bursa escort-beylikdüzü escort bayan-bursa escort-anadolu yakası escort-avrupa yakası escort-bodrum escort-denizli escort bayan-marmaris escort-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bursa escort-kocaeli escort

MANAS DESTANI VE KIRGIZ HALK EDEBİYATI

MANAS DESTANI VE KIRGIZ HALK EDEBİYATI

Destancılar, kabiliyetlerine ve öğrenme sahfalarına göre de farklı şekilde isimlendirilir:

  1. Üyrönçök comokçu: Destanı bir üstaddan öğrenmeye başlayan, henüz anlatıcılık yolunun başında olan destancıdır.
  2. Çala comokçu: Bir destanının bütün metnini değil, halk arasında çok tanınan bazı bölümlerini maharetle anlatan destancıdır.
  3. Çınıgı comokçu: Ustası tarafından başka ustaların önünde sınanmış, bir destanı baştan sona kadar okuyabilen destancıdır. Bu destancılar, destanın ana çatısı çerçevesinde, destanı bozmadan kendine ait ilaveler yapabilirler.
  4. Çon comokçu: Ulu, usta destancı demektir. Destanın icrasında büyük bir maharete sahiptir. Kendisine ait destan varyantı vardır.

Kırgız comokçuları bir müzik aleti kullanmaksızın, ancak ezgili olarak destanları icra ederler. Bu ezgi o anda işenen muhtevaya göre değişir. Destancının dilini anlamayan birisi bile, eğer destancı ezgiyi ustaca kullanıyorsa destanın o kısmında atların koşuşunun mu anlatıldığını, yoksa ölümden mi bahsedildiğini vs. anlayabilir.

Kırgız destanları manzum ağırlıklı olarak icra edilen destanlardır. Destanların başında veya olaylar arasında bağlantı kurmak üzere bazı destanlarda nesir kısımlar yer alsa da bunlar, genellikle bir veya birkaç cümleyi geçmez. Destanda hece ölçüsü kullanılmakla birlikte uzun destan boyunca aynı kalıbı muhafaza etmek mümkün olamaz. Destancıların en çok yedili ve sekizli kalıpları tercih etmekle birlikte on altılık kalıba kadar birçok kalıbı kullandıkları görülür.

Kırgız destanları, sadece edebî bir miras olarak değerli değildir; destanlarda Kırgız Türklerinin günlük hayatı ve kültürleriyle ilgili her türlü unsur yer almaktadır. Gelenek görenekler, silahlar, günlük hayatta kullanılan eşyalar, atlar, oyunlar, giyimler, mekanlar, isimler açısından da bu destanlar ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken birer ansiklopedi durumundadır.

Kırgız destanlarının içinde Manas Destanı ise bir abide durumundadır. Araştırmacılara göre, dokuzuncu yüzyıldan itibaren Kırgız Türklerinin yapmış oldukları mücadeleleri yansıtan bu destan, anlatıldığı her yüzyıldan unsurları bünyesine alarak günümüze kadar gelmiştir.

Manas Destanı, bütün Manasçıların anlatmalarında soy ağacı ile başlar. Bazı Manasçılar bu soy ağacını kısa tutarken, bazıları ise Kara Han’a kadar dayandırır.[4] Destan’ın varyantları birbirinden azçok farklı da olsa Destan’ın ana çatısında şu olaylar işlenir: Hıtaylar tarafından Altay’a sürülüp burada çok zenginleşen Cakıp’ın ileri yaşında bir erkek çocuğa kavuşması; bir toy düzenleyip doğan çocuğa isim koydurması; çocuğun kısa zamanda büyümesi; çocuğu düşmanlardan saklamak için bir koyun çobanın yanına göndermesi ve ismini gizletmesi; Manas’ın burada Hıtay çocuklarını dövmesi; on yaşından sonra karargah çalkalayıp han olması; Hıtayları yurdundan kovup Kırgızları ata topraklarına döndürmesi; Esenhan’ı öldürmesi, Neskara, Nökör Dev, Coloy gibi güçlü düşmanları yenmesi; Almanbet’in Müslüman olup Manas’ın yanına gelmesi; Manas’ın savaş ganimeti olarak iki kız ile evlenmesi, ancak geleneğe göre dünür göndererek yeniden evlenmek istemesi; Cakıp’ın kız araması, Buhara hanına dünür gitmesi; Manas ile Kanıkey’in evlenmesi; düğün gecesinde Manas ile Kanıkey’in kavga etmesi, Kanıkey’in Manas’ı yaralaması; Manas’ın, intikam alacağına dair yemin ederek geri dönerken yolda zehirlenmesi ve ölmesi; atının, tazısının ve avcı kuşunun ağlamasına dayanamayan Allah’ın Manas’ı diriltmesi; Manas ile Kanıkey’in evlenmesi; Manas’ın Kökötöy Han’ın ölü aşını idare etmesi; Cakıp Han’ın Kalmuk’a esir düşen kardeşinin ve çocuklarının Manas’ın şanını duyduktan sonra gelip Kırgızların arasına yerleşmeleri, Manas’ın ve Cakıp Han’ın bunları sahiplenmesine rağmen çocukların hain çıkması ve Manas’ı zehirlemeleri; Mekke’deki Han Koca (peygamber) yardımıyla Manas’ın ve çoralarının tekrar dirilmesi; Manas’ın Pekin üzerine Büyük Sefer’e çıkması, bütün Kırgızları bir bayrak altında topladıktan sonra Manas’ın ölümü. Çoğu destancıların icrasında destan, Manas’ın ölümünden sonra bitmez, daireleşerek devam eder. Manas öldüğünde Kanıkey hamiledir. Destan Manas’ın ölümünden sonra doğan Semetey’in maceraları ile devam eder. Semetey babası kadar basiretli bir han değildir; kaçırdığı nişanlısına karşılık olarak kıymetli atını teyzesinin oğluna verince, genç yaşta düşmanları tarafından öldürülür. O öldüğünde de eşi Ayçörök hamiledir; dolayısıyla destanın üçüncü dairesi Semetey öldükten sonra doğan oğlu Seytek ile devam eder. Böylece destanın üçlüğü tamamlanmış olur. Bazı ManasçılarMesela Sayakbay Karala uulu ve Cusup Mamay destanı sonraki nesillere doğru da daireleştirmişlerdir. Bazı destancılar ise destanın sadece ikinci veya üçüncü dairesinde ustalaşarak bunları icra etmektedirler.

Manas Destanı’ndan bahseden en eski kaynak, Seyfeddin Ahsikendî’nin on altıncı yüzyılda yazmış olduğu Mecmûu’tTevarih adlı eseridir. Bu eserde yazar, Manas’tan, on altıncı yüzyılda Altınordu Hanlığına bağlı beylerden Yakup Bey’in oğlu olarak bahsetmektedir. Bundan sonra, uzun asırlar boyunca Manas ile ilgili herhangi bir tarihî kaynakta bilgiye rastlanmaz. On dokuzuncu asırda Orta Asya kavimlerini ve coğrafyasını tanımak amacıyla Çarlık Rusyası tarafından gönderilen ilmî heyette yer alan K. L. Vrangel, tanzim ettiği raporda Kırgız soy kütüğünden bahsederken Manas ve onun oğlu Semetey’in Nogayların beyi olduğundan söz eder. Destan hakkında ilk defa ayrıntılı bilgi vererek bu destanı ilim dünyasına tanıtan ise, Kazak âlimi Çokan Velihanoğlu’dur. Velihanoğlu’nun Manas Destanı’ndan bahseden iki makalesi Rus Coğrafya Cemiyeti Yazıları’nın 1861 yılında yayımlanan birinci ve ikinci kitaplarında, ayrıca derlemiş olduğu Kökötöy Hannıng Ertegüsi isimli epizotun Rusça tercümesi Velihanoğlu Çokan’ın Mecmuayı Asarı isimli kitapta yer almıştır. Uzun yıllar boyunca kayıp olan bu metin, 1964 yılında Alkey Margulan tarafından bulunarak 1973 yılında Kazak yazı diline aktarılmış ve yayımlanmıştır. Aynı metin 1977 yılında A. Hatto tarafından Kırgız Türkçesine aktarılmış, daha sonra da İngilizceye çevrilerek üzerinde bir değerlendirme yapılmıştır. Bu metin üzerinde Hacettepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Dursun Yıldırım’ın Doçentlik Tez çalışması mevcuttur. Manas Destanı’nın ilk tam derlemesi ise W. Radloff tarafından yapılmıştır. 1862 ile 1969 yılları arasında Isık Göl civarında dolaşan Radloff, derlediği malzemeyi 1885 yılında Proben isimli külliyatının beşinci cildinde Coloy Han ve Er Töştük destanları ile birlikte yayımlamıştır.[5] Bu metnin A. Hatto tarafından İngilizceye tercüme edildiği ve bazı düzeltmeler yaptığı bilinmektedir. Hatto tarafından düzeltilen bu metni Emine Gürsoy Naskali yayımlamıştır.[6] Proben’de yayımlanan orijinal metin ise tarafımızdan günümüz Türkçesine aktarılarak destana yansıyan Kırgız kültürü ve destan motifleri üzerinde bir değerlendirme ile birlikte neşredilmiştir.[7] Bu metin, 12454 mısradan oluşmaktadır ve daha sonraki metinlere göre çok kısa olmakla birlikte, destanın Semetey ve Seytek daireleri de 3005 mısra olarak ilk defa bu metnin içinde yer alması bakımından önemlidir.

Sovyetler Birliği’nin kurulmasından sonra hakim olunan milletleri tanımak ve buna göre politikalar yürütmek amacı ile, diğer boylarla birlikte Kırgız Türklerinin de halk edebiyatlarına ait malzemelerin derlenmesi işi yoğunluk kazanmıştır. Bu dönemde yapılan derleme çalışmalarını şu şekilde özetlemek mümkündür:[8]

1925 yılından Manasçı Tınıbek’ten derlenen Semetey dairesinin bir bölümü, Eşenalı Arabay uulu tarafından düzenlenerek yayımlanmıştır. Metnin, 1902 yılında ölen Tınıbek’ten kim tarafından ve ne zaman derlendiği bilinmemektedir. Bu metnin 1898 yılında Tınıbek tarafından yazdırılan metinlerden alınmış olması muhtemeldir.

1903 yılında Rus coğrafî heyeti ile Kırgız topraklarına giden B.V. Smirnov, Çuy’da Manasçı Kence Kara’dan destanın bir bölümünü derlemiş ve bu bölümü nesir halinde Rusçaya tercüme ederek 1914 yılında yayımladığı “Türkistan Bozkırlarında” isimli kitabına almıştır.

Budapeşte’de yayımlanan Kleti Szemle dergisinin 1911 yılına ait 12. sayısında, D. Almasy, destanın 72 mısralık bir parçasını yayımlamıştır. Almasy, bu metni Isık Köl’ün doğusundaki Narınköl civarında derlemiştir.

1922 yılında Kayum Miftakov, ünlü Manasçı Sagımbay Orazbak uulu’ndan Manas Destanını derlemeye başlamış, derleme işine daha sonra İbrayım Abdırakmanov devam etmiştir. Abdırakmanov, dört yıl boyunca Orazbak uulu’nun yanında kalarak ondan 180378 mısra derlemiştir. Ünlü Manasçının ölümünden sonra destanın geri kalan kısmı Sayakbay Karala uulu’ndan derlenmiştir.

En ünlü Manasçılardan biri olan Sayakbay Karalaoğlu’nun varyantının derlenmesi işi ise, 1930 yılından 1947 yılına kadar sürmüş ve bu iş K. Cumabayev, I. Abdırakmanov, C. Risov, K. Kıdırbayeva tarafından yürütülmüştür. Bu çalışmayla 500553 mısra yazıya geçirilmiştir. Sayakbay Manasçı’dan derlenen destan metni Manas (85104 mısra), Semetey (316157 mısra), Seytek (84697 mısra) Kenen, Alımsarık, Kulunsarık (üçü birlikte 15186 mısra) dairelerinden meydana gelmektedir. Sayakbay Karala uulu’ndan derlenen Semetey dairesi, bu dairenin günümüze kadar derlenmiş olan en zengin ve geniş varyantıdır.

Manas Destanı’nı derleme işlerine 1935 yılında Şapak Rısmende uulu ile devam edilmiştir. O. Kıştoobayev, K. Kıdırbayeva, T. Bayciyev bu Manasçıdan 46671 mısra olarak destan metnini derlemişlerdir.

1937-1939 yıllarında Togolok Moldo kendi varyantını kendisi yazıya geçirmiştir. Bu metin 48492 mısradan oluşmaktadır.

Manas Destanı’nın derleme faaliyetlerine katılan İbrayım Abdırakman uulu da usta bir Manasçıdır ve destanın bütün temel epizotlarının kısaca yer aldığı varyantı, 14380 mısradan oluşmaktadır.

1938 ile 1940 yılları arasında destanın Bagış Sazanov tarafından söylenen varyant derlenmiştir. Bu derleme, 41140 mısra hâlinde I. Abdırakmanov, M. Bagışev, İ. Musayev tarafından yapılmıştır.

19441945 yıllarında S. Baysalov, A. Taykürönov, I. Abdırakmanov isimli araştırmacılar, Manasçı Moldobasan Musulmankulov’dan destanın bütün epizotlarını kısaca derlemişlerdir (57688 mısra).

19601970’li yıllarda ise Mambet Çokmor uulu isimli Manasçıdan destanın üç dairesi de derlenmiştir.

1995 yılının UNESCO’nun desteğiyle “Manas Yılı” ilan edilip dünya çapında kutlanması çerçevesinde, daha önce Manas Destanı üzerindeki yasaklar sebebiyle yayımlanmayan, yayımlansa da çeşitli müdahalelerle özgünlüğü bozulan bu metinler “ilmî neşir” adıyla, arşivdeki özgün metinler mukayese edilerek yayımlanmıştır.

Manas Destanı’nın ilk anlatıcısı olarak Manas Destanı’nda ismi geçen Iraman’ın Irçı Oğlu kabul edilebilir. Daha sonra, genç Manasçılara “Toktogul gibi ırçı ol” tavsiye ve duasında bulunulan Toktogul Irçı (15. yy.), Keldibek Karboz uulu (18. yy.), Balık (1793-1873), Aytike (1816-1887), Nazar Bolot uulu (1828-1893), Abılgazı Cumabay uulu (20. yy.), Tınıbek Capı uulu (1846-1902), Kıdıraalı Kaynazar uulu (1850-1920), Candake Baybolot uulu (1853-1917), Naymanbay Balık uulu (1853-1911), Ösör Coldoş uulu (20. yy.), Sarinci Kocomberdi uulu (1901?), Toktogul Kalmamet uulu (1854), Ceñicok Ötö Kökö uulu (1860-1918) Çoyuke Ömür uulu (18801925), Şapak Rismendeyev (1863-1956), Cügörü Nazar uulu (1864-1941), Bekboto İtike uulu (1868-1948), Bagış Sazanov (1876-1958) Kencekara Kalça uulu (1859-1929), Sagımbay Orazbak uulu (1867-1930), Dıykanbay Toyçubek uulu (1873-1923), Matisak Akbay uulu (1877), Sayakbay Karala uulu (1894-1971), Togolok Moldo/Bayımbet Abdırakmanov (1860-1942), Canıbay Kocekov (1869-1942), Cakşılık Sarıkov (1880-1934), Murat Kalbay uulu (1870?), Akılbek (1840?), Moldobasan Musulmankulov (18831961), Kasımbay Birnazar (1873-1943), Seyde Deydi kızı (1881-1946), Almabek Toyçubek uulu (1887?), Ibıray Abdırakmanov (1888-1970), Aktan Tınıbek uulu (1888-1951), Inaş Kumaş uulu (1889-1971), Akmat Rismendeyev (1891-1966), Mambet Çokmorov (1896-1973), Börübay Sultan uulu (1897-1940), Tagay Bekmurat uulu (1899-1973), Mambetalı Aşımbay uulu (1897-1969), Lapaz Kököz uulu (1899?), Kalbek Cumagul uulu (1889?), Dairbek (1920. yy.), Maşa Kıdır uulu (1900), İsa Cumabek uulu (1900?), Ergeş Taşimbet uulu (20. yy.), Akın Şadıkan uulu (1901), Momuş Şapak uulu (1910-1985), Akmat Toktogul uulu (1912?), Aliyman Musa kızı (1912), Cusup Mamay (1918), Turdumambet Akmatalı uulu (1922), Seydene (1922), Toktosan Baybuura uulu (1877?), Kalbübü Süyünbay kızı (1923), Urkasım Begalı uulu (1924-1990), Kaba Atabek uulu (1925), Şaabay Azizov (1927), Saparbek Kasmambet uulu (1934), Alimcan Sırdıbay uulu (1932), İmangazı İsagul uulu (1934) Urkaş Mambetaliyev (1935), Asankan Cumanaliyev (1847), Nazarkul Eşenkul uulu (1951), gibi Manasçı ve Semeteyciler bu geleneği devam ettirmişlerdir. Bu destancıların içinde on sekiz cilt tutan varyantı ile en geniş Manas varyantına sahip Manasçı Sincan’da yaşayan Kırgız Manasçı Cusup Mamay’dır. Mamay’ın varyantı şu dairelerden oluşmaktadır:

  1. Manas,
  2. Semetey (Manas’ın oğlu)
  3. Seytek (Semetey’in oğlu)
  4. Kenenim (Seytek’in oğlu),
  5. Seyit (Kenenim’in oğlu),
  6. Asılbaça ve Bekbaça (Seyit’in ikiz oğulları),
  7. Sombilek (Bekbaça’nın oğlu),
  8. Çigitey (Sombilek’in oğlu).

Manas Destanı üzerinde Muhtar Avezov, K. Rahmatullin (Manasçılar, Uluu Patriyot, Ukmuştuu Manas) Jirmunsky, M. Yunusaliyev, R. Kıdırbayeva, S. Musayev, E. Abdıldayev, R. Sarıpbekov, K. Kırbaşev, M. Mamırov, A. Caynakova, S. Begaliyev, E. D. Poluvanov, A. N. Bernştam, S. M. Abramzon, Ö. Karayev; Türkiye’de ise Abdülkadir İnan,[9] Bahaaddin Ögel,[10] Mehmet Kaplan,[11] Dursun Yıldırım,[12] Emine Naskali Gürsoy,[13] Mustafa Canpolat,[14] Naciye Yıldız[15] belli başlı çalışmaları yapan araştırmacılardır. Bu çalışmaların dışında, Türkiye sahasında birçok ilim adamının yazmış olduğu yüzlerce makale ve sunduğu tebliğ bulumaktadır.[16]16

Yrd. Doç. Dr. Naciye YILDIZ

Gazi Üniversitesi FenEdebiyat Fakültesi / Türkiye

Alıntı Kaynağı: Türkler, Cilt: 3 Sayfa: 547- 553


Kaynaklar:
♦ BEKTANOV, Z., T. Bayciyev (1993), Kırgız Adabiyatı, Bişkek.
♦ İNAN, A. (1985), Manas Destanı (2. Baskı), Ankara.
♦ İNAN, A. (1987), Makaleler ve İncelemeler, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayını.
♦ KAPLAN, M. (1985), Edebiyat Araştırmaları III, İstanbul: Ötüken Yayını.
♦ Kırgız Sovet Entsiklopediyası, Bişkek, 1982.
♦ KÖSE, N. (1998), Araştırmalar III, Ankara: Millî Folklor Yayını.
♦ Manas (1995), Ankara: TİKA Yayını.
♦ Manas (1995), (Sagımbay Orazbak uulu), Bişkek: Kırgızistan Basması.
♦ Manas Entsiklopediya, Bişkek, 1995.
♦ NASKALİGÜRSOY, E. (1995), W. Radloff, Manas Destanı, Ankara: TÜRKSOY Yayını.
♦ ÖGEL, B. (1998) Türk Mitolojisi, (3. Baskı), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayını.
♦ YILDIRIM, D. Manas Destanı ve Kökötöy Hannıng Ertegüsi (H. Ü., Yayımlanmamış Doçentlik Tezi).
♦ YILDIZ, N. (1995), Manas Destanı (W. Radloff) ve Kırgız Kültürü İle İlgili Tespit ve Tahliller, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayını.
♦ YILDIZ, N., G. Tural (1997), “Manas Destanı Bibliyografyası Üzerine Bir Deneme: Türkiye’deki Yayınlar”, Manas 1000 Bişkek Bildirileri, Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayını.
Dipnotlar :
[1] Kırgız Sovet Entsiklopidiyası, s. 357-364.
[2] Z. BektenovT. Bayciyev, Kırgız Adabiyatı, s. 120.
[3] Nerin Köse, Araştırmalar III, s. 724.
[4] Manas (Sagımbay Orazbak uulu), I. Kitep, s. 79.
[5] Naciye Yıldız, Manas Destanı (W. Radloff) ve Kırgız Kültürü İle İlgili Tespit ve Tahliller, s. 21.
[6] W. Radloff, Manas Destanı (Türkiye Türkçesine aktaran Emine Gürsoy Naskali), Ankara, 1995.
[7] Naciye Yıldız, Manas Destanı (W. Radloff) ve Kırgız Kültürü İle İlgili Tespit ve Tahliller, Ankara, 1995.
[8] Manas Entsiklopediya, s. 427228.
[9] Makaleler ve İncelemeler, s. 99164; Manas Destanı (2. Baskı), Ankara, 1985.
[10] Türk Mitolojisi, (3. Baskı), Ankara, 1998, s. 495-539.
[11] Edebiyat Araştırmaları III, İstanbul, 1985.
[12] Manas Destanı ve Kökötöy Hannıng Ertegüsi (H. Ü., Yayımlanmamış Doçentlik Tezi).
[13] W. Radloff, Manas Destanı (Türkiye Türkçesine aktaran Emine Gürsoy Naskali) Ankara, 1995.
[14] Manas isimli albümde destan metni M. Canpolat tarafından aktarılmıştır.
[15] Manas Destanı (W. Radloff) ve Kırgız Kültürü İle İlgili Tespit ve Tahliller, Ankara, 1995.
[16] Bu konuda geniş bilgi için bakınız: Naciye Yıldız Güzin Tural “Manas Destanı Bibliyografyası Üzerine Bir Deneme: Türkiye’deki Yayınlar”, Manas 1000 Bişkek Bildirileri, s. 305-319.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al