KIRGIZ TÜRKLERİ VE KIRGIZ TÜRKÇESİ

KIRGIZ TÜRKLERİ VE KIRGIZ TÜRKÇESİ

Kırgız Türkleri Türk tarihinin bilinen en eski kavimlerinden biri olan Kırgız Türkleri, Çin kaynaklarında “Ge-kun”, “Kien-kun”, “K’i-ku”, “Hegu” adıyla geçmektedir. Köktürk yazılı metinlerinde “Kırkız”, Tibetçe kaynaklarda “Gir-kis” şeklinde geçen Kırgız adının, bazı araştırıcılara göre, “kır” ile “gez” kelimelerinin birleşmesinden oluştuğu ve “kır gezen” anlamına geldiği; bazılarına göre ise “kırk” ve “yüz” sayılarının birleşmiş şekli olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca, Kırgız adının, “kır Oguz”, yâni, kır Oğuzları kelimesinden çıktığı da belirtilir. Kırgızlar, efsanelere göre “Kırk Kız”dan meydana gelmişlerdir.

VI. yüzyılın sonlarına ait Çin kaynaklarında, Kırgızlardan “Hakas” adıyla söz edilmekte ve bu kavim, uzun boylu, sarı saçlı, al yanaklı ve mavi gözlü olarak vasıflandırılmaktadır. Kırgızlar, M.Ö II. ve I. yüzyıllarda Tanrı Dağlarının doğusu ile Tannu-ola arasındaki bölgede Kien-Kun adında müstakil bir devlet kurmuşlar; daha sonra Aral Gölü ve Hazar Denizinin kuzeyindeki bozkırlar ile Tanrı Dağlarına kadar yayılmışlardır. M.Ö. II.yüzyılda Kırgızlar, Büyük Türk Hun İmparatorluğuna katılmış; 560 yılında Kök-Türklere tâbi olmuşlar; 758 yılında Kök-Türklerin yerine geçen Uygurların hâkimiyetine girmişlerdir. 840 yılında Uygurları mağlup eden Kırgızlar, Ötüken’e yerleşerek bir devlet kurmuşlardır. Bu devlet, 924 yılında ortadan kaldırılmıştır. Moğol İmparatorluğu döneminde Çağatay ulusuna dahil olan Kırgızlar, XVI-XVII. yüzyıllarda Kalmuk ve Moğollarla mücadele etmişler; XVIII. yüzyılda Hokand Hanlığına katılmışlardır. Türkistan Türklerinin güçlenmesinden rahatsızlık duyan Çin Devleti, 1757 yılında Doğu Türkistan’ı, sonra da Hokand Hanlığını mağlup etmiştir. Hokand Hanlığını oluşturan Özbek, Kırgız, Kıpçak ve Kazak Türkleri, daha sonraki yıllarda birbirleriyle sürekli mücadele içinde olmuşlardır. Ruslar, Hokand Hanlığındaki bu iç karagaşadan faydalanarak 1852 yılından itibaren Türkistan memleketlerini ele geçirmeye başlamışlardır.

Ruslar tarafından işgal edilen yerler, “Türkistan Bölgesi” adı altında Orenburg’a bağlı bir askerî valilik hâline getirilmiş; Orenburg’dan sonra 1867’de Taşkent merkez olmak üzere Türkistan Genel Valiliği oluşturulmuştur. Sır-derya, Fergana, Semerkand, Yedi-su ve Hazar-ötesi (Türkmenistan) bölgeleri bu valiliğe dahil edilmiştir. 1873-1875 yıllarında Hokand Hanlığı iktidar mücadelesi içindeyken Kırgızlar, Rusların kötü idaresine karşı ayaklanmışlardır. 1876 tarihinde Hokand Hanlığı “Fergana Bölgesi” adı altında Türkistan Genel Valiliğine bağlanmıştır. 1885 yılında Oş’ta; 1898 yılında Andican’da meydana gelen ayaklanmalar, yenilgiyle sonuçlanmıştır. Kırgızların en kanlı ayaklanması, 1916 tarihinde gerçekleşmiş; bu isyan sonucunda binlerce aile Çin’e göç etmiş ve yüzlerce insan kurşuna dizilmiştir.

1 Mayıs 1918 tarihinde bütün Türkistan, Türkistan Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adı altında birleştirilmiş; 1926 yılında Kırgızistan, Kırgızistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adını almıştır. Sovyet döneminden sonra Gorbaçev’in 1986’da başa geçmesiyle başlayan açıklık (glasnost) ve yeniden yapılanma (perestroyka) hareketi sonucunda Kırgızistan Cumhuriyeti 12 Aralık 1992 günü bağımsızlığını ilân etmiştir.

Kırgız edebiyatında sözlü edebiyat geleneği büyük öneme sahiptir. Manas, Er Töştük, Kococaş, Canıl Mırza, Kurmanbek, Er Tabıldı, Canış-Bayış, Olcoboy menen Kişimcan gibi destanlar, bu geleneğin önemli örnekleridir.

XIX. yüzyılın ikinci yarısında sözlü gelenekte ve kültür yapısında önemli değişiklikler olmuştur. Hokand Hanlığı zamanında İslâm dininin etkisi giderek artmış; dinî okullar ve medreseler açılarak Arap alfabesini okuyup yazan insanların sayısı çoğalmıştır.

Doç. Dr. Hülya Kasapoğlu ÇENGEL

Manas Üniversitesi Türkoloji Bölümü / Kırgızistan
Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi/ Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ