KUBRAT HAN’IN BÜYÜK BULGAR DEVLETİ

KUBRAT HAN’IN BÜYÜK BULGAR DEVLETİ

Doğudan gelip, Karadeniz boylarına inen Göktürkler ile onlardan kaçıp şimdiki Macar ovasında yurt tutan Avarlar arasındaki bölgede, Karadeniz ile Kafkaslar’ın kuzeyinde yaşayan ve toprakları bu iki güç arasında paylaşılan Oğur-Bulgar Türkleri, yaklaşık aynı zamanda (Birinci) Göktürk Devleti’nin yıkılması (630) ve Avarların İstanbul kuşatmasında (630) hezimete uğrayıp zayıflamasıyla bağımsızlıklarını kazanma imkanı bulmuş ve Kubrat Han önderliğinde bu bölgede kendi devletlerini kurmuşlardır. Tarihlere ‘Büyük Bulgaristan’ olarak geçen ve 40 yıl civarında yaşayan bu devlet hakkında çağdaş kaynaklar kısmi bilgi vermekte ise de, pek çok konu karanlıkta kalmaktadır. Öyle ki, henüz bu devletin tam yeri üzerinde dahi anlaşılamamıştır.

Önceki dönemlerde de önemli çalışmalar olmakla birlikte, Kubrat’ın Bulgar Devleti ile ilgili ilk derli toplu çalışmayı Moravcsik yapmış,[1] onun çalışmaları daha sonraki eserlere temel teşkil etmiştir. Buna göre, Bulgar Devleti’nin kurulduğu yer Kuzey Kafkasya’da, Kuban ve Don nehirleri arasındaki bölgedir ve Bulgarlar aslında burada yaşayan Onoğurlardan başkası değillerdir. Ural boylarından gelen Macarların da daha sonra burada uzun süre kaldığını dikkate alan Macar alimleri bu fikre itibar etmişler, başta Nemeth,[2] Szâdeczky-Kardoss,[3] Ligeti[4] ve Bâlint[5] olmak üzere sürekli bu fikri destekler yönde yayın yapmışlardır.

Buna katılmayan bilginler de olmuştur. Örneğin Zimonyi, Kubrat’ın devletini Karadeniz’in kuzey kıyılarında düşünmüştür.[6] Moravcsik’ten çok önce Westberg[7] ve Marquart’ın[8] Bulgar ve Onoğur kavim adları arasında ilgi olmadığını, dolayısıyla bu devletin yerinin batıda olduğunu düşündüğünü de eklemek gerekir. Son zamanlarda Pohl bu devleti Azak’ın her iki yanına yerleştirmiştir.[9] Romaşov ise sonradan Kutrigurların Büyük Bulgar Devleti’ne katıldığını, Don-Dnyeper arasında yaşadıkları için de devletin sınırlarının batıda Dnyeper’e ulaştığını söylemiştir.[10] Ben ise önceki iki çalışmamda Kubrat’ın Bulgaristan’ın Dnyeper bölgesinde olduğunu belirtmiştim.[11] Bu devletin sınırları doğuda Don boylarında idi; batıda ise Bug nehrine dayanıyordu. Burada bu savım hakkındaki temel tespitleri sunacağım.

Devlet Nerede Kuruldu?

Kubrat’ın devletinin kuruluşu hakkında hâlâ tarihleme sorunları vardır. Gerçek olan şey, onun Avarlara karşı isyanının 627 yılındaki İstanbul kuşatmasında Avarlar ve müttefiklerinin yenilmesinden önce olamayacağıdır. Anlaşılan Kubrat Han, bu tarihe kadar Avarlara bağlı olarak Bulgarları yönetmiştir. Zira kaynaklar açık şekilde onun Avarlara isyan edip bağımsızlığını kazanmasından bahsederler. Onun ölüm tarihini belirlemek ise daha zordur. Elimize geçen kimi sikkelere bakılırsa, Kubrat 642 yılından sonra, ama 647’den de geç olmamak üzere ölmüştür. Theophanes’in bir kaydı ise durumu iyice karıştırır. Bizans vakanüvisi, İmparator 2. Constantine’in batıya hareket ettiği zamanda Kubrat’ın öldüğünü söyler, ama hareketten önce mi, sonra mı olduğunu bildirmez.[12] Yani ölüm tarihi 668’e kadar ertelenebilir. Ancak, tekrar para delilleri bu tarihi en fazla 650 yapmamızı sağlar. Bu tarih en mantıklı görünenidir.

Kubrat’ın devletini Kuzey Kafkasya’da değil de, batıda düşünmemizi gerektiren önemli bir ipucu, 1912 yılında, bugün Ukrayna ortalarında bulunan Mala Pereşçepino köyü yakınlarında bulunan ve Kubrat’ın olduğu varsayılan gömüttür. Burası Dnyeper’in sol ayaklarından Vorskla nehrinin sol kıyısındadır.[13] Gömütte çıkan herşeyin Petersburg’a, Hermitage’a götürüldüğü hakkında şüpheler vardır. Ancak buraya ulaşan iki yüzüğün üzerindeki damgalaştırılmış yazıda ‘Xobratoy’ (Khovratou) ve ‘Xobratou Patrikou’ (Khovratou Patrikou) kelimeleri geçmektedir.[14] Bu kabrin Büyük Han Kubrat’a mı, onun oğullarından birine mi, yoksa bir başka Kubrat’a mı ait olduğu tartışılmaktadır, ancak önemli olan, önceki bilginlerce Bulgar Devleti’nin merkezi olduğu sanılan topraklardan uzakta, yönetici sınıfa ait böyle bir kalıntının varlığıdır. Bu yüzden, Büyük Bulgar Devleti’nin merkezinin (ki, bu başlangıçta da olabilir, sonraki bir yer de) başka yerlerde olabileceği ihtimalini düşünmek için bir sebep ortaya çıkmaktadır. Öbür türlü bu mezarın nasıl buraya geldiğini açıklamak zorunda kalacağız.

Balint’e göre, esas arazisi doğuda olan Kubrat Han Hazar baskısı sebebiyle batıya çekilmiştir.[15] Yani, Bulgar Devleti’nin yıkılışına sebep gösterilen, Kubrat’ın ölümünden sonraki Hazar baskısı aslında daha erken bir tarihte gerçekleşmiştir. Fakat kaynaklar bu varsayım ile çelişmektedir. Söz konusu Hazar baskısı ve Kubrat’ın oğullarının davranışı ile ilgili bilgileri, bugün elimizde olmayan aynı kaynağa dayanan Theophanes ve Nikephoros verirler. Bu ikisi belli noktalarda ayrılırlar, ancak verilerinden ortak kaynaklarının ne söylediğini anlamak mümkündür. Buna göre, dağılıştan sonra Kubrat’ın oğlu Batbayan’a bağlı kalan halk, yazarlarımızın zamanında hala atalarının topraklarında yaşıyorlarmış.

Kuphis Gerçekte Hangi Nehirdir?

‘Ataların toprağı’ Kubrat’ın kaçtığı veya ölmeden az önce göçtüğü yer olamaz. Ortak kaynakta bu araziyi belirlemeye yarayacak üç ipucu vardır: Birincisi, bu ülke Maetois (Azak) bölgesinde bulunmaktadır; ikincisi Kuphis nehri boylarındadır ve üçüncüsü, diğer oğul Kotrag babasının ölümünden sonra Don nehrinin diğer tarafına geçmiştir. Don nehrinin öbür tarafı doğusu da olabilir, batısı da. Keza, Azak bölgesi bu denizin doğusunda olabileceği gibi, kuzeyinde de olabilir. Bu yüzden, elimizde sadece, ısrarla Kuban nehri olarak tercüme edilen Kuphis nehri kalıyor. Halbuki, kaynaklar Kubrat’ın oğullarından Esperik’in (Asparuh) Dnyeper ve Dnyester nehirlerini geçerek batıya ilerlediğini söylüyor. Eğer Kubrat’ın devleti Kafkaslar’ın kuzeyinde, Kuban boylarında olsa idi, Esperik’in batı yolunda ilerlerken Don nehrini de geçmesi gerekirdi. Ama kaynaklarda böyle bir şey geçmemektedir.

Kuphis nehrinin ismi Bizans’ın 10. yy.’daki imparator yazarı Constantine’de de geçmektedir. De Administrando Imperio’nun (bundan sonra DAI) 42. bölümünde Constantine, Tuna’dan Don üzerindeki Hazar şehri Şarkel’e giderken geçilecek ırmaklar arasında Kuphis’in ismini de verir.[16] Metinde ‘Kouphis ho Bogou’ ifadesi geçer. Eseri yayınlayan Moravcsik bunu ‘Kouphis kai ho Bogou’ olarak değiştirmiştir. Bu eklemenin doğru ve gerekli olduğuna karar vermek zordur, ama önemli olan Kuphis’in Bug ile aynı nehir olması değil, Dnyeper ile Dnyester arasında bulunmasıdır. Bu yüzden, onun Kuban ile aynı olması ihtimali kalmamaktadır.

Üstelik de Constantine’in verisi Theophanes’e uymaktadır. Zira Theophanes, bu nehrin Don ve İdil nehirlerinin birleştiği yerden doğduğunu söyler.[17] Orta Çağ’da Don ve İdil’in, şimdi Volgagrad kanalının bulunduğu yerde birleşip yeniden ayrıldığı yaygın bir inançtı. Kuphis’in Karadeniz’e nereden döküldüğü ise daha açıktır: Kırım’ın batısında bulunan Necropela veya Necropyla. Buradan Constantine de bahseder ve Dnyeper nehrinin ağzından sonra geldiğini söyler.[18] Burada yine de büyük ihtimalle Bug ve Dnyeper’in ortak halicinden bahsedilmektedir. Schramm da Kuphis nehri ile ilgili çalışmasında Theophanes’in bahsettiği nehrin Güney Bug olduğu sonucuna varmıştır.[19]

Bulgaristan’ın (Boulgaria) ve Kara Bulgarların doğuda, Kuban boylarında olmadığına işaret eden diğer kaynaklar da vardır. 7. yy.’da derlenen, ancak 9. yy.’a ait Latince bir tercümesiyle bize ulaşan Geographus Ravennas adlı coğrafya kitabı bunlardan biridir. Moravcsik’e göre bu kaynak Onoğur ülkesini (Onogoria) Don ve Kuban nehirlerinin aşağı boylarında göstermektedir.[20] Metin açık şekilde Onogoria’nın Karadeniz kıyısında ve şehirleri Livanius’un Azak bataklıkları yakınında olduğunu söylemekte, ancak hiçbir şekilde Azak’ın doğusuna işaret etmemektedir. Yani, Marquart’tan başlayarak pek çok araştırmacının kullandığı gibi, bu eserdeki verileri Bulgar ülkesini Kuban boylarına yerleştirmekte kullanamayız. Bu konuda yardımcı olabilecek kaynaklardan, elimize ulaşan 733-746 yılları arasını içeren bir kilise listesinde Onoğur ve Hun patriklerinin Kırım’da bulunan Got Metropolitliği’ne bağlı olduğu yazılıdır. Buradan da Onoğur Patrikliği’nin Azak’ın doğusunda olduğuna dair bir veri çıkartamıyoruz. Kuzeyde olması da aynı derecede mümkündür.

Bulgar Dağları ve Kara Bulgarlar

Yakınlarda yeni bir tercümesi yayınlanan Şiraklı Ananias adlı bir Ermeni’ye ait coğrafya kitabı, Bizans kaynaklarından bağımsız olduğu için, sağladığı bilgi bakımından önemlidir. 679’dan önce ama kesinlikle 668’den sonra yazıldığı anlaşılan kitapta şöyle bir cümle geçmektedir: “Hazarlardan, Bulgar dağlarından kaçan ve Avarları süren Kubrat’ın oğlu Esperik, Tuna deltasında bir adada yaşamaktadır.”[21] Aynı eserdeki Sarmat ülkesi betimlemeleri, Kubrat’ın oğlunun ‘At’ Dağları’ndan kaçtığını gösterir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ