TUVA (TIVA) TÜRKLERİ VE TÜRKÇESİ

TUVA (TIVA) TÜRKLERİ VE TÜRKÇESİ

Orta Asya ve Sayan-Altay topraklarında M.Ö. III.-II. yıllarda Tıvalıların yaşadıklarını, bu topraklardan bulunan tarihi yazmalar belgelendirmektedir. Yaklaşık 2000 yıl önce Orta Asya’da, Güney Sibirya’da ve şimdiki Tıva topraklarında Hunlar, Dinlinler, Vusunlar, Türkler, Azlar, Çikler, Uygurlar, Kırgızlar ve diğer Türk halkları yaşamışlardır. Tarihte adları belli olan bu halkların bazıları Tıvaların hayatını, düşünce şeklini, gelenek ve göreneklerini, en önemlisi dilini etkilemiştir. Fakat Eski Türkler, Uygurlar ve Kırgızlar Tıvaların daha yakın ilişkide oldukları soydaşları oldukları için etkileşim daha çok bunlar arasında olmuştur.

Çok eski zamanlardan başlayarak şimdiki Tıvanın toprağında yaşayan Türk dilli göçebe halkların tarihinde çok büyük olaylar olmuştur. Tıva tarihinde 6.yy’dan 8. yy’ın ortasına kadar olan devir, Türkü (Göktürk) Dönemi olarak adlandırılır. 582 yılında Göktürk Kağanlığı doğu ve batı devletlerine bölünmüştür. Altay, Tıva, Moğolistan ve Baykal arasındaki araziler Doğu Türk Kağanlığı’na dahil idi. Burada esasen Türk ve Moğol dilli boylar yaşarlardı.

7. yüzyılda Orta Asya’nın bir aymağı Dubo diye adlandırılmıştır. Bilim adamları bu adlandırmayı Tıva~Tıva kelimesi ile bağlantılı görmektedirler. L. N. Gumilyev Dubo denen aymakla Tıvaları aynı kabul etmektedir.

Türk Kağanlığı’nın 745 yılında yıkılması sonucunda, Tıva Uygurlar tarafından alınmıştır.

840 yılında eski Kırgızlar, Altay ve Tıva boylarının yardımıyla, Uygurları yıkınca bu topraklar Göktürk ve Uygurlardan sonra Kırgızların egemenlik sürdüğü alan olur. 1207 yılında Tıva boyları, Cengiz Han’ın büyük oğlu Çuçi’nin (Coçi) önderliğindeki Moğol orduları tarafından Cengizlilere bağlanmıştır. Yaklaşık beş yüz yıl süren Moğol egemenliği Tıva’daki Türk kültürünün Moğol kültüründen etkilenmesine yol açmıştır.

2-26 Ekim 1616’da, ilk Rus büyük elçileri Tıva boyları ile ilişkiler kurmaya başlarlar.

1757’de Tıva’da Mançuların hâkimiyeti kurulur. Çungarya’da 1755-1788 yılında, Amursana adlı bir Oyrat prensinin önderliğinde Mançu istilâcılara karşı kurtuluş hareketleri başlar. Bu harekete Tıvalılar da katılmışlardır. Fakat; Mançu-Çin istilâcıları Çungar Devleti’ni kurmuşlardır. 1758 yılında bunun sonucunda Tıva, Çin-Mançurya’nın Tsing, sömürge bölgesi olmuştur.

1911 yılının Ekim ayında Çin’de Mançu Hanedanı’na karşı ayaklanma başlamış; bunun sonucu olarak 1912 yılının ocak ayında Mançu Hanedanı devrilmiş ve cumhuriyet kurulmuştur. Bu dönemde, Tıva kahramanlarının millî kurtuluş savaşı başlamış ve Tıva aynı yıl Çin’den bağımsızlığını almıştır.

1917 devrimleriyle Rusya’da Çarlık yıkılmış ve Sovyet dönemi başlamıştır. 17 Nisan 1919’da Tıva Rus himayesine girer. 1921 yılında ise Tıva Arat Respublika (Tıva Halk Cumhuriyeti) kurulmuştur.

11 Ekim 1944’te Tıva Halk Cumhuriyeti Sovyetler Birliği’nin hâkimiyeti altına girmiştir.

Aralık 1990’da, Tıva’nın Rusya’ya bağlı Federe Cumhuriyet olması yönündeki karar kabul edilir.

Halkın geleneksel olarak yaşattığı inanç sistemi Şamanizm olmasına rağmen, resmî din olarak Budizm kabul edilmiştir. “XIV. yüzyıldan itibaren Moğolların Çin’deki hâkimiyeti, onların arasında Budizm’in etkilerini nispeten kırmıştı, ancak XVI. yüzyıldan itibaren ve özellikle de Altan Han döneminde (1507-1583), Tibet’in doğu bölgelerine yapılan sefer, Moğollar arasında Budizm’in yeniden canlanmasına yol açmış, bütün bunlar Moğollara yakın veya onlarla iç içe yaşayan bazı Türk boylarının da Lamaist (Budizmin Orta Asya ve özellikle Tibet’teki biçimi) Budizm’in etkisine girmeleri sonucunu beraberinde getirmiştir. İşte bu şekilde XVII. yüzyılın ikinci yarısında, Lamaizm Tıva Türkleri arasına nüfuz etmiştir. Tıvaların arasında Tibet Lamaizmi ile geleneksel din birlikte yaşamaya devam etmektedir.”

Hayat ARAS

Gazi Üniversitesi Fen-EdebiyatFakültesi /Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ