OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA YAHUDİLER

OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA YAHUDİLER

Bu çalışma XIX. yüzyıl ortalarında Aydın ve Üsküp sancaklarının merkez kazaları Yahudileri ile sınırlıdır. Dolayısıyla söz konusu kaza merkezlerindeki Yahudilerinin sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin karşılaştırmalı değerlendirme yapılacaktır.

Karşılaştırmalı tarih yaklaşım ve yöntemi, araştırma sonuçlarını değerlendirme aşamasında geniş bir bakış açısı sağlamaktadır. Büyüklük veya küçüklük gibi zıtlıklar içinde bile olsa her türlü oluş, olay ve olgular bağlamında bu yöntemi kullanma olanağı bulunmaktadır. Söz gelimi: Bir yerleşme birimindeki farklı etnik-dinsel toplulukları birbirileriyle veya bir toplumsal grubun birden çok yerleşme birimindekileri kendi aralarında karşılaştırılabilmektedir. Böylece gerek yöreler gerekse toplumsal gruplar hakkında ulaşılan verilerdeki bilgiler, daha anlamlı bir duruma gelmektedirler. Yapılan araştırmalar sonucu ortaya atılan görüşlere dayalı olarak, çeşitli toplumsallıklara baktığımızda, günümüze değin geçen zaman içinde, hiçbir toplumsal birimin, ilk görüldüğü veya herhangi bir zaman dilimi içinde veya coğrafyada saptandığı durumda, yapıda olduğu gibi kalmamış, kalamamış olduğu anlaşılmaktadır. Farklı zaman dilimleri ve farklı coğrafyalarda tarihsel bir olgu olarak karşımıza çıkan tüm toplumsal birimler, değişim, gelişim, gerileme, ilerleme vb. sosyal olayları yaşamışlar ve yaşamaya devam etmektedirler. Sosyal, ekonomik, kültürel gelişmişlik ya da gerilik, iktisadi hayatta önemli rol oynama ya da geri planda kalma, siyasal organizasyonlar oluşturma veya oluşturamama, gündelik yaşamda kırsal veya kentsel yaşam biçimlerinden biri içinde veya her ikisinde birden belirli bir sektör içinde kalma veya hemen her sektörde rol oynama ya da oynamama gibi durumlar tüm etnik, kültürel, dinsel vb. kimlik sahibi topluluklar için söz konusudur. Başka bir anlatımla, toplumsal bir varlık olarak insanlar, salgın hastalıklar, doğal olaylar dışında kendilerini ve içinde yaşadıkları toplumu ilgilendiren eylemlerde belirleyici rol oynamaya çalışırlar. Onların bu belirleyici rollerinde başarılı olmaları bu konudaki ilgi, istek ve yeteneklerine bağlıdır. Bireysel olarak elde edilen başarı ya da başarısızlıklar, bir toplumsal birim içinde yer alanların yani toplumun tarihini oluşturmaktadır. İnsanlık tarihine bakıldığında farklı toplumsal birimler içinde kendilerine özgü sosyal yapılanmalar görülmekte, bu yapılanmalar, ırka, dile, dine, kültürel düzeye vs. göre oluşabilmektedir. Yine bu yapılanmalarda iklim, beşeri ve ekonomik coğrafya benzerlik veya farklılıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Özetle, toplumsal ve ekonomik tarihçiliğimizde yaygın olan, klasik bilgiler diyebileceğimiz, belirli bir dönem veya coğrafya için geçerli olabilecek bilgilerimiz, her geçen gün ortaya çıkarılan yeni kanıtlar, veriler karşısında değişme durumundadır. Söz gelimi; XIX. yüzyıl ortalarında farklı coğrafyalarda yer alan Türklerin, Yahudilerin, Kıptilerin, Rumların vs. sosyal, ekonomik, kültürel vb. durumlarına ilişkin bilgiler bunlar arasındadır. Bu çalışmamızda, söz konusu topluluklardan Yahudilerin, Aydın ve Üsküp kazaları gibi XIX. yüzyıl ortalarının Osmanlı İmparatorluğu’nun iki farklı coğrafyasında yer alanlarının durumları hakkında bazı saptamalar ve değerlendirmeler yapılacaktır.[1]

Tarih dünyasında ise İspanyol Yahudileri, Balkan Yahudileri, Levant dünyasının hemen her yöresinde görülen Yahudi cemaatlerine (topluluklarına) ilişkin yargılarda, yapılan genellemelerde, elimizdeki verilere göre, değişmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Bu çalışmamızda, bu nedenlerle önce nasıl bir bilgi yumağı ile karşı karşıya bulunuyoruz, bunları gözden geçireceğiz, sonra da XIX. yüzyıl ortalarında iki farklı bölgede, kentte, yaşayan aynı adı taşıyan (Ahali-i Yahudiyan, cemaat-i Museviyan gibi farklı yazılsalar da) fakat farklı sosyal ve ekonomik yapıda oldukları anlaşılan Yahudiyan mahalleleri sakinlerinin durumlarını göstermeye çalışacağız. Önce, Yahudiler hakkında nasıl bir bilgi yumağı ile karşı karşıya bulunuyoruz?

“XVII. yüzyılda İzmir, Halep, Kahire, Selanik gibi merkezlerde İber Yahudileri; Bankacılık, sarraflık, kalpazanlık, tefecilik, Sırmalı ipek dokumacılığı, ticari aracılık mesleklerini tekellerinde tutuyorlardı.”[2] “XVIII. yüzyıldan itibaren, sanat, ticaret, bankacılık alanları ve serbest mesleklerde Rumlar ve Ermeniler tarafından ikinci plana itilen Yahudiler XIX. yüzyıl sonuna doğru, artık karakteristik bir Yahudi, banker, sarraf, kumaş tüccarı değil, perakendeci, gezici satıcı idi.”[3]

“XVII ve XVIII. yüzyıllarda İzmir ile Avrupa arasındaki uluslararası ticarette, Sefaradim önemli bir rol oynadı. XVIII. yüzyılın ilk yarısında tam zirvede iken, bu rolleri sona erdi ticaret sektöründeki pasif konumları XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar devam etti.”[4] “XVIII ve XIX. yüzyıllarda (Yahudi) cemaat nüfusunun büyük bir kısmını, tenekecilik, hamallık, seyyar satıcılık gibi niteliksiz mesleklerle ve dilencilikle geçinen yoksul sınıf oluşturmaktadır.”[5] “Osmanlı Yahudileri ‘Kahal’ (Cemaat) adı altında ayrı ayrı organize olmuşlardı”[6] “İspanyol Yahudileri de coğrafi orijinlerine ait adlar taşıyan (Kehalim) Kahalın çoğulu, cemaatlar kurdular”[7] “XVI-II. yüzyılın ikinci yarısında Yahudiler sosyal ve siyasal açıdan koyu bir karanlığa gömüldüler. İstanbul, İzmir ve Selanik Yahudi cemaatlerinde ciddi boyutlarda mali sıkıntılar baş gösterdi.”[8] “II. Mahmut 1835 yılında Osmanlı Yahudi cemaatlerinin tek bir merkezden yönetimini sağlayacak olan Osmanlı Hahambaşılığı mevkiini resmen tanıdı. Böylece Kehalim sona erdi.”[9]

“İzmir Hahambaşılık evlilik defterine göre 1910 yılında meslek dağılımı: Gazeteci: 4, Çırak: 14, Terzi: 7, Büyük tüccar: 4, Ayakkabıcı: 7, Manav: 15, Eskici: 4, Çerçi: 7, Bakkal: 4,”[10]

“Hemen hemen tümü Askenazi kolundan olan Yahudiler, seyyar satıcılık, dükkancılık, tefecilik ve kelimenin hafif anlamıyla bankerlik yaparlar. Kırsal Makedonya’da yaşayan Sefardim İspanyol ya da Portekiz Yahudileri.”[11]

Aynı tarihlerde iki farklı coğrafyada örneklerimizde görüldüğü üzere, Batı Anadolu ve Balkanlar’da farklı sosyal ve kültürel çevrelerde Yahudi cemaatlerinin göstereceğimiz biçimde farklı özelliklerde ve konumlarda karşımıza çıkmaları nedeniyle, İspanyol ve Portekiz Yahudileri, Sefaradim, Romanoit, Eskenazim, Karayim, Anadolu’nun eski Yahudi cemaatleri, İtalyan Yahudileri, Girit ve Rodos Yahudileri, Fransa’dan, Bayvera’dan kovulup Osmanlı Devleti’ne sığınan vb. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Yahudilerin durumunu ele alan[12] kitap ve makalelerde görülen, yukarıda belirtilenlerin benzeri tanımlama, niteleme ve değerlendirmelerin yeniden gözden geçirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Olanı değil olması arzu edileni tek gerçek gibi sunma gayreti içinde oluş, tarihin özel amaçlar için kullanılmasından başka bir şey değildir. Aşağıda sunacağımız bilgiler, bir olguyu ifade etmektedir. Tek olarak ele alındıklarında bir dönemin bir çevresinde bir grup insanın durumunun saptanmasıdır.[13] Bunların ikisi birlikte ele alındığında, iki farklı çevredeki aynı adı taşıyan grubun benzerlik ve farklılıklarını gösterme mümkün olmakta, diğer toplumsal gruplarla karşılaştırmaya yardımcı olmaktadır.

Bu tabloların oluşturulmasında yararlandığımız defterlerin sonunda belirtildiği gibi “bir hanesi dahi dışta kalmamak üzere kaydedilen” iki farklı merkezdeki Yahudi cemaatinin bilgilerine bakıldığında;

Mesleklerde

Aydın ve Üsküp Yahudilerinin mesleklerine ilişkin verileri; a) benzerlikler, b) Dağılımda benzer denge, c) Farklı yönelmeler-yoğunluklar açısından gözden geçirdiğimizde, ticaret, zanaat, hizmet vb. sektörlerde yer alma konusunda farklılıklar görülmektedir.

Mesleklere ilişkin yukarıda belirtilen bağlamlarda değerlendirmeler yapıldığında:

  1. Attar, kasap sayıları hemen hemen her iki kazada da aynıdır. Örneğin: Aydın ve Üsküp Yahudileri arasında 4’er tane attar bulunmaktadır. Aynı şekilde kasap sayıları da her iki kazada eşittir.[14] Her iki kazada birer Hahambaşı ve birer Haham bulunmaktadır.[15] Yaşlı, iş güç tutmaya iktidarı olmayıp şunun bunun ianesiyle geçinmekte olanların sayıları kazalardaki Yahudi nüfuslarına oranla hemen hemen aynıdır. Aydın’da %5 oranında (10) alil, Üsküp’te %6 oranında (4) alil vardır.
  2. Mesleksel dağılımda benzer bir denge yoktur. Nüfusun sayısal farklılığı buna izin vermemektedir. Her iki kazada benzer meslekler yedi tanedir. Attar, çerçi, hahambaşı, hizmetkâr, kasap, tenekeci, tüccar her iki kazada da bulunmaktadır.
  3. Üsküp Yahudilerinin 7 iş kolunda (Badanacı, kassar, kibritçi, koltuk sarrafı, kopçacı, sarraf kitabetliği, sergici gibi) Aydın Yahudilerinin de 35 iş kolunda (Bakkal, berber, bezirgan, billurcu, boğazlıkçı, boyözcü, çenberci, çalgıcı, çangalcı, çilingir, fenerci, fesçi, gazzaz, iplik bükücüsü, kelleci, koltukçu, mahalle çorbacısı, masuracı, mühürcü, püskülcü, saatçi, seleci, şekerci, şerbetçi, taşçı, tehril bükücüsü, terzi, yazıcı gibi) diğer kaza Yahudilerine göre farklı eğilim gösterdikleri, gıda maddeleri satıcılığında Aydın Yahudilerinin Üsküp Yahudilerine göre yönelmelerinin daha yoğun olduğu, ticaret, küçük esnaf ve zanaatkârlık konusunda her iki kaza Yahudileri arasında benzer bir eğilim görülmektedir. Bedenen çalışan ırgatlık, hamallık edenler görüldüğü gibi Mekteb Hocası, Sandık Emini, Ayan gibi görevlilere Aydın’da rastlanmaktadır. Dolayısıyla Yahudiler hakkında daha önce örneklerini sunduğumuz görüşlerin yarattığı Yahudi imajı, Yahudilere ilişkin tablo yeniden gözden geçirilmek durumundadır. Yahudi toplulukları içinde de diğer topluluklar içinde olduğu gibi her türlü işle uğraşan insanlar bulunabilmektedir.

Kazanç Düzeyinde

Adı geçen kazaların Yahudiyan mahallelerinin sakinlerinin temettuları karşılaştırıldığında karşımıza şu tablo 3 çıkmaktadır.

Aydın Yahudiyan Mahallesi;

Toplam temettu 147800 kuruş, en yüksek temettu 11717 kuruş, ortalama temettu ise 794.6 kuruştur.

Üsküp Yahudiyan Mahallesi;

Toplam temettu 35490 kuruş, en yüksek temettu 5000 kuruş, ortalama temettu ise 572.4 kuruştur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ