NİHÂL ATSIZ’IN TÂRİH ALGISI VE TÜRK TÂRİHİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ

NİHÂL ATSIZ’IN TÂRİH ALGISI VE TÜRK TÂRİHİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ

Nihâl Atsız [1905-1975], idealleri uğruna hayâtı mücâdelerle geçmiş bir fikir ve ilim adamıdır. Bu çalışmaya her ne kadar onun târihçi kimliğini ele almayı konu etsek de, Atsız’ı târihçiliğinin alt yapısını oluşturan Türkçü bakış açısından soyutlayamayız. Çünkü Atsız için Türkçülük, bir fikir olduğu gibi aynı zamanda da bir inançtır ve inanç olduğu için de tartışmasız, tenkitsiz kabul olunmak zorundadır (Atsız, 1950:3). Fikirlerinin temelinde olduğu kadar yaşantısının da her alanında Türkçülük ülküsü yönünde hareket eden Atsız’ın târih konusundaki görüşleri de, târihin Türkçü bir bakış açısıyla incelenip yorumlanmasıyla oluşmuştur.

Atsız, târih alanında ciddi çalışmalara imzâ atmış olmakla birlikte kendisi târih değil, bugün Türkoloji denilen o yıllardaki Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunudur (Atsız, 2009:72). Buna karşın “Türk târihinin içinde yüzüyorum. Diyebilirim ki her günüm 27 asrın içinde geçiyor” (Atsız 1997V:67) ifâdesiyle kendisini tanımlayan Atsız, öğrenciliği sırasında çalışmalarıyla M. Fuad Köprülü’nün [ 1890-1966] dikkatini çekmiş ve 25 Ocak 1931’de Köprülü’nün girişimiyle Darülfünun Türkiyât Enstitüsü’nde asistan olarak göreve başlamıştır. Asistanlık görevi sırasında sahibi olduğu Atsız Mecmua’yı 15 Mayıs 1931-25 Eylül 1932 târihleri arasında 17 sayı olarak yayınlamıştır. Bu dergide Fuad Köprülü, Zeki Velidî Togan [1890-1970] ve Abdülkadir İnan [1889-1976] gibi birçok ilim adamının da yazıları yer almıştır.

Bu sırada 2-11 Temmuz 1932’de toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi’nde devletin resmî târih tezinin bir kısım yönlerine Togan tarafından itiraz edilmesi sonucu, başta Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Umumi Kâtibi Reşit Galip olmak üzere, Togan’a karşı muhalif bir grup belirmiştir.[1]

Togan’ın Reşit Galip tarafından hiçbir şey bilmemekle suçlanıp “Zeki Velidî beyin Darülfünun’daki kürsüsü önünde talebe olarak bulunmadığıma çok şükrediyorum” (Birinci Türk Tarih Kongresi, 2010:388) şeklindeki saldırışı üzerine, Atsız yedi arkadaşı ile kongre esnasında Reşit Galip’e ithâfen bir protesto telgrafı çekmiş “Zeki Velidî’nin talebesi olmakla iftihâr ederiz” diyerek (Atsız, 2009:72) ilk itirazını doğrudan TTK’ya yapmıştır (Ercilasun, 2005:100).

Bu itirazdan dolayı 13 Mart 1933’de asistanlık görevine son verilerek, üniversitedeki akademik çalışmalarından alınıp lise öğretmenliğine getirilmiştir. Ancak Edirne’de öğretmenlik görevini sürdürürken, liselerde okutulmak üzere TTK tarafından hazırlanan 4 ciltlik târih kitabının yanlışlarını tespit ve tenkit ettiği için vekâlet emrine alınarak (Atsız, 1997II: 153) 8 ay süresince görevinden uzaklaştırılmıştır.

3 Mayıs 1952 târihinde Ankara Atatürk Lisesi’nde “Türkiye’nin Kuruluşu” isimli bir konferans veren Atsız, bu konferansta sahip olduğu târih görüşü doğrultusunda fikirlerini beyân etmiştir. İlmî yönde verilen bu konferans, ne yazık ki birtakım basın çevrelerinde karşıt görüşteki kişilerce şiddetle eleştirilerek siyâsîleştirilmiştir. Siyâsilerin de bu linç kampanyasına dâhil olmasıyla (Milliyet, 1952a:7) lise öğretmenliği görevinden alınarak Süleymaniye Kütüphanesi’ne geçici memur olarak (Milliyet 1952b:2) bir anlamda rütbe tenziliyle atanmıştır.

Bu şekilde siyâsî gerekçelerle Atsız’ın önce üniversiteden sonra da liseden uzaklaştırılması Türk târihçiliğini olumsuz etkilemiştir. Zirâ Atsız, Remzi Oğuz Arık’ın deyişiyle “kaderin darbesini yemeseydi, muhakkak ki, Türk târihinin ilim alanında âbideleşmiş bir rüknü olurdu” (Ilgar, 2000:30). Benzer şekilde Yılmaz Öztuna da Atsız’ı “büyük bir dil ve târih bilgini” olarak görmektedir. Ona göre “Hem dilci hem târihçi olanlar nâdirdir ve böyleleri târihte çok başarılı olurlar. ” Atsız’ın da Türk dilinin târihî ve yaşayan lehçelerini bilmesinin yanında, birçok Batı ve Doğu dilleri konusunda da yetenekli olması (Bakiler, 2010:43) ona târih alanında avantaj sağlamıştır. Transkript ettiği Osmanlı târihinin ilk vekayînâmeleri bugün hâlâ birçok târihçi tarafından tercih edilmekle birlikte, Süleymaniye Kütüphanesi’nde görevli bulunduğu sıradaki ilmî çalışmaları da göz ardı edilemeyecek bir öneme sahiptir.

Çalkantılı bir hayât geçirmiş olmasına karşın[2] birçok eser kaleme alan Atsız’ın, târih alanı kapsamında telif veya transkript ettiği yayınları şunladır:

  • Nihâl-Ahmed Nâci, “Anatolı’da Türklere Âid Yer İsimleri”, Türkiyât Mecmûası, Cilt 2, 1928, ss. 243-259.
  • Atsız, Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar. Birinci Bölüm: En Eski Zamanlardan Başlayarak Apar Sülalesinin Düşmesi Tarihi Olan Milâdî 552’ye Kadar, Arkadaş Basımevi, İstanbul 1935.
  • Atsız (Haz.), XV’inci Asır Tarihçisi Şükrullah, Dokuz Boy Türkler ve Osmanlı Sultanları Tarihi (Eski Türklerle Fatih Sultan Mehmed’in Tahta Oturuşuna Kadar Olan Osmanlı Tarihinden Bahseder), İstanbul 1939.
  • Nihâl Atsız, Müneccimbaşı Şeyh Ahmed Dede Efendi, Hayatı ve Eserleri, İstanbul 1940.
  • Atsız, 900üncü Yıl Dönümü (1040-1940), İstanbul 1940.
  • İ. Süruri Ermete[3] (Üçüncü Dereceden Harb Malûlü Piyade Subayı), Türkiye Asla Boyun Eğmeyecektir (Türk-Rus Savaşlarının Özeti), İstanbul 1946.
  • Atsız (Haz.), “Ahmedî, Dâstân ve Tevârih-i Mülük-i Âl-i Osman”, Osmanlı Tarihleri I, Türkiye Yayınevi, İstanbul 1949, ss. 1-35.
  • Atsız (Haz.), “Şükrullah, Behcetüttevârîh”, Osmanlı Tarihleri I, Türkiye Yayınevi, İstanbul 1949, ss. 37-76.
  • Atsız (Haz.), “Âşıkpaşaoğlu Ahmed Âşıkî Tevârîh-i Âl-i Osman”, Osmanlı Tarihleri I, Türkiye Yayınevi, İstanbul 1949, ss. 77-319.
  • Atsız, “Fatih Sultan Mehmed’e Sunulmuş Tarihî Bir Takvim”, İstanbul Enstitüsü Dergisi, Sayı III, İstanbul 1957, ss. 17-23.
  • Atsız, “İstanbul Kütüphanelerinde Tanınmamış Osmanlı Tarihleri”, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, Cilt VI, Sayı 1-2, 1957, ss. 47-81.
  • Atsız (Haz.), Osman (Bayburtlu), Tevârîh-i Cedîd-i Mir’ât-i Cihân, İstanbul 1961.
  • Atsız, Osmanlı Tarihine Ait Takvimler I (824, 835 ve 843 Tarihli Takvimler), Küçükaydın Matbaası, İstanbul 1961.
  • Atsız, Türk Tarihinde Meseleler, Afşın Yayınları, Ankara 1966.
  • Atsız (Haz.), İstanbul Kütüphanelerine Göre Birgili Mehmet Efendi (929-981=1523-1773) Bibliyografyası, Süleymaniye Kütüphanesi ayınları, İstanbul 1966.
  • Atsız, “Kemalpaşa-oğlu’nun Eserleri”, Şarkiyat Mecmuası, Sayı VI, İstanbul 1966, ss. 71­112.
  • Atsız (Haz.), İstanbul Kütüphanelerine Göre Ebussuud Bibliyografyası, Süleymaniye Kütüphanesi Yayınları, İstanbul 1967.
  • Atsız (Haz.), Ali Bibliyografyası, Süleymaniye Kütüphanesi Yayınları, İstanbul 1968.
  • Atsız (Haz.), Aşıkpaşaoğlu Tarihi, Millî Eğitim Basımevi, İstanbul 1970.
  • Atsız (Haz.), Evliya Çelebi Seyahatnamesi ’nden Seçmeler, Cilt I, Millî Eğitim Basımevi, İstanbul 1971.
  • Atsız, “Arslan Yabgu’nun Oğlunun Adı”, Selçuklu Araştırmaları Dergisi, Sayı III, Ankara 1971, ss. 183-189.
  • Atsız, (Haz.), Evliya Çelebi Seyahatnamesi ’nden Seçmeler, Cilt II, Millî Eğitim Basımevi, İstanbul 1972.
  • Atsız (Haz.), Oruç Beğ Tarihi, Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul 1972.
  • Atsız, “Kemalpaşa-oğlu’nun Eserleri”, Şarkiyat Mecmuası, Sayı VII, İstanbul 1972, ss. 83­135.
  • Atsız, “Hicrî 858 Yılına Ait Takvim”, Selçuklu Araştırmaları Dergisi, Sayı IV, Ankara 1975, ss. 223-283.

Bu çalışmaların dışında kendi ifadesiyle “Türkçü bakışla” ele aldığı “ilmî iddiası olmayan, sırf gençlik ve millet için yazılacak olan, fakat yeni bir görüş getiren” Türk Tarihi isimli bir eserin neşrine başlamış (Hacaloğlu, 2013:340); ancak ömrü yetmediğinden yarım kalmıştır. Bunun yanında Türk Ansiklopedisi’ne târihî şahısları ele alan birçok madde de yazmıştır.[4]

Bu eserlerinden anlaşılacağı üzere Atsız, Türkçü kimliğinin yanı sıra târih alanında da söz sahibi bir kişiliktir. Onun Türkçü kimliğiyle birlikte târih konusundaki çalışmaları, özellikle Genel Türk Târihi dalında etkisini göstermiş ve bu dalın Türkiye’deki gelişimine katkı sağlamıştır (Özcan, 2011:263).

Buradan hareketle çalışmamızda evvelâ onun târih kavramına yüklediği mânâyı açıklayarak târih algısını ortaya koyacak; bilâhare Türk târihi hakkında ileri sürdüğü görüşleri inceleyeceğiz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ