Tarama Kategorisi

Bozkurtların Ölümü

Bölüm 3.09 – BEŞ YIL SONRA

Aradan beş yıl daha geçti. Gök Türkler tutsaklığa düşeli on yıl olmuştu. Şimdi Çıgay Börüler, Göktaşlar, Barmaklaklar, Sungurlar, Kara Budaklar, Kızıl Bukalar, Tanrıvermişler yetişkin birer gençti. Hepsi de özel çerinin çocuk denecek kadar…

Bölüm 3.06 – YAMTAR UYANIYOR

Yamtar o günkü yenilişinden sonra eğlence bahçesinin en ünlü oyuncusu olmuştu. Eski arkadaşının bir deri, bir kemik kaldığını görüp bunun açlıktan ileri geldiğini anlıyan Üçoğul, bahçenin sahibi ile görüşerek yeni bir oyun yapmasını teklif…

Bölüm 3.05 – KURUNTU

Yamtar, öğretmeni olan Şen-ma’nın tavsiyeleriyle fırsat buldukça Siganfu’yu gezmeye başlamıştı. Bu büyük şehrin sokaklarında gezip tozuyor; evlere yapılara, adamlara bakıyor, insanlar hakkında düşünce sahibi olmağa çalışıyordu. Fakat hâlâ…

Bölüm 3.03 – FİLOZOF ŞEN-MA

Yamtar şimdi daha ağır bir yük altında idi: Gök Börü’nün tarlasını ekip biçmek, andasına ve  andasının oğluna bakmak da artık kendi görevleri arasına girmişti. İlk günlerde öteki Türkler’den epey süt, yoğurt, et bularak Gök Börü’yü…

Bölüm 3.01 – BİR YIL SONRA

Kara Kağan, üzüntüden sararıp solmuş olan yüzüne daha acı bir anlam veren bunlu bakışlarını bir yere dikmiş, uzun zamandan beri kıpırdamadan duruyordu. Son yılda başından  geçenler yıldırım hızıyla gözlerinin önünden uçup gidiyordu. Hepsini…

Bölüm 2.28 – SON GÜLÜŞ

Bozkırdan sanki bir belâ kasırgası esip geçmişti. Kim bilir kaç bin yıldan beri doğup batan güneş, hiçbir zaman ışıklarını böyle acıklı bir görünüşün üzerine serpmemişti. Dünyanın talihi mi değişmişti? Yoksa yeni bir çağ mı başlıyordu?…

Bölüm 2.26 – ALDATMACA

Kür Şad, Gök Türkeli’nde kendi yerine Börü Tarkan’ı bırakmış, güneye, kağan ordusuna doğru dört nala at sürüyordu. Ardında beş atlı daha vardı. Kağandan gelen ulak bozgun haberini getirdiği zaman öfkeyle kılıcına el atmış, fakat barış için…

Bölüm 2.25 – BOZGUN

Ertesi bahar, Türkeli’ne erkence geldi. Gökten inen türlü belâlarla bitkin hale gelen bu insanlar biraz doyum olmak için Çin’e akın etmekten başka hiçbir şeyin fayda vermiyeceğini düşünmekte birliktiler. Kağan ne tasarlıyordu da akın…

Bölüm 2.23 – YÜZBAŞI YAĞMUR

Yüzbaşı Yağmur Beğ, yaralarını tımar ettirmek için utacıya uğradıktan sonra kendi çadırına dönmüştü. Yazın sonu geldiği halde, geçen Dokuz Oğuz savaşında aldığı yaralar iyileşmemişti. Utacı, yaraların tezden onarılması için iyi beslenmek…

Bölüm 2.22 – İSYAN

Korkunç kışı Kara Kağan’a göre daha iyi atlatan Tulu Han soğuk bir bahar gününde otağında otururken Binbaşı Çamur Beğ içeri girerek: - “Tulu Han! Kara Kağan’dan ulak geldi. Seni görmek istiyor” dedi. Han buyruk verdi: - Gelsin! Biraz…

Bölüm 2.21 – KITLIK

Üç mevsim daha geçti. Kocalar öldü. Yeni bebekler doğdu. Bebekler yürümeğe, küçük çocuklar koça binmeğe alıştı. Kısraklar taylandı; inekler buzağıladı. Ormanda boz kurtların enikleri ava çıkmağa başladı. Yamtar, Sançar ve Üçoğul yüzbaşı…

Bölüm 2.20 – KARAKULAN

Onbaşı Üçoğul bir aydır Karakulan’ın evinde konuk bulunuyordu. Karakulan onun atlarını iyi bir değerle Çin veliahdına satıp akçasını Üçoğul’a vermişti. Artık Üçoğul’la Türkçe konuşuyordu. Önce epey güçlük çekmiş, birkaç gün sonra alışmıştı.…

Bölüm 2.19 – ONBAŞI ÜÇOĞUL

Işbara Han’ın onbaşılarından Üçoğul, açıkgöz bir onbaşıydı. Çinle barış olduğu zaman sınıra gidip alış veriş yapar, hattâ daha içerlere bile giderek kendisine kazanç sağlardı. Tulu Han elçi olarak Çin’e gidip Kara Kağan adına barış…

Bölüm 2.18 – ONBAŞI SÜLEMİŞ

Ötüken’de işler yine ters gitmeğe başlamıştı. Açlık yüz göstermişti. Bu kış en çok sıkıntı çekenlerden biri Onbaşı Sülemiş’ti. İki küçük kardeşi, anası, karısı, üç küçük çocuğuyla genç onbaşı hayli dertte idi. Bir türlü işleri yoluna…

Bölüm 2.17 – ŞÜPHE

Aradan iki yıl daha geçti. Ötükenliler yoksullukla pençeleşerek iki yaz, iki kış geçirdiler. Bir şeyler olacak gibiydi. Fakat bir şey olmuyordu. Ötükenlilerde, düşünde koşmak istediği halde koşamıyan kimselerin durumu vardı. 624 yılında…

Bölüm 2.16 – ÇÖZÜLEN BİLMECE

Binbaşı Bögü Alp, Tunga Tigin’in verdiği toydan dönerken alış veriş evine uğramıştı. Tunga Tigin toy sonunda konuklarına beşer gümüş akça vermiş olduğundan Bögü Alp bu akça ile karısı Gün Yaruk’a bir şeyler almak istiyordu. Fakat bir türlü…

Bölüm 2.15 – TULU HAN

Tulu Han otağından oturmuş, düşünüyordu. Karşısında bir beğ ayakta duruyor, Tulu Han’ın soluk ve kederli yüzüne bakıyordu. İki yıldır Doğu Türkeli’nin kuzey bölgelerini idare eden Tulu Han’da amcası Kara Kağan’a karşı bir kin başlamış,…

Bölüm 2.14 – BOZKIR YASASI

Güz gelmişti. Ötüken’de serin, hatta sert rüzgârlar esiyordu. Dört andalar, yani Yamtar, Sançar, Sülemiş ve Gök Börü, Onbaşı Sülemiş’in çadırında  toplanmışlar, kımız içiyorlardı. Artık aralarında  bulunmıyan arkadaşlarını, selde boğulan…

Bölüm 2.13 – İ-ÇİNG KATUN

Katun, yapılan hileye rağmen kardeşinin kazanamadığını işitince içerlemişti. Almıla’nın Pars’la evlenmesine mutlaka engel olmalıydı. Yoksa kurduğu planlar suya düşecek, Işbara Alp gibi büyük bir kozu kaybedecekti. Yakında elçiler batıdan…

Bölüm 2.12 – ALMILA

Ötüken’in en güzel kızı olan Almıla bir çok gönülleri kendisine bağlamıştı. Hele Onbaşı Pars’la birlikte Çinlilerle çarpışarak bir Çinliyi öldürdüğü duyulalıdan beri ünü artmış, gönülleri çoğalmıştı. Artık tümenbaşı olan Şen-king de gönlünü…

Bölüm 2.11 – ÖTÜKEN YOLUNDA

Kara Kağanın elçileri, Batı Elinde iki ay kaldıktan sonra Ötüken’e dönüyorlardı. Tunga Tigin, batı kağanıyla üç defa gizli görüşme yapmış, kendi kağanına götürmek üzere bir de bitik almıştı. Batı Elinde çok büyük konukseverlik görmüşler,…

Bölüm 2.08 – BATI KAĞANI

Bir ulak, otağın kapısını açarak: “Doğu kağanının elçileri kağanı selâmlar” diye bağırdı zaman, en önde Tunga Tigin, sonra Işbara Alp ve Böğü Alp, en geride de birkaç onbaşı olduğu halde Kara Kağan’ın elçileri içeriye girdiler. Batı…