örüzmek’in karısı olan Satanay güzelliğin ve bilgeliğin sembolüdür. Doğa üstü güçlere ve sihirlere sahiptir. Nartlar Satanay’a danışmadan hiç bir işe kalkışmazlar.[7] Satanay Oset Nart destanlarında Satana adını taşır ve Karaçay-Malkar Nart destanlarındaki aynı özelliklere sahiptir. Wrıjmeg ve Batraz her zaman Satana’ya akıl danışırlar ve Satana her zaman onları zor durumdan kurtarır. Adige Nart destanlarında Satanay farklı söylenişe sahiptir. Kabardeylerde Seteney, Abzeh-Şapsığlarda Setenay, Abazinlerde Satanay şeklinde karşımıza çıkan bu kadın Nart kahramanının adı Çeçen-İnguş Nart destanlarında Seli-Sata, Gürcü- Svanlarda ise Sataney şeklindedir.[8]

Karaçay-Malkar ve Oset Nart destan kahramanlarından biri de Agunda adını taşımaktadır. Agunda Örüzmek ile Satanay’ın kızıdır ve Sosurka adlı Nart kahramanı ile evlenir. Karaçay Nart destanlarının bir varyantında ise Agunda’nın kocası Gencakeşavay adını taşır.[9] Oset Nart efsanelerinde ise Agunda Bolat Hamiç adlı bir Nart kahramanının karısıdır. Agunda’nın babası Avar Türklerindendir ve Urup ırmağı kıyısında oturmaktadır.[10]

Karaçay-Malkar Nart destanlarında Sosurka ya da Sosuruk adını taşıyan kahramanın granit taşından doğduğu anlatılır. Adige Nart destanlarındaki Sosrukue ile Oset Nart destanlarındaki Sozrıko aynı karakterdir. Karaçay-Malkar Nart destanlarında akıllı, kurnaz kişiliği ile ön plana çıkan Sosurka ile Oset Nart destanlarında yer alan Sozrıko paralel özelliklere sahiptirler.

Karaçay-Malkar Nart destanlarında Debet’in en büyük oğlu Alavgan’ın bir dev kadınıyla evlenmesinden doğan oğlu Karaşavay adlı Nart kahramanının olağanüstü güçlere sahip olduğu anlatılır. Karaşavay istediği zaman istediği kılığa girebilir. Oset Nart destanlarında ise Karaşavay’ın paraleli olan karakter Suvay adını taşır. Adige Nart destanlarında Şavey adını taşıyan karakter de aynı özelliklere sahiptir. Karaçay-Malkar Nart destanlarında Karaşavay düşmanlarına güçsüz görünmek için eski elbiseler giyerek dolaşır. Aynı motif Adige Nart destanlarında da vardır. Adigelerde Şavey’in savaşlara ve seferlere eski elbiseler giyerek katıldığı yer alır.

Nart destanları Kafkasya halklarının ortak destanları olmakla birlikte her halkın Nart destanı kendine özgüdür ve aralarında önemli farklılıklar vardır. Bu durum Kafkasya’daki her halkın farklı sosyo-kültürel süreçlerden geçerek kültürünü geliştirmesi ile yakından ilgilidir. Neticede Kafkas halklarının ortak edebî ürünleri olan Nart destanları bölgeden bölgeye farklılıklar gösterse de, taşıdıkları paralel unsurlar onların aynı kaynaktan doğduğuna şahitlik etmektedir.

Karaçay-Malkar Nart Destanları

Karaçay-Malkar Nart destanları yüzyıllar boyunca halkın hafızasında nazım ya da nesir şeklinde saklanmıştır. Eski Türk ve Moğol halklarının bir çoğunda olduğu gibi Karaçay-Malkar destanları da çoğunlukla nazım (cır) şeklindedir.[11]

Karaçay-Malkar Nart destanlarının başlıca kahramanları şu adları taşırlar:

Örüzmek, Sosurka, Sosuruk, Soslan, Davat, Debet, Devet, Sibilçi, Alavgan, Fuk, Karaşavay, Batırez, Cönger, Şırdan, Açemez, Aymuş, Gezoh, Satanay Biyçe, Agunda, Sozuk, Bolat Hımıç, Bödene, Raçıkav, Çüyeldi, Çüyerdi, Bora Batır.

Destanlarda Debet’in Yer Tanrısı ile Gök Tanrısının oğlu olduğu, Satanay Biyçe’nin annesinin ay, babasının güneş olduğu, Örüzmek’in gökten düşen bir kuyruklu yıldızın içinden çıkarak, kurt sütü içerek büyüdüğü, Sosurka’nın granit bir kayadan doğduğu anlatılmaktadır. Olağanüstü şekillerde doğan bu Nart kahramanlarının doğa üstü güçleri vardır. Debet’in kalbi ve kanı ateştendir. O ateşin, taşın ve hayvanların dillerini bilir. Satanay Biyçe gelecekten haber verir, istediği insanın şekline girebilir. Sosurka’ya ok işlemez. Karaşavay soğuktan ve ateşten korkmaz. O ve atı Gemuda şekillerini değiştirebilirler.[12]

Karaçay-Malkar Nart destanlarında Nartların yaratılışı şöyle anlatılır:

Kün Teyrisi (Güneş Tanrısı) güneşi yaratmış. Cer Teyrisi (Yer Tanrısı) yeri yaratmış. Üçüncü olarak denizler yaratılmış. Gök ile yer yaratıldıktan sonra ikisinin arasında insan oğlu yaratılmış. Kün Teyri diğer tanrıların hakimiymiş. Dünyayı ısıtan o imiş. Kün Teyri öfkelendiği zaman yeri yakar, denizleri kuruturmuş. Bir gün bulutlar Kün Teyri’yi kızdırmışlar. Yeryüzünü kaplayarak güneşin yeri ısıtmasını engellemişler. Kün Teyri hiddetlenerek yeryüzüne kusmuş. İçinden kızgın taşlar, kıvılcımlar yeryüzüne yağmış. Yeryüzündeki madenler, altın, gümüş işte onlardan olmuş. Kün Teyri’nin diğer adı Kaynar Teyri imiş. O zamanlarda dünyada “Nartlar” ve “Harralar” adlı iki grup insan yaşıyormuş. Harralar kızıl tüylü, her şeyi yiyen vahşi insanlarmış. Nartlara da zarar veriyorlarmış. Bir gün Nartların içinden Debet adında biri Kün Teyri’nin kustuğu taşların içinden demiri ayırıp silah yapmayı başarmış. Nartlar o silahlarla Harraları yeryüzünden yok etmişler.[13]

Debet

Karaçay-Malkar Nart destanlarında Nartlara demirciliği öğreten, onlara demirden silahlar yapan kahramanın adı Debet’tir. İnanışa göre, gökte parlayan ve kayan yıldızlar Nartların demircisi Debet kızgın demir döverken havaya uçuşan kıvılcımlardır.

Nart destanlarında bununla ilgili şöyle bir hikâye anlatılır:

“Çok önceleri gökyüzünde hiç yıldız yokmuş. O zamanlar geceler çok karanlık geçiyormuş. O devirlerde Nartlar yeryüzünde aslanlar, kaplanlar, “emegen” adı verilen devler, cinler, hortlaklarla mücadele ediyorlar, savaşıyorlarmış. Ağaçları devirip, kayaları dağlardan yuvarlayarak güçlerini deniyorlarmış. Bir gün Debet Nartlarla kararlaştırıp Karmur dağlarına gitmiş. O dağdaki bütün taşlardan toplayıp, avucuna alıp sıkıp deneyerek, en sonunda siyah renkli, ağır, parlak bir taşı sıktığında o taştan demir damlalarının aktığını görmüş. Kün Teyri (Güneş Tanrısı) Debet için demir cevherini hamur gibi yumuşak kılmış. Debet Nart ülkesine gelerek Nartlara demir taşını anlatmış ve Karmur dağlarına giderek bütün taşları Nartlara taşıtmış. Sonra yerde büyük bir çukur açıp, eliyle o taşları sıkıp sıkıp demiri akıtarak yüksek bir örs yapmış. Aynı şekilde, demir dövmek için çekiç yapmış. Birbirleri ile boğuşan iki yılandan ilham alarak, kızgın demiri tutmak için kıskaç yapmış. Bizon derisinden körük yapıp ateşe üfleyerek kömür ateşini kızgın bir biçimde yakıp taşları ateşte eritmiş. İçinden demiri ayırdıktan sonra Nartlara kılıçlar, oklar, savaş baltaları, kamalar yapmış. Onları Kafkas dağlarından çıkan bir kızıl pınarın suyunda çelikleştirmiş. O pınara Bora pınarı derlermiş. Debet örs üzerinde demir döverken kıvılcımlar göğe sıçrayıp yapışarak yıldız olmuşlar. Karanlık geceler böylece ışımaya başlamış. Debet yeryüzünde Nartların demirden silah ihtiyaçlarını karşılayınca artık yapacak iş bulamayıp sıkılmaya başlamış. “Ben işsiz-güçsüz yeryüzünde duramam” deyip, kendisine kanatlı bir araba yaparak gökyüzüne uçup gitmiş. Debet orada yaşayan gökyüzü insanları için hâlâ demirden silahlar, eşyalar yapıyormuş. O demir dövdüğü zamanlarda uçuşan kıvılcımlar yer yüzünden kayan yıldızlar gibi görünüyorlarmış.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ