SAPARMURAT TÜRKMENBAŞI ÖNDERLİĞİNDE TÜRKMENİSTAN VE SOSYO-EKONOMİK REFORM STRATEJİSİ

SAPARMURAT TÜRKMENBAŞI ÖNDERLİĞİNDE TÜRKMENİSTAN VE SOSYO-EKONOMİK REFORM STRATEJİSİ

1. Giriş

Tarafsızlık statüsüne ve iyi komşuluk ilişkilerine dayalı pozitif bir dış politika, kısa bir süre zarfında sağlanan ağzı birlik (Millî birlik), dünya ekonomisine entegre olma yolunda başlatılan bir abadancılık (kalkınma) hareketi ve bunlarla birlikte Türkmenistan’ı iki binli yılların başında modern bir ülke olarak yeniden inşa etme kararlılığında bir lider. Bu ifadeler, oldukça hızlı bir zaman diliminde elde edilen başarı ve gelinen noktayı özetliyor Türkmenistan için. “Nihai hedefimiz demokratik, laik bir Türkmenistan inşa etmek ve yakın gelecekte en ileri ülkeler arasına katılmaktır” sözleriyle ülkesini yarınlara hazırlayan S. Türkmenbaşı, modern Türkmenistan için son noktayı işaret ederek, her geçen gün bu hedeflere doğru kararlı bir şekilde ilerleyen bir lider görüntüsü çizmektedir. “Ülkenin siyasi istikrarı, objektif bir dış politika ve iyi komşuluk, demokrasiyle birlikte geçiş döneminde kontrolü sağlamak için gerekli güçlü bir devlet otoritesi ve önemli finansal yatırımlar ve hammaddelere sahip olma”yı Türkmenistan’ın dört temel dayanağı olarak belirterek, “Türkmenistan istikrarlı bir şekilde kalkınabilecek mi?” sorusuna bu dört noktayı göstererek, “bugün bu soruya tereddütsüz ‘evet’ diyebiliriz” demektedir S. Türkmenbaşı.[1] Bugünkü Türkmenistan bu dört temel esası, iç barış ve siyasi istikrar içinde dünya ekonomisine entegre olma ve refah devletine ulaşma hedefine yönelik en önemli dinamikler olarak kullanmaktadır.

1985 yılından bu yana Sovyetler Birliği’nde yaşanan her türlü siyasi değişikliklerin etkilerinin hissedildiği Türkmenistan’da Ekim 1991 yılında bağımsızlık konusunda bir referandum yapıldı ve oy çoğunluyla bağımsızlık onaylandı. Bundan sonra Türkmenistan 27 Ekim 1991 yılında Sovyetler Birliği’nden resmi olarak ayrılıp, bağımsızlığını ilan etti. 21 Aralık 1991 yılında ise Bağımsız Devletler Topluluğu’na katıldı. Başkanlık sistemi ile yönetilen ülkede “devlet başkanı” Bakanlar Kurulu’nun başkanı olarak yürütmenin de başında bulunmaktadır. Hükümetin dışında Halk Maslahatı adı altında devlet başkanının başkanlığında toplanan bir danışma ve karar organı bulunmaktadır. Anayasaya göre, Halk Maslahatına Türkmenistanın devlet başkanı, milletvekilleri, her bölgeden seçilen birer temsilci, yüksek mahkeme başkanı, baş savcı, şehir yöneticileri, ilçe başkanları ve bakanlar kurulunun üyeleri katılır.[2] Anayasaya göre, Halk Maslahatı Türkmenistan anayasasınında değişiklikler yapmaya yetkilidir. Referanduma gitmek, ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi yönden gelişmesini sağlayacak temel stratejiler konusunda kararlar almak, komşu ülkeler ile ilgili muhtemel sınır sorunlarını çözüme kavuşturmak, savaş ve barış durumunu ilan etmek üzere kararlar alabilir.[3] Tek siyası partinin (Türkmenistan Demokrasi Partisi) bulunduğu ülkede seçimle iş başına gelmiş 50 üyeli bir parlamento bulunmaktadır. Türkmenistan’ın 18 Mayıs 1992 tarihli yeni anayasası, devlet başkanına büyük yetkiler tanımıştır. İleride parlamentonun oyuna sunmak koşuluyla devlet başkanı yasa yapma hakkına sahiptir. Devlet başkanı yardımcıları, valiler, yüksek mahkeme başkanı, devlet başkanı tarafından atanmaktadır. Ayrıca devlet başkanı gerekli gördüğü hallerde parlamentoyu feshetme yetkisini kullanabilir.

2. Makroekonomik Gelişmeler

Türkmenistan, 5 milyonu aşan nüfusuyla karalarla çevrelenmiş bir ülkedir. Topraklarının %90’ı çöl olan Türmenistan, geniş petrol ve gaz rezervlerine sahiptir. Henüz sanayi istenilen düzeye ulaşmamış olmakla birlikte, ülkenin önemli avantajlarından biri de sanayinin gereksinim duyduğu bol ve ucuz hammadde kaynaklarının varlığıdır. Bugün Türkmenistan’da dokuma-tekstil ve petro-kimya sanayi başta olmak üzere, irili ufaklı modern tesisler üretime sokulmakta ve işletilmektedir. Son yıllarda petrol rafinerileri, gaz, kimya sanayi, elektrik sanayi ve makina imalatı ürünleriyle azotlu gübre, halı ve dünya piyasalarına ihraç edilen tekstil ürünlerindeki artış sanayi sektörüne gözle görülür bir canlanma getirmiştir. Sanayi büyük ölçüde enerji, diğer doğal kaynaklar ve pamuğa dayalıdır. Ülke, ticarete bağlı ekonomide ihtisaslaşmıştır ve ihracatın %85’ini oluşturan, özellikle doğalgaz, petrol ve pamuğa dayalı bir ekonomiye sahiptir.

Ocak 1994 yılında Halk Maslahatı, Türkmenistan’ın geçiş döneminde takip edeceği iç ve dış ekonomik politikaları içeren “10 Yıl Abadancılık”[4] programını onaylamıştır. Gıda üretiminde kendi kendine yeterlilik, yapısal ekonomik değişimin tamamlanması ve yabancı sermayenin ülkeye çekilmesi amaçlarına yönelik piyasa ilişkilerinin ve serbest girişimciliğin geliştirilmesi programın temel hedefleri olarak gösterilmiştir. Programda 1992 yılı baz alınarak, 2002 yılına kadar GSYİH’da üç kat, sanayi üretiminde üç kat, yatırım malları üretiminde beş kat, tarım üretiminde 2.4 kat, tüm yatırımlarda ise 2.4 kat büyüme hedeflemiştir. Nisan 1997’de “1000 Gün Maksatnamesi”[5] adıyla yayınlanan yeni programda bin günde yapılacak işlerin bir programı çıkarılmış ve esas itibariyle atıl durumda bulunan kamu tesislerinin özelleştirilmesine yönelik bir prosedür belirlenmiştir. Bunun yanısıra, eski İpek yolu üzerinde bulunan Tecen-Sarahs-Maşhed demiryolunun yeniden ulaşıma açılması, Türkmenistan- Pakistan gaz-petrol boru hattı projesi, 2000 yılına kadar yılda 13 milyar kw/saat elektrik enerjisi üretimi ve ihracatı, Nebitdağ gaz-petrol kompleksinin dünya pazarlarına açılması, yeni petrol sahalarında üretime geçilmesi, otomotiv sanayinin kurulması ve toprak reformuna yönelik projelerin gerçekleştirilmesi bir programa bağlanmıştır. Ayrıca, Türkmenistan-İran doğal gaz hattı tamamlanarak İran’a doğal gaz verilmeye başlanmıştır. Program için 5 milyar dolarlık bir kaynak tahsis edilmiş, 500 gün içinde devlet mağazaları, gıda ve hizmet sektörleri ve atıl tesislerin özel mülkiyete devredilmesi, ayrıca 1000 gün sonunda milli gelirin 1,5 kat arttırılması öngörülmüştür.

Türkmenistan diğer geçiş ekonomilerinden farklı olarak, yeniden yapılanma sürecini istikrar ve sosyal konsensus önceliği üzerine inşa edilecek “kademeli” reform politikasına dayandırmıştır. Politik istikrar ve sosyal uyum sağlanmadan ekonomik reformların sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilemeyeceği gerçeği devlet başkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın izlediği reform siyasetinin tutarlılığını doğrulamıştır.[6] “10 Yıl Abadancılık” ve “1000 Gün Programı” bu ekonomik ve sosyal reform siyasetine uygun olarak 1997 yılından itibaren sonuçlarını göstermeye başlamıştır. Verilere gore, ekonomik performans değerlendirildiğinde sonuçların ne kadar olumlu olduğu açık olarak görülmektedir. Son üç yılda ekonomi yönetimi önemli bir başarı elde etmiştir. Büyüme hızında 1998, 1999 ve 2000 yıllarında %5, %16 ve %17.6’lık önemli artışlar gerçekleşmiştir. Türkmenistan bu büyümeyi önemli ölçüde Ukrayna’ya yapılan gaz satışı ile pamuk satışından sağladığı gelirlerle sağlamıştır. İthalatın azaltılması, döviz kontrolüne bağlı sıkı para politikası ve kamu harcamalarının azaltılmasını içeren anti enflasyonist önlemlerle fiyat artışları, hiper enflasyon seviyelerinden 1998-2000 döneminde %20 düzeylerine başarılı bir şekilde çekilmiştir.[7]

Dış ödemeler açığı 1998 yılında 935 milyon dolardan 1999 yılında 571 milyon dolara gerilemiştir. Bu önemli ölçüde dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle sağlanmıştır. Dış ticaret açığı aynı yıllarda 523 milyon dolardan 210 milyon dolara gerilemiştir. Dış ticaretin 2000 yılında 448 milyon dolar fazla vereceği beklenmektedir. Ukrayna’ya yapılan gaz satışından sağlanan gelir ve ithalatın azaltılması bu iyileşmenin temel etkenleri olmuştur. Ukrayna 1999 yılında yapacağı ödemelerin bir kısmını 2000 yılına sarkıtmıştır. 801 milyon dolarlık gaz satışı tahmini de buna eklendiğinde ödemeler dengesinin 2000 yılında 71 milyon dolar fazla vereceği tahminlenmiştir. 1999 yılında net dış yatırımlar 125 milyon dolar civarında gerçekleşmiştir. 1998 yılında dış yatırımlar 62 milyon dolar civarındaydı. 2000 yılında ise yaklaşık 100 milyon dolarlık bir dış yatırım gerçekleşmiştir.[8]

Aralık 1999’da Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın Türkmenistan’da 2010 yılına kadar uygulanacak sosyo-ekonomik politika ve projelerle ilgili gelişmeleri içeren “Ulusal Program”ı[9] yayınlandı. Bu programın temel amacı önümüzdeki on yıllık dönemde piyasa ekonomisinin bütün kurallarıyla uygulanabilir duruma getirilmesini ve halkın yüksek yaşam standardına ulaşmasını sağlayacak, ekonomisi güçlü ve gelişmiş bir devlete sahip olmaktır. İstikrarlı bir ekonomik büyümeyi sağlamak, Türkmenistan’ın hammadde kaynaklarını ve üretim imkanlarını daha verimli kullanmak suretiyle piyasayı esnek ve değişen pazar taleplerine uygun hale getirmek, adil bir rekabet sistemi kurmak, özelleştirmeyi yaymak, özel girişimciliği desteklemek, yabancı yatırımları teşvik etmeye yönelik projeleri içeren bu program 2010 yılının sonunda ekonomik bakımdan güçlü, halkın yüksek yaşam standartlarına ulaşacağı bir hedefe sahiptir.

Türkmenistan Devleti’nin kurucusu Saparmurat Türkmenbaşı’nın piyasa ekonomisine geçişi sağlayacak 11 yıllık reform politikasını diğer geçiş ülkelerinden farklı bir biçimde kademeli olarak uygulama nedenlerinden en önemlisi bu reformların halkın yaşam standartları ve toplumun sosyal yapısı üzerinde meydana getirebileceği muhtemel tesirlerini ortadan kaldırma düşüncesidir.[10] Çünkü reformlar kademeli değil de eş zamanlı olarak uygulandığında enflasyon, işsizlik, yoksulluk gibi sosyal huzursuzluklara yol açabilecek bir takım sıkıntıların faturasını geniş halk kitleleri, eş zamanlı reformları benimseyen bir kısım geçiş ülkelerinde yaşandığı üzere, ağır bir biçimde ödemek zorunda kalabilecekti. Kademeli reform politikası her şeyden önce bu tür sıkıntıların Türkmenistan’da asgari ölçüde sadece bir geçiş dönemi sıkıntısı olarak yaşanmasında temel faktör olmuştur. Bütün bu olumsuzlukları göz önünde bulunduran S. Türkmenbaşı reformları zamana yaymak suretiyle bu tür sıkıntıları asgariye indirmiş ve reformlarını sosyal siyasetiyle desteklemek suretiyle geçiş döneminin sıkıntılarını halkına hissettirmemeye çalışmaktadır.[11]

Saparmurat Türkmenbaşı’nın sosyal reform siyaseti devlet sübvansiyonlarına dayalı olarak toplumun çeşitli kesimlerine sağladığı sosyal korumadır. Temel tüketim maddeleri ve kamu hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanma, emeklilik ve aile ödenekleri ile Türkmenistan vatandaşlarına önemli bir sosyal koruma hizmeti vermektedir. 1993 yılından bu yana konutlara doğal gaz, elektrik, suyu ücretsiz vermek suretiyle sübvanse etmektedir. Asgari ücretin altında gelire sahip olan ev halkına, fert başına köylerde 8 kg. şehirlerde ise 6 kg. aylık ücretsiz un yardımının yanısıra ekmek gibi çok sayıda temel tüketim maddesi ile ulaştırma, haberleşme, sağlık, eğitim gibi kamu hizmetlerini de ücretsiz denecek kadar düşük fiyatlarla sunmak suretiyle geniş ölçüde sübvanse etmektedir. Özellikle konut ihtiyacının ücretsiz olarak karşılanması halka sunulan en önemli sübvansiyon olarak dikkati çekmektedir.

Bütün bu devlet sübvansiyonlarının özellikle piyasa ekonomisinin halk üzerindeki etkisinin önemli ölçüde hissedildiği gelişmekte olan ülkelerde ücretli ve oldukça pahalı sunulduğu dikkate alındığında, Türkmenistan’da yapılan devlet sübvansiyonlarının ve sosyal koruma hizmetinin ne kadar önemli olduğu tartışılmayacak kadar ortada bir gerçektir. Türkmenistan’da 1995 yılından itibaren istihdam seviyesi yıllık yüzde 5 arttırılmış,[12] sağlanan sosyal koruma ve ekonomik büyümeye bağlı olarak artan refah ile de reformların halk üzerindeki etkisi önemli ölçüde düşürülerek toplumun hayat standardı giderek artan bir yükselme trendine girmiştir. Satın alma gücü paritesine göre, 1997 yılında 2,683 dolar olan kişi başına yıllık gelir 1999 yılında 3,268 dolara, 2000 yılında ise 3,856 dolara yükselmiştir.

1997 yılında istihdamı arttırmak ve bu piyasanın özelliklerini oluşturmak için “Nüfusun İstihdamı” adıyla yeni bir yasa kabul edilmiştir. 2 Haziran 1997 tarihli Başkanlık Kararnamesi ile Vilayet Hakimlikleri tarafından başkanlık edilen, işgücü değişimini sağlamak, istihdam konusunda hükümet kararları alabilmek ve işgücü piyasasını daha iyi şartlara kavuşturabilmek için bir İstihdam Komitesi oluşturulmuştur. Halkın yaşam standartlarının yükseltilmesine yönelik uygulamalar çerçevesinde, 1 Mart 2001 tarihinden geçerli olmak üzere, “Türkmenistan’da asgari ücretler, emekli aylıkları ile devlet yardımlarının arttırılması hakkındaki” Türkmenistan Devlet Başkanı kararı[13] gereğince, asgari ücret 950 bin Manat’a yükseltilmiş, çeşitli kesimlere yapılan devlet yardımı parası ise iki katına çıkarılmıştır.

3. Sosyal Koruma ve Sosyal Yardımlar

Geçiş dönemi süresince Türkmenistan; vatandaşlarının yaşamlarını garanti altına alabilmek için önemli çabalar sarf etmiştir. Ülkenin, temel tüketim malları ve ihtiyaçları için sübvansiyonları, emekli maaşını ve aile yardımlarını içeren resmi sosyal güvenlik ağı bulunmaktadır. Türkmenistan’daki sosyal güvenlik sistemi 4 öğeden oluşmaktadır; fiyat düzenlemeleri ve sübvansiyonlar, yaşlılık ve malullük aylığı, aile yadımı ve diğer yardımlar ile birlikte istihdam garantisi. Bu sistem kişisel ve aile destek düzenlemelerine yoğunlaşmıştır. Devlet, 1993 yılından beri nüfusuna oldukça yüksek limitlerde ücretsiz gaz, su, enerji ve tuz sağlamakta ve para yardımında bulunmaktadır.[14] Ekmek fiyatları ve diğer bir grup mal ve hizmet ücretleri de denetim altında tutulmaktadır. Ayrıca aylık gelirleri 500.000 manatın altında bulunan ailelere de un için para yardımında bulunulmaktadır.[15]

Sosyal güvenlik sistemindeki reformlar Türkmenistan’da yürütülen diğer sosyo-ekonomik reformlarda da önemli rol oynamıştır. “Emeklilik Yasası”[16]nın 17 Temmuz 1998 yılında kabul edilmesiyle birlikte emekli maaşlarının finanse edilmesi ve işleyişi konularında önemli değişiklikler olmuştur.[17] Bazı ayrıcalıklar kaldırılmış, emeklilik yaşı değiştirilmiş ve maaş dağıtımı konularında bazı düzenlemeler yapılmıştır. Gönüllü emekli sigortası sistemi oluşturulmuş ve emekli maaşlarının hesaplanmasında değişiklikler yapılmıştır. Bu reform sürecindeki bir diğer temel öğe ise emekli maaşı alanların ve yardım görenlerin takip edilerek bir bilgi bankası oluşturulmasıdır. Geçiş dönemi boyunca iki ayrı emeklilik sistemi uygulanmaktadır. Dayanışma sistemi, çalışanların zorunlu olarak maaşlarının %30’unu sosyal güvenlik fonuna yatırması temeli üzerine kurulmuştur. Birikim sisteminde ise, vatandaşlar kendi özel banka hesaplarına emeklilik amacıyla gönüllü olarak para yatırmaktadırlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ