KUMANLAR VE İKİNCİ BULGAR DEVLETİ (1187-1370)

KUMANLAR VE İKİNCİ BULGAR DEVLETİ (1187-1370)

İkinci Bulgar Devleti’nin 1187 tarihinde kurulduğu ve 1396 senesinde de yıkıldığı kabul edilmektedir. 1018 yılında I. Bulgar Devleti’ne son veren Bizans hakimiyetinin Bulgaristan topraklarındaki egemenliği 169 yıl sürmüş ve 1185’deki Petro ve Asen kardeşlerin isyanı ile son bulmuştur.[1] II. Bulgar Devleti’nin kurulduğu bölge, I. Bulgar Devleti’nde olduğu gibi yine Tuna nehri ile Balkan Dağları arasındaki bölgedir. Devlet’in başkenti ise Tırnova’ya (bugün Veliko Tırnova) nakledilmiştir. Tırnova şehri, II. Bulgar Krallığı’nın başkenti olma statüsünü Bulgaristan’ın Osmanlı hakimiyetine girdiği tarihe kadar korumuş, ancak onun yanı sıra Vidin şehri Vidin Despotluğu’nun ve Varna da Dobruca Despotluğu’nun merkezleri olarak önem kazanmışlardır.

Bu yazımızda II. Bulgar Devleti’nin siyasi tarihinin olaylarını özetleyerek Türk dünyası ile münasebetlerini gösterme ve Kuman, Uz Türkleri, Tatarlar, Selçuklu Türkleri ve Osmanlı Türkleri gibi Türk kavimlerinin bu devletle olan ilişkilerini ortaya koyma amacındayız. Özellikle Kumanların II. Bulgar Devleti’nin kuruluşunda oynadıkları rol, XIII. yüzyılın sonunda Tatarların Bulgar Devleti’nin siyasi işlerine müdahaleleri, köken itibariyle Türk kavmi olan Uzlara veya Selçuklu Türklerine dayanan Gagavuzların kurdukları Dobruca Despotluğu’ndan bahsedeceğiz.

Öncelikle II. Bulgar Devleti’nin kuruluşu ile neticelenen Petro ve Asen kardeşlerin isyanından önce Bulgarlarla meskun bölgelerde Bizans hakimiyetinden kurtulma çabalarının görüldüğünü söyleyebiliriz. Bu çabalar bazen dışarıdan gelen Sırp ya da Peçenek desteği sonucunda gösterilmiştir. Bunlardan biri, I. Bulgar Devleti’nin son çarı Samuel’in torunu Petro Delyan tarafından 1040’da başlatılan isyandır.[2] İsyanın görünen sebebi, İmparator Mihail’in (1034-1041) yardımcısı olan Ioannes Orfanotrofus’un emri ile II. Basileos (976-1025) zamanında Bulgarlara tanınan vergileri “aynı ile ödenme” imtiyazının kaldırılması ve Bulgaristan’ın Bizans vergi sistemine dahil edilmesidir. İsyanın asıl sebebi ise, boyarların, Bulgaristan’ı yeniden ihya etme düşüncesidir. İsyan kısa sürede büyümüş, Niş, Üsküp, Draç ve Serdika (Sofya) ele geçirilmiş ve Petro Delyan, Belgrat’ta Bulgar çarı ilan edilmiştir. Ancak isyanın liderleri arasında birliğin olmaması, isyanın kısa sürede (1041) Bizanslılar tarafından bastırılmasına yol açmıştır.[3]

1072 yılında tekrar vergilerin artırılması sebebi ile asil bir Bulgar ailesinden gelen Georgi Voyteh’in önderliğinde Sırpların da katılımıyla[4] Üsküp merkez olmak üzere yeni bir isyan çıkmıştır. Ancak bu isyan, Petro Delyan’ın isyanından daha küçük boyutta olup Bulgar aristokrasisi arasındaki anlaşmazlıklar dolayısıyla amacına ulaşamamış ve çıkışından bir süre sonra bastırılmıştır. Batıda bulunan Bulgar topraklarında çıkan bu iki isyanın başarısızlığı Bizans hakimiyetinden kurtulma çabalarının merkezinin doğuya taşınmasına sebep olmuştur.[5] 1078-1080 yılları civarında Bizans’ın Paristrion themasında[6] Peçeneklerin[7] desteklediği bir Bulgar isyanı daha çıkmış, ancak bu isyan da kısa sürede bastırılmıştır.[8]

Daha sonra Bulgar topraklarında birkaç küçük isyan daha görülmüş ve Bogomillik hareketi yaygınlık kazanmış ise de, 1185 yılına kadar Bizans’ı rahatsız edecek geniş çapta bir hareketin olmadığı anlaşılmaktadır.

XI. yüzyılın sonuna doğru toprak sahibi askeri aristokrasi köylü sınıfının aleyhine büyümüş, gittikçe Bizans ordusunda ücretli askerlerin sayısı artmış, sürekli yapılan savaşlar gittikçe vergilerin artırılmasına sebep olmuştur. Ayrıca Venedik ve Ceneviz İtalyan şehir devletlerine imtiyazların verilmesi Bizans’ı ekonomik açıdan bu devletlere bağımlı kılmıştır.[9]

I. Andronikos Komemnos (1183-1185)[10] Dönemi’nde Sırp Despotu Stefan Nemaniç’in (1167-1196) bağımsızlığını ilan etmesi, Macarların Bizans’a saldırı düzenlemeleri, Normanların Selanik’i ele geçirmeleri ve İstanbul’a doğru yürümeleri gibi siyasi olaylar imparatorluğu siyasi buhrana sürüklemiştir.[11] Neticede İ. Andronikos tahtından olmuş ve yerine II. İsaakios Angelos (1185-1195)[12] geçmiştir.

Bizans’ın içerisinde sosyal ve ekonomik değişiklikler, imparatorluğun Balkan eyaletlerinde de etkisini göstermiştir. 1185 yılında İmparator II. İsakios Angelos’un (1185-1195), Macar kralının kızı ile evliliği dolayısıyla vergilerin artırılması ve özellikle Hemus (Paristrion) Bulgarlarının bu vergileri ağır bir biçimde ödemek zorunda bırakılması ile Bizans’ın bu eyaletinde isyan için gerekli ortam hazırlanmıştır. Ayrıca Petro ve Asen kardeşlerin pronia isteklerinin Bizans imparatoru tarafından karşılanmaması, isyanı hazırlayan bir başka sebeptir. İsyana dair bilgiyi, Bizans tarihçisi Niketas Choniates’den almaktayız. O, şöyle demektedir:

“İmparator (II. İsakios Angelos) yabancı bir ırktan eş almak istedi, çünkü daha önce evli olduğu kadın ölmüştü. Ve böylece o, elçiler göndererek Macar Kralı Bela (III. Bela) ile anlaşarak on yaşındaki kızını eş olarak aldı. Ancak ufak hesaplarından dolayı devlet parası ile düğün masraflarını karşılamak istemediği için o, bu masrafları karşılıksız özel mülk (sahiplerinden) toplamaya başladı ve cimriliğinden dolayı Anhialo (Ahyolu) ve civarındaki şehirleri vergilendirdiği zaman ansızın Hemus Dağı’ndaki (Balkan Dağı’ndaki) daha önce Mizyalı (Bulgarları), şimdi Ulah denilen barabarları, Romalılara (Bizanslılara) karşı silahlandırdı. Ulaşılmaz bölgelerine ve sarp yamaçlar üzerinde bulunan çok sayıdaki kalelerine güvenerek onlar (barbarlar) Romalılara karşı kibirli gözüküyorlardı ve o anda şahsi hayvanlarına el konulması bahanesi ile açıkça isyana kalkıştılar. Bu kötülüğün elebaşıları ve halkın teşvikçisi Petro ve Asen kardeşlerdir. Sebepsiz yere isyan çıkartmak istemedikleri için İpsala’da çadır kuran imparatorun nezdine ulaştılar ve orduya Romalılarla birlikte kabul edilmelerini ve imparatorluk emri ile Hemus’da bulunan bir küçük köyün kendilerine verilmesini istediler. Ancak tanrının iradesi daha güçlü olduğu için isteğini elde edemediler. O zaman kendilerine dikkat çevrilmediğini ve eve döndükten sonra isyan çıkartacaklarını hararetle söyleyerek istediklerinde ısrar ettiler. İki kardeş arasında özellikle Asen daha cesur ve kaba imiş. Asen’e küstahlığından dolayı hakaret edilmiş ve sevastokrator Ioannes’in emri ile yüzüne tokat atılmıştır. Ve böylece hiçbir şey elde edemeden ve son derece kırgın olarak onlar (Petro ve Asen) geri döndüler. Ancak hiçbir nutuk bu şerefsizlerin ve dinsizlerin Romalılara karşı neler yaptıklarını ifade edemez….”[13]

Görüldüğü gibi Choniates, Bulgarları Mizyalı ya da Vlah olarak zikrediyor. Onun ve dönemin batı kaynakları olan Ansbert,[14] Robert de Clari[15] ve Geoffroy Villehardouin’in[16] eserlerinden alınan bilgi doğrultusunda Petro ve Asen’in etnik kökeni ve onların kurduğu II. Bulgar Devleti’nin etnik karakteri konusu, Bulgar ve Romen tarihçilerinin tartışmalı yazılarına yol açmıştır. Bulgar bilim adamları kardeşlerin “Bulgar-Kuman” asıllı olduğunu ve kurdukları devletin de “Bulgar karakteri” taşıdığını, Romen bilim adamları da bunların “Vlah” olduğunu, devletin de bir “Vlah Devleti” olduğunu iddia etmişlerdir.[17]

Bulgar tarihçisi Zlatarsky, Asen ve Petro kardeşlerin asil bir Kuman-Bulgar ailesinden geldiğini söylemektedir.[18] Asen’in ismi Türkçe sağlıklı, sıhhatli ve sağlam anlamına gelen esen[19] kelimesi ile ve yine bu kişinin belgun[20] lakabı Türkçe bilgin kelimesi ile açıklanmaktadır. Asen’in isminin ve lakabının Türkçeyle açıklanması onların Kuman asıllı olabileceğini bize göstermektedir, ancak bizim vurgulamak istediğimiz esas nokta onların II. Bulgar Devleti’ni kurma çalışmalarında sürekli olarak Kuman desteğini ve Bizans’a karşı Kuman ittifakını aramalarıdır.[21] Ayrıca II. Bulgar Devleti, tamamiyle Türk-Kuman ya da Vlah karakteri taşımasa da, Kumanların ve Vlahların da bu devlet içerisinde nüfus itibariyle yer aldığını belirtmenin yanı sıra Kumanların siyasi rolünün de önemini vurgulamak gerekir.

Petro ve Asen’in ayaklanması ile ilgili olaylar devamında şöyle gelişmektedir: Kardeşler 1186 yılında I. Bulgar Devleti’nin başkenti olan Preslav’a doğru ilerlemişler, ancak şehri ele geçiremeyince asiler, Doğu Balkan Dağı’nı aşarak Trakya’ya geçmişlerdir. İsakios Angelos hemen Bulgarlar üzerine yürümüş ve onları bozguna uğratmayı başarmıştır. Bazı boyarlar Bizanslılara teslim olurken, isyanın elebaşıları Kumanların yanlarına sığınmışlardır. İmparator II. İsakios Angelos ise isyanı bastırdığı fikrine kapılarak İstanbul’a geri dönmüştür. 1186 yılında Petro ve Asen kardeşler, Kumanların desteğini alarak Kuzey Bulgaristan’daki (Bizans’ın Paristrion theması) Bizans hakimiyetine son vermişlerdir.

Petro ve Asen kardeşler, Tırnova merkez olmak üzere 1187 yılında Paristrion themasında hakimiyetlerini kurduktan sonra Bizans’la mücadeleyi sürdürerek Trakya’ya saldırmışlardır. Nihayet 1187 yılının Mayıs ayında Bizans ile Bulgarlar arasında barış imzalanmış, Petro ve Asen’in kardeşi Kaloyan ise bu barışın teminatı olarak İstanbul’a rehine olarak gönderilmiştir. Bu anlaşma ile Bizans İmparatorluğu tarihte II. Bulgar Devleti olarak bilinen devletin kuruluşunu resmen tanımıştır.[22] Böylece Bizans, Balkan Sıradağları ile Tuna arasındaki araziyi Bulgarlara bırakıyordu ve Bulgar Devleti yeniden kurulmuş ve Asen ya da I. İvan Asen (1187-1196),[23] Tırnova’da kurulan başpikoposluğun yeni başpiskoposunun elinden Demetrios Kilisesi’nde çarlık tacını giyimiştir.[24] Çar I. İvan Asen ile, II. Bulgar Devleti tarihinde önemli rol oynamış ve Bulgar tahtına 14 çar veren Asenler sülalesi kurulmuştur.[25] Asen’in hükümdarlığı döneminde yapılan barış anlaşmasına rağmen Bizans ile ilişkiler gergin olmaya devam etmiştir. İki devlet arasında başlayan savaşta Bulgarlar başarılı olmuş ve Sofya bölgesini ele geçirmişlerdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ