MOĞOL-CUNGAR HÂKİMİYETİ DÖNEMİNDE YENİSEY KIRGIZLARI

MOĞOL-CUNGAR HÂKİMİYETİ DÖNEMİNDE YENİSEY KIRGIZLARI

1368 yılında iç savaş sonucunda Yuan Moğol İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Kırgız Sayan-Altay toprakları önceden dahil olduğu Moğol Devleti arazisinden ayrılmıştır. Kırgızlar da bu fırsattan istifade edip kendi devlet sistemini kurmayı başardılar. 14. yüzyılın sonunda Kırgızlar Doğu Moğollara karşı savaşta kendi kuvvetlerini büyütmek için Oyratlar ile birlik oldular ve bu birlikte öncü duruma geldiler. 1399’da Oyrat Federasyonu’ndaki Kırgız tümeni komutanı Ugeçi Kaşka kendi bölgesinin resmi adının değiştirilmesi konusunda hüküm verdi.[1] Moğol iktidarı idaresiyle Orta Yenisey deresine göçürülmüş çeşitli urukların (Tumatlar, Urdutlar, Keraitler) Kırgız himayesi altına alınması ve Kırgızlar tarafından Hongor ya da Hongoray adında etnik-politik birliğine bağlanması 15-16. yüzyıllar boyunca devam etmiştir. Bunun hakkında çok miktarda tarihi kaynaklara -öncelikle 17. ve 18. yüzyılın başlarından kalan yazı dokümanlarına[2]– dayanarak yukarıdaki sonuç çıkarılabilir. Üstelik, Güney Sibirya halklarının zengin folklor mirasında Hongoray adı Hakas-Minusin (böngü su) eyaletini belirten bir ad olarak kullanılır. Bugünkü Hakasçada Hooray diye geçen bu tarihi isim Hakas kahramanlık destanında, tarih rivayetlerinde ve şiirinde sık sık kullanılır.[3]

Türkolog B. Tatarintsev’in kabul ettiğimiz düşüncesine göre, Hongoray (Konguray) sözü Minusin ovası dağlık-bozkır enginliklerinin coğrafi adına ifade eder. Orta Çağ’ın son yüzyıllarında, Kırgız devlet sistemi yeniden kurulurken Hongoray adı bir asıldan olmayan ama ortaklaşa oturan etnik gruplara politik birleştirici faktör oldu. Bu tip birlik yerlilerin dilinde Tolay (Tolı, Toro), yani etnik-politik birlik diye adlandırılmıştı. Tolay belirtmesi daima Hongoray ile beraber (Tolay Hongoray) kullanmaktaydı.

Kırgızların rolü etnik-politik ittifakta o kadar büyüktü ki, 17. yüzyılın Rus tarihi belgelerinde günümüz Hakas-Minusin topraklarına “Kırgız yeri” deniliyordu. Komşu halklardan bazıları (mesela Şorlar) Hakasya’yı iki sözlü isimle Hırğıs Hooray (yani Kırgız Hongoray) adlandırırlar. Kırgız kültürünün mirasçıları olan Hakaslar kendilerinin tarihi rivayetinde Hooray halkını Kırgızlarla özdeşleştirirler. Örneğin, Hırğıs Çaazı isimli Hakas rivayetinde “Hırğıstın toğıs mun Tolay Hooray çonı” (Kırgız dokuz binli Hongoray halkının birliği)[4] diye kaydedilmiştir.

Hakas rivayetlerinde “Dokuz binli birlik Hooray” deyiminden başka Tüben Hooray (yani Tümen, Hongoray) deyimi kullanılır. Tabii ki, folklor verisi, Moğolların Sayan-Altay arazisini zapt edip kendi askeri yönetim sistemine göre Kırgız tümenini kurdukları tarihi olgularıyla (13. yy.) bağlıdır. Çin vakayinamesi Yuanşi’de denilir ki, Yuan hanedanının iktidara geldiği zaman bu halk (tsili-tszisi yani Kırgızlar) ayırtılıp dokuz bin avlu kurduruldu.[5] Yukarıdaki yazı kaynağı malumatı ile Sayan-Altay halklarının ağzındaki tarihsel bilgiler karşılaştırılarak 13. asrın sonu 14. asrın ilk yarısı arası Kırgızların, dokuz bin askeri Moğolların emrine veren tümen teşkil ettikleri olayını tespit edilebilir. İlk olarak Hongoray adına 17. yüzyılın ortalarından kalma Rus belgelerinde rastlanmaktadır.

1666 senesinde Krasnoyarsk voyvodasının, Yerenak İşey oğlu hakkında bilgi istemesine Altın Han’ın elçileri olan Uzan ve arkadaşları “O Kırgızı biliyoruz; Kırgızlar arasında Kongurayı’da göçüyor. Haracını da, hükümdarımıza ve bir de onların genel valisi Lauzan Tayşı’ya ödüyor”[6] diye bildirmişlerdi. Bu kaynakta, Kırgız adı Rus anlamının, Türk-Moğol sözü Konguray (Hongoray) ile tam bir karşılığı olduğu ortadadır.

Birçok halk ve devlet komşuları tarafından kendi isimleri olmayan adlarla anılırlar. Örneğin, Kırgızistan’a, 17. asrın Rus belgelerinde “Brut yeri” denilmektedir; Çünkü Cungarlar Kırgızlara Burut derlerdi.[7] Cungar memleketi Rus belgelerinde “Kalmık yeri”, kendi halk adı Oyrat olan Cungarlar ise Kara Kalmıklar diye anılırdı.

Kırgızlar üzerine bir metnin Moğolcadan veya Mancur dilinden çevrildiği takdirde diplomatik Rusçada Hongoray/Konguray adı kullanılmaktaydı. Mesela, 1707’de Tsin Hanedanlı Çin Devleti’nden bildirildiğine göre Ruslar “Zengorya’ya yakın olan” Hongoray topraklarında Abakan İstihkamını kurdular; Hongoray’da da “Vergilendirilen Kırgızlar ve Urenhaylar göçebe bir hayat sürer ve av avlarlar”.[8] Bu ismin gerçeği tarihsel folklorda kullanılan ve şu anda güç anlaşılır deyimlerin birkaçıyla tasdik edilmektedir. Mesela: Tile Hooray, Tüktüg Hooray, Al Hooray, Tağ Hooray, Çazı Hooray, Hamıh Hooray vb.

Etnik-politik birlik Hongoray galip ihtimalle toplumsal kurumları az gelişmiş olan ilk devlet teşekküllerinden idi. Ünlü tarihçi N. Kozmin 17. yüzyıldaki Kırgız birliğini “devlet ama zevalında” sanmaktaydı. Başka görüşe uyan, S. Bahruşin de, Kırgız devlet nizamını yadsımakta olup arasında ataerkil-kabile ilişkilerinin var olmasını iddia etmekteydi. “Yenisey Kırgızları hayatında ataerkil-kabile ilişkileri hüküm sürerken devlet nizamının ilk belirtileri üzerine bile konuşulamaz. Fakat kudretli devletlerle komşuluk faktörü, onları çok karmaşık siyasi ilişkilere sürüklüyordu ve Kırgız topluluğu içerisine girmiş olan kabileler arasında münasebetinin sağlamlaşmasının baş sebebiydi”.[9] Bununla beraber bu bilgin, “Kırgız yeri” siyasal açıdan yekpare taştan yapılmışçasına bir birlik idi ve dış politikada Çar Rusyası’na bağımlı olmadığını gösteriyordu. 17. asrın başlarında Hongoray’a ilk Rus elçileri “Kırgız yeri” başkanına Kirbitskiy Tsar (Çar) derler, yani Kırgız hanını egemen olarak kabul ederlerdi. Kırgızlar da kendileri Rus askerlerine “yurdumuzda doğduk ve ne Moğol hanı, ne Moğol prensleri, ne Moğol valileri, ne kalmuk valileri buraya savaşmak için geldi demişlerdir”.[10]

Coğrafya bakımından Hongoray ve “Kırgız yeri”, bugünkü Hakas-Minusin topraklarına düştü. Günümüz de yerel coğrafi isimler Orta Çağ’da hükmeden Kırgızları hatırlatır. Bu isimler sayesinde Kırgızların etnik arazisinin yaklaşık sınırlarını çizebiliriz ki, güneydoğusunda: Yenisey yukarısındaki Kirgiz (Kırgız suyu) ırmağına; güneyinde: Batı Sayanlar arasındaki Kurgusuk (Kırgız suyu) ırmağına; doğusunda: Sıda akarsuyu deresindeki Kirgizül (Kırgız çayı) çayına; kuzeyinde: Çulım ırmağı deresindeki Kurgusuyul çayına (Kırgız çayı); Tom nehri deresindeki Kirgizka çayına (Kırgız çayı) ulaşılmakta olur.[11]

Yuan hanedanı vakainamesinde Kırgız arazisinin akarsuları betimlenmesi var. O da şudur: Tsyanhe nehri (yani eski Türk Yenisey nehrinin adı Kem) onların (Kırgızların) topraklarının ortasından geçip kuzeybatıya akar. Bundan başka, güneybatısında Apu (yani Abakan) adında bir nehir, kuzeydoğusunda da Üpsüy (Üpsü/Upsa ikinci ismi Tuba) bir çayı var… bu nehirlerin suyu Tsyanhe nehrinde toplanıp Ankela (Angara) ırmağına dökülür, oradan da denize kavuşur.[12] Dört yüzyıl geçtikten sonra Rus belgeleri aynısını kaydetmiştir: Yenisey nehri Kırgız yerinden geçiyor. Yenisey’in yakınki kıyısında ve Abakan ile Uybat nehirleri yanında Kırgız insanları oturur; Yenisey’in öbür kıyısında ise Tuba adıyla Kırgızlar yaşar.[13]

Sayan-Altay tarihsel yerel coğrafi isimleri, büyük yetki sahibi olan araştırmacıların, Orta Yenisey yatağında oluşan eski devletin Kırgız adını taşıması görüşünü doğruluyor. Hagas/Hakas coğrafi isimlerinin bu arazide olmayışı Hakasya teriminin yabancı ve yapay olduğunu bir kez daha ispat eder.

17. asırda, ardında Altın Han’ın uyruklarının göçtüğü Batı Sayan (Sayan taşı) Dağları değişmez halinde Hongoray’ın güney sınırlarıydı. Bu dağların adı, Tuva Dağları demek olan ve iki komşu halkın arasında etnik sınırını yansıtan Hongoray terimi Soyan’a iner. Göktürk Yazıtlarında ve 10-11. yy.’daki Arap-Fars kaynaklarında Sayan Dağları, Kögmen diye adlandırılırdı. Bu isim biraz değişip bugüne kadar geldi. Tuva’dan Hakasya’ya eski yolda yukarı Cebaş nehri bölgesinde dağın kar tepesi Köypen tashıl (Rusçada-Kopenı) var. Köypen sözü Eski Türkçedeki Kögmen sözünün karşılığıdır. Bu da Hakasların kültürünün önceki Türk kültürüyle bir olduğunu göstermekte.

Hongoray’ın kuzey sınırı, yerli dillerinde Üüs (Bugünkü İyus) denilen Orta Çulım nehrinden geçiyordu. Üüs ismi Eski Türkçenin Ügüz (yani akarsu) sözündendir. 17. yüzyıl boyunca “Kırgız yeri”nin kuzey sınırları gitgide Yaya ile Kiya nehirlerinden Kara İyus nehrine ve Melet ile Krasnoyarsk istihkamlarından Ogur nehrine geçti.[14]

İdari taksimata bakılırsa Hongoray dört prenslikten ve prensliklere bağımlı olan Keşdim (Kıştım) topraklardan ibaretti. “Kırgız yeri”nin kuzeyinde Ak ile Kara İyusler ve “Tanrı Gölleri” (Tegir köl) deresinde Altısar prensliği bulunmaktaydı. Bu ad, Hongoray dilinde Altınzarhı (=kuzeydeki) sözünden. Rus belgelerinde Altısarlılar “Aşağıdaki Kırgızlar” diye anılırdı. Çünkü onlar ötekilerden daha Aşağı Yenisey’de otururlardı. Moğol fethetmesi sonrası “Kırgız yeri”nin politik odağı, Abakan nehri yatağından kuzeye geçti. Kara ve Ak İyus nehirleri arasında en çok soylu prenslerin konakları bulunuyordu. Bundan dolayı Altısarlılara Büyük Kırgızlar derlerdi. Kırgız prenslikleri prens soylarının göçebe konaklarından ve aymak adında basit kişilerin bölgelerindendi. Yazı kaynaklarında şu Altısar Prensliği aymakları anılır: Kızıl, Kamlar, Şuy, Açinsk, Iğı. Altısar prenslerinin Keşdim toprakları Çulım, Kiya, Tom nehirleri derelerinde ve Kuznetskiy Alatau Dağlarının kuzey kollarında bulunmaktydı.

İsar Prensliği (diğer telaffuzla Yezer, Cesar, Yelisar) Hongoray’ın coğrafi merkezinde Yenisey nehrince Abakan ağzından Ogur ırmağına kadar uzanmaktaydı. Onun ismi Hongoray dilinin issarhı (içeri) ya da iskerki (doğu) sözünden olur. Bu prensliğin kitlesi çoğu Kereit ve Yezer Kırgız soylarıydı ve bu yüzden Rus belgelerinde Prenslik çoğu defa Yezer ya da Kereit şeklinde yer alır. İsar prensleri konakları Yerba ile Abakan ırmakları ağızlarında bulunurdu. Yezer aymaklarından Kamasin, Kaaç, Aara, Yastin, Sıda nehrinceki Hayton/Kandın, Mana nehrinceki Kaşin aymaklar birer birer sayılmıştır.[15] Bundan başka, İsar Prensliği’nin Keşdim toprakları Ubey, Mana, Kaça ve başka nehirlerini içine alarak Aşağı Yenisey bölgesine uzanıyordu.

Altır (Oltır) Prensliği Abakan nehrinin sol kıyısı bölgesinde Uybat akarsuyundan Taşdip akarsuyuna kadar uzanıyordu. Bu prenslik Hongoray’ın en güneyinde, Yenisey nehri akıntısına göre en yukarıda bulunuyordu. Bu sebeple Altırlılara Rus belgelerinde “Yukarı Kırgızlar” denilmektedir. Altır Prensliği adının aslı bu zamana kadar belirsizdir. Olabilir ki, o halk adıydı; çünkü Cungarya’ya sürüp götürülmüş Altısar Kırgızları arasında Ortır adlı bir soy vardır. [16]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ