TÜRK TARİHİ ARAŞTIRMALARI

GUBA HANLIĞI

Prof. Dr. Tofiq Teyyuboğlu MUSTAFAZADE

Bilindiği gibi 1747 yılında Nadir Şah Afşar, saray çalışanlarının suikastı sonucunda öldürülünce onun devleti dağılmış, Azerbaycan yeniden kendi bağımsızlığını elde etmişti. Fakat o zaman bazı tarihi nedenler yüzünden Azerbaycan’da tek bir devlet değil, 20 bağımsız ve yarı bağımsız hanlık ortaya çıkmıştı. Hanlıklar XIX. yüzyılın başlarına (Kuzey Azerbaycan’ın Rusya tarafından işgaline) kadar bağımsızlığını korumuş, bazıları ise bir süre Rusya ve İran’a bağlı oldukları halde bile kendi varlıklarını kaybetmemişlerdir. Hanlıklar arasında güç ve siyasi rol bakımından Guba Hanlığı’nın yeri önemlidir.

Meşhur Azerbaycan tarihçisi H. B. Abdullayev’in eseri[1] hariç bu güne kadar, Guba Hanlığı’nın tarihine ait ciddi bir araştırma yapılmamıştır. H. B. Abdullayev’in eseri de Hanlığ’ın tarihinin tamamını değil, yalnız 1750-1780’li yıllarını kapsamaktadır. Bu eser aynı zamanda eski Sovyet metodu ile yazıldığından birçok meseleye önyargılı yaklaşılmıştır. Bütün bunları göz önünde bulundurarak makalemizde Rusya ve kısmen de Osmanlı arşivlerinde bulunan materyaller, sözlü kaynaklar esasında tarihi araştırmaların müsbet sonuçlarını düşünerek Guba Hanlığı’nın tarihini genel olarak aydınlatmaya çalışacağız.

Guba Hanlığı, yarı bağımsız bir “ülke” olarak daha XVII. yüzyılın son çeyreğinden itibaren mevcut olmuştur.

A. Bakıhanov’un yazdığına göre Safevi şahları, Dağıstan hakimlerinden Gaytak Usmisine mevaciple beraber Şirvan’daki bazı köylerin gelirleri ve idaresini de vermişlerdi. O dönemde usminin nesli iki kola ayrılmaktaydı, büyük kol Mecaliste, küçüğü ise Yengikent’te yaşıyordu. Bu kollar sıra ile usmilik görevini yürütürlerdi. 1670’li yıllarda iki kol arasında çekişmeler başlar. Yengikent’teki kol, diğerine üstünlük kurar ve küçük yaştaki Hüseyin istisna buradaki kolun bütün üyelerini öldürürler. Ayda Bay adlı birisi Hüseyini kurtarır ve Dağıstan’ın en büyük hakimi olan Terki Şamhalı’nın yanına götürür. Hüseyin, gençlik çağında İran’a gider, yolda bir süre için Salyan’ın Rudbar köyü’nde bir kadının yanında misafir olur ve onun kızı ile evlenir.[2]

İsfahan’a giden Hüseyn Bey uzun müddet şah tarafından kabul edilmemiştir. Hüseyin burada da Kacar neslinden Zehra Hanım adlı bir kızla evlenir. Bu nikahtan Ahmad Han doğmuştur. Eşinin aracılığıyla şah onu tanımış, yiğitliğini ve mertliğini değerlendirerek, onu Guba ve Gülhan’ın Hanlığına atamıştır.[3]

İran’da yaşarken Hüseyn Han Şii mezhebini kabul eder. A. A. Bakıhanov, Hüseyn Han’ın Hudat Kalesi’ni yaptırdığını yazmaktadır.[4] Böylece yarı bağımsız Guba Hanlığı ortaya çıkmış olur.

1689 yılında Hüseyn Han, Gaytak’a akın etmiş ve Başlı’yı ele geçirmişti. Fakat o zamanki usmi Ali Sultan, çeşitli dağlı halklardan 30 binlik ordu toplayıp Hüseyn Han’ı Guba’ya geri püskürtmüştü. Hüseyin Han 1689 yılında Guba’da vefat etmiştir.[5] Yerine oğlu Ahmet Bey geçmiştir. XVII. yüzyılın sonlarına doğru Ahmet Han, Gubalıların ve Gaytak’taki taraftarlarının yardımı ile Başlı’yı tutmuş ve kendini usmi ilan etmişti. Bir müddet sonra Ulubay usminin oğlu Ahmet Han ordu toplayıp Gubalı Ahmed Han’ı Mecalis’e geri püskürtmüştü. Ama burada Guba Hanı düşmanlarının desteği ile kendi hizmetçisi tarafından öldürülmüştür.[6]

Bazı tarihi kaynaklar ilk başta Guba hanlarının ikamatgahı olarak Hudat’ı gösterseler de muteber kaynaklar bu fikri kabul etmezler.

Rusya Büyükelçiliği’nin temsilcisi A. Lopuhin ise 1718 yılında Guba’nın hanlığın merkezi olduğunu, Gubalı Sultan Ahmed Han’ın onu saygıyla kabul ettiğini belirtir. Lopuhin, Hanın yanında 500 savaşçı olduğunu yazıyordu.[7] Tahminen bu dönemde, Sultan Ahmed suikast sonucunda öldürülür. Taraftarları, hanın oğlu Hüseyneli’yi alarak Samur’un yukarısındaki Tahir Car köyüne götürürler.[8]

Hanlığ’ın arazisi, Şirvan isyanlarının lideri Hacı Davud’un hakimiyeti altına geçmişti. 1722 yılında Rus ordularının Hazarboyu eyaletlere seferi sırasında Guba Hanlığı’nın denize yakın topraklarıyla birlikte, Hudat, Ruslar tarafından işgal edilmişti. Dağlık bölgeler ve Guba bir süre daha Hacı Davud’un hakimiyeti altında kalmıştı. Bu yüzden de Sultan Ahmed’in taraftarları dağlarda sakladıkları Hüseyneli Bey’i Rusların denetimi altında olan Hudat’a getirmiş, Rusya’nın himayesine geçmek bahanesi ile hanlığı yeniden ele geçirmek istemişlerdi.

1726 yılının sonu, 1727 yılının başlarında Guba Hanlığı Rusya’nın yönetimi altına girer ve 1718 yılında öldürülen Sultan Ahmed Han’ın küçük yaştaki oğlu Hüseyneli, Guba Hanı ilan edilir. Meşhur Azerbaycan tarihçisi H. B. Abdullayev, Guba Hanlığı’nın 1722 yılında Rusya’ya katıldığını, Hüseyneli’nin I. Petro tarafından han ilan edildiğini yazıyor.[9] Ama ilk kaynaklarlarda ise bu bilgi doğrulanmıyor. H. B. Abdullayev, bu fikrini doğrulamak için XVIII. yüzyılın 70’li yıllarında Azerbaycan’da olan Rus sayyahı, akademik S. G. Gmelin’e ve XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Guba Hanı olan Feteli Han’ın Rus sarayına yazdığı mektuba ve aynı zamanda Feteli Han’ın Rus Konsolosluğunun memuru Matveyev’le konuşmasına dayanıyor. Ama araştırmacı, Feteli Han ve elçisinin, Guba hanlarının hakimiyetini tanıdığını göstermek için, Hüseyneli’nin Guba Hanlığı’na atanmasını bilerek I. Petro gibi tarihi şahsiyete bağlayabileceklerini unutuyor. S. G. Gmelin’e gelince, o da bilgileri bu kaynaklardan aldığına göre o da hata yapabilirdi. 1722 yılında I. Petro, Derbend’e geldiğinde Hüseyneli Bey kendi adamları ile onun yanına gitmiş ve Rusya himayesini kabul etmek istediğini söylemiş olabilir (bu konuda hiçbir güvenilir kaynak yoktur). Fakat o zaman Guba Hanlığı daha resmen Rusya himayesine kabul olunmamıştı, Hüseyneli Han ise Guba Hanı olarak atanmıştı.

Resmi kaynaklar Guba Hanlığı’nın Rusya himayesine kabul edilmesinin ve Hüseyneli Han’ın Guba Hanı olarak atanmasının 1726 yılının sonu 1727 yılının başlarında gerçekleştiğini gösterir. Rusya’nın Dış Siyaset Arşivi’nde bulunan bir resmi belgede: “20 Ekim 1926’da Derbend’e gelen Gubalı Hüseyneli Bey’in, Rusya’nın himayesini kabul ederek sadakat yemini ettiği” belirtilir.[10] Hüseyneli Bey, Rusya hükümeti tarafından Guba Hanı olarak tanındı ve Hanın yaşı küçük olduğundan ona kayyumlar atandı. Afrasiyab naib, Feremez ise nazır oldu.[11] Aynı zamanda Guba Hanlığı’nın kedhuda ve aksakkalları Hüseyneli Han’a ve Rusya imperatoriçesine bağlılığını bildirdiler. Önceki hanın öldürülmesinde rolü olanlar önce yemin etmekten kaçsalar da sonunda onlar da sadakat yemini ettiler.[12]

Bilindiği gibi 1735 yılında Rusya’yla İran arasında yapılan Gence Anlaşması’na göre yeni ele geçirilen Hazar civarı vilayetler, özellikle de Guba Hanlığı’nın arazisi İran için önem arz etmekteydi.

Hüseyneli Han, İran’a görünürde itaat ediyor gibi gözükmesinden olacak ki Nadir’in Azerbaycan’a ilk seferi sırasında Şah, Salyan’ı da Guba Hanı Hüseyneli Han’a vermişti[13] ve böylece Salyan yeniden Guba ile birleşmişti.

1747 yılında Nadir Şah Afşar, yakın adamları tarafından katledildiğinde Gubalı Hüseyneli Han, bağımsızlığını tam olarak ilan etti. XVIII. yüzyılın ortalarında bazı bilgilere göre Guba Hanlığı 100 köyden oluşmakta idi.[14] Hanlık eski sınırları içinde tekrar kurulmuştu. Gülhan ve Şabran yeniden Guba’ya dahil edilmiş ve daha sonraları Feteli Han, Şabran’da kale yaptırmıştı.[15]

Guba Hanlığı’nda toprakların büyük kısmı hana ve onun aile üyelerine aitti. Bu topraklar iki kategoriye ayrılırlardı: 1) Has veya halise; Farsça temiz sözünden gelmektedir; bu toprakların gelirleri hanın ve ailesinin masrafları için harcanıyordu. 2) Divan torprakları; bu topraklar, hazineye aitti ve devlet memurlarının ve ordunun masraflarını karşılamak için kullanılırdı. Divan topraklarının bir hissesi tiyul şeklinde ayrı ayrı beylere verilirdi. Beyler hizmetlerine karşılık para almıyorlardı, ama bu toprakların vergileri onların oluyordu.

Diğer Azerbaycan hanlıklarında olduğu gibi, toprak mülkiyetinin yaygın olan bir şekli de mülk (yahud halise) idi. Mülkü almak, satmak, bağışlamak, kiraya vermek mümkündü. Guba Hanlığı’nda XVIII. yüzyılda vakıf toprakları da vardı. Bu topraklar esasen camilere ve diğer dini kurumlara verilirdi ve onlardan han hazinesi için vergi alınmazdı.

Hanlıkların ortaya çıkması sanatkarlık ve ticaretin de artması için uygun ortamı yaratmış oldu ve şehirler büyümeye başladı. Guba ve çevre bölgelerde halı dokuma tezgahları olan iş yerleri de çoğalmıştı. Bu iş yerlerinde “çiçi” diye adlandırılan halı dokunuyordu ve dış pazarlarda satılıyordu. Guba’nın iç ticareti komşu hanlıklarla, dış ticareti ise İran, Osmanlı ve Rusya ile yapılıyordu.

Hanlık’ta monarşi idare tarzı hakimdi. Bu monarşinin başında sınırsız yetki sahibi olan Han durmaktaydı.

Hanın yanında “divan” veya “han şurası” olarak adlandırılan devlet kurumu kurulmuştu. İdare etmede yüksek memurlardan vezir, sarkar-i ali (maliye işlerine bakan memur), eşik ağası (hanın iç ve dış işlerine bakan memur), amir ahur (baş seyis) ve hazinedar önemli yer tutmaktaydılar.

Hanlık’ta daimi ordu vardı. Savaş zamanında ordunun halktan toplanan askerler sayesinde artırılırdı. Yukarıda da söylendiği gibi orduya paralı askerler de alınırdı.

Hanlık idari açıdan bölgelere ayrılırdı. 1796 yılında Hanlığ’ın Guba, Rustov, Buduk, Hınalık, Şabran, Barmak, Müşkür, Sedan olmak üzere altı bölgesi vardı. Bölgelerin idaresi ile mahal beyleri veya naibler uğraşıyorlardı. Bu görev genellikle babadan oğula geçiyordu. Köyler yüzbaşı ve kendhudalar, şehirler ise kelenter ve kalebeyi tarafından yönetilirdi.

Hanlığ’ın mahkeme sisteminde şeriat mahkemesi başlıca yer tutmaktaydı ve mahkeme sisteminde hanın sınırsız yetkisi vardı.

Guba Hanlığı çok büyük olmasa da savaşlarda önemli zaferler kazanmışlardı. Nadir Şah’ın Azerbaycan’a seferleri sırasında ve feodallarla mücadelenin güçlendiği sonraki yıllarda Guba Hanlığı Azerbaycan’ın diğer hanlıklarına nazaran daha az zarar görmüştü. Guba Hanlığı’nda çok sayıda dağ kaleleri olduğundan, gerektiği zaman halk bu kalelere sığınıyordu. Guba Hanlığı arazisinde olan büyük kalelerden biri büyük yolun kenarında olan, yüksek surlarla ve hendeklerle kuşatılmış olan “Şeherçe» Kalesi idi.[16] Diğer önemli kale eski “Çırakkale” idi. Yüksek kayaların üstünde Feteli Han ev yaptırmış, sonra ise dağın eteğinde çok sayıda ev yapılmıştı. Yüzyılın sonlarında buraya 800 aile sığınabilirdi. Çırakkale’ye gizli yeraltı kanalları aracılığıyla su temin edilirdi. Kale’nin 12 kulesi vardı ve onların altından geçmek zorlaştırılmıştı. Kaleye çıkılması çok zor olan tek bir yol vardı. Kale duvarı dağın eteğinden büyük kayalarla ve eğri biçimde yapılmıştı.[17] Guba’dan Şamahı’ya giden yol üzerinde bulunan Beşbarmak’ta düşman saldırılarına karşı 500 ailenin sığınabileceği eski bir kale vardı.[18]

Hanlığ’ın arazisinin hemen her yanında bekçi mıntıkaları vardı. Defalarca düşman saldırılarına uğrayan Hanlık’ta insanlar artık savaşa alışmıştı. Marşal fon Biberşteyn bu bölgenin insanlarının savaştaki başarılarıyla ün kazandıklarını belirtmiştir.[19]

Bütün bu etkenler, Azerbaycan’ın düşman hücumlarından ve feodallara karşı mücadelesinden daha çok zarar çekmiş olan güney ve güneydoğu bölgelerindeki halkın buraya gelmelerine neden olmuştur. Bu da Hanlığ’ın ekonomik gücünün artmasına neden olmuştur. 1757 yılında Muğan Çölü’nden birçok şahsevenin Guba Hanlığı’na göçürülmesi Hanlığ’ın askeri gücünün de artmasına önemli ölçüde yardım etmiştir.[20]

Ekonomik ve askeri gücüne güvenen Guba Hanlığı, diğer hanlıkların arazilerini kendi topraklarına katmaya başladı. Guba’ya ilk katılan bölge Salyan oldu. XVIII. yüzyılın ortalarında Salyan da bağımsız hanlığa çevrilmiş, burada hakimiyeti İbrahim Rudbarlı ele geçirmişti.[21] İbrahim Han’ın hakimiyetinden şikayetçi olan Salyan feodalları gizlice Guba Hanı ile ilişki kurdular ve ondan İbrahim Han’ı hakimiyetten uzaklaştırıp, Salyan’ın idaresini başka birisine vermesini istediler. Bu istek Guba Hanı’nın Salyan’ı ele geçirmesi için iyi bir bahane idi ve 1757 yılında Hüseyneli Han’ın veliahtı Feteli’nin önderlik ettiği Guba ordusu Salyan Hanlığı’na saldırdı. İbrahim Han, kaçıp Rudbar’da saklandı.[22]

1753 yılında Hüseyneli Han vefat etdi ve Feteli, Guba hanı oldu. Feteli Han oldukça akıllı bir devlet adamı, cesur komutan ve çok yetenekli bir diplomat idi. Yürüttüğü uzak görüşlü siyaset sonucu kısa bir zamanda bütün Azerbaycan’da itibar kazandı. Çoğu hanlıkların halkının Feteli Han’a, halkı zulümden kurtaran bir şahsiyet olarak bakmaları ve ondan yardım ummaları tesadüf değildi.

Feteli Han ilk olarak büyük stratejik önemi olan Derbend Hanlığı’nı ele geçirmeyi düşündü. Arazice küçük ve nüfusu az olan bu hanlığın askeri gücü çok değildi. Diğer taraftan Derbend ahalisinin hakimiyette olan Mehemmed Hüseyin Han’dan pek hoşnut olmamaları ve Feteli Han’dan kurtuluş ummaları bu planın gerçekleşmesi için elverişli ortam hazırlıyordu. A. A. Bakıhanov, 1759 yılında Mehemmet Hüseyn Han’ın kardeşi Tahir Bey’in davranışlarına sinirlenen Derbendlilerin gizlice Feteli Han’ın yanına giderek ondan yardım istediklerini ve Feteli Han’ın ordusuyla gelerek kısa sürede Derbend’i tuttuğunu yazmaktadır. Hakimiyetten indirilen Mehemmed Hüseyn Han, Bakü’ye göçer.[23] Böylece Derbend, Hanlığın ikinci merkezine dönüşür.

Derbend’i tutmaya yardım ettiklerine göre Guba Hanlığı’nın Garadağlı, Azaglı, Naburlu, Çiçi, Babaşli ve Babali köyleri şamhala, Derbend dairesinin Malagalıl adlı bölgesiyle, Derbend vergilerininin toplanması yetkisi usmiya, pul mükafatı ise kadıya verildi.[24]

Feteli Han’ın çabaları sonucunda 1750’li yıllarda Guba Hanlığı, Salyan’ı ve Derbend’i de alarak bir hayli güçlendi. Bu hanlık Azerbaycan’da önemli rol oynamaya başladı.

Feteli Han Azerbaycan’ı deniz yolu ile Rusya ve İran’a bağlayan Bakü Hanlığı’nı yönetimi altına almak istiyordu. Bu hanlık ekonomik açıdan zengin (özellikle petrol ve tuz) idi. Bakü o zaman Hazar Denizi sahilinde en önemli ve elverişli liman şehri idi.

Feteli Han Bakü Hanlığı’nı savaş yoluyla değil, barış yoluyla kendi güdümü altına almayı başardı. Bu işte “nikah diplomasisinden” yararlandı. 1767 yılında Feteli Han, kız kardeşi Hatice Bike’yi daha Mirza Mehemmet Hanın Dönemi’nde Bakü’yü idare eden oğlu Melik Mehemmet Han’a verdi.[25] Karşılığında Bakü Hanı, Feteli Han’a bağlılığı kabul etti.[26] Devrinin akıllı kadınlarından biri olan Hatice Bike, kardeşinin tavsiyeleri ile Bakü Hanlığı’nın idari işlerine etki edip, hep Guba Hanlığı’nın çıkarları doğrultusunda çalışıyordu.

Bakı Hanlığı’nı kendisine bağımlı duruma getirdikten sonra Feteli Han, gözlerini Şamahı Hanlığı’na dikmişti. Şamahı Hanlığı hem ekonomik, hem de askeri-stratejik açıdan Feteli Han’ın dikkatini çekiyordu. Hanlık kuzeydoğudan Guba, doğudan Bakü, güneybatıdan Karabağ Hanlıkları ile, güneyde ise Kür Nehriyle sınırdı. Şamahı Hanlığı’nın merkezi olan Şamahı şehri bilindiği gibi İran Şahı Nadir Şah tarafından dağıtılmış halk yeni Şamahı olarak adlandırılan Ağsu’ya göçürülmüştü. Yüzyılın ikinci yarısında şehir yeniden inşa edilmiştir.[27]

Derbendi birleştirdikten ve Bakü Hanlığı’nı kendine bağımlı hale getirdikten sonra güçlenen Guba Hanı, Şamahı Han’ından onun arazisini Dağıstanlıların hücumundan korumak için yılda 10 bin manat talep etmiş ve kaynakların verdiği bilgilere göre Şamahı Hanı tam dört sene bu miktarı ödemiştir.[28]

Bir süre sonra Şamahı hakimleri Guba Hanı’na haraç vermekten imtina ederler ve iki hanlık arasındaki ilişkiler kötüleşir. Sonuşta 1765 yılından 1769 yılına kadar devam eden 4 senelik Guba- Şamahı mücadelesi başladı. Şekili Hüseyin Han’ın Şamahı’ya yardım etmesi Feteli Han’ın zafer kazanmasına engel olmaktaydı.

Bu durumdan çıkış yolu arayan Feteli Han, Şeki Hanı Hüseyn Han’la Şamahı Hanı Mehemmet Seid’in aralarına nifak soktu. Hüseyn Han’ı kendi tarafına çekti. Bundan sonra büyük bir askeri güçle Şamahı’ya hücum kararını aldı. İskender Bey Hacınski’nin yazdığına göre Feteli Han, 1767 yılında Akuşa, Tabasaran, Derbend ve Guba ahalisinden ordu toplayarak, Bakü Hakimi Malik Mehemmet Han’ı da yanına alıp, Şirvan’a saldırır. Şekili Hüseyn Han da birleşmiş güçlerle Şamahı’yı almak için Feteli Han’la beraber harekete geçer.[29]

Şamahı hakimleri Mehemmet Seid Han ve kardeşi Ağası Han, Feteli Han’a değil de Hüseyin Han’a teslim olmayı daha uygun bulurlar. Feteli Han’ın emriyle Hüseyin Han, Ağasi Han’ın gözlerini oydurtur. Eski Şamahı şehri de dahil Hanlığ’ın büyük bir kısmı Guba Hanı’na verilir.[30]

Sedari ve Gesari bölgeleri Yeni Şamahı ile birlikte Şeki Hanı’na verildi. Bu yerlerin idare olunması için onlar kendi naiplerini belirlediler. Eski Şamahı’nın naibi Feteli Han’ın kardeşi Abdulla Bey oldu.[31]

1768 yılının Ağustos ayında Yeni Şamahı’da Feteli Han’ın aleyhine bir suikast düzenlendi. Suikaste naip Manaf Bey ve diğer Şeki feodalları liderlik ediyorlardı ve Hüseyin Han’ın bu olaydan haberi vardı. Amaç Şamahı Hanlığı’nı tamamen Şeki Hanlığı’na katmaktı. Fakat Şekililer ile Şamahılılar arasında ihtilaf oluştu. Şamahı sakinleri Şamahı’da Şeki hakimiyetinin kurulmasını istemiyorlardı. 17 Ağustos 1768’de Feteli Han iki bin kişilik orduyla Yeni Şamahı’ya geldi ve ona karşı çıkanları ortadan kaldırdı. Şeki’nin payına düşen bölgeler onlardan alındı ve Guba’ya katıldı.[32]

Şamahı’nın idaresi Feteli Han’ın kardeşi Abdullah Bey’e verildi. Ama o, vergileri artırıp, halkı incitiyordu. Bu yüzde, 1769 yılında Şamahı’da yeni isyan başladı. İsyancılar Şekililerin yardımıyla Şamahı’da Guba hakimiyetini yok etmek istiyorlardı. Feteli Han, önce Mehemmet Said Han’ı gizlice görüşmek bahanesiyle çağırıp hapsettirdi. Sonra Şeki ordusunun üzerine hücum edip onu darmadağın etti. Şeki Hanı teslim oldu ve Şamahı konusundaki iddialarından vazgeçti. Yeni Şamahı dağıldı ve halkı ise eski Şamahı’ya yerleştirildi.[33]

Feteli Han ileride Şamahı’da çıkabilecek her hangi karışıklığa sebebiyet vermemesi için Mehemmet Seid Han’ı Derbend’e sürdü. Kör Ağası Han ise 1769 yılında Karabağ’a kaçtı.[34]

Fakat Şamahı Hanlığı’nın arazisini bütünlükle ele geçirmekle Feteli Han, Şekili Hüseyin Han’ı açıktan açığa kendisine düşman etmişti. Feteli Han, eski Şamahı Hanı Mehemmet Seid’i 1774 yılında yeniden Şamahı hakimi ilan etti ve O, yeniden Şamahı’yı “Han” rütbesiyle yönetmeye başladı. Sonra Feteli Han’ın fermanı ile Mehemmet Said Han’ın oğlu Mehemmet Rza Bey, Şamahı’ya hakim olarak atandı. 1786 yılından itibaren Feteli Han, Şamahı’da Serkarlar Sülalasi’nin hakimiyetini tamamıyla bitirdi ve Şamahı’yı Guba valisinin aracılığıyla bizzat kendisi yönetmeye başladı.

Şamahı Hanlığı’nın birleştirilmesi ile aynı dönemde, 1768 yılında Kür’le Araz’ın kavuştuğu yerde kurulan ve çok büyük arazisi olmayan Cavad Hanlığı da kuzeydoğu Azerbaycan Devleti’ne katıldı. Cavadlı Hasan Han, gönüllü olarak Feteli Han’la birleşmeyi kabul etti.[35]

Guba Hanlığı’nın hızla genişlemesi komşu feodal hakimlerini rahatsız etmeye başladı. Guba Hanlığı ve ona bağlı topraklarla sınırları bulunan Karabağ, Şeki Hanları, Güney Dağıstan hakimleri bu durumdan pek memnun değillerdi. Böylece iki feodal bloğu oluştu: Birine Şeki, Karabağ hanları ve Şamahı’dan kovulan Şamahılı Ağasi Han dahil idi; diğer bloğa Güney Dağıstan Hakimlerinden Karakaytak Usmisi Amir Hamza, Gazıkumuklu Mehemmet Han, Avar hanları Nutsal ve Ümma, Tabasaran Kadısı Rüstem, Cangutaylı Ali Sultan, Dişsiz Mehemmet, Tavlin feodalları, Kostyukovlu Hamza Alişov dahil idi. Andari beyleri Temuf Hamzin, Alisultan Kazanlıyev ve diğerleri de onlara yardım ediyorlardı.[36]

Güney Kafkasya’da yönetimi ele geçirmek için can atan Gürcistanlı II. İrakli de Feteli Han’ın Azerbaycan topraklarını birleştirme siyasetine karşı çıkıyordu. O, Karabağ ve Şeki hanlarının Guba’ya karşı yönelmiş ittifaklarını savunuyordu. Feteli Han’ın dış siyaseti, Gilan Hanı Hidayet Han’ı bile rahatsız ediyordu.

1773 yılının Kasım sonu-Aralık başlarında Şeki, Avar, Karabağ Hanlıklarının ve Guba’ya düşman diğer feodal hakimlerin birleşik güçleri Şamahı üzerine yürüdüler. Avar Hanı sürekli Gürcistan topraklarına akınlar yaptığı halde bu kez II. İrakli kendi topraklarından geçerek, onun Şamahı’ya saldırmasına izin vermesi olayı da dikkat çekicidir. Hatta II. İrakli onun hakimiyeti altında yaşayan Borçalılardan, Gazahlılardan onlara yardım bile vermişti. Feteli Han gücü az olduğundan Şamahı’yı terk etmek zorunda kaldı. Müttefikler Cavadlı Hasan Han’ı öldürdüler. Ağasi Han kendi birlikleriyle Eski Şamahı’ya girdi.[37]

Feteli Han yenilgiye aldırmadı ve ek güç toplayıp Şamahı yakınlarında düşmanlarını yenilgiye uğrattı. Özellikle Avarlar çok kayıp verdiler. Avar hanının iki oğlu-Pulaç Mirze ve Mehemmet Mirze savaşta öldüler.[38] 1774 yılının başlarında savaşlar yeniden kızıştı. Yene da Gubalılar zafer kazandılar. Bu kez Avar Hanı Nutsal hayatını kaybetti. Ağası Han Elevliye kaçtı.[39]

A. A. Bakıhanov’un yazdığına göra Ağasi Han avar hakimi Nutsal Han’la birleşerek Şamahı’yı ele geçirir. Feteli Han Dağıstanlılardan ve Gubalılardan ordu toplayarak, Bakılı Malik Mehhemed Han’ın da ordularını birleştirerek Şamahı’ya saldırdı. Savaş sırasında Ağasi Han kaçtı, kendi ordusundan ayrı düşen Nutsal Han ise şehrin yukarı bölgesinde saklandı. Fakat Feteli Han, öldürmeyeceğini vaad ederek onu kendi karargahına götürdü.[40]

Her üç han da çadırda oturup sohbet ettikleri zaman Feteli Han’ın ordusunda olan Akuşalılar, Feteli Han’ı çağırıp kan düşmanları olan Nutsal Han’ın öldürülmesini isterler. Bu işi yapmak zorunda kalan Feteli Han, çadırı arkadan kesip Melik Mehemmet Han’ı çadırdan çıkarmayı emreder. Melik Mehemmet Han çadırdan çıkarılır ve hemen Nutsal Han ve adamları öldürülürler.[41]

Feodal Hakimleri Karakaytak usmisi Amir Hamza’nın, Kazıkumuklu Mehemmet Han’ın, Avarlı Ümma Han’ın birleşik askeri güçleri, aynı zamanda Tabasaran Kadısı Rüstem’in, Cankutaylı Ali Sultan’ın, Dişsiz Mehemmet’in birlikleri de Guba’ya doğru hareket ettiler. Kostyukov, Enderi ve başka yerlerin feodallar de bu koalisiyonu bir şekilde destekliyorlardı.[42] Hareketi düzenleyen, Guba Hanı’yla uzun süredir düşman olan Amir Hamza idi. Güney Dağıstan feodalları o kadar hızlı davrandılar ki, Gubalılar onları geri püskürtmek için yeni güç toplama imkanı bulamadılar. Diğer yandan onların sadık müttefikleri Tarku Şamhalı, Buynak Hakimi Tarkunu ve Buynakı hakimi müdafia etmeye mecbur idiler. Guba’ya bu saldırıyı düzenleyen esas kişiler gerçek amaçlarının Avar hanının ve onun ölen oğullarının intikamlarını almak isteği olduğunu söyleyerek gerçek niyetlerini saklamaya çalışıyorlardı.[43]

Feteli Han ve düşmanları Hudat yakınlarında Kavdüşen Çölü’nde karşılaştılar. Üstünlük ilk başta Feteli Han’ın tarafında idi. Ama usminin oğlu Ali Bey Guba askerlerine merkezden saldırarak onları sarstı ve savaşın akışını değiştirdi. Her iki taraf da büyük kayıp verdi. Dişsiz Mehemmet, Kazıkumuklu Eldar Bey ve Ali Bey öldüler. Yenilgiye uğrayan ve zayıf düşen Feteli Han, Guba’da tutunamayarak Salyan’a çekildi.[44]

Zaferden mutlu olan Emir Hamza birleşik ordunun başında Derbend’e doğru ilerlemeye başladı. O, aynı zamanda Feteli Han’ın savaşta şehit düştüğünü söylerek Derbend Kalesi’ni almaya çalıştı. Ama Tutu Bike onun bu yalanına inanmadı ve kale duvarlarından onlara ataş açmayı emretti.[45]

Derbend 9 ay kuşatmada kaldı. Butkov’un verdiği bilgilere göre bütün Derbend’de ve çevre bölgelerde açlık başlamıştı. Derbend’in savunmasına Feteli Han’ın eşi, Tutu Bike önderlik ediyordu.[46] Feteli Han deniz yolu ile Derbend’e dönmüştü. Feteli Han, daha Salyan’dayken Derbendli Mirze Bayat’ı yardım ve himaye ricasıyla Peterburg’a İmparatoriçe II. Katerina’nın yanına göndermişti.[47]

Rus hükümeti zaten, Usmi Amir Hamza’yı cezalandırmak için fırsat arıyordu. Rusya akademik S. G. Gmelin, Azerbaycan’a yaptığı ikinci seferde (1772-78) Emir Hamza tarafından hapsedilmiş, bir süre sonra da hapiste ölmüştü. Gmelin, II. Katerina’nın emriyle gönderilmişti ve bilimsel araştırmaların yanı sıra gerekli bilgileri de topluyordu. Emir Hamza sırf bu nedenle onu hapsetmişti. Buna göre de II. Katerina, Kafkas hattındaki orduların kumandanı İ. F. de-Medem’e, Emir Hamza’yı cezalandırmayı emretti. Emri yerine getiren de-Medem, 1775 yılının Martı’nda ordusuyla Emir Hamza’nın mevkilerine saldırdı. Feteli Han’ın müttefiki, Terki Murtuzali de Medem’le birlikteydi.[48]

Emir Hamza, Derbend’i kuşatan ordusuyla de-Medem’e karşı çıktı. Ama onun süvarilari Rus ordusunun karşısında fazla tutunamadı. Tüfenk ve toplardan açılan ateşlerle onun ordusu bozguna uğradı.[49] Feteli Han, de-Medem’e Derbend’i tutmayı ve onu Rusya yönetimine kabul etmeyi teklif etti. De-Medem Derbend’e girdi.[50]

Rus ordularının Derbend’e girmesi komşu hanlıklarda ve Osmanlı’da büyük rahatsızlık yarattı. Osmanlı’da Rusya’nın 1774 yılında yapılan barış anlaşmasını bozduğu düşüncesi hakimdi. Damaşk’tan Bakü aracılığıyla Derbend’e gelen iki Osmanlı memuru buraya Rus ordularının neden girdiğini ve niçin şimdiye kadar kaldıklarını sormuştur. Osmanlı veziri Rusya’nın Güney Dağıstan’daki niyetleri hakkında sorular sormuştu.[51] Rus hükümeti Osmanlı’yla ilişkileri gerginleştirmek istememiş ve askeri birliklerini Derbend’den çıkarmışlardı.

Şamahılı Ağasi Han’ı savunan Karabağ Hanı İbrahim de, Feteli Han’ın birleştirme siyasetine karşı çıkanlardan idi. Bakülü Malik Mehemmet Han, bu iki hanı barıştırmak amacıyla Şuşa’ya gitmişti. Fakat İbrahim Halil Han, Malik Mehemmet Han’ın samimiyetine inanmayıp, onu 1779 yılında zindana atmıştı ve Malik Mehemmet Han, iki yıl Şuşa’da hapiste kalmıştı.[52]

Feteli Han’ın Karabağ Hanlığı’na karşı birkaç saldırısı sonuçsuz kalmıştı. 1780 yılında Feteli Han, askeri birlikleriyle Karabağ Hanlığı’nın arazisine girerken Gürcistan Çarı II. İrakli, şehzadelerden Georgi ve David’in komutası altındaki birlikleri İbrahim Han’ın yardımına göndermişti. Bunun sonucunda ortaya çıkan çatışmada Guba orduları mağlub oldular. Fakat 1781 yılının başlarında Feteli Han, yeniden Karabağ’a saldırdı ve Kür Nehri’ne kadar ilerledi. Bu zaman çok sayıda köy yağmalandı, bir hayli davar Guba Hanlığı’na götürüldü.[53]

1784 yılında Feteli Han, Karabağlı İbrahim Han’a karşı yeni bir askeri girişimde bulundu, Ağdam’ın ve Karabağ’ın hemen bütün ova kısmı yağmalandı. Şekili Abdül Kadir Han da bu saldırıya katılmıştı. İrahim Han, yanında olan Şekili Hüseyin Han’ın oğlu Mehemmet Hasan Ağa’yı Cara gönderdi. Oradan asker toplayıp geri dönen Hasan Ağa, Carlıların yardımı ile Hacı Abdül Kadir Han’ı yenilgiye uğrattı. O, Ağasi Han’ın yanına, Alvend adlı yere kaçtı. Mehemmet Hasan Han’ın talebiyle Ağasi Han, Abdül Kadiri ona verdi. Abdül Kadir, yedi oğlu ile birlikte idam edildi.[54]

1783 yılında Rusya’nın himayesi altına giren Gürcistan çarlığı, Rusya ordularının yardımıyla Güney Kafkasya’yı, özellikle Gence’yi işgal etmeye çalışıyordu. İrakli’nin tecavüzkar niyetleri Gubalı Feteli Han’ın sert direnciyle karşılaştı. Feteli Han, Gürcistan’nın eski çarı Aleksandr’a, Gürcü tahtına çıkmak için kendisine yardım edeceği sözünü verdi. Bu konuda bilgi alan, Rus ordularının Kafkasya bölgesindeki kumandanı P. S. Potemkin, 1783 yılının sonbaharına kadar güçlü bir askeri birlik oluşturma kararını aldı. Birliğin bir hissesi Sulak çayının sahilinde, eski Svyatoy Krest Kalesi’nin yanında, başka bir hissesi ise Terek’in sahilinde, Daryal deresinin girişinde bekleyecekti. Eğer Feteli Han ve Knyaz Aleksandr niyetlerini gerçekleştirme girişiminde bulunacak olurlarsa bu birliklerden birisi Derbend’e doğru, diğeri ise Gürcistan’a doğru ilerleyecekti.

Bu tür girişimler, Feteli Han’ı II. İrakli’ye karşı planlarını gerçekleştirmekten alıkoydu. Hatta P. S. Potemkin’in talebi üzerine Aleksandr’ı Rus kumandanlığına teslim etti.[55]

Karabağ’ı kendi yönetimi altına alamayan Feteli Han, Erdebil ve Tebriz’i almaya niyetlendi. Bu niyetini gerçekleştirmek amacıyla, Abbas Mirza adında bir ihtiyarı bahane olarak kullandı. 1783 yılının Nisan’ında, Feteli Han’ın, Rusya Dış İşleri Bakanlığı’na yazdığı mektubunda, Abbas Mirza’nın, Sefevilerin varisi olduğu ve İran tahtının kanuni mirasçısı olacağı belirtiliyordu.[56]

1784 yılının yazında Feteli Han ordusuyla birlikte güneye doğru ilerledi. Aras Nehri’ni geçtikten sonra, Agustos ayında Erdebil ve Meşkin Şehirlerini ele geçirdi.[57] Feteli Han’ın isteği II. Katerina’nın Güney Kafkasya’yı ele geçirme planlarına engel oluyordu. Buna göre de Knyaz G. A. Potemkin 1785 yılının Şubat ayında Feteli Han’dan kendi ordusunu bırakmasını talep etti. Muhtemelen, G. A. Potemkin tarafından desteklenen Karakaytak usmisi ve Avarlı Ümma Han, kuzeyden Feteli Han için büyük tehlike oluşturmaya başladılar.[58] Bu olaylar, Feteli Han’ı başladığı saldırıları durdurup geri dönmek zorunda bıraktı.

Feteli Han, Şeki Hanlığı’nı da kendi yönetimi altına almaya çalışıyordu. Kavduşan yenilgisinden sonra bir süre için de olsa, Şeki’ye olan iddialarından vazgeçmek zorunda kaldı. 1779 yılında da Hüseyin Han’ı öldüren amcası Abdülkadir, Şeki Hanı oldu. Abdülkadir Han, Hüseyin Han’dan farklı olarak, Feteli Han’la dostluk ilişkileri kurdu ve ona Karabağlı İbrahim Halil Han’la savaşta yardım etmeye başladı[59] ve bu da Abdülkadir’in sonunu getirdi.

Ani bir kararla Feteli Han eski rakibi Karabağlı İbrahim Halil Han’dan yardım istedi. Hanlığa sahip olmak için İbrahim Han’la mücadele eden kardeşi Mehralı Bey Feteli Han’ın himayesinde idi. O, 1785 yılında Guba’dan gelirken Ağasi Han’ın oğlu Ahmet Bey tarafından öldürülmüştü. Feteli Han onun cenazesini büyük saygıyla Karabağ’a göndermişti. Bu olay iki hanlık arasında yakınlaşmaya neden olmuş ve Karabağ Hanlığı’nın ordusu Feteli Han’ın hizmetine verilmişti. Bu olaydan sonra Feteli Han, Şeki Hanı Mehemmet Hasan Han’ın üzerine saldırı başlattı. 1785 yılında Mehemmet Hasan Han, Feteli Han tarafindan yenilgiye uğratıldı. Onunla bir yerde olan Ağası Han, Feteli Han’a teslim oldu ve ailesi ile birlikte öldürüldü. Mehemmet Hasan Han ise geriye kalan askerleri ile birlikte acele Şeki’ye çekildi. Feteli Han, onun peşinden Şeki Hanlığı’nın üzerine yürüdü. Direnmenin faydasız olduğunu anlayan Mehemmet Hasan Han, barış istedi ve barış sağlandı. Mehemmet Hasan Han kız kardeşini Feteli Han’a verdi ve kendisi de Feteli Han’ın kız kardeşi ile evlendi.[60] Bu olaydan sonra Genceli Cavad Han da Feteli Han’ın güdümüne girmeyi kabul etti.[61]

Rusya’nın engel olmasından dolayı Güney Azerbaycan’ı tutamayan Feteli Han siyasi bir manevra yaptı. O, Rusya’nın himayesindeki II. İrakli’ye Güney Azerbaycan’a ve İran’a birlikte saldırı düzenlemeyi teklif etti. Feteli Han, konuyu görüşmek için Gürcü Çarı’nı görüşe davet etti. O, II. İrakli ile Şemkir Nehri’nin sol sahilinde görüştü. Görüşmede Gürcistan tarafından işgal edilen Şemşeddin bölgesinin Gence Hanlığı’na geri verilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.[62] Bir başka kararda ise Gürcistan Çarı’nın, Rusya’nın himayasi altında olan Güney Kafkasya’da asayişi koruması, Feteli Han’ın ise seneye Güney Azerbaycan’a hareket etmesi konusunda anlaşmaya vardılar.[63]

Fakat Feteli Han, görüşme zamanı aniden hastalandı. Şamahı’ya geri dönerken yolda hastalığı daha da şiddetlendi. Feteli Han, acele Bakü’ye, kız kardeşi Hatice Bike’nin yanına gitti. O, burada 22 Mart 1789 tarihinde, 53 yaşında iken vefat etti.[64]

Feteli Han’ın ölümünden sonra onun oluştuduğu Kuzeydoğu Azerbaycan’ın devlet birliyi dağıldı. Onun oğulları (önce Ahmet Han, daha sonra ise Şeyhali Han) yalnız Guba’yı ve Derbend’i kendi yönetimleri altında tutabildiler. İlk olarak 1789 yılında Şamahı Hanlığı Guba’dan ayrıldı. Serkerler Sülalesi’nden olan Esger Bey Şamahı hanı oldu.[65] Ağasi Han’ın oğlu Mustafa Bey ise Elventte Kotevan adlı yerde güçlenmeye başladı.

1791 yılında Ahmet Han’la Bakü’lü II. Mirza Mehemmet Han arasında bir sorun çıktı. Ahmet Han’a vergi vermeyi vaad eden Mehemmet Gulu Ağa’nın tahriki ile Ahmet Han, ordunun bir kısmını Salyan’a göndermek bahanesiyle Bakü’ye yolladı. Mehemmet Gulu Ağa gizlice Bakü’ye gitti ve kaledeki hakimiyyeti ele geçirdi. Devrik II. Mirza Mehemmet Han Guba’ya gönderildi. Fakat Bakü’de hakimiyyeti ele geçiren Mehemmet Gulu Han Ahmet Han’a vergi vermeyi red etti.[66]

Bir süre sonra Ahmet Han Guba’da vefat etti. Onun on üç yaşındaki kardeşi, Salyan’da naip olan Şeyhali Han acele Guba’ya gelerek Han tahtına sahip çıktı ve yerine yedi yaşındaki kardeşi Hasan Ağa’yı Salyan naibi tayin etti.[67]

Bilindiği gibi 1790’lı yıllara kadar Gacarlar neslinden olan Ağa Mehemmet Han İran’da hakimiyetini sürdürmüştü. O, şahın tahtına sahip çıkmak istiyordu. Fakat geleneklere göre ise, İran Şahı olmayı hedefleyen bir kişi Güney Kafkasya’yı da kendi yönetimine tâbi etmek zorundaydı. Bu sebepten dolayı Ağa Mehemmet Han 1795 yılının yazında büyük orduyla Kuzey Azerbaycan’a saldırdı. Başlıca hedef Azerbaycan’ın kapısı Şuşa’ydı. Fakat Gacar, 33 gün süren kuşatmadan sonra Şuşa’yı alamayıp geri çekildi ve Tiflis’e yöneldi. Tiflis’i aldıktan sonra 1796 yılının yazında kendi başına taç taktı. 1796 yılının başlarında Horasan’da isyan çıktığı haberini aldıktan sonra ise oraya doğru yola çıktı.

Gacar’ın Güney Kafkasya’ya yönelik emelleri Rusya’nın bu bölgeyi ele geçirmek planlarına aykırıydı. Diğer taraftan, Rusya’nın resmi himayesi altında olan Gürcistan’ın yerle bir edilmesi, Rusya’nın bu bölgedeki otoritesine ciddi bir darbe vurmuştur. Sarsılmış otoritesini yeniden kazanmak ve Ağa Mehemmet Şah’ın Güney Kafkasya’da güçlenmesini engellemek amacıyla, Rusya 1796 yılında buraya saldırı düzenledi. Saldırıyı gerçekleştiren ordu üç birlikten oluşuyordu: Baş birlik, Kafkasya birliği ve general Bulgakov’un birliği.[68]

Zaman kaybetmek istemeyen Zubov, 12 bin kişilik ve 21 topa sahip ordusuyla Derbend’e doğru ilerledi. Derbend’in yakınlarında general Savelyev’in birliği de ona katıldı.[69]

V. Zubov, yüzbaşı Simonoviçi dağlardan Derbend’in arkasına giden yolu öğrenmek amacıyla bu bölgeye yolladı. Zubov, Derbend’e varmadan Bulgakov’un rehberliğindeki bir birliği bu yolla gönderdi. Bu birlik sert ve geçilmez dağ yolu ile hareket ederek şehrin güney kısmına ulaşacaktı. Böylece Zubov Derbend’i tamamiyle kuşatmak zorundaydı. 2 Mayıs’ta Rus ordularının General Savelyev’in emrindeki öncü birlikleri Derbend’in kuzey tarafına vardılar. Mayıs ayının 4’ünde ise Bulgakov’un birliği Derbend’in güney tarafına çıktı.[70] Bir yıl önce Rusya’ya sadakat yemini etmesine rağmen Şeyhali Han şehri Ruslara teslim etmedi. Şeyhali Han, Küre ve Gazıkumug Hakimi II. Surhay Han’la birlikte 20 bini aşkın süvari ve piyade asker toplayıp Rus birliklerine hücum etmek istedi. Savelyev 2 Nisan gecesi Darbag Nehri yakınına çekildi ve 30 Nisan’da Zubov esas güçleriyle buraya geldi. Mayıs’ın 1’inde Zubov Derbend’e hücum etti. Şehirden bir mil uzaklıkta Guba ve Derbend süvarileri kazakları karşıladılar, fakat Gubalılar yenilgiye uğradılar.[71]

Rus orduları, 8 Mayıs’ta şehrin duvarlarının kuzeyindeki Narın Kale’ye, yani şehrin stratejik kısmına giden yolu hücum ederek aldılar.[72]

Rus orduları birkaç gün toplarla kaleye ateş ettiler; birlikler duvarlara ateş ederek büyük çapta delikler oluşturdular. Batı kulesinde ciddi bir hasar meydana geldikten sonra şehir nüfusunun bir kısmı kayıp vermekten ve şehri tamamiyle dağılmaktan kurtarmak için Şeyhali Han’dan şehrin teslim olmasını talep etti. Şeyhali Han Mayıs’ın 10’unda ayanları ile birlikte teslim olduğunu bildirdi.[73]

Derbend’in bu şekilde kolayca ele geçirilmesinde şehrin müdafaasındaki zorluklarla beraber, Ermenilerin ihaneti de büyük rol oynamıştı. Onların bir kısmı gizlice kale duvarlarını aşarak Rusların bulunduğu yere gelmiş, kaleye ateş açmak için elverişli olan noktaları ve kaleye su temin eden çeşmenin yerini Ruslara göstermişlerdi. Ruslar bu noktaları alıp ve çeşmenin yönünü deyişti rdiler.[74] Şeyhali Han Zubov’un huzuruna getirilmişti. Graf imperatriça adına onun bagışlanacağını vaad etmesine rağmen Şeyhali Han hakimiyyetten uzaklaştırıldı ve Feteli Han’ın kızı Perice Hanım Derbend’e Hakim tayin edildi.[75]

Guba’ya gönderilen general V. Zubov şehirden yarım mil uzaklıkta olan Tepeler adlı bir yerde üç gün bekledikten sonra Şabran’a geldi, oradan da Bakü’ye geçti. O, devrilmiş Şeyhali Han’ı da beraberinde götürüyordu. Bu tarihi olayları yazan A. Bakihanov şöyle diyor: “Pir Halil’e yakın bir yolda Şeyhali Han at sürmek bahanesi ile kaçtı ve bu olaydan Guba vilayetinde kargaşa başladı, ahali şehri terk etmeye başladı”.[76]

Köylülerin bir kısmı da evlerini terk ederek dağlara kaçtılar. Şeyhali Han Buduk köyüne gitti ve onun ailesi de burada kaldılar. Graf Zubov Guba’yı kontrol altında tutmak amacıyla Bulgakov’a 5 bin kişilik bir ordu vererek, onu Buduk yönüne gönderdi. Şeyhali Han, Buduk’ta da tutunamamış Gırız köyünden geçerek Ahtı ve Misgence’ye gitmek zorunda kalmıştır.[77]

Pericehan Hanım graf Zubov’un talimatı ile İlisu’da saklanan küçük kardeşi Hasan Ağa’yı yanına çağırarak, onu birkaç ayanla baş kumandanın huzuruna gönderdi ve Zubov imparatorun adına pırlanta bir kalem vererek onu Guba Han’ı tayin etti.[78]

Fakat, Şeyhali Han Gazıkumuklu II. Surhay Han’ın yardımıyla 10 binlik bir ordu toplayarak, Guba’dan bir mil uzaklıktaki Alpan köyüne geldi.[79] Onunla savaşmak için bin piyade savaşçı ve birkaç top gönderen Bulgakov kanlı çatışmadan sonra geri çekilmeye mecbur oldu. Her iki taraf hayli kayıp vermişti. Ruslar hücum birliklerini güclendirerek yeniden Alpan’a hücuma geçtiler, Şeyhali Han’ı yenerek Alpan’ı talan ettiler. Bundan sonra general Bulgakov’un emri ile Hasan Han Guba semtinden, Şamhal’ın oğlu Mehdi Bey ve Tabasaran Gazisi Rüstem’le birlikte Derbend yönünde Surhay Han’la savaşmak için Samur Nehri’ne doğru ilerlediler. Durumun kritik olduğunu ve Şeyhali Han’ın yenilgisini gören Surhay Han Rus’lara teslim olarak, sadakat yemini etti.[80]

Eski Şamahı istikametinde hücum eden Rus orduları Gurd Bulak yaylasında kamp kurdular ve sıcaktan dolayı Temmuz ayını burda geçirdiler. Ağustosta Pirsaat Nehri’ni geçerek Cavad’a gittiler.[81] Bir yıl sonra Rus kumandanlığı Güney Azerbaycan’da askeri operasyonlar düzenlemeyi planlıyordu. Fakat o dönemde Rusya Azerbaycan’da güçlenemedi. 1796 yılının Kasım ayında ölen II. Katerina’nın yerine oğlu I. Pavel geçti ve Rus ordularının Güney Kafkasya’dan çıkarılması kararını aldı.

Birçok toprağı işgal eden Rus ordularının I. Pavel tarafından geri çağırılmasının sebebi olarak bir taraftan büyük masraf (1.700 bin rubl),[82] diğer taraftan Avrupa’da durumun karışıklılığı gösterilebilirdi. Yerli halkların işgalçı Rus ordularına tepkisi, hakimiyetten uzaklaşmış hanların faaliyeti, İran’da Ağa Mehemmet Şah’ın güçlenmesi de bu karada etkisini göstermişti.

Feteli Han’ın kızı Pericehan Hanım, Rus ordusu Derbend’de iken Kaytag şamhalı olan Mehdi Bey’le evlendi. Rusların o yerleri terk etmesinden sonra savunmasız kalan Hasan Han Kaytağ’a kaçtı.[83] Rusların Derbent’ten çekilmesini fırsat bilen Şeyhali Han hemen Gazıkumuk’tan oraya geri döndü.[84]

Şeyhali Han, Guba Hanlığı’nda önceki hakimiyetini elde ettikten sonra, kendi mülkü saydığı Salyan’ı da ele geçirmeyi düşündü. 1798 yılında Rus sanayicilerinin kayıkları yardımıyla Kür nehri boyunca hareket eden Guba orduları Salyan’ı ele geçirdiler.

Fakat, o, Derbend’e geri döndükten sonra Salyan, Şamahılı Mustafa Han tarafından fethedildi.[85] Kısa bir süre sonra da Derbend şehri elinden çıktı.

Gazıkumuklu II. Surhay Han, Hasan Han’ı Kaytak’tan çağırarak Mayıs ayının sonlarında onun Derbend’i almasına ve kendisini Derbend Hanı ilan etmesine yardım etti. Şeyhali Han Şamahı ve Şeki hanlarının yardımıyla Derbend’i almaya çalışsa da, başarılı olamadı. Bir süre sonra Şeyhali Han aniden Derbend civarına saldırarak Ulus mahalının köylerini Guba’ya göç ettirdi. Hasan Han yalnız Derbend şehri üzerinde hakimiyetini koruyabildi.[86] 1803 yılında Hasan Han hastalandı ve vefat etti. Şeyhali Han Derbend’e gelerek, Hasan hanı şanına uygun olarak defnetti. İmam Gulu Bey’i Derbend naibi tayin ederek Bakü’ye geri döndü.[87]

XIX. yüzyılın başlarında Rusya yeniden ve kesin olarak Güney Kafkasya’yı işgal etmeyi kararlaştırdı. I. Pavel 1801 yılının Martı’nda suikast sonucu öldürüldükten sonra hakimiyete gelen oğlu I. Aleksandr Gürcistan’dakı Rus ordularına Azerbaycan’a girme emrini verdi. Rus orduları 1803 yılının Temmuz’unda Car-Balaken’e girerek, orayı dagıttılar. General Sisyanov 1803 yılının sonunda Gence’ye hücüm etti ve 1804 yılı Ocak ayının 2’den 3’ne geçen gece kale ele geçirildi.[88]

1804 yılında Güney Kafkasya için yapılan mücadele I. Rus-İran Savaşı’nın başlamasına neden oldu. 1805 yılında Rus ordusu deniz yolu ile İran’ın Enzeli limanı’na saldırdı ama orayı alamayan Rus ordusu geri dönüşte Bakü şehrini işgal etti.

Gubalı Şeyhali Han, Ruslara karşı çıkmak ve onları durdurmak için Bakü’ye doğru ilerlemeye başladı. Aynı yılın Ağustos ayının sonunda Bakü’yü kuşatan General Zavalişin’in ordusunu oradan uzaklaştırmak için Şeyhali Han, Kazıkumuklu Surhay Han’la birlikte Bakü’ye geldiler ve General Zavalişin’e Bakü’den çıkmayı teklif ettiler. Zavalişin, Eylül ayının 3’ünde Bakü’yü terk etmek zorunda kaldı.[89]

Şeyhali Han’ın bu davranışı Rusya’nın ona olan bakışını kesin olarak değiştirdi. P. D. Sisyanov, Guba Hanı’nı artık “Rusya’nın düşmanı” olarak görüyordu. O, Şeyhali Hanı teklemek niyeti ile Şamahılı Mir Mustafa Han’dan “Guba Hanı ile hiçbir şekilde işbirliği yapmamayı” talep ediyordu.[90] General Sisyanov, 1806 yılının Haziran ayında Bakü Kalesi’ne yeni bir saldırı düzenledi. Bakülü Hüseyngulu Han, barış yolu ile meseleyi çözmek için Sisyanov’la konuşmaya gitti. Fakat görüş esnasında Sisyanov öldürüldü ve Rus askerleri teknelerle Sarı Adası’na kaçtılar.[91]

Sisyanov’un intikamını almak için Derbend, Guba ve Bakü’ye General Glazenap’ın komutası altında Rus askeri birlikleri gönderildi. 21 Haziran 1806 tarihinde Derbend Rus orduları tarafından işgal edildi. Ulus bölgesi, Şamhal Mehdi Han’ın yönetimine, Derbend şehri ise binbaşı rütbesi verilmiş olan Ali Penah Bey’in yönetimine verildi.[92]

Derbend’in Ruslar tarafından işgal edilmesinden bir ay sonra General Bulgakov önce Guba’ya, oradan da Bakü’ye gitti. Bakü Hanı Hüseyngulu’nun İran’a kaçması General’in işini kolaylaştırdı ve o, Bakü Hanlığı’nı Rusya’ya kattı. Kalede Rus askerlerinden oluşan bir alay bırakan Bulgakov, kendisi acele Guba’ya doğru harekete geçti.[93]

Bakü’den Guba’ya yardıma giden bir Rus askeri birliği ile Şeyhali Han arasında çatışma çıktı. Guba ordusunun yaklaştığı haberini alan General Guryev onları durdurmak için hemen yola çıktı. Guryev’in ordusu ile savaşta yenilgiye uğrayan Şeyhali Han, Serhi köyü yakınlarında, yeniden Tabasaran’a gitti. Bu defa Ruslar kati hareket ettiler. Böylece Guba Hanlığı da Rusların eline geçti ve oranın idaresi Bakü’nün ve Guba’nın alınmasında Ruslara büyük yardımları olan II. Mirze Mehemmet Han’a verildi.[94]

Şeyhali Han ise o zaman Tabasaran’ın Yersi köyünde, damadı Abdullah Bey’in evinde (Abdullah Bey Tabasaran kadısı Rüstem’in oğluydu-T. M.) kalıyordu. Şeyhali Han’ın tarafını tutan Abdullah Bey kardeşleri ve amcası Kadı Mirze ile birlikte sık sık Rusların oldukları Derbend ve Guba’ya baskınlar düzenliyorlardı. Ruslar durumun zorluğunu görüp hileye baş vurdular. Onlar, Tabasaran’ın bazı beyleri ve Derbend ordusu ile birleşerek Kadı Mirze’yi cezalandırmak için Mehrağa köyüne saldırı düzenlediler. Şeyhali Han ve Kadı Rüstem’in oğulları Kadı Mirze’nin yardımına gelmelerine rağmen Ruslar galip geldiler ve köyü yağmalayıp Derbend’e geri döndüler.[95]

Şeyhali Han, Ruslara karşı mücadeleyi durdurmak fikrinde değildi. General Repnin Graf Gudoviç’e gönderdiği 14 Nisan 1809 tarihli 406 sayılı raporunda, aldığı bilgiye göre Şeyhali Han, Gazıkumuklu Surhay Han’la birleşerek büyük bir güçle Guba arazisine hücum etmeye hazırlandıklarını yazıyordu. Guba beylerinin Rusya’ya sadakatine şuphe eden Repnin, Guba Kalesi’nde yerleşen askeri birliklere takviye yapılmasını teklif ediyordu.[96] O zaman Guba şehrinde 1553 kişiden oluşan iki Rus birliği bekletiliyordu.[97] General Repnin’in şüpheleri hiç de asılsız değildi. General Guryev’in General Repnin’e verdiği bilgiye göre, Rus askeri birlikleri Şeyhali Han’ın üzerine saldırdıkları zaman Ruslar tarafından savaşan az sayıdaki Gubalıların hiçbirisi hana ateş etmemiş, hatta ona haber vermişlerdi.[98]

Gubalıların direncini kırmak için Rus işgalciler, Şeyhali Han’ı ortadan kaldırmak için her yola başvurmaya hazırlardı. Bakü komutanı General Repnin, General Tormosov’a gönderdiği 25 Haziran 1809 tarihli, 4 sayılı raporunda: “Şeyhali Han’ın öldürülmasi veya tutulması için her türlü yola başvurulması gerektiğini, Guba ve Derbend’de büyük itibar sahibi olan bu adamın Rusya için büyük tehlike oluşturduğunu ve o sağ olduğu müddetçe bölgeye hakim olmanın mümkün olmayacağını” yazıyordu.[99]

Repnin, Tormosov’a gönderdiği daha sonraki mektubunda Şeyhali Han’ı öldürmek için iki kişi ayarladığını bildiriyordu. Bunlar Derbend şehrinin naibi Alfan Bey ve Gubalı Hanbuta Bey idi. Onların her ikisi de Şeyhali Han’la kan düşmanlarıydılar. Repnin Şeyhali Han’ı öldürene hemen 1500 çervon (rus para birimi) vereceğini vad etmişti.[100]

Aynı zamanda General Repnin, Şeyhali Han’ı öldürtmenin zorluğu karşısında, Rusya’nın aynı anda hem İran’la, hem de Osmanlı’yla mücadele ettiğini dikkate alıp, siyasi bir manevra yaparak, Şeyhali Han’ı, yeniden Guba Han’ı olarak tanıyabileceklerini düşünüyordu.[101] Şeyhali Han bir buçuk yıl Tabasaran’da kaldıktan sonra Hazrali Hanbuta Bey’le ve diğer Guba ayanları ile birlikte 1810 yılında Rusları, eski Guba Hanlığı arazisinden kovup çıkarmayı başardı ve 4 ay Guba vilayetini idare etti.[102]

General Repnin, General Tormosov’a gönderdiği 16 ağustos 1810 tarihli raporunda bununla ilgili “Bütün Guba vilayeti ahalisinin isyan ettiğini, herkesin ‘sağ olsun han, yaşasın han’ diye bağırdığını, Guba ile bütün ilişkilerin kesildiğini, Buduk mahalı hariç, bütün Guba halkının isyan ederek Şeyhali Han’ın tarafına geçtiğini” yazıyordu.[103]

Şeyhali Han Grız köyünü kendisi için geçici ikametgah seçerek buradan Hanlığı idare etmeye başladı. Böylece, geçmiş Guba Hanlığı arazisinde Rus işgalcilere karşı halk isyanı başlatmış oldu. Şeyhali Han’ın önderlik ettiği bu isyana beyler, din adamları, köylüler vb. katılmışlardı. Bunu Rus kaynakları da doğrulamaktadır. General Tormosov, Şeki Hakimi Cafergulu Han’a gönderdiği 18 Ağustos 1810 tarihli mektubunda “Şeyhali Han’ın Guba sınırlarında görünmesinin bütün halkı ayaklandırdığını” yazıyordu.[104] General Tormosov’un General Tihonovski’ye gönderdiği 170 sayılı emrinde şöyle yazıyordu: “Bakü komutanı Repnin’den pek hoş olmayan haberler aldım. Sadece Guba şehri değil, bütün Guba vilayeti Şeyhali Han’a katılmış. Sıvastopol alayının iki Birliği ile savunulan Guba şehrinin Derbend ve Bakü ile bütün ilişkileri kesilmiştir”.[105] Fakat, Şeki ve Şirvan süvarilerinin de yardımı ile onların üzerlerine saldıran Albay Lisaneviç, Çiçi köyü yakınlarında Guba Hanı’nın önderlik ettiği isyancıları bozguna uğrattı ve vilayeti onlardan temizledi. Şeyhali han Akuşa’ya geldi. Burada damadı Abdullah Bey de ona katıldı.[106]

Şeyhali Han, Akuşa Kadısı Ebubekr’in yardımıyla ikinci defa Akuşalıları kendi etrafına toplamayı bildi ve 8 binlik orduyla Kazıkumuklu II. Surhay Han’ın oğlu Nuh Bey’le birleşerek Guba’ya saldırdı. Şeyhali Han, Rustov köyünde karargah kurdu, Guba şehri ve Zeyhur hariç Guba vilayeti tamamen onun yönetimi altına geçti.[107]

Guba isyanını bastırma operasyonuna General Tormosov bizzat kendisi komuta ediyordu. O, Mustafa Han’a yazdığı 12 Eylül 1810 tarihli mektubunda: “İran’a ve Osmanlı’ya karşı askeri operasyonları bitirip Rus ordusunun büyük bir kısmını Guba’ya yönelttiğini, Şeyhali Han’ın önderliği altındaki isyanı bozğuna uğratacağını ve Gubalıları gerektiği şekilde cezalandıracağını” yazıyordu.[108] General Tormosov General Hobelsin’e hemen Şeki’ye bir askeri birlik göndermesi hakkında emir vermişti. Bu askeri birlik Şekili Cafergulu Han’ın topladığı bin kişilik Şeki süvarisi ile birleşip Hınalık dağlarında Şeyhali Han’ın isyancılarına arkadan saldıracaklardı. Karabağ’dan yeger (atıcı) alayının iki birliği toplarla birlikte Şirvan’a gönderilmeleri ve bu birliklerin Mustafa Han’ın önderliği altında Guba üzerine hücuma geçmeleri düşünülüyordu. Mustafa Han, yolda Bakü’den gelecek olan ek bir askeri birliği de alıp Binbaşı Ryabin’in ordusu ile birleşerek Guba üzerine bitirici saldırıyı gerçekleşmeyi planlamıştı.[109]

General Tormosov, Guba isyancılarına karşı gönderilen güçlerin baş kumandanlığını Garabağlı İbrahim Halil Han’ı ailesi ile birlikte zalimce katletmiş olan Albay Lisaneviç’e vermişti.[110]

Rus orduları ile Şeyhali Han’ın ordusu arasında ilk çatışma 20 Eylül’de Beşbarmak Dağı’ndan 200 isyancının Rus askerlerine ateş açmasıyla başladı. Yarım saat devam eden çatışmada her iki taraftan kayıplar oldu. 23 Eylül’de Şeyhali Han’ın bin kişilik ordusu Rus askerlerine iki defa ağır darbe vurdu ve yalnız topçuların müdahelesinden sonra isyancılar geri çekilmişlerdi.[111]

Lisaneviç’in ve ek güçlerin Guba bölgesine gelmesinden sonra bile çatışmalar devam ediyordu. Lisaneviç, 21 Ekim 1810 tarihli raporunda, “Grız ve Yuharı Baş bölgelerinin isyancılardan temizlendiğini ve eyalette sabitliğin berpa olunduğunu, ayrıca Şeyhali Han’ın taraftarları ile beraber Tabasaran’a kaçtığını ve halen de Yersi köyünde bulunduğunu” belirtiyordu.[112]

25 Ekim’de Lisaneviç’in komuta ettiği Rus askeri birliği Yersi köyüne saldırdı. Rus kaynaklarında, burada çıkan kanlı çatışma sonucunda isyancıların 100 kişi kayıp verdiyi belirtiliyordu. Fakat Rus askerlerinin kayıpları hakkında hiçbir bilgi verilmiyordu. Lisaneviç 6 gün Yersi köyünde kalmış, bu süre içerisinde köy Rus işgalcileri tarafından yıkılmıştır. Bundan sonra Lisaneviç Guba’ya dönmüştür. İsyana iştirak eden bütün beyler tutuklanmıştı. General Tormosov, başkalarının da örnek alması için, günahkar sayılanların mahkeme kararıyla Sibirya’ya sürgün edilmesini, mülklerinin ise Ruslara hizmet edenlere verilmesini emretmişti.[113]

1810 yılında Guba isyanı yenilgiye uğrasa bile, Şeyhali Han, Rus işgalcilerine karşı mücadele etmeye devam ediyordu. General Repnin 1811 yılının 16 Ekimi’nde Markis Pauluçi’ye yazdığı mektubunda, Şeyhali Han’ın 6.000 kişilik bir ordu topladığını ve yeniden Guba’ya hücum etmek istediğini yazmıştı.[114]

Abbaskulu Ağa Bakıhanov bir yazısında şöyle diyor: “1810 yılında çıkan isyanı kaybettikten sonra Tabasaran’a gelemeyen Şeyhali Han, damadı Abdullah Bey’le birlikte Akuşa’ya gidiyor ve Guba üzerine yeniden bir saldırı düzenlemenin planını yapıyordu. Şeyhali Han, Akuşa Kadısı Ebubekir’in yardımı ve İran’dan gönderilen para yardımı ile 8 bin kişilik ordu toplayarak, Gazıkumuklu II. Surhay Han’ın oğlu Nuh Bey’le birilikte Guba’ya saldırmıştı”.[115]

6 Kasım 1811 yılında general Guryev’in orduları Şeyhali Han’ın birlikleri tarafından bozğuna uğratıldı. Rus kaynaklarının itirafına göre, Rus birliklerinin verdikleri kayıp sayısı 317 kişiye ulaşmıştı.[116] Guba şehri ve Zeyhur köyü hariç Guba eyaleti yeniden Şeyhali Han’ın hakimiyetine geçer. Yerli halk yeniden Ruslara karşı mücadele etmeye başlar. Bu defa Şeyhali Han, Rustov köyünde geçici olarak ikamet ediyordu.[117]

Rus General ve emrindekiler endişe ve korku içinde Şeyhali Han’la mücadele için güçlü bir ordu oluşturdular. 22 Kasım 1811 yılında Rustov köyü yakınlarında çıkan savaşta Şeyhali Han yenilgiye uğratıldı. Kaynaklardan alınan bilgilere göre, isyancılar savaş alanında 100’den çok ceset bırakarak gitmişlerdi. Toplamda ise isyancılardan 600 kişinin öldüğü ve yaralı sayısının bunun iki katı olduğu belirtiliyordu. Rus kaynaklarına göre Ruslardan 92 kişi ölmüş ve 24 kişi yaralanmıştır.[118]

Bu dönemde Rusya-İran ve Rusya-Osmanlı savaşları devam etmekte olup, Ruslar taraflar arasında üstünlük sağlamaya başlamışlardı. 1810-1812 yıllarındaki Rusya ile Osmanlı arasındaki savaş Rusların zaferiyle sonuçlandı. 16 Mayıs 1812 yılında taraflar arasında Buharest Barış Anlaşması imzalandı ve Osmanlı’nın Kafkasya’yla olan sınırları değişmedi. Bununla beraber, Osmanlı, Güney Kafkasya topraklarının birçoğunun Rusya’yla birleşmesini tanımak zorunda kaldı.

1813 yılında İran, yenilgiyi kabul etti ve Ekim ayının 12’sinde yapılan Gülüstan Barış Anlaşması’na göre Nahçıvan ve İravan Hanlıkları hariç geriye kalan Kuzey Azerbaycan Hanlıkları üzerinde Rusya’nın hakimiyetini tanıdı.

Guba Hanlarının Hakimiyet Dönemi:

  • Hüseyn Han-1689
  • Ahmed Han-(1689-1698)
  • Sultan Ahmed Han-(1698-1718)
  • Hasan Ali Han-(1718)
  • Hüseyneli Han (1718-1757)
  • Feteli Han-(1757-1788)
  • Şeyhali Han-(1790-1819)
  • Hasan Han (1796)

Prof. Dr. Tofiq Teyyuboğlu MUSTAFAZADE

Azerbaycan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü / Azerbaycan

Alıntı Kaynağı: Türkler, Cilt: 7 Sayfa: 82-93


Dipnotlar :
[1] Abdullayev G. B. , İz İstorii Severo-Vostoçnogo Azerbaydjana v 50-80-gg. XVIII Veka, Bakü 1958.
[2] Bakıhanov A. A. , “Gulistan-i İram”, Redaksiya Komentarii, Primeçaniya i Ukazateli Akad. AN Azerb.
[3] A.g.e., , s. 122.
[4] A.g.e.,
[5] İ. P. Petruşevskiy, Oçerki po İstorii Feodalnıx Otnoşenii v XVI-XIX vv. v Azerbaydjane i Armenii Moskva-Leningrad 1948, s. 140.
[6] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 123.
[7] A. İ. Lopuhin, Jurnal Puteşestviya Çerez Dagestan, 1718g. ”İstoriya, Geografiya i Etnografiya Dagestana XVIII-XIX vv. (arhivnıye materialı) ”, Moskva 1958, s. 7-8.
[8] Rossiyskiy Gosudarstvennıy Voenno-İstoriçeskiy Arhiv, Fond Voenno-Uçebnıy Arhiv (RGVİA, f. VUA), delo 1874, list 48, A. Bakıhanov, a.g.e., s. 102.
[9] Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII. v. s. 89.
[10] Arhiv Vneşney Politiki Rossiyskoy İmperii (AVPRİ), f. Snoşeniya Rossii s Persyey (SRP), opis 1, 1727 god, delo 9, list 101.
[11] Greber İ. G., İzvestiya o Nahodyaşihsya s Zapadnoy Storonı Kaspiyskogo Morya Mejdu Astarhanyu i Rakoyu Kuroy Narodah i Zemlyah i o ih Sostoyaniy v1728 Godu, Soçineniya i Perevodı k Polze i Uveseleniyu Slujaşiya.
[12] AVPRİ, f. 97 (SRP), op. I. 1728 g. d. 14, l. 12.
[13] Bakıhanov A., a.g.e., s. 125.
[14] Butkov P. G., Materialı Dlya Novoy İstorii Kafkaza s 1722 po 1802 god, çast pervaya, Sankt-Peterburg 1963,.
[15] G. Abdullayev, Azerbaycan v XVIII Veke, s. 185.
[16] RGVİA, f. VUA, d. 18474, l. 19-20; Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 189.
[17] RGVİA, f. VUA, d. 18474, l. 20; Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 189-190.
[18] RGVİA, f. VUA, d. 18474, l. 20; Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 190.
[19] Biberşteyn M., a.g.e, s. 13.
[20] Butkov P. G., a.g.e., s. 1. hisse, s. 249.
[21] Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 187.
[22] A.g.e.,
[23] Abbas Kulu Aga Bakıhanov, Gyulustan-i İram, (Redaksiya, Komentarii, Primeçaniya i Ukazateli Akad. Z. M. Bunyatova), Baku 1991, s. 158.
[24] Abbas Kulu Aga Bakıhanov, Gyulustan-i İram, Komentarii, s. 259.
[25] Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 210.
[26] M. İskenderova, Bakinskoe Hanstvo, Bakü 2000, s. 203.
[27] A. Djafarov, Prisoedinenie Şirvanskogo Hanstvo k Rosii i Vosstanovlenie Goroda Şamahı, Avtorev. Kand. Dis., Baku 1955, s. 5.
[28] Butkov P. G., Materialı Dlya Novoy İstorii Kafkaza s 1722 po 1802 god, çast pervaya, Sankt-Peterburg 1963.
[29] İskender Bey Hacınski, a.g.e., 10-12.
[30] Şahin Fazil Ferzelibeyli, Guba Tarihi, Bakü 2001, s. 63.
[31] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 160; Azerbaycan Tarihi, Uzak Geçmişten 1870’li Yıllara Kadar, Bakü 1996, s. 526.
[32] Azerbaycan Tarihi, Uzak Geçmişten 1870’li Yıllara Kadar, Bakü 1996, s. 527.
[33] A.g.e., s. 527-528.
[34] P. G. Butkov, a.g.e., I. hisse, s. 253; Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 228.
[35] Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 231.
[36] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 132-134; Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 517.
[37] Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 521.
[38] M. Hacınski, a.g.e., s. 132; Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 521-522.
[39] M. Hacınski, a.g.e., s. 132. Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 522.
[40] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 161.
[41] Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 522.
[42] A.g.e.,
[43] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 161; Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 525.
[44] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 162;.
[45] A. Bakıhanov, a.g.e.,
[46] İ. Berezin, Putişestvie po Dagestana i Zakavmazya, III. hisse, Kazan, s. 13; Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 538.
[47] Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 324-325.
[48] V. Leviatov, a.g.e., s. 136-137.
[49] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 162.
[50] P. G. Butkov, a.g.e., II. hisse, s. 20-21.
[51] Abdullayev G., Azerbaydjan v XVIII Veke, s. 531. A. Bakıhanov, a.g.e., s. 164.
[52] P. G. Butkov, a.g.e., II. hisse, s. 73; III. hisse, s. 146.
[53] P. G. Butkov, a.g.e., II. hisse, s. 74; E. Şükürzade, Feteli Han Kubinski, Bakü 1943, s. 19.
[54] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 165.
[55] V. Leviatov, a.g.e., s. 143-144.
[56] A.g.e., s. 143.
[57] P. G. Butkov, a.g.e., II. hisse, s. 141; V. Leviatov, a.g.e., s. 144.
[58] V. Leviatov, a.g.e., s. 144.
[59] V. Leviatov, a.g.e., s. 149-150.
[60] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 165; V. Leviatov, a.g.e., s. 151.
[61] E. Şükürzade, Feteli Han Kubinski, Bakü 1943, s. 2.
[62] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 168-169.
[63] M. Hacınski, a.g.e., s. 26-27.
[64] A.g.e., s. 26-27.
[65] C. Mustafayev, Severnıe Hanstvo Azerbaycana, (Konets XVIII-Naçalo XIX vv.), Bakü 1989, s. 26.
[66] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 186.
[67] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 171.
[68] V. Leviatov, a.g.e., s. 177.
[69] O. P. Markova, Rossiya, Zakafkasya i Mejdunarodnıye Otnaşeniya v XVIII v. Moskva 1966, s. 291.
[70] P. G. Butkov, a.g.e., II. hisse, s. 380; A. Bakıhanov, a.g.e., s. 175.
[71] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 175.
[72] V. Leviatov, a.g.e., s. 177.
[73] A.g.e.,
[74] Bak: Azerbaycan Tarihi, Uzak Geçmişten 1870’li Yıllara Kadar, Bakü 1996, s. 551.
[75] V. Leviatov, a.g.e., s. 179-180.
[76] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 176.
[77] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 176.
[78] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 176-177.
[79] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 177.
[80] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 177.
[81] V. Leviatov, a.g.e., s. 182.
[82] V. Leviatov, a.g.e., s. 188.
[83] Onun Anası Hürizad Hanım kocası Feteli Han’ın ölümünden sonra Gaytag usmisi Rüstem Han’la evlenmiştir. (Bak. Gülüstani-İram. s. 177).
[84] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 177.
[85] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 181.
[86] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 181-183.
[87] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 184.
[88] Azerbaycan Tarihi, (7 cilt), IV. cilt, Bakü 2000, s. 19.
[89] N. Mamedov, İstorii Goroda Kubı v XIX-Naçalo XX Vekah. Dissertasiya na Soiskanie Uçenoy Stepeni Kandidata İstoriçeskih Nauk, Bakü 1989, s. 31-32.
[90] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 189.
[91] Azerbaycan Tarihi, (7 cilt), IV. cilt, Bakü 2000, s. 25.
[92] A. Bakıhanov, a.g.e., s. 189-190.
[93] Bakıhanov, a.g.e., s. 190.
[94] Bakıhanov, a.g.e., s. 191.
[95] Bakıhanov, a.g.e., s. 191.
[96] Aktı Kavkazskoy Arkeografiçeskoy Komissii (AKAK), III. cilt, sened. 763, s. 405.
[97] Aktı Kavkazskoy Arkeografiçeskoy Komissii (AKAK), IV. cilt, sened. 861, s. 573.
[98] Aktı Kavkazskoy Arkeografiçeskoy Komissii (AKAK), II. cilt, sened. 763, s 403.
[99] Aktı Kavkazskoy Arkeografiçeskoy Komissii (AKAK), IV. cilt, sened. 992, s. 641.
[100] A.g.e.,
[101] A.g.e.,
[102] Bakıhanov, a.g.e., s. 192.
[103] Aktı Kavkazskoy Arkeografiçeskoy Komissii (AKAK), IV. cilt, sened. 1013, s. 655-656.
[104] A.g.e., s. 657-659.
[105] A.g.e., sened 1019, s. 661.
[106] Bakıhanov, a.g.e., s. 193.
[107] Bakıhanov, a.g.e., s. 193.
[108] AKAK, IV. cilt, sened. 791, s. 533.
[109] AKAK, IV. cilt, sened. 1099, s. 662.
[110] A.g.e., sened 1021, s. 662-663.
[111] AKAK, IV. cilt, sened 1075, s. 665.
[112] A.g.e., s. 666.
[113] A.g.e., sened 1028, s. 669-670.
[114] AKAK, V. cilt, sened 234, s. 193.
[115] Bakıhanov, a.g.e., s. 193.
[116] AKAK, V. cilt, sened 234, s. 167.
[117] A.g.e., A. Bakıhanov, a.g.e., s. 193.
[118] AKAK, V. cilt, sened 231, s. 165.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ