TRAKYA PAŞAELİ MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ

TRAKYA PAŞAELİ MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ

Osmanlı Devleti’nin parçalanmak istendiği; İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği, Doğu Anadolu’da da bir Ermenistan Devleti kurulmak istendiği, Batı ve Doğu Trakya’nın Bulgarlar ve Yunanlılara verileceği, Karadeniz kıyılarında Samsun-Trabzon bölgesinde Pontus Rum Devleti kurulmak istendiği, Kilikya’nın Türkiye’den alınacağı, Mondros Mütarekesi’nden sonra açık seçik ortaya çıkmıştı. 1919 yılının Ocak ayının başında çalışmalarına başlayan Paris Barış Konferansı’nın sürdüğü sıralarda gerek Avrupa basınından alınan haberler ve bunların Türk basınına yansımaları; gerekse haber ajanslarından alınan bilgilerden, bunların gerçekleşmek üzere olduğu anlaşılıyordu.

Bu gelişmeler karşısında Osmanlı Hükümeti, acz içinde, yalnız “hey’et-i nasiha” adıyla heyetler göndererek halkı işgaller karşısında sükûnete ve işgallere direnmemeye çağırıyordu.

Yunanistan’a, Ermenistan’a Türk topraklarının verileceği haberleri Türk aydınlarını harekete geçirdi. Öncelikle bu ülkelere verilecek toprakların savunulmasını sağlamak için yurdun çeşitli bölgelerinde “Müdafaa-i Hukuk”, “Muhafaza-i Hukuk” ve “Reddi İlhak” adlarıyla cemiyetler kuruldu. Müdafaa-i Hukuk Mondros Mütarekesi’nin haksız uygulamalarıyla zulüm ve adaletsizlik baskısı altında ezilmek, sömürge halinde yaşatılmak suretiyle cezalandırılmak istenen Türklerin, millet olarak ve bu topluluğun siyasî ifadesi olan millî, bağımsız bir devlet kurarak yaşamak hakkını fiili bir mücadele sonunda elde etmesidir.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri önceleri, tarih, nüfus üstünlüğü haklarına dayanarak, propaganda yoluyla bölgelerinin kurtarılmasını amaçlıyordu. Bu cemiyetler belirli bir merkezi otorite ve birlik bulunmamasına, her cemiyet kendi bölgesinin kurtuluşu ile ilgili olmasına ve genel olarak silahlı mücadele değil, propaganda ve yayın yoluyla haklarını yurt ve dünya kamuoyuna anlatmak, Avrupa devletlerinin parlamento ve hükûmelerine haklı sesini duyurmak yolunu seçmişlerdir.

Cemiyetlerin kurulmasındaki temel duygu Türklük duygusudur. Temsil ettikleri bölgelerin tarih, coğrafya ve nüfusça Türklere ait olduğunu ispat etmek ve böylece Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılmamayı sağlamak gayesiyle kurulmuş cemiyetler, program ve beyannamelerinde görüldüğü gibi ilmî araştırma, istatistiki bilgi ile büyük devletlere haklı olduklarını kabul ettirmek için propaganda yolunu yeterli görüyorlardı. Programları vatanın bütünlüğü ve Türk milletinin bütünü düşünülerek hazırlanmamıştı. Taşıdıkları adlar bunu açıkça göstermektedir.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri bölge esasına göre kuruldukları ve siyasetle ilgili olmadıklarını ilan ettikleri için siyasî fırkalarla resmen bağlantılarının olmadığını belirterek, fırka mücadelelerine karışmak istemiyorlardı. Şu da bir gerçekti ki bu cemiyetlerin temelini İttihat ve Terakki mensupları oluşturuyordu. Fakat Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde “İttihatçılık”tan ayrılarak “Müdafaa-i Hukuk”un milliyetçilik duygusu çerçevesinde “Misak-ı Milli” sınırları içerisinde birleşebilmişlerdir.

Milli Mücadele’nin en önemli temellerinden birisi, halkın cemiyetler halinde teşkilâtlanarak kendi haklarını savunmaya başlamasıdır. Böylece halk, yani o toprakların sahipleri, kaderlerine kendileri sahip çıkarak geleceklerini de kendileri tayin etmek istemektedirler. İşte bu sebepledir ki halk Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerini kurarak, kongreler tertipleyerek İstanbul’a ve bütün dünyaya haklılıklarını açıklıyorlardı.

Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hey’et-i Osmaniyesi Cemiyetin Kuruluşu ve Beyannâmeleri

Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Mondros Andlaşması’nın, Yunan ve Bulgar Devletlerine tanıdığı imtiyaz ve haksızlıklar karşısında, Türk unsurunu harekete geçirmek ve teşkilandırmak üzere hakların Müdafaası amacıyla kurulmuş olan tek cemiyettir. Ayrıca Trakya – Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Batı ve Doğu Trakya’da çoğunluğu teşkil eden Türklerin haklarını, İtilâf Devletleri’ne karşı, barış yoluyla tanıtabilmek için; Türk unsurunun nüfus, ekonomi, kültür ve tarihi üstünlüğünü ortaya koymak, İtilâf Devletleri nezdinde diplomatik girişimlerde bulunmak, muhtıralar vermek, nüfus istatistikleri hazırlamak, harita, grafik ve broşürler hazırlayarak Trakya Türk’ünün haklı sesini dünyaya duyurmak için kurulmuş bir cemiyettir.

İlk kuruluş adı, “Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi” olan cemiyet, kuruluşundan (1 Aralık 1918) Büyük Edirne Kongresi (9 Mayıs-l3 Mayıs 1920) kararıyla “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” ile aynı çatı altında birleşmesine kadarki dönemde gelişen olaylar, çalışma konularımızı teşkil etmektedir.

Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı Devletin’nin mağlubiyetiyle sonuçlanması, Trakya Meselesini çok ağır şartlar alında gündeme getirmişti. Daha dün denilebilecek kadar kısa bir zaman önce Batı Trakya’nın kaybedilmesinden duyulan acı henüz unutulmamıştı. Hem siyaset adamları, hem de Trakya halkı yeni bir oldu-bitti ile Doğu Trakya’nın da elden çıkmasından korkuyorlardı. Bu tehlike o kadar kesin bir şekilde hissediliyordu ki, devletin en önemli şahsiyetlerinden olan Ahmet Rıza Bey, Çürüksulu Mahmut Paşa ve Ahmet İzzet Paşa kendilerini ziyaret eden Trakya Heyetine “Türkiye’de kalmayacağı anlaşılınca Trakya’nın bağımsızlığını ilan ediniz.” tavsiyesinde bulunmuşlardı.[1] İşte bu şartlarda Trakyalılara memleketlerinin geleceğiyle yakından uğraşacak bir cemiyetin kurulması fikri İttihat ve Terakki Partisi yöneticilerinden, özellikle de Talat Paşa’nın önerisiyle, Trakya’nın olabilecek bir saldırı ve ilhakına direnmek üzere yeni bir teşkilatlanmaya gidildi.

İstanbul’da, Edirne Milletvekili Faik (Kaltakkıran), Edirne Belediye Başkanı Şevket Bey, Avukat Şeref (Aykut) Bey, Tüccar Yolageldili Kasım Efendi’nin öncülüğüyle, Kasım Efendi’nin küçük Kınacıyan Hanı’ndaki yazıhanesinde 2 Kasım 1918’de toplanılarak “Trakya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adında bir cemiyet kurulması kararlaştırıldı. Avukat Şeref Bey’in teklifiyle Cemiyetin adı “Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” olarak değiştirildi.[2]

Fiilen kurulmuş olan bu cemiyetin Edirne Valiliği’ne verdiği kuruluş beyannamesinde cemiyetin resmi adı, “Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi” olarak değiştirilmiştir.[3] Cemiyet böylece çalışmalarına başlamıştır.

Cemiyetin yayın organı olduğunu alt başlığından anladığımız “Trakya-Paşaeli Gazetesi”nin ilk sayısı 2 Aralık 1918’de yayına başlamıştır.[4] Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi hakkından en güvenilir ve en önemli kaynağımız, Cemiyetin çıkardığı bu gazetedir. Sahibi ve Müdürü Mehmet Şeref (Aykut) Bey’dir.

Trakya-Paşaeli Gazetesi ilk sayısında cemiyetin programını yayımlamıştır.[5] Cemiyet Programı İstanbul gazeteleri tarafından da yayımlanmıştır.[6] Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi’nin programının tam metni şöyledir:

  1. Trakya’nın Osmanlı Padişahlığındaki rabıta ve tamamiyet-i mülkiyesinin, temini maksadıyla “Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi” namında bir cemiyet teşkil edilmiştir.
  2. Cemiyetin merkez-i idaresi Edirne şehridir.
  3. Heyet-i idarenin itimadnâmesini haiz zevattan mürekkep irsal edeceği mes’ul murahhaslar vasıtasıyla memalik-i ecnebiyede ve payitahtta maksadını müdafaa edecektir.
  4. Cemiyetin gayesi; Cemiyet-i Akvam nazariyesinin müessisi olan Wilson Prensiplerine riayetle memleketin hakk-ı hakimiyet ve tamamiyetini kanun dairesinde müdafaa ve istahsâldir.
  5. Cemiyet bir reis ve on iki azâdan mürekkep bir heyet-i idare ile tedvir edilir.
  6. Cemiyetin bütün teşebbüsatı senedât ve vesaik üzerine müesses olarak haricen ve dahilen neşriyat ve telkinat ile meşrû davasını ve tarihe müstenid olan hakkını müdafaa ve istihsâl eylemektir.
  7. Cemiyetin Osmanlı Padişahlığında mevcut fırkalardan hiçbiriyle alâkası yoktur.
  8. Cemiyet, kanun mucibince kendi tedarik edeceği menâfi ile tedvir-i mesâlih eyleyecektir.
  9. Makâsıd-ı cemiyet olan Trakya birliği ve tamamiyetinin husuliyle cemiyet infisah edecektir.
  10. Cemiyet kavanîn-i Devlet-i Aliye’ye tabî bir şahs-ı manevîdir.[7]

Cemiyetin kuruluş beyannâmesi, Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyeti adına, Reis; Edirne Müftüsü Mestan Efendi, Edirne Belediye reisi Şevket Bey, Maksut – Beyzâde Derviş Bey, Müftüzâde Cemal Bey, Nazmi Beyzâde İsmail Bey, Faik Bey, Doktor Rıfat Osman Bey, Mustafa Paşazâde Fethi Bey, Kumanlızâde Ömer Efendi, Mustafa Beyzâde Neyyir Bey, Yolageldili Kasım Efendi, Ali Seyfeddin Efendi ve Avukat Şeref Bey tarafından imzalanarak yayımlanmıştı.[8] Beyannâmeyi sadeleştirerek cemiyetin kuruluş gayesini şöyle açıklayabiliriz:

Merkezi Edirne’de olmak üzere “Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet- i Osmaniyesi” namıyla bir cemiyet teşkil ettik. Gayesi: Garbî ve Şarkî eski Edirne Vilayetini teşkil eden Trakya’da yaşayan Türk, Ermeni, Rum, Musevi, Bulgar milletleri ile beraber bu gün Edirne Vilayetinde (1.094.371) nüfus-ı sakin olduğu halde bundan (615-720) miktarının Türk ve Müslüman olduğu nazar-ı dikkate alınınca

Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) maddelerine nazaran vilayet sakinlerinin çeşitli unsurlara göre yarısından fazlasını Türk ırkı teşkil etmesi dikkate alındığında artık bizim şu Türk ve Müslüman davasını dünyada fazilete sahip bütün medeni milletlere karşı en yüksek, en gür sesimizle müdafaa etmekten başka yapacak bir işimiz kalmamıştır. İkinci beyannâme, “Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi”nin Edirne Merkez İdaresinin Trakyalılara hitaben yayımladığı beyannâmedir.[9]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ