TÜRK MİLLETİNE MESAJIMDIR…

Ramazan DEMİR

Yazarın şu ana kadar yazılmış 55 makalesi bulunuyor.

Ramazan-Demir

Pembe dizilere, magazine programlarına ayırdığımız zamanın bir çeyreği kadar zamanı gerçek tarihimizi merak Edip okumaya ayırsak ve gerçekleri öğrenmeye başladığımız takdirde uyanışa geçebiliriz…

* * * 

Artık birilerini suçlayarak bir yere varılamayacağını anlamlıyız. Örneğin;  “Damat Ferit” yanlısında olan hain güruhu her an gündemde tutmak, onlara avans vermek anlamında olduğunu fark etmemiz gerekiyor.

İhanet ettikleri kesin de, bu ihanetlerini ne kadar belgeleyip yayabiliyoruz? sorusuna verilecek cevap önemli…

Türk Milletinin diriliş hikâyesini unutturmak isteyenlere karşı hamle olarak Mustafa Kemâl’in taşıdığı ve yansıttığı ruhla ortaya çıkıldığı takdirde uyuyan dev de uyanacaktır; gecikildikçe düşman mevzi kazanmaktadır…

Türkiye’nin kurtuluşu Samsun’dan mı, Erzurum’dan mı, Ankara’dan mı başlayacaksa oradan başlanmalıdır…Nerden kurtuluşa gidilecekse oradan gidilmelidir…

Bunları yapmaya azim ve kabiliyetin, senin taşıdığın asil kanında, engin ruhunda saklı olduğunu Gazi Paşa söylediğine göre, kendine güvenin mi yok yoksa ‘bana ne’ mi diyenlerdensin!?

Pısırık duruşun ardındaki sebep, eğer bir ‘lider’ beklentisi ise, basta kendiniz olmak üzere; örneklemek de mümkündür: İşte Ayıntaplı Şahin Bey, işte Maraşlı “Imam” adlı sütçü, işte Hasan Tahsin, işte Nene hatun, işte Kara Fatma, işte Demirci Efe ve Mustafa Kemalin askeriyim diyen herkes…

Lider kendin olacaksın, ardına bakmadan yürüyeceksin, ‘kimler var, kimler geliyor’ demeyeceksin…

Bu ruhla ilerlemediğin takdirde köleleşmeye, esarete talipsin demektir…

Eğer; “birileri gelip bizi kurtarır” gafletindeysen, sıcaklıkla mayışan halinle, çekirdek çitleyip ahkâm keseceksen, kusura kalma kimse senin için kendini feda etmez…

Sanal donkisotluğu yaparak, her şeyi eleştirmek, kimseleri beğenmemek nobranlığını gösterip ahkâm kesmen yanlıştır; başkasının taşın altına elini sokmasını beklemek aymazlığını de terk etmelisin artık…

* * *

Bahçendeki iki kok soğanı çalan gariban hırsıza yapmadığın kalmıyor da, senin cebindeki 3.500 bin tl yi çalan muktedirlere götürüp oyunu veriyorsan senin aklından, izanından şüphe edenler haklı çıkmaz mı?

Anana, bacına, kızına, kısrağına sövenlere verdiğin tepkiyi bayrağına, vatanına sövüldüğünde veremiyorsan sakin Türk oluşunla övünme…

Senin milliyetini ayaklar altına alıp paspas yapana oy verdiğin içindir ki bu aymazlık, onursuzluk kapına dayanmıştır…

Bayrağın yoksa vatanin yoksa anana, bacına kutsal saydığın her şeye saldırılacağını bilmelisin…

* * *

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mi diyorsun; yoksa “canim, daha kapıma gelmediler” mi diye savsaklıyorsun? Peki senin kutsallarının kutsalı bayrağın değil mi? Senin evinin evi değil mi vatanin?

Sen ki, inançlı, imanlı bireysin; inandığın, silindiğin makam yüce Yaratan olduğuna göre, menfaat çarkına girdiğinden beri, benliğine ilke olarak alman gereken gerçeklerin önüne “çıkar kaynakları” ve egonun tezahürü olan “hırs-bencillik” engeli çıktı, seni yönetmeye başladı; daha ne kadar yönetecek? Ne zamana kadar ona tapınacaksın?

* * *

Senin fıtratına ters olan “nemelazımcılık” beynine ve yüreğine egemen güç olmamalıdır, öz varlığınla, bağımsız vicdanınla dirilmen gerekirken birilerinin gölgesinde, başkalarına biatte yarışmak sana yakışacak bir hal midir?

‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ vecizesini istismar edenlere, onu dağlardan, ovalardan silenlere hoş görüyle davrandığın surece, dahası onlara destek olduğun surece, senin Türk olduğundan şüphe edilecektir; Türk kelimesini, Bozkurt Mustafa Kemal Atatürk diyemeyenlerden farkın olmayacaktır…

Milliyetini inkâr edenlere karşı “ben bir Türk’üm dinim cinsim uludur” diyemiyorsan, asil varlığın olan kanına dokunmuyor mu?

* * *

Bazı değerlerin yeri dolmaz, doldurulamaz; bağımsızlık, bayrak, vatan, namus…

Aslına dön ve özünle kükre…

Milli şairden sana bir hatırlatma var: “Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak!”

Şayet korkuya kapılırsan, çıkar uğruna sessiz kalırsan, sana emanet edilen  vatanin ve bayrağın ifadesi olan “İstiklâl” marşını da kaybedeceksin!

Bunu asla unutma!

Ve uyan artık, uyuduğun yetti gayri…

Başkasının yalanını, yanlışını benimseyip savunacağına kendi özünü savun!

* * *

Gazi Mustafa Kemal Atatürk sana miras bıraktığı su ifadesini tekrarlayarak hatırlatıyorum: “Mevzubahis vatan ise gerisi teferruattır” Bu kutsal emri haykırmaya başlayacağın zamanı sabırsızlıkla bekliyor bu bayrak, bu vatan…

Selam olsun bu vatani ve bayrağı bize emanet olan kahramanlara…

Prof. Dr. Ramazan DEMİR (27.7.14; Amersfoort-The Netherlands)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ