Tarama Kategorisi

ATSIZ

BÖLÜM: 26 UMUT VE KIRGINLIK

Gök Türk ordusu büyük doyumluluklarla Ötürken’e dönüyordu. Çin duvarı aşıldıktan sonra sınırdaki Çin kumandanlarının çıkardığı ordu tepelenmiş; birçok mal, davar ve tutsak alınmıştı. Onbaşı Urungu’nun içinde gizli bir sevinç vardı. Bu…

BÖLÜM: 25 AKIN

Yirmi bin atlı son hızla güneye doğru akıyordu. İlteriş Kutluk Kağan’ın üç tuğu havada dalgalanıyor, ara sıra işitilen keskin, sert buyruklarla atların nal sesleri bozkırda uğulduyordu. Gök Türk Kağan’ı yanında başkumandan Bilge Tonyukuk…

BÖLÜM: 24 KARABUKA

Karabuka, Ay Hanım’ın kendisinden kuşkulandığını anladığı için daha dikkatli davranmağa mecburdu. Şimdi kendisinin iki vazifesi vardı: Ay Hanım’ı Çin’le ittifakla kandıracak, onun verdiği cevabı da Bilge Tonyukuk’a bildirecekti. Asıl…

BÖLÜM: 23 ÇİN ÇAŞITI

Başkumandan Hoay-i’nin Gök Türkler’e karşı yüz bin kişiyle yapacağı saldırış bir türlü anlaşılmayan sebepler yüzünden suya düşünce Vu Katun çok üzüldü. Hele Bilge Tonyukuk’un alay etmesi onu âdeta hasta etti. Gök Türkler’e yeniden bir savaş…

BÖLÜM: 22 ÇİN BAŞKUMANDANI

Çin başkumandanı Hoay-i öfkesinden köpürüyordu. Çadırın içinde söylenerek dolaşıyor, üç yaver taş sessizliği ile ayakta bekliyordu. Karargâhını kuralı üç gün olduğu halde ordusu yığınak yapmamıştı. Hâlbuki verdiği buyruklar gereğince bütün…

BÖLÜM: 21 VU KATUN’UN GÖZDESİ

Çin imparatoriçesi Vu, korkunç akınlarla Çin’i titreten İlteriş Kağan’ı yok etmeğe karar vermişti. Böyle bir başarı kazanırsa hile ile geçtiği Çin tahtındaki mevkiini sağlamlaştıracağını umuyordu. Türkeli’ne gönderdiği çaşıtların raporları…

BÖLÜM: 20 URUNGU’NUN BIÇAĞI

Pars, akşama doğru Urungu’yu çağırtarak konuşmağa başladı. İlk önce elçilik işleri üzerine söz ediyordu. Sonra yavaş yavaş konusu değişti; Urungu’ya ne zaman onbaşı olduğunu sordu. Söz buraya gelince Pars kendisinin ilk onbaşı olduğu zamanı…

BÖLÜM: 19 GÖK TÜRK ELÇİLERİ

Binbaşı Pars Beğ’in oğulları yararlıklarını göstererek İlteriş Kağan ordusuna kabul edilmişlerdi. İhtiyar binbaşı da Kağan’ın buyruk beğleri sırasına girmişti. Bütün bunlar iyi şeylerdi. Fakat şimdi onun beyninde çözülmemiş bir bilmece…

BÖLÜM: 18 ÇALKARA

Sıra kılıç oyununa gelmişti. Pars’ın oğullarına karşı Yüzbaşı Börü ile Onbaşı Urungu çıktılar. Ersegün de çıkacaktı. Fakat aklına Ay Hanım’la yaptığı savaş gelince vazgeçti. İlk önce iki yüzbaşı, Ezgene ile Börü oynıyacaklardı. İkisi de…

BÖLÜM: 17 AY HANIM’IN ELÇİSİ

O gün Ötüken’de büyük bir tören vardı: Gök Türk kağanı İlteriş Kutluk Kağan, Dokuz Oğuz katunu Ay Hanım’dan gelen elçiyi kabul edecekti. Kağan’ın üç tuğu otağın önüne dikilmişti. Borular davullar tören havaları çalıyordu. Kağan’ın demir…

BÖLÜM: 16 BİNBAŞI PARS

Binbaşı Pars iki oğluyla birlikte Ay Hanım’ın otağına girip de yere diz vurduğu zaman biraz şaşaladı. Bu şaşalayış, kağan kızının şaşılacak bir benzeyişle Almıla’ya benzemesinden doğuyordu. Ay Hanım onu ayağa kaldırarak: - “Hoş geldin…

BÖLÜM: 15 ÖLÜM UÇURUMU

Dört atlı sonsuz bozkırda doğuya doğru gidiyordu. Başlarındaki adam çok yaşlı seksenlik bir koca olduğu için hızla at süremiyen kafile yirmi günden beri yolda idi. Yolculardan biri kırk, biri otuz yaşlarında gösteren iki tanesi, yaşlı…

BÖLÜM: 14 GÖNÜL TUTSAKLIĞI

Ersegün bir haftada kendisine geldi. Gezip yürümeğe başladı. Kağan kızının buyruğu ile kendisine çok iyi bakılmış, kımız bile verilmişti. Genç beğ, yürüyebilecek hale gelince Dokuz Oğuz obasında bir kıpırdanma başladı. Her gün kendisini…

BÖLÜM: 13 DELİ ERSEGÜN

Taçam iyi bir utacıya yaralarını tımar ettirdikten sonra Bilge Tonyukuk’un kılavuzluğu ile İlteriş Kağan’ın huzuruna çıkarak elçilik yumuşunu yerine getirdi ve Dokuz Oğuzlarla Kıtaylar hakkındaki bütün bildiklerini anlattı. Sonra babası…

BÖLÜM: 12 TUTSAKLIKTAN KURTULUŞ

Taçam, Dokuz Oğuzlar’ın yanından dönerken başı belâya uğradı: Yaralı olduğu için doludizgin yürüyüş onu sarsmıştı. Bu yüzden atını yorgaya kaldırmış ve gecikmişti. Gecikince azığı bitti. Aç kaldı. Aç kalınca da gücü kesilip derin bir uykuya…

BÖLÜM: 11 AY HANIM

Güzle birlikte kuzeye soğuklar da gelmişti. Küçük bir gölün kıyısında yirmi otuz çadırlık bir oba kurulmuştu. Bunlar, Baz Kağan’ın ölümünden sonra GökTürkler’e baş eğmeyip kuzeye çekilerek yeniden derlenip toparlanmağa çalışan Dokuz…

BÖLÜM: 10 ÇİN AKININDAN DÖNÜŞ

Güz ayları gelmek üzere idi. Onbaşı Urungu çadırında yatıyordu. Ay Hanım’ın oku onu adamakıllı sarsmış, kanı çok aktığı için kendini toparlıyamamıştı. Bu yüzden, ordu Çinlilerle çarpışmak üzere Şadung’a yürürken çeriye katılamamıştı. Sekiz…

BÖLÜM: 9 URUNGU’NUN YARASI

Dokuz Oğuz kağanı Baz Kağan, beğleri çağırmış otağında toplantı yapıyordu: - “Beğler” dedi, “azlık olan Gök Türkler yeniden harekete geçtiler. Böyle giderlerse hepimiz için tehlike olacaklardır. Çünkü kağanları yiğit, veziri akıllıdır. Bu…

BÖLÜM: 8 İLTERİŞ KAĞAN

Bozkıra yeni bir bahar gelmişti. Karlar erimiş, aç toprak suları içmiş, her yer yeşile bürünmüştü. Tepeleri karla örtülü dağlar, bozkırın binlerce yıllık masalını dinliyordu. Yamaçlarda, ormanlarda kuşlar ötüyor, yerden canlılık…

BÖLÜM: 7 BAHTİYAR UYKU

On yedi, on sekiz yaşlarında gözüken bir genç, sırtında bir torba olduğu halde yorgun argın yürüyordu. Gün doğmadan önce yola çıkmış olan bu gencin sırtındaki torba kırık demir parçalarıyla doluydu. Güneş batmak üzere olduğu halde daha…

BÖLÜM: 6 KURT BAŞLI SANCAK

İlkbahar bitmiş, yazın sıcaklığı başlamıştı. Büyük Çin duvarının kulelerini bekliyen nöbetçilere gelip geçenler için sıkı buyruklar verilmişti. Görünürde bir şey yoktu. Fakat Çin çaşıtlarından gelen haberler tetik davranmanın lüzumunu…

BÖLÜM: 5 ÖTÜKEN’E GİDERKEN

Ertesi gün, kafile kuzeye doğru yol alırken Urungu da onlara katılmış, Ay Hanımın izni ve buyruğu ile yanlarında yer almıştı. Yüzbaşı Kadır Bağa ile iki onbaşı epey önden gidiyorlardı. Ay Hanımın gerisinde binbaşı bulunuyor, bir şey…

BÖLÜM: 4 BOZKIRLARIN KUCAĞINDA

Sonsuz bozkırda Urungu tek başına at sürüyordu. Anası öldükten bir yıl sonra Taçam’ı evermiş, çadırını onlara bırakmış, obalılarla vedalaşarak bozkırların kucağına atılmıştı. Kısmetini böyle arıyacaktı. Gök Türk devletini kurmak için bayrak…

BÖLÜM: 3 KÜR ŞAD’IN KONÇUYU

O gece oba derin bir sessizliğe gömülmüştü. Çadırın açık kapısına yakın oturan Urungu sabaha kadar anasını bekleyip düşündü: Eski hâtıraları birer birer canlanıyordu. En eski zamanlara ait olanlar karanlık ve karışıktı. Hattâ bunlardan…