İSKANDİNAV MİTOLOJİSİNİN KÖKENİNDEKİ TÜRK MİTOLOJİSİ

İSKANDİNAV MİTOLOJİSİNİN KÖKENİNDEKİ TÜRK MİTOLOJİSİ

Yggdrasil‘in kökleri altında kutsal suyun bulunması bize Türk mitolojisinin dünya ağacının “hayat suyu”nu hatırlatır. Türk mitolojisinde dünya ağacı, bazen “hayat suyu” inancı ile de birleşmiştir. Mesela, Altay efsanelerinin bazılarında “hayat ağacı” göğün 12. katına kadar yükselen “dünya dağı”nın üstündeki “kayın ağacı” olup altındaki çukurda yer alan bu “hayat suyu” bazan ölümsüzlük veya yeni bir güç, bazan da sağlık veya gençlik bahşederdi (Ögel, ss:106-107)[17]. “Hayat ağacı” veya “Dünya Ağacı” kavramı Türk mitolojisinde de önemli bir yere sahip. Türklerde halı ve kilim desenlerinde hayat ağacı bir motif olarak oldukça yaygın bir şekilde kullanılmış. Hatta mezar taşlarında bile hayat ağacı motiflerini görebilmek mümkün. Türklerde şamanlar hayat ağacını kullanarak gök tanrıya ulaşırlardı. Altay mitolojisinde bu kutsal ağacın tepesinde Tanrı Bay Ülgen otururdu. Şaman davullarında da hayat ağacı resmedilmişti. Türklerin hayat ağacının da (Yggdrasil gibi) 9 dalı bulunurdu. İlginçtir, Türklerin hayat ağacının en üstünde de insan ruhlarını temsil eden bir kuş bulunurdu. Mitolojiye göre insan ruhu henüz dünyaya gelmeden bu ağacın tepesinde bir kuş olarak beklerdi. Telüt Türkleri arasındaki bir boy, sağ kanadı Güneş’i, sol kanadı Ay’ı kaplayan bir gök kuşuna inanırmış. Sibirya’da şehirlerin ve yurtların yanında bir uzun sırık ve üzerinde tahtadan bir kuş bulunuyormuş. Bu kuşa gök kuşu, direğe de gök direği deniyor. Bu direk, hayat ağacı olarak kabul ediliyor. Bu, yerle göğü birleştiriyormuş[18].

İskandinav Mitolojisi

İskandinav mitolojisinde Yggdrasil ağacının ortasında insanların yaşadığı yer olan Midgard (Orta Dünya) bulunur. “Altay Bilik” adlı kitapta da Türklerin hayat ağacının ortasında insanların yaşadığı bir “Orta Dünya”dan bahsedilir: “Bizim üzerinde yaşadığımız orta dünya, Yer’in üstündedir. Orta dünyanın görünen ve görünmeyen iki dünyadan ibaret olduğunu söylenir. Orta dünyanın düz kısımları (dağ vadileri ve bozkır), yani görünen tarafı insanlara aittir.”[19].

İskandinav Mitolojisinin Yaşam Ağacı Yggdrasil, 9 dünyayı dallarıyla birbirine bağlıyor. Türk Mitolojisinde de Kayra Han, dünyanın merkezine 9 dallı çam ağacı dikiyor. 9 sayısı Türk mitolojisinde en önemli sayılardan biri olarak karşımıza çıkıyor: 9 ağaç, hayat ağacının 9 dalı, 9 boy, 9 oğuz, 9 felek vb. Altay şamanlarında ise 9 ok inanışı var. Tanrı Ülgen‘in 9 kızı ve 9 oğlu var. Altaylılar’da Gök Tanrı kurbanı törenleri 9 gün sürüyor, İlkbahar bayramına ise 9 kız ve 9 erkek katılıyor. Yakut Türklerinin Er Sogotoh Destanı‘nda gök 9 katlı tasvir ediliyor. Ayrıca, Yakutlarda gök ruhları 9 adet. Yggdrasil, üst ve alt alemleri birbirine gökkuşağı ile de bağlar. Aynı şekilde Türk mitolojisinin Dünya Ağacı da dünyaları gökkuşağı ile bağlar. Şamanizmin en kutsal motiflerinden biri olan Yaşam Ağacı’nın İskandinavya’ya Türk Mitolojisinden aktarıldığı ortadadır.

Dar anlamda şamanizm, tipik olarak Sibirya ve Orta Asya’ya özgü bir dinsel olgudur. Terimi bile, Rusça aracılığıyla, Tunguzca ‘şaman‘ sözcüğünden gelir. Asya’nın ortalarında ve kuzeyinde konuşulan öteki dillerde buna karşılık olan terimler şöyledir. Yakutça ‘ojun‘ [Odin’in kökeni olmalıdır], Moğolca büge ve udegan (karş. Buryatça udayan: “kadın şaman”), Türkçe-Tatarca kam (Altayca kam, gam, Moğolca kami vb (Eliade, 2006:22)[20].

İskandinav Mitolojisi-3

4. İskandinav Mitolojisinin Diğer Ögeleri ve Olası Türk Mitolojisi Kökenleri

İskandinav mitolojisinde Jormungand, kıyamet Ragnarök zamanında Thor tarafından öldürülecek fakat aynı zamanda onu ısıracak olan yılandır. “Jormungand”, kelimesi Türkçe’de yılan için de kullanılan “Sürüngen” sözcüğüne etimolojik olarak oldukça benzemektedir. Altay mitolojisinde “Yelbegen” adlı bir yılan da bulunmaktadır. Yine “Yelbegen”, “J(Y)ormungand”a fazlasıyla benzemektedir. Ayrıca, Türkçe “Yorungan (Yorgan)” kelimesi de “Örten” anlamına gelir. İskandinav mitolojisinde Jormungand dünyayı saran, onu örten yılandır.

İskandinav mitolojisinde Slepnir, Odin‘in sekiz ayaklı atıdır ve Odin bu atı ile yeraltı dünyasına Türk şamanları gibi yolculuk yapar. İlginçtir, Türk kamları da göksel veya ruhsal yolculuklarında Tulpar adında bir attan yardım alırlar. Kamlar ata biner ve göğün katlarını bu şekilde geçebilirler. Sleipnir‘in diğer adı Slipper‘dir. Sleipnir ve Slipper de etimolojik olarak Tulpar‘a oldukça benzemektedir.

İskandinav mitolojisinde Surtr ilk canlı varlıktır ve bir alev devidir. Altay destanlarında ise ilk yaşayan varlıklar birer dev olan Sartakbaylardır. Bu devlere Sartlar da denilir[21]. Görüldüğü üzere Surtr ve Sartlar birbirine epey benzemektedir. Türk efsanelerine göre Ülgen‘in yarattığı Sartlar, dev cüsseli, ölümsüz insanlarmış.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 10 YORUM
  1. Orhun dedi ki:

    Loki’nin Odin’in kardeşi dediği bölümden sonra okumayı bıraktım .

    1. Turco dedi ki:

      Loki ve Odin’in iskandinav mitolojisinden ABD li çizgi roman yazarları tarafından direkt alındığını bilmediğin için böyle bir yorum yaptın sanırım. Thor tamamen iskandinav mitolojisini temel alan bir çizgi romandır. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak bu işte.

      1. Turco dedi ki:

        Pardon kardeşi dediği için bıraktığını anladım kusura bakma. Sayın yönetici bu ve önceki yorumumu silermisiniz boş yere yorumları kirletmesinler.

  2. Cagla Filiz dedi ki:

    Oyuzden birkaç sene önce Avrupada yapılan dna araştırmasında; Finlandiya ve Norvecte %70oranlarda ,Macaristanda%50Sibiryadada .%70oranlarda,. Turkiyede de saf olarak %2civarlarinda Turk geni çıkmış.
    Türkiye doğudan göçler ağırlıklı olarak tam bir gen corbasi

    1. Kağan Açar dedi ki:

      70% Türk Dna’sı taşıyan bir toplum artık yoktur 1% bile taşınsa ben Türküm diyebilirsin.
      Ve buna asla inanmayın dünyada hiç saf bir ırkı temsil edecek hiç bir canlı insan yoktur…
      Avrupalılar Türklerin en üstün ırk olduğunu asla kabul etmezler ve Türkiye Türklerini her fırsatta kötüler buna malesef osmanlılarında çok büyük pay katkısı olmuştur.

      Türk olmak bu yüzden zor olsa gerek…

    2. Serkan Onur dedi ki:

      DNA testi efsanesi maksatlı olarak gündemde tutulmakta ve testlerde Türkiye de ve diğer orta doğu ülkelerinde yaşayan insanlar her ne hikmetse hep yahudi çıkmaktadır. Bu durumun izahı şudur. Kişileri buna inandırarak , yahudi temelli bir aidiyet duygusu yaratmaktır. Bunun sonucunda toplumun pek çok bireyi , İsrail’in her türlü kirli , emperyalist faaliyetlerine sempati ile bakacaktır. İsrail 1960 li yıllarda nükleer silahları olan bir ülkedir. O yıllarda küçücük bir devlet neden nükleer silah sahibi olur ? Zira hedefi büyüktür. DNA testleri ile ırk saptaması bu nedenle bir efsanedir. Irk diye bir şey yoktur , kültür vardır. Türk kültürünü benimseyen , kendisini Türk hisseden her insan Türktür.

      1. Alper dedi ki:

        Yahudi çıktığımı öğrendim, saniyesinde yahudi aidiyeti duygum ortaya çıktı. Artık İsraile sempati ile bakıyorum. Hahaha. Ya bırakın bu işleri.

  3. Salih İNÖZÜ dedi ki:

    Şu bilgisayar denilen aleti açmayıp daha sonra açtığımda, ilgi alanıma giren bazı konuları kaçırdığımı görüyorum. Nedeni sonsuz bir hafıza. Geçmişin koşullarında, binlerce yıl öncesine ait bilgilerin, günümüze sağlıklı olarak ulaşacağına inanmıyorum. Bana göre mitoloji, artık devrini tamamlamış edebiyat ürününden başka bir şey değil…

  4. Gerçekten ilginç. Elinize sağlık, bilgi içerikli ve sade bir makale olmuş.

BİR YORUM YAZ