OZGÜR BASIN, BASKICI İKTİDARLARIN TARİH BOYUNCA KÂBUSU OLMUŞTUR

Kemal ÇİÇEK

Yazarın şu ana kadar yazılmış 46 makalesi bulunuyor.

Kemal_Cicek38

Yakın tarihimizde sansür ve basına baskı özellikle kriz dönemlerinde yaşanmıştır.Ülkeyi krize sokan veya iktidarı kaybetme korkusu olan iktidarlar, halktan gelebilecek tepkileri en aza indirebilmek veya halkın gerçekleri öğrenmesini engellemek adına basına, yayınevlerine ve sanatın neredeyse tüm dallarına sansür uygulamışlardır. Sansürün çare olmadığı durumlarda kapatma yolunu seçmişlerdir. Ancak sonunda çöken hep istibdat rejimleri olmuştur.

Bu hafta iktidara muhalif olan basın ve yayın organlarına yapılan baskınlar ve uygulanan sansür, demokratik bir toplum olma hayallerimizi bir süre daha ertelememiz gerektiğini ortaya koydu. Ancak yakın tarihimiz, muhalif basını susturma gayretlerinin baskıcı rejimlerin en karakteristik özelliklerinden birisi olduğunu göstermektedir.

ÖZGÜR BASIN GELENEĞİ OLUŞMADI

Maalesef Tanzimat döneminde yayın hayatına başlayan yarı resmi Takvim-i Vekayi’den itibaren Türkiye’de basın yeterli okuyucu desteği oluşmadığından, devletten para alarak çıkmıştır. Tabii parayı veren devlet olunca gazete; padişaha ve vezirlere karşı saygılı ve dikkatli bir dil kullanmak ve her daim sadık olmak zorundaydı. Hükümet ve padişah hakkında olumsuz yorum yapmak haddine değildi. Resmi duyuruları yayınlamak zaten kamusal bir görevdi. Gazetenin ruhsatında ise şöyle yazıyordu: “Bu gazete kutsal şeriata ve devlet düzenine dokunmama şartı ile hürdür.”

SANSÜRÜN DAYANILMAZ CAZİBESİ

Buradan hareketle şu tespiti yapmak yanlış olmaz. Tabiri caizse Osmanlılar’dan itibaren Müslüman Türk toplumu basın hayatına yanlış bir başlangıç yapmıştır. Maddi olarak devlete bağlı olmak, sansürün basın hayatının bir gerçeği olarak görülmesine yol açmıştır. İktidarlar da özellikle sıkıntılı dönemlerde gerçekleri halktan saklamak için gazetelerde hükümeti eleştiren hiçbir yazıya izin vermemiştir. İtaat etmeyenlere karşı sansür, gazete kapatma veya sürgün gibi cezalar verilmiştir.

KAPATILAN İLK GAZETE

Tarihimizde kapatma cezası alan ilk gazete Tercüman-ı Ahvâl’dir. Tanzimat döneminde dışa bağımlılık, aşırı borçlanma ve reform sürecine halkın tepkileri artmıştı. Gazetenin kurucu ve yazarlarından meşhur Ziya Paşa yazılarında bu tepki ve eleştirilere yer verince iktidarın hedefi haline geldi.

Hükümet, 1860 yılının Kasım ayında gazeteyi 15 gün süreyle kapattı. Devletten yardım almadan kendi imkânları ve okuyucu desteğiyle ayakta durmaya çalışan özgür basının ilk temsilcilerinden olan bu gazete için bu çok büyük bir cezaydı.Sultan Abdülhamid’in Meclis’i feshederek Anayasa’yı askıya alması gazetecilerin çok sert tepkisi ile karşılaşmıştı.

SANSÜRÜN EN KATI UYGULAYICISI

Sultanın cevabı daha fazla sansür ve baskı oldu. Önce Sadrazam Mithat Paşa’ya matbuat müdürünü derhal görevden almasını emretti. Halbuki Anayasa’nın 12. maddesinde “Matbuat kanun dairesinde serbesttir” yazıyordu. Daha sonra birçok gazeteyi kapattı. Özellikle 1877–1908 yılları arasında hiçbir mizah gazetesine yayın izni vermedi. Bazı gazetecileri sürgüne gönderdi. Ancak bu baskılara rağmen II. Abdulhamid muhaliflerini susturamadı, sindiremedi. Çünkü baskılar üzerine muhalif basın yurtdışına taşındı.

Baskıcı rejimlerin tipik özelliği yolsuzlukları dile getiren gazetecilere karşı acımasız olmalarıdır.

YOLSUZLUKLAR HABER OLUNCA

Meşrutiyet döneminin ünlü gazetecilerinden İbnül Mahmud Asım Bey Hukuk-ı Umumiye gazetesinde Başbakan Kamil Paşa’yı ve bazı bakanları yolsuzluklar ve devlet hizmetlerinin kötüye kullanılması konusunda duyarlı olmaya çağırdığı için takibe uğramıştı. Aynı dönemde Zaptiye Nazırı’nın yolsuzluklarını yazan Kalem Gazetesi yazarı da tutuklanmıştı.

MUHALİFKEN BAŞKA İKTİDARKEN…

Abdülhamid’in baskıcı rejimine son vermek için iktidara geldiklerini söyleyen İttihatçılar, iktidarlarını sürdürmek için demokratik basına hiç tahammül göstermediler. Savaş zamanlarında alınan yenilgileri halktan gizlemek için sansür ve basın mensuplarına baskı uyguladılar. Örneğin Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın sözcülüğünü yapıyor gerekçesiyle Şehrah Gazetesi’ne tam 14 kez kapatma cezası verdiler.Bu gazete Hemrah, Darbe, Alemdar, Nevrah gibi farklı isimlerle yayın hayatını sürdürmeye çalıştı ama İttihatçılar’ın baskılarından hiçbir zaman kurtulamadı.

ADNAN MENDERES DE AYNI HATAYI YAPMIŞTI

Adnan Menderes de hürriyet vadederek iktidara geldi, iktidarında işler yolunda gitmeyince ilk yaptığı şeylerden birisi işleri düzelteceğine kendisini eleştirenleri cephe aldı.Bunu yaparken de kendisini destekleyen fakat çok az okunan ve tirajı düşük bazı gazetelere de destek verdi. Muhalif gördüğü basının mal varlığına iktidarın gücünü kullanarak el koymaya çalıştı. Ancak bu tür politikaları ona kamuoyunda desteği artırmadı.

SANSÜRCÜ İKTİDARLARIN ORTAK BAHANESİ

“Büyük Millet Meclisi’ni ve hükümetin manevî şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif etmek” sansürcü iktidarların en sevdiği cümledir. Yakın tarihimiz boyunca bu cümle iktidarların en çok sarıldığı bahane olmuştur. Cumhuriyet döneminde bu ifade ilk kez Tan Gazetesi’nin basılması ve kapatılması sırasında kullanıldı.

1945 yılında iktidar, gazetenin sahibi, başyazarı Zekeriya Sertel ve bazı yazarlarını bu suçla yargılattı ve hapis cezasına çarptırılmalarını sağladı. Ancak sanıklar, Yargıtay’ca beraatlarına karar verilmesi üzerine serbest kaldılar.

ÖZGÜR BASINLA KAVGA DARBECİLERİN ORTAK ÖZELLİĞİDİR

Türkiye’de siyasetçiler muhalefetteyken özgür basın ve özgür muhalefet sloganına sıkı sıkı sarılmış ancak iktidara geldikten bir süre sonra özgür basınla kavga etmiştir. Demokrat Parti ve Adnan Menderes özgür basın istemiş ama iktidar olunca Ulus Gazetesi’ni kapatarak mal varlığına el koymuştu.

ÖZGÜR BASINI SUSTURANLAR DEĞİL SAVUNANLAR TARİHE GEÇER

Osmanlı tarihinde gazeteler sık sık kapatma cezası ile karşılaşmışlardır. İlk kapatma kararı Tercüman-ı Ahval Gazetesi’ne uygulanmıştır. Ancak bugün bütün kamuoyunun isimlerini ezbere bildiği kişiler Ali Suavi, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi susturulan veya sürgün edilen gazetecilerdir. Onları sürgüne gönderen sadrazamlar ise unutulup gitmiştir.

Prof. Dr. Kemal ÇİÇEK

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ