NILKI

İklil Kurban

Yazarın şu ana kadar yazılmış 23 makalesi bulunuyor.

Iklil_Kurban015

İnsanoğlunun en yüce tutkusu olan özgürlük, doğa-doğal ile bütünleştiğinde ancak muradına erir. Bu sebeple doğaya-doğala en yakın insan, en özgür insandır.

Taştan taşa vurularak gürül gürül akan Kaş nehri. Bu nehri oluşturan daha küçük nehircikler (çaylar) batıdan doğuya, gittikçe Kaş nehrinin kaynağına doğru şöyle sıralanır: Nılkı’nın hemen batısındaki Nılkı çayı, Akbuzav (akbuzağı), Bergeyti, Bayıngul, Ilastay, Ziku, Arsalang, Türgen, Burul, Borgura. Bu çayların Akbuzav’dan başkalarının adlarının Moğolca olduğunu tahmin ediyorum. Bu nehirciklerin hepsi Kaş nehrine kuzeyden katılır. Bergeyti, Burul ve Borgura çaylarının kaynağına yakın yamaçlarda yerli halkın dilinde Arasan (bu sözcük de Moğolca olabilir) denilen kaplıcalar bulunmaktadır. Bu kaplıcalar göçebelerin en çok sevdiği tedavi araçlardır. Arasanların suyu, bulunduğu doğal ortamı kişi ömrüne ömür ekler. Ankara’nın 64 kilometre kuzeybatısında bulunan Kızılcahamam kaplıcalarında birçok kez bulunup, geçmişte arasanlarda yaşadığım rahat-zevkli anlarımı anımsamıştım; tek bir şey eksikti-akar suyun yokluğu; tek bir şey fazlaydı-gösterişli oteller. Kaş nehrinin iki kıyısındaki engin ova ve tepeliklerde, yanı sıra nehrin kaynağına doğru yükselen kış-yaz başından kar eksik olmayan yüce dağlarda yılkı, sığır ve koyun sürüleriyle yaşam savaşı veren zengin-yoksul göçebe insanlar, kışın kışlalarında, yazın yaylalarında, belki doğayla iç içe buluşması açısından dünyanın en özgür insanları olarak burada yaşarlar.

Bu göçebelerin yaşam biçimini, şu iki satır Kazak türküsü romantik bir şekilde anlatmaya yeter:

Avlım köşép baradı bélden asıp,
Béldenaskan bulutpén aralasıp.

Çeviri :

Köylüm göçüyor sarp dağ yollarını aşıp,
Dağı aşan bulutlarla iç içe karışıp.

Bu insanlar türlü kabilelerden oluşan Kazaklar, Türkler ve Moğollardır. Örneğin şu Kazak kabileleri sıralanabilir: Kızay, Alban, Kirey, Nayman, Suan ve başka küçük uruklar. Bu değişik topluluklar, uzaktan, Kaş nehrinin hemen kuzey kıyısına yerleşen Nılkı kasabasından yönetilir. Nılkı meskûnlerinin çoğunu Uygurlar, Döngenler, Tatarlar ve Çinliler oluşturur. Şiencang (Kaymakam), Cüycang (Amir), Şüngen (Komiser), Kıcang (Bölüm başkanı), Şaocang (Müdür) gibi daha nice sıralanabilir unvanlarla bu yöreyi Çinliler yönetir. Çinliler Nılkı yerleşim merkezinde nüfusça bir hayli olmalarına rağmen, yöre ve kırsal kesimde onlardan kimse bulunmaz. Onlar sadece polis ve askerlerin bulunduğu yerlerde yaşarlar, polis ve askerlerde hemen hemen onlardandı. Sözün kısacası bu yörenin en özgür insanları göçebeler, en tutsak insanları Çinlilerdi. Üstelik bu yörenin, Çinlilerin asıl vatanlarına benzer hiçbir yanının bulunmayışı da onları daha çok tutsak haline getirmiştir. Ben bu karşılaştırmayı Çin vatanını gezip gördüğüm için yazıyorum. Çin vatanına benim ülkemde “Kuli” derler. Delik içi veya Delik ötesi anlamını veren Çince bu sözcük, Çin ile DoğuTürkistan arasındaki yolda birçok tünel bulunduğu için, bu yol üzerinden DoğuTürkistan’a gelen Çinliler, kendi vatanları anlamında bu sözcüğü kullanmışlardır. Böylece bu sözcük -Kuli, Çinli vatanının adı olarak algılanmış ve gerçeği yansıtabildiği için de kalıcı olmuştur.

Nılkı, bu sözcük çimenlik anlamında Moğolcadır. Cengiz hanın altıncı kuşaktan torunu olan Esen Boga hanın biricik oğlu Tugluk Timur (1329-1365) burada doğmuştur. Yani burası bir zamanlar Moğol hanlarının, noyanlarının at oynattığı, ovaların, tepelerin ve yüksek karlı dağların iç içe yerleştiği tam bir göçebe yurdudur. Gulca şehrinin 120 kilometre doğusunda yer alan bu kasaba adından da anlaşıldığı gibi İli vilayetinin en zengin hayvancılık bölgesidir. Tanrı dağı silsilesindeki çeşme ve kar sularından oluşan İli nehri doğudan batıya doğru akarken, bugünkü Kazakistan sınırları içindeki Balkaş gölüne dökülür. İşte o İli ovasını sulayan bu nehir Tikes, Künes, Kaş denilen üç koldan oluşur. Tikes kolu kıyısına Tikes kasabası, Künes kolu kıyısına Künes kasabası, en kuzeydeki Kaş kolu kıyısının kuzeyine Nılkı kasabası yerleşmiştir. Gulca şehri ise, İli nehrinin kuzeyine yerleşmiştir. Gerçi, Gulca şehrinde doğup büyümüş olsam da, bu kasabanın benim yaşamımda ayrı bir önemi vardır. Çocukluğuma has en tatlı anılarımın, ilk gençliğime has vatan, ulus ve devlet hakkındaki en saf duygularımın-en samimi düşüncelerimin doğduğu toprak, işte bu Nılkı’dır.

İklil KURBAN

Kaynakça: 1. İklil Kurban, Gerçekler ve Yalanlar; Anılar-Yansımalar: 1943-2007, s: 1-2. Ankara 2007.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ