KIZILDERİLİ SEPET ÖRÜCÜLÜĞÜ VE TÜRK SEPET ÖRÜCÜLÜĞÜ İLE ORTAK ÖZELLİKLERİ

KIZILDERİLİ SEPET ÖRÜCÜLÜĞÜ VE TÜRK SEPET ÖRÜCÜLÜĞÜ İLE ORTAK ÖZELLİKLERİ

Doğayla bütünleşerek çeşitli ihtiyaçları karşılamak amacıyla yaratmak ve üretmek ilkel çağlardan günümüze kadar gelmiş ve devam etmektedir. İnsanoğlunun yaşadığı ortam ve iç içe bulunduğu doğa şartları onları yönlendirmekte ve etkilemektedir. Doğa’daki olayları, varlıkları sürekli önemsemiş ve mümkün olduğu kadar daha çok yararlanma yolunu seçmiştir.

İnsanoğlu var olduğu günden itibaren barınma ,yiyecek, giyinme v..b. ihtiyaçlarını karşılamak için çevresindeki doğayı ve doğa üstü güçleri kullanmışlardır. Bu nedenle sanat kavramı doğaüstü güçlere bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Toplumlarda doğa sevgisi ve korkusu her türlü sanatın özünü oluşturmuştur. Toplumlar ister yerleşik, isterse konargöçer yaşam biçiminde olsun doğadan etkilenmiş ve doğayı keşfetmek, işine yarar biçimde yönlendirmeye çalışmıştır. Dünya’da doğadan yararlanarak yapılan en eski sanat bitkisel örücülüktür. İnsanlar doğada bulunan bitkilerin dallarından, yapraklarından, gövdelerinden yararlanarak evlerini, giysilerini, yiyecek v.b. korumak için çeşitli özellikte kapları ve sepetleri yapmışlardır.

M.Ö. 3000 ait sepet örnekleri müzelerde görmek mümkündür. Ayrıca Oxford‘ta Pitt Rivers ve Londra‘da British Museum‘da da Mısır ve Amerika yerlilerine ait sepet örnekleri mevcuttur. (Crampton,1972) Eski mısırlılara ait kazılarda ortaya çıkarılan M.Ö. 8000-10000’e ait olan sepetler Britanya Müzesindeki Asuri kralı Asur Banibal’ın başının üzerinde tuttuğu M.Ö. 668 senesine ait resim ve Romalıların, Yunanların destanlarında sepetten bahsetmeleri çok önceleri sepet örücülüğünün bilindiğini göstermektedir. (Gürtanın, 1961)

Sir Leonard Woolley M.Ö: 3000‘e ait Mezopotamya Ur bölgesinde sarma tekniği ile yapılmış sepetlerin bulunduğunu vurgulamıştır. Herodotus “yer sakızı ile kaplanmış sepet botların M.Ö 5. Yüzyılda Fırat nehrinde kullanıldığını” söylemiştir. Bunun gibi botlar halen yerliler tarafından deri ile kaplanarak kullanılmaktadır. Kuzey Avrupa da sepet tiplerinin başlangıcı artı taban tekniğiyle yapılmış, sarma teknikleri kullanılmamıştır. Artı taban tekniğinin kullanılmasının en önemli nedeni sepetlerin söğüt bitkisinden örülmesidir. Eski Mısır çalışmalarında da artı taban görülmemiştir. (Bkz.Şekil11 ) (Crampton,1972;12 )

Yunan adalarında son Roma dönemine ait bulunan örneklerden, bir seramik parçasının dokusundaki şekiller o bölgede artı tabanlı sepetlerin örüldüğünü göstermektedir. (M.Ö. 2500 yılına ait örnek Oxford Ashmoleon müzesinde bulunmaktadır.)

Yunan ve Roma dini törenlerinde tanrıya sunulan giyeceklerin sepetlerde olduğu bilinmektedir. Treves müzesinde Romalılar döneminde yapılmış hasır mobilyalar, söğüt kanepeler bulunmaktadır. Kelt ve Galler M.S. 1. yüzyılda Evlerinde, Çitlerinde, gemilerinde ve kapılarında sepet örgülerinden yararlandıkları bilinmektedir. (Arlı, 1983; Atay, 1987) İngilizlere sepet örücülüğü “kelt” erden mirası kalmıştır. Söğüt sepetlerin en mükemmeli kuzey Avrupa da yapılanlardır. Norveç ve İsveç’te yarılmış Ağaç şeritlerinden yapılmış sepetler halen District ve Bewdley nehri kıyılarında bulunmaktadır. (Gürtanın, 1961; Crampton,1972; Arlı,1983) Fransa, Almanya, İtalya‘da söğüt, fındık, kestane v.b. materyallerden yapılmış çeşitli şekillerde sepetler yapılmıştır. Londra da halen sepet yapanlar mevcuttur. Almanya’nın merkezinde yapılan sepetler ve sepet okulları ve küçük sepet müzeleri mevcuttur. Bir tanesi de Viyana’dadır.

Sepet001[1]

Şekil – 1 Mısır sepet örücülüğü çalışması örnekleri Şekil – 2 Kuzey Amerika Yerlileri sepetleri (Crampton,1972)

Antalya-Finike arasındaki Kaledonya Burnundan çıkarılan, zamanımızdan 3300 sene kadar eskiye dayanan Hitit gemisindeki gram ve aletlerin taşındığı hasır sepet de Bodrum müzesinde bulunmaktadır. (Akpınarlı, 2000:245)

Sepet örücülüğü günümüzdeki sanatların en eskisi olduğu yukarıda açıklamalardan da anlaşılmaktadır. Dünyanın en eski el sanatlarından biri olan sepet örücülüğünün hammaddesi Buğday, Mısır, Yulaf, Çavdar, Pirinç v.b. tahılların ilk kez Orta Asya’da Türkler tarafından yetiştirildiği, göçlerle diğer bölgelere yayıldığı çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. (Kovankaya,1975; Akgül 1998)

Amerika yerlileri çömlekçilik, gümüş işçiliği, boncuk işçiliği, deri çalışmaları, dokumacılık, sepet örücülüğü, yorgan (quılt ) mask, bebek, tahta, taş, kemik oymacılığı v.b. konularda eşsiz güzellikte eserler yapmışlardır. Kızılderililer en eski el sanatları olan sepet örücülüğünü, doğadaki hammadde olan çeşitli bitkilerin ince dal, yaprak, kabuk v.b. kısımlarını kullanarak çeşitli form, desen ve kullanım alanlarına yönelik üretmişlerdir. Türklerin el sanatları tarihine baktığımızda da bitkisel örücülük konusunda Kızılderililerle aynı geçmişin paylaşıldığını görmekteyiz.

Kızılderili sepetleri, çoğu kabilelerdeki dini aktivitelerinde önemli unsurlardır. Navajolar seremonilerde çok çeşitli sepetler kullanmaktadır. Kangal sepet levhalar futbol yarışmalarında kullanılır. Her çeşit sepet danslarda özellikle üstü delikli sepetler halen çoğu hopi evlerinde kullanılmaktadır.

Apachi ergenlik törenlerinde genç kadınlar ağır yüklü sepetler taşırlar. Sepetler bazı kabilelerde seremoni için özel ücretle üretilerek kullanılmıştır. Dini dua Seremonileri boyunca bir çok kabile mısır v.b. yiyeceklerini sepetlerde sunmuşlardır. Bir çok özellikteki yerli seremonilerde sepetler, çeşitli kullanım için yapılmaktadır. Bazı kabilelerde ölüler sepetlerde yakılmakta bunun için yerli kadınlar en güzel sepetlerini cenazeleri için üretmişlerdir.. (Bahti,1997; 42)

Sepet002[1]

Şekil – 3 Söğütten Yapılmış Jıcarılla Apache Sepetleri ( Bahti,1997 ;46)

Navajolar sığınak ve barınaklarını sert ot, bitki. hasır ve bitki sicimlerle oluşturmuşlardır. Yazlık ve kışlık hoganlarının (evlerinin ) yapısında bitkisel materyal ağırlıkta kullanmışlardır. En büyük kabile olan Navajolar dokumacılığı Pueblo halkından öğrenmiş olsalar da; sepet, kilim, kumaş dokumacılığında mükemmel eserler yapmışlardır. Bükülmüş halatlar, örülmüş şeritler ve düğümler kullanılarak küçük objeleri taşımak için ağlar yapmışlardır. (James,1974) Hasırlar, sandallar, sandaletler, kapı kaplama parçalarının yapımında bitkisel lifler, sedir ağacı kabukları ve diğer bitkileri kullanmışlardır. Yerliler pamuğu buluncaya kadar ürettikleri bir çok üründe yoğunlukla bitkisel materyalleri kullanmışlardır. İlk örücülük örneklerinden biri sepet olmuştur. Daha sonra çeşitli dokumalar yapılmıştır. Ağaç kabuğu lifler keten, kenevir, ısırgan otu ve diğer bitkilerden çeşitli ölçülerde eğrilmiş ipler, ağaç tahtaları, ince dallar, kökler, sarmaşıklar iğneli dikenler, tüyler ve çeşitli hayvansal dokuları, bükmeden, örerek kullanmışlardır. Bu materyallerden hasır ,sepet, kutu, ağlar, tuzaklar ,düz giysiler, kemer sandalet, şapka, ceket v.b. eşyalar yapmışlardır.. (W.h. Holmes Bureau of Ethnology)

Sepet003[1]

Şekil – 4 Söğütten Yapılmış Navajo Sepetleri ( Bahti,1997; 46)

The great kabileleri sepet sanatı olarak huş ağacı kabuklarından kutular, kaplar, giysi, savaş kapları ve dekoratif eşyalar yapmışlardır. Kuzey Amerika boyunca çeşitli formlarda ve farklı materyallerle sepetler yapılmıştır.

Kuzey Kaliforniya kabilelerinde Pomo, Hıpo, Washoe ve Yurok da deniz kabuğu, tüy kullanarak yapılmış sepet örnekleri çok etkileyicidir…

Sepet004[1]

Şekil – 5 Pomo ve Yukot Kabileleri Sepeti San Dıego Museum Of man –California (Sommer, 1994;50)

Bu kabileler ve diğerleri tarım ve avcılıktan çok sepet yapımcılığı ile meşhur olmuşlardır. Ayrıca ihtiyaçları için su geçirmez sepet geliştirmişlerdir. Kaliforniya nın merkezinde, Chumash’ta en iyi sarma tekniğiyle sepetler yapılmıştır. Kuzeybatı kıyılarında ki kabilelerden olan Haida, Tligıt ve Makah’ ta şapka ve kapaklı sepetlerin en güzel ve kompleks örnekleri görülmüştür.. (Sommer, 1994; 12-13 )

Sepet005[1]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ