Halifelik Nedir?

Halifelik Nedir?

Hz.Muhammed (s.a.v.)’ın ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçen ve tüm Müslümanların imamlık görevini üstlenen, şeriatın koruyucusu olan kimselere “halife” denir. Halifelik de halife olan kişinin temsil ettiği makamın adıdır ve peygamber efendimizin ölümünden sonra Arabistan’da sürdürülen yönetim şekli olmuş,

16. yüzyılda Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethederek Memluk Devleti’ne son vermesi sonucunda halifelik Osmanlı Devleti’ne geçmiş, bu tarihten itibaren de Osmanlı Devleti’nin dini esaslarına uygun bir biçimde şeriat ile idare edilmiştir.

Hz. Muhammet’in yaşamından sonra Müslümanların sorunları ile ilgilenen, dini birliği idare eden bir dayanağa ihtiyaç duyulduğu için ortaya çıkmıştır ancak bu konuda peygamber efendimiz tarafından konan bir kural veya öğreti bulunmamaktadır.

632 yılında Hz. Muhammet’in ölümünden sonra İslam toplumundaki ileri gelen kişiler toplanarak peygamberimizin üstlendiği görevleri sürdürmek üzere Hz. Ebubekir halife seçilmiştir. Hz. Ebubekir ise kendinden sonra Hz. Ömer’i bu göreve uygun görmüş, Hz. Ömer sonrasında ise seçici bir kurul oluşturup kendisinden sonra gelecek halifeyi bu şekilde seçme yoluna gitmiştir ve Hz. Osman bu şekilde bir sonraki halife olmuştur.

Ancak Hz. Osman döneminde yaşanan siyasi durumlar halifeliği de etkilemiş, ölümünden sonraki halife seçimlerinde zorluklar yaşanmıştır. Müslümanların bir bölümü peygamber efendimizin amcasının oğlu ve damadı olan Hz. Ali’yi halife seçmek isteyip onu halife olarak tanırken, buna karşı çıkanlar olmuştu. İslam toplumunu bir iç savaşa sürükleyen bu çekişmeler sonucundan Hz. Ali’nin öldürülmesi de olayları daha üst bir boyuta taşımış, ardından Şam Valisi Muaviye kendi halifeliğini ilan etmiştir. Ancak Hz. Ali taraftarları bunu tanımamışlardır.

Her iki gruba da karşı çıkan Hariciler ise seçim yolu ile yeni bir halife istemişti. Onlara göre aklı başından her Müslüman halife olabilirdi ve bu seçim yoluyla belirlenmeliydi. Muaviye’ye göre de Halifelik, Hz. Muhammet’in ve kendisinin de içinde olduğu Kureyş kabilesine aitti. Ancak Muaviye halifeliği eline almış ve durumunu sağlamlaştırmış, sonrasında da bunu bir saltanat haline getirmiştir.

Hz. Ali taraftarları ise halife seçiminin insanlar tarafından yapılamayacağını ve bu konuda ancak peygamberin karar verebileceğini düşünüyorlardı. Hz. Muhammet ise Hz. Ali’yi seçmiş ve onun soyundan 11 halife geleceğine işaret etmişti. Yani onlara göre ve Şiilerin görüşünde halifelik Hz. Muhammed’e ve ailesine aitti.

Şiilerde de Hz. Ali’nin soyundan olan kişiler halife olmuş ve bu kişilere imam denmiştir. Hariciler ise iki gruba karşın sert tavırlar gösterdiklerinden soykırım geçirmişlerdir. Bunların sonucunda İslam hukukçuları bir kişinin zorla bile olsa halife olması ve halkın da bunu kabullenmesi durumunda halifeliğin yasaya uygun olduğunu savunmuşlardır. Aynı şekilde Abbasiler de halifeliği bu şekilde Emeviler’den almışlardır.

Aynı dönemde Şii kökenli Fatımiler Tunus’u fethedip ayrı bir halifelik ilan etmişler ve buna karşılık olarak da Endülüs Emevilerinin başı III. Abdurrahman 929 yılında kendini halife ilan etmiştir ve İslam dünyasında üç ayrı halife ile bir Şii imam eş zamanlı olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. Ancak bu dönemde Endülüs Emevileri ve Fatımilerin ortadan kalkması ile ve 1258’de Moğolların Abbasilerin halifeliğine son vermesi ile biçim değiştirmiş, Mısır’a sığınan Abbasi halifelerinden Ahmed, Memluk Devleti tarafından halife ilan edilmiştir.

Tüm bu olaylar sonrasında halifelik Sünni Müslümanlarca birliği simgeleyen bir kurum haline gelmiş, siyasi görevler sultanlar tarafından sürdürülmüştür. Osmanlı Padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sonucunda Memluk Devleti’ne son verilmesi ile Sultan Selim halifeliği III. Mütevekkü’den devralmıştır, Mısır’da bulunan kutsal emanetleri İstanbul’a taşımıştır.

Bunların sonucunda Osmanlı padişahları da halifelik unvanını uzun süre kullanamamış, devletin gerileme döneminde halifelikten yararlanmaya çalışmışlardır. Ülkenin yeniden kurulduğu dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi 1922’de önce saltanat ile halifeliği birbirinden ayırmış ve saltanata son vermiş, sonra da 3 Mart 1924 tarihinde halifeliği de kaldırmıştır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ