KORAY AYDIN AKLANDI

Ali BAYKAN

Yazarın şu ana kadar yazılmış 127 makalesi bulunuyor.

Ali_Baykan

7 Ekim 2007

Koray AYDIN aklandı, Onun –ve ülkücü camianın- 7 yılını çalanlara kim hesap soracak !

İşbirlikçi medya, haberi verirken 216 yıl hapisle yargılanan birinin nasıl olup ta tek bir gün ve tek bir lira ceza almadığına vurgu yapıyor manşetlerinde..
Oysa sorulması gereken ;
“Yüce Divan tarihinde görülmemiş bir netlikte, suçlandığı tüm davalardan 11/0 beraat kararı alan birini hangi mantık, nasıl olup da 216 yıl hapis istemiyle yargılayabildi ?!”  sorusu olmalıydı.

AKP iktidarının kendi kirli çamaşırlarını dikkatlerden kaçırmak için yeniden başlattığı yüce divan sürecinde, Karadeniz Otoyolu ihalelerinden yargılanan eski Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu için, daha sonra Türk-Bank davasından yargılanan Mesut Yılmaz ve eski Devlet Bakanı Güneş Taner için, önce suçun neviinin “ihaleye fesat karıştırmak” tan “görevi kötüye kullanmak” şeklinde hafifletilerek değiştirilmesini ve bu sayede zaman aşımı hakkı doğmasını isteyen ve sağlayan, bu şekilde bu sanıkları hüküm giymekten kurtaran baş savcının, Koray Aydın için alışılmamış bir şekilde her ihaleyi ayrı ayrı değerlendirerek 29 ayrı davadan toplam 216 yıl 6 ay hapis ve 2 trilyon lira  para cezası ile yargılanmasını istemesi ve sağlaması bizim için manidardır.
Bu zaten Ülkücülerin “trajikomik” kaderidir.
12 Eylül sürecinde 10 kişinin katili olan bir Dev-Genç’li yada DHKPC’li  “Devleti ve düzeni silahla yıkmağa çalışmak” suçundan tek idamla yargılanırken, farzımahal üç kişiyi öldürmekten sanık olan bir ülkücü ise her suçtan ayrı ayrı olarak üç idamla yargılanmıştır. Bu da manidardır.

Hakkında yolsuzluk iddiaları çıktığında, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük deprem felâketinin yaşandığı dönemde Bayındırlık Bakanı olan Koray Aydın, kışa 2 ay kala prefabrikleri yetiştirince Japonlar bile şaşırmıştı. Ödülü bu ihalelerden ötürü önce medyada suçlanmak sonra yargılanmak oldu.
İktidarın MHP kanadı ile istediği köprüleri kuramayan Aydın Doğan medyası Koray Aydın’ı hedef tahtasına oturtup MHP’yi yıpratmaya çalışınca onların da kimsenin de alışmadığı, beklemediği bir cevapla karşılaştı..
Koray Aydın “MHP’nin ve ülkücülerin zan altında bırakılmaması için”  önce Bakanlık görevinden istifa etti, sonra da yargı yolu açılsın diye milletvekilliğinden istifa etti.
Türk siyasi tarihinde bu bir “ilk”tir.
Meclis soruşturma komisyonunun “Koray Aydın’ın Yüce Divan’da yargılanmasına gerek yoktur” kararı mecliste yine bir ilk örnek olarak “GİZLİ OY” ile oylandı ve meclis bu kararı onadı. Bu sonuç gerekçesi ile de istifayı reddetti.
Mecliste bu tür oylamalarda kayırma ve gurup baskısı olamasın diye “gizli oy” kullanılması MHP’nin Türk siyasetine bir kalite armağanıdır. Yılların mağduru ‘ülkücü camia’nın MHP hükümet ortaklığından umduğu “istihdam” beklentisine karşılık, devlete alınacak işçi-memur tüm personelin “SINAVLA” alınması yasası da MHP’nin Türk siyasetine benzer armağanlarından biridir.
Sözün burasında, Demirel’in Doğruyol Partisi milletvekili iken –bize göre- doku uyuşmazlığı sebebiyle, yine Türk siyaset tarihinde bir ilk ve tek örnek olarak “SİNE-İ MİLLET” e dönen Murat Sökmenoğlu, bir sonraki seçimde kendi duruşuna uygun siyaset zeminini MHP’ de görmüş ve MHP’ den milletvekili olmuştur.
Bunlar MHP’nin farkı ve siyasete getirdiği kalitenin örnekleridir.
Yıllarca Koray Aydın’ı ve onun şahsında ülkücü camiayı ve MHP’yi zan altında, töhmet altında bırakan kişiler ve kuruluşlar için bir yargılama süreci olmayacak olsa da, KAMU VİCDANI bu konuda sorgulanmayanları sorgulayacak, yargılanmayanları yargılayacak ve cezasını tarihe not düşecektir.

BEN DE AKLANDIM !

Yaklaşık 7 yıldır, dışımızdaki seçmen kitlesinden çok camia içinde konu edilen Koray Aydın suçlamalarına ilk gününden itibaren karşı koymaktaydım.. Sonuncusunu daha  birkaç gün önce bir eski milletvekilimizin iftar davetinde, sohbetin 57. hükümeti sorgulayan bölümünde konu eden bir arkadaşı cevaplarken yaşadım. Umarım bu gerçekten “son” dur.
İşte bu sebeple, kimi artniyetsiz olsa da kimi hesap güden bu aile içi tartışmada taraf konumum sebebiyle Koray Aydın ile birlikte ben de aklanmış oldum.
Ama asıl, bu suçlamaları ilk yaptıkları tarihten itibaren ve mahkeme safahatinde dahi suçu sabit gören ve gösteren yakıştırmalarla yayın yapan “işbirlikçi” ve “tetikçi” medyanın kamu vicdanında oluşturduğu yanlış kanaatten “ülkücü camia” olarak aklanmış olmaktan mutlu ve gururluyum !

www.ucuncuyol.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ