TÜRKİYE’NİN İŞGALİ VE MİLLÎ DİRENİŞ HAREKETLERİ

TÜRKİYE’NİN İŞGALİ VE MİLLÎ DİRENİŞ HAREKETLERİ

1918 yılı, Osmanlı İmparatorluğu için dışta ve içte kritik bir yıl olmuştur. 3 Temmuz 1918’de ölen Beşinci Sultan Mehmet Reşat, ömrünün büyük kısmını baskı altında ve bir köşeye çekilmiş olarak geçirmişti. Devlet idaresinde ciddî bir rolü olmadığı, hatta bir çok önemli olaylardan haberi bile bulunmadığı, iktidarda bulunan İttihat ve Terakki Fırkası’nca alınan kararlardan kendisine sunulanları onaylamış olduğu anlaşılmaktadır.1 Padişahın bu konumunu bir kusur saymamak gerekirse, Birinci Dünya Savaşı’na girmiş olmanın sorumluluğu İttihat ve Terakki’ye aittir. Çünkü, bu hususu kanıtlayan en önemli kanıt, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrası sınırlarının karşılaştırılmasıdır. Bunun bir diğer göstergesi de, Birinci Dünya Savaşı’na katılmakta birinci derecede ol oynamış olan birkaç kişinin savaşın kaybedildiğini anlar anlamaz yurt dışına kaçmış olmalarıdır.

Sultan Beşinci Mehmet Reşat’ın yerine 4 Temmuz 1918’de Mehmet Vahdettin (Altıncı Mehmet) geçti. O, ordu ve donanmaya bir hatt-ı humayun göndererek emir ve komutayı ele aldığını bildirdi.2 Yeni hükümeti Talat Paşa kurmuştu. İstanbul’da bu gelişmeler yaşanırken, devam etmekte olan savaş, Osmanlılar ile müttefikleri aleyhine dönmüş bulunuyordu. Çünkü Irak’taki İngiliz birlikleri 1918 Martı’nda Bağdat’ın yüz kilometre kuzey batısına varmış 7 Mart’ta Kerkük’ü, 11 Mart’ta Bağdat’ı ve 8 Aralık’ta da Kudüs’ü ele geçirmişlerdi. Bu gelişmeler üzerine Filistin ve Suriye cephelerinde oluşturulan Yıldırım Orduları Grubu komutanlığında değişiklik yapılarak Falkenhayn’ın yerine Liman von Sanders getirilmişti.

Ancak o da buradaki İngiliz ilerleyişini durduramamıştı. İngiliz komutanı Allenby, 19 Eylül 1918’de üç koldan saldırıya geçmişti. Nablus Savaşını bu şartlar altında kaybeden Osmanlılar, Şam, Hama ve Humus gibi önemli kentleri terk ederek hızla Halep’e doğru çekildiler. Bu yenilgi üzerine Liman von Sanders, komutayı 7. Kolordu komutanı Mustafa Kemal’e bırakarak görevinden ayrılmıştı. Mustafa Kemal de kuvvetlerini Halep’in kuzeyine çekerek İskenderun’un güneyinde İngilizleri durdurabilmişti.

Öte yandan 1917 Mart’ında Rusya’da ihtilâlin başlamasıyla müttefiklerinden birini kaybeden İngiltere, hemen onu izleyen günlerde ABD’nin savaşa girmesiyle (6 Nisan) çok daha büyük bir destek kazanmıştı. Bir süre sonra Yunanistan’da başbakan olarak iş başına geçen Venizelos’un da müttefik devletlere karşı savaş ilân etmesi (26 Haziran 1917) Balkanlarda İtilaf Devletleri’nin gücünü artırmıştı. Makedonya cephesinde 14 Eylül’de harekete girişen Franchet d’Esperey komutasındaki Fransız, İngiliz ve Sırp kuvvetleri Bulgaristan’a girmişlerdi. Ülkenin işgal edileceğini gören Bulgaristan hükümeti, 26 Eylül 1918’de ateşkes isteme gereğini duymuştu. Bunun üzerine Bulgarların 30 Eylül’de Selânik’te bir mütareke imzalamaları OsmanlIları büsbütün güç duruma düşürmüştü. Çünkü, Osmanlı ülkelerinin Avusturya-Macaristan ve Almanya ile kara ulaşımı ortadan kalkmıştı. Ayrıca, İtilaf kuvvetlerinin Trakya’ya yönelmeleri yüzünden İstanbul yeniden tehlike bölgesi içine girmişti. Kısacası, Kafkasya bölgesindeki Osmanlı başarısına karşın düşmanlar güneyde Anadolu kapılarına dayanmışlar, kuzey batıda da İstanbul’a yönelmişlerdi. Ayrıca, Almanlar 4 Ekim’de, Avusturyalılar ise 5 Ekim’de ABD’ye başvurarak barış istemişlerdi. İşte bu gelişmeler nedeniyle Talat Paşa hükümeti, kan dökülmesine son verilmek üzere, Birinci Dünya Savaşı boyunca Birleşik Amerika’da Türk haklarını korumayı kabul etmiş olan İspanya hükümetine, Amerika Cumhurbaşkanı Wilson’un 8 Ocak 1918’de Kongre’ye sunduğu on dört maddelik barış programı ve 27 Eylül 1918’de verdiği demeçte ortaya koyduğu ilkeler içinde müzakerelere girişmeye istekli olduğunu bildirdi. Arkasından Amerika Cumhurbaşkanı katında, barışın yeniden kurulması ve mütarekenin imzalanması işine aracılık etmesini bu hükümetten rica etti.3 Fakat bu yolda girişilen bütün teşebbüsler bir sonuç vermedi.

Prof. Dr. İzzet ÖZTOPRAK

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ