SAHALAR (YAKUTLAR) VE SAHA TÜRKÇESİ

SAHALAR (YAKUTLAR) VE SAHA TÜRKÇESİ

Kökenleri

Sahaların yaşadığı bölgelerde en eski insan izleri Yukarı Paleolite Devrine (İ. Ö. 20-10 bininci yıllar) ait olup, Sahaların yazılı edebiyatları 19. yy. başından itibaren şekillenmeye başladığı için hipotezler ve tarihî destanlar dışında sağlam kaynaklara ulaşmak zordur. Bu yüzden Sahaların kökenleri daima tartışma konusu olmuştur.

Öncelikle “saha” kavim adına bakarak Sahaların tarihî Saka kavimleriyle alakası olduğu öne sürülmüş, sonra da Sahaların güneyden kuzeye göç ettiklerini belirtmek için şimdi Minusinsk bölgesinde yaşayan Sagay Türkleri Sahaların ataları olarak gösterilmiştir. Bu görüşler Poppe ve Caferoğlu tarafından reddedilmiş, daha sonra İnan da bu fikrinden vazgeçmiştir. İnan ve Hayit Sahaların ana Türk kitlesinden tarihten önceki zamanlarda ayrıldığını ve Çin kaynaklarında Guligan olarak geçen kavmin Tunguzlarla karışmasından meydana geldiklerini tahmin etmektedirler. Orhun Âbideleri’nde Üç-Kurıkan olarak zikredilen Guliganların Baykal gölünün çervesinde, Selenga ırmağının aşağı kıyılarında Angara ve Lena nehirlerinin yukarı bölgelerinde yaşadıkları tespit edilmiştir. Ögel, antropoloji âlimlerine de dayanarak bu Kurıkanların Sahaların ataları olmadığını, sadece Altay ve Sayan dağlarından Yakutistana kadar Türkçe konuşan kavimler arasında münasebet kuran ortadaki bir Türk kavmi olduğunu belirtmiştir. Kafesoğlu’nun İ. Ö.700’lerden itibaren Minusinsk havalisinde Androva kültüründen farklı olarak bir “Karasuk” kültürünün doğduğunu ve Güney Sibirya’yı, Baykal bölgesini, Moğolistan’ı ve Yedi-Su havzasını tesirine alan bu kültürün Çin ile Rusya arasında teması sağlayan kavimler kitlesine âit olduğunu hatta, bu coğrafî ayrılığın lehçelerin doğmasına yol açtığını belirtmesi, dil tarihî açısından da dikkat çekici bir noktadır.

Sahaların menşei konusunda en yaygın görüşlerden biri Reşidüddin’in Camiü’t-tevârih’te zikrettiği Uryankıtların Sahaların ataları olduğudur. Bu da Sahaların kendilerine “Uraanxay Saxa” demeleriyle alakalıdır. Caferoğlu, Moğolistan’ın batısında oturan Türk halklarına “Uranhay” denildiğini ve Tuvalardan bahsederken Yenisey ırmağının kollarından Kem nehri havzasının vaktiyle Uranhay Ovası adıyla tanındığını belirtmiştir. İnan, Tuba (Tuva) Türklerinin Uranhay adıyla anılmalarını komşuları Moğolların isimlendirmelerine bağlar. Poppe de, Sahalarla Tuvaların aynı soya mensup olduklarını yazar. Sahaların, Tuvaların ve Telengitlerin Uranhaylar diye anılmaları muhtemelen yer ismiyle alakalıdır. Aslında bu bölgede “uryankıt” adıyla iki kavim yaşadığı, bunlardan birinin Moğol asıllı, diğerinin Türk asıllı olduğu kaynaklarda belirtilmiştir. Bugün Uraanxay adını Vilyuy ırmağı kıyısında Tunguzlarla karışmış olan Sahalar taşımaktadır. Ayrıca Mançurya’da Uranhay adılı bir Tunguz boyu vardır. Antropoloji âlimleri de, Sahaları Moğollardan ayırarak Orta-Asya ve Sibirya Kırgız-Kazak grubuna dahil etmişlerdir. Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalarla Sahaların etnik menşeinde 5 dönem olduğu ileri sürülmüştür. Bu dönemler: 1- Eski Türk Dönemi, 2- Kurıkan Dönemi, 3- Moğol Dönemi, 4- Eski Saha Dönemi, 5- Geç Saha Dönemi’dir. Bugün sahalar hakkındaki en sağlam bilgi onların yurtları konusundadır. Buna göre, Baykal Gölü ve civarı, İrkutsk havalisi ve Yenisey boyları bunların yurtları olmuştur.

Tarihleri

Sahaların Rus istilasından önceki tarihleri hakkında az sayıda yazılı kaynaktan sağlıklı bilgi edinmek mümkün olmamaktadır. Sahalar, güneyde Baykal gölü civarında Lena ve Vilyuy nehirlerinin aşağı kısımlarında eski kavim hayatlarını devam ettirirlerken bugüne kadar tespit edilemeyen büyük bir tarihî hadise sonucunda yurtlarından göçerek kuzeye doğru hareket etmişlerdir. Türkologların tetkiklerine göre bugünkü vatanlarına 13-14. asırlarda gelmişlerdir. Bu bölgede 16. asrın sonlarına kadar kendi günlük hayatları ile meşgulken Sibirya’da yayılmakta olan Rusların Ob ve Yenisey nehri civarına kadar geldiklerinden habersizdirler. Sahalar o zamana kadar Kangalas, Megin, Borogon, Betun, ve Baturus boylarının teşkil ettiği bir toyonluk sistemi içinde yaşıyorlardı. Her boyun damgası, bayrağı, askerî parolası ve mukaddes saydıkları bir kuşu vardı. Hakanları Uluu Toyon da Kangalas boyunun beyi Tığın Toyon idi. Ruslar, 1552’de Kazan Hanlığı’nı işgal ettikten sonra, 1577’de Sibir Hanlığı’na girdiler ve 1598’de Sibir Hanlığı’nı yıktılar. Rus ordusu Ob nehri etrafında 1594’te Surgut, 1596’da Narım, 1602’de Ket ve 1604’te Tom (Tomsk) gibi istihkâmları kurduktan sonra Vah Elaguy, Tım Sım ve Kati nehirleri yoluyla Yenisey’e ulaştılar. Ruslar, Sahaların varlığını kendilerine esir düşen Evenkilerden öğrenmişlerdir.

1620 yılında Pende isimli tüccar kırk kadar Rus askeri ile birlikte Yeniseydeki Turuhan istihkâmından Yakutsk şehrine geldi. Saha destanlarında Pende ile Sahaların ulu toyonu (büyük reisi) Tığın Toyon arasında geçen görüşmelerden bahsedilir. Ruslar 1630 yılında Lena nehri kıyısında bir koruma kalesi inşa etmeleri üzerine Sahalar bu kaleyi ortadan kaldırdılar. Bunun üzerine Ruslar İvan Galkin komutasında askerî birlik gönderdilerse de başarılı olamadılar. Ruslar 1632’de İ. Galkin’in yerine Peter Betekov komutasında yeni bir askerî birlik gönderdi. Bu birlikler, çok zor şartlar altında ve büyük bir direnişe rağmen Yakutsk’da bir kışla kurmayı başardılar. Buna rağmen Sahalar uzun yıllar boyunca kendilerinden kat be kat kuvvetli ve ateşli silahlarla teçhiz edilmiş Ruslarla savaşmışlardır. Rusların Yakutistan’ı tamamen işgali 18. asrın sonuna kadar sürmüştür. Bu uzun mücadeleyi 1634’te Mamix, 1636’da Nümügü Kangalas, 1680’de Baltuga ve Timir, 1681-1682’de de Cennix adlı Saha kahramanları yürütmüşlerdir. Ruslar 1638’de Yakut Askerî İdaresini kurdular ve aynı yıl Yakutistan’ı Rusya’nın bir vilayeti olarak ilan ettiler. Başlangıçta idarî taksimat eski con (kabile) ve aymax (oymak) teşkilatı göz önünde tutularak kuruldu. Eski toyonlar yeni idarenin alt basamağında vazife aldılar.

1670’den itibaren Rus Sömürgeci siyaseti tarafından Sahaların toyonlarına şayet Hıristiyanlığı kabul ederlerse Rus idaresinde memur olabilecekleri bildirilmiş, toyonluk idare ve hukuku yasak edilmiştir. Buna rağmen Sahalar din ve törelerini hiçbir zaman bırakmamışlardır. 1681’de Sahalardan yalnız 26 kişi Hıristiyanlığı kabul etmişti. Rus Çarı I. Petro, 1720’de bir emirle Hıristiyan olan Sahalara 6 yıl vergi muafiyeti tanımıştır. Ayrıca bununla kalmayarak Sahaların din adamları olan oyun ve udağan’lar (erkek ve kadın şaman) sistematik bir şekilde katledilmişlerdir. İlk defa 1731’de İrkutsk şehrinde Hıristiyan Dinî İdaresi kurulmuştur. Sahaları Hıristiyanlaştırmak için 1764’te “99 Din Propagandası” adlı bir müessese kurulmuştur. 1862’de Yakutistanda 40 kilisede 267 papaz çalışıyordu. 1917’de ise 333 kilisede ve 1500 papaz çalışıyordu.1858’de Sahacayı iyi bilen papaz Dmitriy Hitrov, Hıristiyanlık hakkında kitaplar neşretti ve 1859’da Yakutsk şehrindeki kiliselerde Saha Türkçesiyle ibadet yapılmaya başlandı. Sahaların çoğunluğu bu baskılar neticesinde 19. asrın sonunda şeklen Hıristiyanlığı kabul etmelerine rağmen eski din âdetlerinden vazgeçmemişlerdir.

Rusyadaki 1905 İhtilali Sahalara biraz hürriyet ve millî kültür alanında çalışma imkanı verince 1906 Ocak ayı başlarında “Yakut Millî Birliği “kuruldu. Saha aydınları, Rus Hükümeti’ne bir deklarasyon vererek, toprak ıslahatı, yeni idare yapısı ve vergiler konusunda Petersburg’un iç işlerine karışmamasını ve Yakutistan’ın muhtar bir eyalet olarak idare edilmesini istediler ve halkı mütemadiyen bu konular etrafında şuurlandırdılar. Bu gelişmeler sonucunda Sahalar 27 Nisan 1906’da ayaklandılar fakat, hepsi tutuklanarak en ağır cezalara çarptırıldılar. Ekim 1917 Komünist İhtilali’nden sonra, Yakutistan’a Rusya Hükümet Komiseri tayin edildi. Nikiferov başkanlığındaki Saha aydınları “Yakut Millî Komitesi”’ni kurdular. Ekim 1917’deki Bolşevik İhtilali’nden sonra Rusya’nın Yakutistan Komiseri ve Yakut Millî Komitesi, Rus Sovyet yönetimini tanımayınca 1 Temmuz 1918’de İrkutsk şehri kızıl ordu birliklerince işgal edildi. Bu işgal karşısında İhtilalden hemen sonra Saxa Omuk (Saha Milleti) ve Saxa Aymax (Saha Kavmi) adlı millî teşkilatlarını kuran saha milliyetçileri 1918 Şubatında Yakutistan Hükümeti’ni ilân ettiler. Bunun üzerine 30 Mart 1919’dan itibaren kızıl ordu birlikleri Yakutistan’da ilerlemeye başlayıp Sahalara karşı büyük bir katliam yaparak 1921 yılına kadar ülkeyi tamamen işgal ettiler.

Sovyet Hükümeti millî teşkilatları 5 Ağustos 1920’de yasaklamasına rağmen bu teşkilatlar gizli ve açık olarak faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Sovyet Rusya Cumhuriyeti Milliyetler Komiserliği, Aralık 1920’de Yakutistan’a muhtariyet tanınması meselesini “Yakut Vilayeti (komünist) Parti Komitesi tarafından verilen karara bağlıdır” şeklinde bir hükme bağlayınca 1921 Şubat’ında Milliyetler Komiserliği’nde Yakut Şubesi kuruldu. Milliyetler Komiserliği dış etkileri de göz önüne alarak 16 Şubat 1922’de muhtariyet kararı verdi. 27 Nisan 1922’de Yakut Avtanom Sovyet Sosyalist Respublikası (YASSR) resmen kuruldu. 21 Ocak 1923’te bu Sovyet Muhtar Cumhuriyeti’nin hükümeti teşkil ettirildi. Devlet Başkanlığı vazifesine Sahalardan Platon Alekseyeviç Oyunskiy, başbakan olarak da yine Sahalardan I. N. Barahov seçildiler. Sovyetler Birliği’ndeki son yapılanmalar neticesinde 27 Eylül 1990 tarihinde “Yakut-Saha Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Devlet Egemenlik Deklarasyonu” ilan edilmiş, 20 Aralık 1991’de de doğrudan başkanlık seçimi olmuştur. Cumhuriyetin adı önce “Yakut-Saha Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti”, sonra 27 Aralık 1991’de “Saha Cumhuriyeti” oldu ve “Yakutya” kelimesi de parantez içinde verilmeye başlandı. Mevcut sistem bir başkanlık sistemi olup, 200 kişiden müteşekkil İl Tümen adlı bir de parlamento vardır. Hükümet cumhurbaşkanı, yardımcıları ve cumhurbaşkanının atadığı 14 bakandan oluşmaktadır. 2001 yılında cumhurbaşkanı Nikolay Nikolayeviç’in görev süresi dolmuş olup yapılan seçimlerde hiçbir aday çoğunluğu sağlayamamıştır.

Doç. Dr. Fatih KİRİŞÇİOĞLU

Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ