KAFKAS DİLLERİNDE TÜRKÇE KELİMELER

KAFKAS DİLLERİNDE TÜRKÇE KELİMELER

Birbirinden farklı pek çok etnik grubun ve dilin bir arada yaşadığı kültürel coğrafyanın adı olan Kafkasya, tarih boyunca birçok Türk kavminin ve boyunun işgali ve istilasına uğramış, bunun neticesinde Kafkasya’nın etnik yapısı içersinde Karaçay-Malkar ve Kumuk gibi Türk boyları ortaya çıkarlarken Türk dili ve kültürünün temsilcisi olan bu halkların dillerinden pek çok kelime de komşu yaşadıkları Kafkas halklarının dillerine geçerek yerleşmiştir. Bugün “Kafkasya Halkları” adı verilen ve ortak bir kültür etrafında birleşmiş, fakat farklı dillerde konuşan etnik grupları dillerine göre şu şekilde sınıflandırmak mümkündür:

I. Kafkas Dilleri Grubu

Bu grup birbirleriyle akraba olmayan çeşitli Kafkas halklarının dillerinden meydana gelmektedir. Coğrafî açıdan Doğu Kafkasya ve Batı Kafkasya dilleri olarak iki ana gruba ayrılır. Batı Kafkasya dilleri Abhaz-Adige Dil Grubu, Doğu Kafkasya dilleri Çeçen-Lezgi Dil Grubu olarak adlandırılır. Bu gruplara giren diller ve lehçeleri şöyledir:

Abhaz-Adige Dilleri

Abhaz dil grubuna Abhazca ve Abazaca dilleri girer. Adige (Çerkes) dilleri ise Abzeh, Şapsığ, Bjeduğ, Hatkoy, Natuhay, Temirgoy, Besleney ve Kabardey gibi şivelerden müteşekkildir.

Çeçen-Lezgi Dilleri

Bu grubu oluşturan dillerden Çeçen grubuna Çeçen, İnguş, Bats ve Tuş dilleri girmektedir. Lezgi dilleri grubu ise birbirine akraba olmayan Dağıstan dillerinden Lezgi, Avar, Dargı, Lak, Tabasaran, Rutul, Tsahur gibi dilleri kapsamaktadır.

Dilbilim araştırmalarında Kafkas ötesi dillerinden Gürcüce ve onun lehçeleri arasında sayılan Mengrel, Svan, Laz dilleri de Kafkas dilleri grubunda tasnif edilmektedir.

II. Türk Dilleri Grubu

“Kafkas Kültür Alanı” adı verilen kültürel coğrafyayı oluşturan Kafkas halkları arasında sayılan Kumuklar ve Karaçay-Malkarlılar bu grubu meydana getirmektedirler. Dağıstan’ın kuzeyinde yaşayan Kumuk Türklerinin kültürel etki sahasına Dağıstan halkları ile birlikte Çeçen-İnguşlar, Osetler ve Kabardeyler girerken, Orta Kafkaslar’da yaşayan Karaçay-Malkar Türklerinin kültürel etki alanına Osetler, Kabardeyler ve Batı Kafkaslar’da yaşamakta olan Çerkes kabileleri ile Abhaz-Abazalar girmektedir.

III. İran Dilleri Grubu

Bu grubun Kafkasya’daki en önemli temsilcisi Orta Kafkaslar’da yaşamakta olan Osetlerdir. Kendilerine İron adını veren Osetlerden başka, Dağıstan’da yaşamakta olan Tatlar da İran dil grubuna dahil Kafkas halklarındandır.

Nüfus açısından ele alındığında, Türk dilleri grubuna giren Karaçay-Malkar ve Kumuk Türklerinin Kafkasya halklarının toplam nüfuslarının ancak %10’nu teşkil ettikleri görülmektedir. Fakat Kafkasya’da hâkimiyet kuran Hun-Bulgar, Hazar, Kıpçak gibi Türk kavimlerinden pek çok etnik unsurun Kafkasya halklarının etnik yapılarına karıştıkları göz önüne alınırsa, bu etnik karışma ve bütünleşme sürecinde Türk kavimlerinin dillerinden pek çok kelimenin Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçeleri vasıtasıyla Kafkas halklarının dillerine ve kültürlerine yerleşmesi sosyolojik bir gerçek olarak mümkündür. Kafkasya halklarının dillerinde yer alan Türkçe kelimelerin büyük bir bölümü Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerine dayanmaktadır. Bu halklar arasındaki yüzlerce yıllık etnik ve sosyo-kültürel etkileşimin izlerini taşıyan bu kelimelere örnek olarak şunları verebiliriz:

Kafkas Dillerindeki Türkçe Kelimeler

Kafkasya halklarının toplumsal yapılarının çeşitli kurumlarına ait kelimeler Türkçenin izlerini taşımaktadır. Söz gelimi, “anne” ve “baba” kavramlarının Karaçay-Malkar Türkçesindeki karşılığı olan “ana” ve “ata” kelimeleri, Adige-Kabardey dillerinde “ane” ve “ade” biçimlerinde yer almaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesinde “süt kardeş” anlamına gelen “emçek” kelimesi Oset dilinde “amtsek”, Çeçen-İnguş dilinde “yemçeg” biçiminde bulunmaktadır. Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinde “bacanak” anlamına gelen “baca” kelimesi Abaza ve Avar dillerinde “baca”, Kabardey dilinde “baje” şeklinde yer almaktadır. Aile yapısı ile ilgili en önemli kavramlardan biri Kafkasya halklarının toplumsal yapılarında son derece önemli bir yere sahip “atalık” kurumudur. “Ata” (baba) kelimesinden türetilen “atalık” kavramı Kafkasya halkları arasındaki sosyal ve siyasî ilişkiler açısından tarihte mühim bir rol oynamıştır. Karaçay-Malkar Türkçesinde yaşayan bu kelime Adige-Kabardey ve Abaza dillerine “atalık”, “atelık” biçiminde geçerken bir geleneği de beraberinde getirmiştir.

Kafkasya halklarının toplumsal yapılarına ait kelimeler arasında toplumsal tabakalaşma ve sosyal statülerle ilgili kelimeler de Türkçenin izlerini taşımaktadır. Mesela Karaçay-Malkar Türkçesinde zengin, varlıklı sınıf anlamlarına gelen “bay” kelimesi Adige-Kabardey dillerine “bay”, Abaza diline “baya”, Abhaz diline “abey” şeklinde geçip yerleşmiştir. Kumuk Türkçesinde kadın köle, cariye anlamına gelen “karabaş” kelimesi Avar diline “garabaş” şeklinde geçmiştir. Avar dilinde prenses, bey kızı anlamına gelen “bike” kelimesi de Kumukça “biyke” kelimesinden bu dile yerleşmiştir. Osetçede köle anlamına gelen “tsagar” kelimesi Karaçay-Malkar Türkçesindeki “çagar” kelimesinden gelmektedir. Osetçe bey, prens anlamlarını taşıyan “tavbi” kelimesi de Karaçay-Malkar Türkçesinden geçmiştir. Bu kelime Karaçay-Malkar Türkçesindeki “tav” (dağ)+“biy” (bey, prens) kelimelerinden mürekkep “tavbiy” sözünden gelmektedir.

Kişilik ve karakterle ilgili Türkçe kelimelerin de Kafkasya toplumları arasında yayıldığı görülmektedir. Karaçay-Malkar Türkçesinde kahraman, bahadır anlamlarına gelen eski Türkçe batır kelimesi Adige, Kabardey, Abaza dillerinde batır biçiminde yaşamaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesinde yiğit anlamına gelen cigit kelimesi Adige diline de aynı şekilde geçmiştir. Kafkasya halkları arasında at üzerinde tehlikeli akrobasi hareketleri yapan gözü pek binicilere verilen cigit adı da Karaçay-Malkar Türkçesinden yayılmıştır ve bu kelime aynı anlamıyla Rusçaya da girmiştir. Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinde kahraman, yiğit anlamına gelen tulpar kelimesi de pek çok Kafkas halkının diline girmiştir. Söz gelimi, tulpar kelimesi Osetçede tolpar, Avarcada tulpar, Çeçen- İnguş dilinde turpal biçimlerinde bulunmaktadır.

Giyim-kuşam kültürü ile ilgili Türkçe kelimeler de Kafkasya halklarının dillerinde yer almaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesinde “ayakkabı” anlamına gelen başmak kelimesi Abhaz diline abaşmak biçiminde geçerken, Kabardeyceye başmak, Osetçeye basmah biçimlerinde geçmiştir. Karaçay- Malkar Türkçesinde “kapüşonlu keçe pelerin” anlamına gelen gebenek kelimesi Abhaz diline agabanak şeklinde yerleşmiştir. Bu kelime Karaçay-Malkar Türkçesinden Kabardeyceye geçerken gebeneç şeklini almıştır. Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinde bulunan başlık kelimesi de Abaza, Adige-Kabardey dillerine başlık, Oset diline baslık biçiminde girmiştir. Başlık kelimesi Avar dilinde paşluh, Çeçen dilinde başlakh biçimlerinde bulunmaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesinde pantolon anlamına gelen könçek kelimesi Adige şivelerinde gonçec biçimini alırken, Kabardey dilinde gönşeç şeklinde bulunmaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesinde ayakkabı-çizme anlamına gelen gönçarık kelimesi Kabardeyce’de guenşırık biçiminde bulunurken, Oset dilinde gontsaruh şeklini almıştır.

Kafkas dillerindeki çeşitli evcil ve yabanî hayvanların isimlerinde de Türkçenin etkisi görülmektedir. At yetiştirme kültürü ile ilgili alaşa (beygir), emilik (eğitilmemiş vahşi at), tulpar (iyi cins at), kunacin (beygir), tay gibi kelimelerin Karaçay-Malkar Türkçesinden diğer Kafkas dillerine geçtiği görülmektedir. Söz gelimi Karaçay-Malkar Türkçesi alaşa (beygir) kelimesi Osetçede alasa, Kabardeycede alaşe biçimini almıştır. Karaçay-Malkar Türkçesi emilik (eğitilmemiş vahşi at) kelimesi Abhazcada amlık, Adige şivelerinde emlıç~yemlıç, Osetçede yemlık biçimlerine girmiştir. Yabanî hayvanlarla ilgili ortak isimlerin büyük bölümünün eski Türkçe kökenli olduğu ve Türk kökenli Kafkas halklarından diğerlerine geçtiği anlaşılmaktadır. Örneğin aslan, kaplan, bars (pars), dombay (bizon), tonguz (domuz), kaban (erkek domuz), kırgıy (aladoğan), laçin (şahin, doğan), kunduz, dudak (toy kuşu), tıyın (sincap), uku (baykuş), çakıncik (saksağan), cubran (tarla faresi) gibi hayvanlara ait isimlerin fonetik değişmeye uğrayarak Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinden Adige-Kabardey, Abhaz-Abaza, Oset, Çeçen ve Avar dillerine geçtiğini linguistik taramalarla tespit etmek mümkündür. Söz gelimi, bars (pars) kelimesi Abhazcada abars, Kabardeycede bars şeklinde bulunmaktadır. Aslan kelimesi Abazaca ve Adigecede aslan, Kabardeycede aslen biçiminde yaşamaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesinde Kafkas bizonunun adı olan dombay kelimesi Abhazcada adombay, Adigece ve Osetçede dombay, Kabardeycede dombey biçimlerinde bulunmaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesinde tarla faresi anlamına gelen cubran kelimesi Abazacaya cumaran biçiminde geçerken, Kabardeycede cumeran biçimini almıştır. Karaçay-Malkar Türkçesinde toy kuşunun adı olan dudak kelimesi Abazacada, Osetçede, Adige-Kabardey dillerinde dudak biçiminde yer almaktadır. Bu kelime Çeçencede todak biçimini almıştır. Karaçay-Malkar Türkçesinde sivrisinek anlamına gelen urguy kelimesi Abazacada arguay, Adigecede argoy, Kabardeycede arguey biçiminde bulunmaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesinde aladoğan anlamına gelen kırgıy kelimesi Osetçede hırgu biçimini alırken, Kabardeyceye kargey şeklinde yerleşmiştir. Kuban Bulgar Türkçesinden Karaçay-Malkar Türkçesine miras kalan av köpeği, tazı anlamındaki eger kelimesi Osetçeye yegar biçiminde geçerken, Kabardeyceye de hager şeklinde girmiştir. Bu kelime Avar dilinde de eger biçiminde yer almaktadır. Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinde boğa anlamına gelen buga kelimesi Adigecede bıgu biçiminde yer alırken Avar ve Çeçen dillerine buga biçiminde girmiştir. Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinde tavşan anlamına gelen koyan kelimesi Avar dilinde guyan şeklinde bulunmaktadır. Evcil büyük baş hayvanlardan dana kelimesi Karaçay-Malkar Türkçesinde tana şeklinde yer almaktadır. Bu kelime Adige-Kabardey dillerine tane biçiminde geçerken, Abazacada tana şekliyle bulunmaktadır.

Kafkasya halklarının dillerindeki ziraatle ilgili ortak birkaç kelime, M.S. 3-4. yüzyıllarda Kafkasya’da hâkimiyet kuran Hun Türklerinin bir boyu olan Kuban Bulgarlarına dayanmaktadır. Çapa anlamına gelen çaga kelimesi Kuban Bulgarlarından Karaçay-Malkar Türkçesine miras kalan ziraatle ilgili kelimelerden biridir. Bu kelime Abaza diline tsaga biçiminde geçerken, Abhaz dilinde başta a-sesi türemesiyle açaga şeklini almıştır. Abaza diline ziraat âletleri ile ilgili olarak Karaçay-Malkar Türkçesinden geçen bir başka kelime de “tırmık” anlamına gelen tarnavıç kelimesidir. Sulama kanalı anlamındaki arık kelimesi de Karaçay-Malkar Türkçesinden Kabardey ve Oset dillerine geçmiştir. Osetçede “ot yığını, tahıl demeti” anlamına gelen keben sözü Kuban Bulgarlarından Karaçay-Malkar Türkçesine hatıra kalan sözlerdendir ve Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinde geben biçiminde yaşamaktadır. Bu kelimeye Bulgar Türklerinin Volga (İdil) boylarındaki diğer mirasçılarından Kazan Tatarlarında kiben, Çuvaşlarda ise kaban biçiminde rastlamak mümkündür. Adige-Kabardey dillerinde “tahıl demeti” anlamına gelen bgane kelimesi Karaçay-Malkar Türkçesindeki becen kelimesinden gelmektedir. Adige dilinde “nadas edilmiş tarla” anlamına gelen karsaban sözü de Karaçay-Malkar Türkçesindeki kara saban kelimesine dayanmaktadır. Kumukçadan Avarcaya geçen tarlav kelimesi ise “bahçe” anlamına gelir. Kumuk ve Karaçay-Malkar Türkçelerinde “tohum” anlamına gelen urluh sözü de Avarcaya geçen kelimelerdendir.

Meyva adlarına baktığımızda, dağlık bölgelerde tabiî olarak yetişen meyva isimlerinin Türkçe kökenli olduğunu ve çeşitli Kafkas halklarının dillerine Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinden geçtiği görülmektedir. Karaçay-Malkar Türkçesinde vişne anlamına gelen baliy kelimesi Adige- Kabardey dillerine aynı şekilde geçerken, Çeçencede bal, Gürcü ve Avar dillerinde bali, Osetçede balı biçimlerini almıştır. Kuban Bulgar Türkçesinde böğürtlen anlamına gelen yadur~cadur kelimesi fonetik değişime uğrayarak Kumukçada çadur, Karaçay-Malkarcada züdür biçimlerini almıştır. Bu kelime her iki halka komşu yaşayan halklar tarafından da benimsenmiştir. Dağıstan’da yaşayan Dargı ve Kaytaklara bu kelime Kumukçadan çadur biçiminde geçerken, Avarca’nın Andi lehçesinde çatu biçimini almıştır. Karaçay-Malkar Türkçesinde züdür biçiminde bulunan böğürtlen kelimesi Osetçeye dzedır ve dzedura biçimlerinde girmiştir.

Kuban Bulgar Türkçesinden kalan meyva adlarından kızılcık anlamına gelen çum kelimesi Karaçay-Malkar ve Kumuk Türkçelerinde yaşamaktadır. Bu kelime Kumuklardan Avarcaya çum biçiminde geçerken, Karaçay-Malkarlılardan Osetçeye çım ve tsuma biçimlerinde girmiştir. Ağaç adlarında da Kafkas dillerinde Türkçe kelimelere rastlanmaktadır. Kumuk Türkçesinde kavak anlamına gelen akterek kelimesi Avar diline ahterek biçiminde geçmiştir. Kumuk Türkçesinde söğüt anlamına gelen çaptal kelimesi de Avarcaya çaptal biçiminde geçmiştir. Moğolca kökenli bir kelime olan ve Karaçay-Malkar Türkçesinde çam ağacı anlamına gelen narat kelimesi Kabardey dilinde narat şeklinde yer almaktadır. Karaçay-Malkar Türkçesine Kuban Bulgar Türkçesinden miras kalan dişbudak ağacı anlamındaki kürüç kelimesi Osetçeye karts biçiminde geçmiştir. Bu kelime Macarcada da köriş şeklinde yaşamaktadır. Osetçede armut ağacı anlamına gelen kerdo ve kerttu kelimeleri de Karaçay-Malkar Türkçesi kertme kelimesine dayanmaktadır.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al