UYGUR SARAYINA GELİN GİDEN ÇİNLİ PRENSESLER

UYGUR SARAYINA GELİN GİDEN ÇİNLİ PRENSESLER

Dıştan iki ülke arasındaki dostluk bağlarının kuvvetlenmesi şeklindi görülen bu evlilikler aslında dediğini yaptıran Uygur siyasi hâkimiyetini ve Çin entrikalarını daha rahatlıkla yürütebilmek için Uygur sarayında impa­ratorluk sülâlesinden birinin bulunmasını isteyen Çin emellerini göstermek­tedir. Bunu misalleri ile birlikte görelim.

Prenses Ning Kuo’nun evliliği[2]

758 senesinde Uygur Kağanı[3] ile Çin prensesi arasında evlilik ricası ile elçiler geldi. Uygur elçilerinin gelişi ile Abbasi şeflerinden bazılarının gelişi aynı zamana tesadüf etmişti. Taht salonuna hangisinin önce gireceği bir mesele olmuştu. Teşrifat memurları sonunda elçileri aynı anda değişik kapılardan içeri aldılar.

İmparator elçilere Uygur Kağanının ricasını kabul ettiğini bildirdi ve bir ferman çıkardı[4].

“Öğrendiğime göre, eskiden aziz imparatorun idare ettiği bütün ülkede, değerli hizmet yapan kişilere mutlaka mükâfatları verilirdi. İtimat verilen sözün baştan sona kadar tutulması ile olur. Fazilet bütün dünya için fayda­lıdır. İyi ahlaklı olmayanlar değiştirilir. Chou sülâlesi[5] zamanında barbarlara çok iyi davranılıyordu barbarlar çok memnun oluyorlar ve yavaş yavaş Çin’le olan münasebetleri düzeliyordu. Han sülâlesi zamanında evlilik vasıtası ile akrabalıklar kuruldu. İki devlet arasındaki münâsebetleri iyileştirmek için ben de eski imparatorların bulduğu çareye baş vuracağım.

İsyanlar çıktığı zaman ülkemiz sarsılmıştı, Uygurlar Çin imparatoruna samimiyet göstererek asker gönderdiler. İsyanları bastırdılar[6]. Daha önce­leri Çin imparatorluğu ile Uygur Kağanlığı arasında akrabalık vardı. Onla­rın sayesinde Çin hududları emniyete alındı. Şimdi de iki başkentimizi[7] is­yancıların elinden kurtardılar.

Uygur Kağanı Çin’e yaptığı yardımlara karşılık bir Çinli prenses ile evlenmek istiyor. Kızım başka bir ülkeye gideceği için üzgünüm. Fakat ülkemiz ve halkımız için kızımın oraya gitmesi lâzım. Ona merhamet etme­diğimi zannediyorlar. Çin milleti için ülkemin dışında saray kurulmasını ve en sevdiğim kızımın oraya tayin edilmesini istiyorum[8]. Kızım onbinlerce mil uzakta evlensin uluslar arası sulh olsun.

Uygurlar ile aramızda samimiyet ve itimat kurulduktan sonra, ailemiz ve ülkemiz içinde tam bir sulh ve asayiş olacak. En küçük kızım Prenses Ning-kuo ünvânıyla Uygur Kağanıyla evlensin. Evlilik merâsimi bakanlığı, onun, Uygur ülkesine gitmesi için yol hazırlığı yapsın. Hon-chung valisi Yü elçi olarak gitsin. Kağan’a Ying-wu Wei-yüan Pi-chia Kağan Unvanını ver­dim. Yeğenim Hu-lu Shao-ch’ing unvanıyla prenses Ning-kuo’nun evlilik işleri idarecisi olsun”.

İmparator prenses için güle güle ziyâfeti düzenledi. Ona cesaret ver­mek için Hsien-yang’a kadar onunla birlikte gitti. Prenses Ning-kuo im­parator babasına veda ederken “Ülkemizin meseleleri şahsımdan önemlidir, ölsem de pişman olmayacağım” dedi. İmparator yaşlı gözlerle kızını uğur­layıp döndü.

Prenses Ning-kuo ve kendisine refakat eden Yü ve diğerleri hep bir­likte yorucu bir yolculuktan sonra Uygur ülkesine ulaştılar. Kağan otağına geldikleri zaman, Uygur Kağanı kırmızı elbise ve şapka giymiş olarak bir sedir üzerinde oturuyordu. Onun muhafızları muhteşem ve ona hürmetkârdı. İçeri girmeden önce onlar Yü’yü çadırın dışında durdurdular. Kağan ona imparator ile nasıl akraba olduklarını sordu. Yü imparatorun kuzeni idi. Kağan harem ağası Lei’in prens Yü’den daha yüksekte oturduğunu görünce “bir köle bir prensten nasıl olurda daha yüksekte oturabilir” diye çok sinir­lendi. Lei hemen aşağıya indi[9].

Ondan sonra Yü’nün çadıra girmesine müsâade edildi. Fakat o Kağan’ı Uygur usulünce selâmlamadı. Kağan tekrar sinirlendi ve “bir ülkenin ida­recisi ile görüşen kişinin usulünce onu selâmlaması lâzımdır” dedi. Yü ise “eskiden Çinliler başka ülkelerle akrabalık kurarken imparatorluk ailesinden birini gönderirlerdi. Şimdi gelen prenses Nin-kuo ise imparatorun öz kızıdır. Bu davranış imparatorun size karşı göstermiş olduğu dostluğun en büyük delilidir. Prenses Ning-kuo sizinle evlenmek için 10 bin Li[10] mesafeden ge­liyor. Bu büyük bir olaydır. İmparator size çok büyük bir şeref verdi. Kağan imparatorun damadıdır. Damat kayınpederine karşı nasıl gururlu olabilir? Sizin de Çin merâsim usulleri hakkında bir şeyler öğrenmeniz lâzım” diye cevap verdi.

İmparatorun öz kızı olan prenses Ning-kuo‘nun Uygur ülkesine gelin olarak gelişi hakikaten büyük bir hâdise idi. Sonunda iş tatlıya bağlandı.

Ertesi gün prenses, hâtûn olarak şereflendirildi. Yü getirdiği hediyeleri takdim etti. Yü dönerken Kağan ona zamanın en değerli hediyeleri olan 500 at, kürk palto, beyaz battaniyeler ve diğer şeyler verdi[11].

Çok geçmeden de Çin’e yardım maksadı ile asilere karsı 3 bin süvari gönderdi. Bu prenses Ning-kuo’nun ülkesi için yaptığı ilk hizmetti ve bunu diğerleri tâkip edecekti.

Uygurlar aynı zamanda evlilik dolayısıyla teşekkür için general Kai ve yüksek rütbeli kişilerin eşleri olan üç Uygur Hanım’ı elçi olarak Çin sara­yına gönderdiler.

UYGUR SARAYINA GELİN GİDEN ÇİNLİ PRENSESLER

Prenses Hsien-An’ın Evliliği[12].

Uygur Ho ku-tu-lu Kağan[13] birkaç defa Çin imparatoruyla barış ve akrabalık kurmak istedi. Bu istek her seferinde imparator tarafından red­dedildi. Hudut bölgesindeki kumandanlar at sıkıntısını İmparator’a intikal ettirdiler. Bundan istifâde eden Nazır Li Pi imparatorun Uygur Kağanı’nın teklifini kabul etmesini tavsiye etti[14]. Li Pi imparatora “Majeste benim plâ­nımı uygularsanız bir kaç sene sonra atın fiyatı bugünkü fiyatından 10 misli daha ucuzlayacaktır” dedi. İmparator neden diye sorunca, Li Pi “Majeste şahsınızdan fedakârlıkta bulunup her şeyi devletiniz için düşünürseniz ve bana lütfederseniz söyleyebilirim” dedi. İmparator “sizin bundan şüpheniz mi var, istediğinizi söyliyebilirsiniz” deyince, Ben majestenin kuzeyde Uygur güneyde Vietnam’la iyi münasebet kurup, batıda Arap ve Hindistan ile sıkı dostluk irtibatı temin etmenizi rica etmek istiyorum, böyle olursa Tibet devleti de kendi at sıkıntısı yüzünden bize karşı yumuşamış olacaktır” dedi. İmparator “üç devlet ile söylediğiniz gibi barışabilirim, ama Uygurlarla asla” dedi.

Li Pi “Ben de zaten majestenin görüşünü biliyordum. Onun için daha önce söylemeğe cesaret edemedim. Bugünkü devletiniz için Uygur meselesi ön görülmektedir. Diğer üç ülkenin o kadar acelesi yok” dedi. İmparator “yalnız Uygurlar hakkında konuşmayınız” dedi. Li Pi “Bende bugün sizin başkanınız bulunuyorum. Sözlerimi tasdik edip etmemek majestelerine aittir. Fakat niye söylememe müsâade etmiyorsunuz?” diye sordu. İmparator “Ben söylediklerinizi hep kabul ederdim. Fakat Uygurlarla barışmak meselesini oğlum ve torunlarım kendi zamanlarında halletsinler. Benim zamanımda imkânsız dedi. Li Pi “Majeste Shcn-chou olayı yüzünden değil mi?” diye sordu. “Doğru, Wei Shao-hua ve diğerleri benim uğruma Uygurlardan ha­karet görerek öldürüldüler. Ben bunu unutabilirmiyinı?[15]. Devletimizde bu tip olaylar çok cereyan ediyor. Bunlar için Uygurlar’a karşılık vermediğine üzülüyorum. Onlarla barışa asla müsâade etmem, bu hususta fazla konuşmayın” dedi. Li Pi “Shao-hua ve diğerlerini öldüren Mo-yü Kağan idi. Ma­jeste siz tahta geçtiğinizde Mo-yü Kağan askere kumanda ederek Çin’i is­tilâ etmeğe kalkmıştı. Fakat Mo-yü ülkeden ayrılmadan bugünkü Ho Ku-tu-lu Kağan tarafından öldürüldü. Bu bakımdan bugünkü Kağan Majesteye fedakârlıkta bulunmuştur. Ona ünvân ve mükâfat ihsan etmelisiniz. Ondan neden şikâyet ediyorsunuz? Daha sonra Chang Kuang-shing T’u-tug başta olmak üzere dokuz yüzden fazla Uygur’u öldürdüğü zaman Ho Ku-tu-lu Çin elcilerini öldürmemişti. Buna göre Ho Ku-tu-lu masumdur* dedi, im­parator “Siz Uygurlarla barışmayı uygun buluyorsunuz, ama ben doğru ol­duğunu zannetmiyorum” dedi. Li Pi “Bende memleketiniz için söylüyorum. Yoksa yalnız geçici bir huzur temin etmek için söylersem İmparator Su-tsung ve T’ai-tsung’un ruhlarına nasıl cevap verebilirim” dedi. İmparator “Peki bu hususta düşüneyim” dedi.

Bundan sonra nazır Li Pi İmparatora on beş defa bu mevzudan bah­setti. Buna rağmen İmparator yine kabul etmedi. Li Pi “Majeste, mademki Uygurlarla barışmağa müsâade etmiyorsunuz, o hâlde bana ölüm ihsan etmenizi rica ediyorum” dedi. İmparator “Ben zıt nasihat dinlemeyen deği­lim. Yalnız sizinle bu mevzuda tartışmak isterim. Niye benden ayrılmak is­tiyorsunuz” dedi.

Nihayet yılın dokuzuncu ayında Çin’de kalan Uygur elçisi Ho-chüeh Chin-chün ile, Hsien-an Kung-chu’nun Uygur kağanı ile evleneceğine dair haber Uygurlara gönderildi. Ayrıca Uygurlara at karşılığı borç olan elli bin top kumaşta ödenmişti[16].

788 yılının sekizinci ayında Hsi ve Shih-wei’ler Ching-fu bölgesini istilâ etmeğe geldiler. Birçok insan ve hayvan ele geçirip kaçtılar[17]. Cheng-wu garnizon kumandanı T’ang Chao-ch’en 700 süvari ve Çinli prensesi karşı­lamağa gelen Uygur heyetinden birkaç yüz süvariyi Hsi ve Hsi-wei’leri takip etmeğe gönderdi. Bu takip sırasında Uygur elçisi öldürüldü.

788 senesi dokuzuncu ayda Uygur hükümdarı Ho Ku-tu-lu Kağan T’ang sülâlesinin İzdivaç için prenses müsâade etmesine çok sevinerek kız kardeşi prenses Kutlug Bilge, nazırların eşleri ve devlet bakanı Chia-tich Tu-tun başta olmak üzere bin kişiden fazla bir heyeti yeni hatun olacak olan Çinli prensesi karşılamağa gönderdi. Ch’ang-an’a gelen bu heyet çok iyi muamele gördü. Uygur Kağanı[18] “eskiden kardeş gibi idik. Şimdi damat oluyorum. Öyle ise yarı oğlunuz sayılırım. Eğer siz Tu-fan’dan şikâyet eder­seniz. O zaman oğul babasının dertlerini gidermelidir” diye haber gönderdi. Bunu müteakip Uygarlar Tu-fan elçilerine hakaret ettiler ve Tibetlilerle ilişkilerini kestiler.

İmparator Uygur prensesinin şerefine bayram yapılmasını istedi[19]. Tören sırasında olan Uygur prensesini Yin-t’ai kapısından geçirdiler. Üç yaşlı prenses onu bekledi. O, onlarla tercüman vasıtası ile konuştu. Diğerleri eğilerek selâmlayınca oda reveransla cevap verdi. Onlar onunla birlikte içeri girdiler İmparator sarayın iç salonlarından birinde idi. Yaşlı prensesler önce girdiler ve imparatoru beklediler. Uygur prensesi gelip reveransla ona hürmetlerini bildirdi. Sonra, harem misâfirlerinin teşrifatçısı ona yaşlı prenseslerin yanında yer gösterdi. Tekrar tercüman vasıtasıyla suallere geçil­di. Sonra hep beraber ziyâfet salonuna gittiler. Hsien-fei[20] merdivenleri in­di onları bekledi Uygur prensesi eğilerek onu selâmladı. Hsien-fei onu eği­lerek cevaplandırdı. Tekrar o selâm verdi ve o kabul etti. Onlar batı merdivenlerine çıkıp oturdular. İmparator Uygur prensesine hediyeler verdiği zaman o, yerinden inip reveransla hediyeleri kabul etti. Cariyeler ve prenses­ler reveransla karşılık verdiler.

O, dönmeden önce iki sefer daha bu çeşit resmi ziyafete davet edildi.

İmparator memurların rütbe sırasını düzenledi. T’eng Beyi Chang-jan evlilik töreninin idarecisi oldu. Devlet işleri bakanlığının sağ başkan vekili Kuan Po, yanında İmparatorun Kağan’a K’u-tu-lu Ch’ang-shou T’ien-ch’in P’i-Chia Kağan ve prensese Chih-hui Tuan-cheng Ch’ang-shou Hsiou Shun Hatun[21] ünvânını veren fermanı ile birlikte prensese refakat etti[22].

Prenses Tai-ho’nun evliliği[23]: 

Uygurlar prenses Hsien-an’ın ölümünden beri müteaddit defalar iyi ak­rabalık münâsebetlerinin devamını rica etmişlerdi. Fakat uzun zamandan beri imparator bu isteği kabul etmemişti. Uygurların istekleri Yüan-ho (806-821) nın hükümdarlığının sonuna kadar baskısını arttırarak çoğalmıştı. Neticede İmparator “evet” demek zorunda kaldı. Gelin olarak Çinli prenses göndermeğe söz veren imparator Hsien-tsung[24] 821 de ölünce yerine Mu-tsung tahta geçti bir sene sonrada 10. kız kardeşini prenses Tai-ho ismiyle Uygur Kağanı ile evlendirmeğe hazırlandı.

Kün Tengride Ülüg Bulmiş Alp Küçlük Bilge Kağan, l-nan-chu. Tudun, bazı nazırlar. Prenses Chien ve prenses Yabgu başta olmak üzere binlerce kişiyi prenses Tai-ho’yu karşılayıp Uygur ülkesine getirmek üzere gönderdi.

Mu-tsung, Tung-hua kapısının sol kulesinde bekledi. Subaylar rütbe­lerine göre Chang’Chenç merdiveninin karşısında sıralandılar, onların ni­şanları pek çoktu. Teşriften sonra kadınlar ve erkekler şehri gezmek için dağıldılar.

Uygur kağanına gelin olarak bir Çinli prensesin gönderilişi Tibetlilerin hoşuna gitmemişti. Zorluk çıkarmak için Ch’ing-tsai iç kalesine akınlar ya­pıyorlardı. Yen-chou valisi onları korumağa çalıştı. Çinli prensesin gelişine çok sevinen Uygurlar hemen imdada yetiştiler. Onbin süvari Pei-t’ing’e on bin silvari de An-hsi’ye gönderildi.

Prenses Tai-ho’nun evliliği için çok büyük merasimler yapıldı. Ecdadtan kalma mabetlerde prensese Jen-hsiao Tuanli Ming-chih Ch’ang-shou[25] hatun Unvanı verildi. Uygur başkentinde yapılacak olan düğün merasimi­nin her türlü teferruatı için ayrı bir elçi tayin edildi.

İmparator prensesi geçirmeğe Tung-hua kapısına kadar geldi. Memur kalabalığı dizilip yol boyunca prensesi uğurladılar.

Prenses Tai-ho’ya refakat eden kafile, Uygur sarayına varmadan 2 ge­ce önce. Kağan’ın göndermiş olduğu 700 atlı, prensesi başka bir kısa yoldan götürmek istediler. Kafile başkanı olan Hu Cheng bunun mümkün olamayacağını söyledi. Daha önce prenses Hsien-an geldiği zaman saraya kadar 700 li’lik mesafeyi yalnız olarak kat etmişti. Uygurlar aynı şeyi prenses Tai-ho dan da istemişlerdi. Fakat refakatinde bulunanlar prensesi Kağan’a tes­lim edene kadar yanından ayrılmamak üzere imparatordan emir almışlardı.

Elçiler Uygur sarayına vardıkları zaman Çin adetlerine göre düğün için uğurlu gün seçtiler.

Düğün günü, Kağan kulesine çıktı. Doğuya dönüp oturdu. Kule­nin altında Prensese ev olarak büyük bir keçe çadır kurdurmuştu ve bazı Uygur prenseslerini ona örf adetlerini öğretmek üzere göndermişti. Pren­ses Tai-ho Tang elbiselerini çıkarıp Uygur elbiselerini giyene kadar yaşlı bir hanım onun için bekledi. Prenses çıkıp kulenin önüne gelerek batıya doğru reveransla Kağan’a hürmetlerini bildirdi. Sonra tekrar çadıra gitti. Kırmızı elbise, büyük kırmızı palto, boynuzlu altın, işlemeli şapka giydi. Altın taktı. Çadırdan çıkıp ikinci defa reveransla Kağan a hürmet gösterdi. Sonra kendisi için hazırlanan tahtırevana bindi. 9 kabile reisi olan nazır tahtırevanı taşıyarak 9 defa doğu istikâmetinden kulenin etrafında döndüler. Sonra prenses tahtırevandan indi, kaleye çıkıp Kağanın yanına oturdu. Memurlar Kaçan ile Hatun a hürmetlerini bildirdiler. Çeşitli spor göste­rileri yapıldı[26].

Prensesin evlenme töreni hikâyesi bize Hatun elbisesi ve düğünleri hakkında değerli malumat vermektedir.

Burada bize enterasan gelen taraf prensesin önce Uygur elbisesi giyip Kağan’a hürmetlerini bildirmesi ve ondan sonra Hatun elbiselerini giymiş olmasıdır. Bunun sebebi acaba şimdiki din değiştirme merasimleri gibi o zamanda prensesi önce Uygurlaştırmak ondan sonra Hatun ilân etmek is­teği mi idi?

821 tarihi Uygur tarihinin önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihten sonra Uygur sarayında türlü entrikalar, suikastlar birbirini takip eder. Bu karışıklık için de Uygarların siyâsi kudretleri süratle zayıflamağa başlar. Kun Tengride Ülüg Bulmış Alp Küçlük Bilge Kağan[27] Uygur imparatorluğu­nun iç durumunu düzeltmek için samimi olarak gayret göstermiştir. Bilhassa Uygur-Çin münâsebetlerine büyük önem vermiştir.

Dış görünüş itibarıyla Uygur Kağanına büyük şeref kazandıran bu ev­lilik aslında Çin lehine idi. Prenses Tai-ho Uygur ülkesi için bir uğursuzluk timsali olmuş, Çin sarayının ananevi politikası arzu edilen şekilde rahatlıkla yürütülmüştü.

Prof. Dr. Gülçin ÇANDARLIOĞLU

Kaynak:
İstanbul Üniversitesi, 
Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, Sayı: 28-29 Yıl: 1974-1975


Dipnotlar:

  1. Bu yazıda Ötüken’deki Büyük Uygur Kağanlığına [744-840) gelin olarak giden (İç Çinli imparator kızından bahis edeceğiz. Taktir edeceğiniz gibi bunların hepsini bir makalede toplamak mümkün değildir.
  2. Çin kaynaklarından CTS. 195, HTS. 217, TCTC. 220 ve TFYK. 695-758 senesi olaylarını anlatırken bu evliliği de hikâye etmişlerdir.
  3. Moyunçur Kağan, 747-756.
  4. TFYK. 965. ilk defa tarafımızdan tercüme edilmiştir.
  5. Chou sülâlesi 505-581.
  6. Tibetlilerin İsyanı. An lu-Shan İsyanı T’ang hanedanını, (618-908), temel­den sarsmıştı. Bu İsyanlar Uygurların yardımı ile bastırılabildi. Dolayısıyla Çinliler Uygurlara çok şey borçluydular. Uygurların Çinlilere yapmış olduk­ları yardımlar ayrı bir makalemize konu olacaktır.
  7. O devirde Çin’in İki başkenti vardı; Lo-yang ve Ch’ang-an.
  8. Dikkat edilirse imparatorun bu cümlesi gerçek fikrini çok güzel ifâde etmektedir.
  9. Bu bölüm. CTS. 195 de daha tafsilâtlı anlatıldığı için oradan tercüme edilmiştir,
  10. Li = Çin mili yaklaşık olarak 1/3 İngiliz miline eşittir.
  11. Uygurlar at yetiştiriciliğinde ve keçe yapımında mahirdirler. O devirde Uygur atları her tarafta aranıyordu Coğrafi durum müsait olduğu için kürklü av hayvanları boldu. Güneyde İse yoktu. Verilen hediyeler devrin en makbul hediyeleri İdi.
  12. Çin kaynaklarından CTS. 195, 9a, HTS. 217 A. 7b TCTC. 232 ve TFYK. 979 da 787 ve 788 senesi olayları anlatılırken bu evlilik te hikâye edilmiştir.
  13. Ho Ku-tu-lu Kağan yani Alp Kutluk veya Tun Baga Tarkan. 779-789. Alp Kutluk Kağanlık Unvanıdır.
  14. İmparator ile Lİ Pİ arasındaki konuşmanın tafsilâtı TCTC. 232 dedir. Ve ilk defa tarafımızdan tercüme edilmiştir.
  15. Böğü Kağan zamanında. 759-779, yüksek rütbeli Çin elçilerinden bazılarının Uygur adetlerine uymayışı üzerine kendilerine ceza olarak yüzer değnek vurulmuş ve onlar da o gece ölmüşlerdi.
  16. Uygurlarla Çinliler arasında at ve ipek ticareti yıllarca devanı etmiştir. Bu ticaretin arkasında da bazı politik gerçekler vardır. Bu konuda başka bir makalemizde incelenmektedir.
  17. TCTC. 233, 
  18. TCTC. 233. 
  19. HTS. 217 A. 8a.
  20. İmparator hanımlarından en zeki olanı.
  21. Chung-shou Tien-chln uzun ömürlü göğün sevgilisi anlamındadır. Chin-hui Tuan-Cheng Chang-shou Hsiao Shun: akıllı, nazik, doğru, uzun ömürlü, dindar ve İtaatkâr anlamındadır.
  22. Prenses Hsien-an imparatorun sekizinci kızıdır.
  23. Çin kaynaklarından CTS. 195, 10 b, HTS. 217 B. 1a, TCTC. 241 ve TFYK. C. 979 da 821 sonesinin olayları anlatılırken bu evlilik te hikâye edilmiştir,
  24. Çin imparatorları tahta çıktıkları zaman başka bir İsim alırlardı, bundan dolayı Yüan-ho ve Mu-tsung. 806-821, ayrı kimseler değil bir kişidir.
  25. Jeo hsiao Tuan Li Ming Chih Shang Shou = iyi kalpli evlada yakışır şekilde hürmetkâr, doğru, güzel, zeki, akıllı, üstün ve uzun ömürlü anlamın­dadır.
  26. CTS. 195 11a ve HTS, 217B, 1b de tören tafsilatı anlatılmaktadır. Bu kısım oradan tercüme edilerek alınmıştır.
  27. Kağan 824 de vefat etti.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ