KAFKASYA VE AVARLAR

KAFKASYA VE AVARLAR

Avarların konar göçer mi yoksa yerleşik bir halk mı olduğu konusunda literatürde muhtelif görüşler bulunmaktadır. Theophilactus Simocatta’nın Avrupa’ya gelen Avarları “sahte Avarlar” (pseudoAvar”) olarak adlandırması bu problemi daha da büyütmektedir. Bazı araştırıcılar onların Asya Avarları ile aynı halk olduğu kanaatindedirler. Kafkasya Avarları konusunda ise onların yerli halklarla karışarak asimile olduğu ve yalnız Avar isminin muhafaza edildiği fikri de kabul edilmektedir. Ancak, Avarların Kafkasya ile ilgisine dair materyallerin araştırılması bu meselenin daha da derin izlere sahip olduğunu göstermektedir. Bu da Avarların menşei konusundaki görüşleri üçe çıkartmaktadır.

Gürcü kaynakları (“Kartlis Tshovreba”) Bizans imperatoru I. lustinya’nın (527-565) Devri’nde doğudan gelen Türkmen boyları ile birlikte Avarların gelişini ve onların Hazar Denizi’nden Karadeniz’e kadar olan bütün araziyi zaptettiklerini kaydeder. Bu kaynaklarda, lustinyan’ın Avarları Kafkasya geçitlerinde ve Hunzak’ta (Serir) yerleştirdiği kaydedilir. lustinyan en nüfuzlularını ise Kartaliniya’da prens derecesine yükseltir. Bu zamandan itibaren Kartaliniya’nın hakimleri bu Avar prens neslinden seçiliyordu. Bunlardan biri olan Konstantin 844 yılında Araplar tarafından öldürülmüştür. Konstantin’in varisleri “Ksan Eristavları” rütbesini almışlardır. Onların içerisinde Tarnik Bizans’da Romanos’un hakimiyyeti Devri’nde İstanbul’u Varda Sklerden temizlemişlerdir.[1]

Ksan Eristavlarının kroniklerinde ilk Gürcü Çarı İstvinian Calut, Rüstemi Tshrazmanın Eristavı (eristavların eristavı) rütbesine yükseltir. F. D. Jordanna İstvinian’ın Bizans İmparatoru lustinyan olduğunu kaydeder. Kaynak Nakapuani’deki İsroli geçidinde yerleşdirilen bu “kuzey cengaverlerini” Bibilu (Bobolitay) olarak adlandırır ve onların İsroli’de yerleşirken büyük evler kaleler yapmaya başlamalarını gösterir. S. S. Kakabadze bu bilgiyi Gürcistan’a göç ettirilmiş Avarlarla ilgilendirmektedir.[2] Bibiluların gösterişli evler inşa etmesi sınır muhafızları görevini ifa eden bu halkın göçebe bir kavim olmadığını göstermektedir. Batılı kaynaklar da Avarların, Avrupa’da çok çabuk evler inşa ettiklerini kaydederler.[3] Kaynaklardaki, Nakapuani’deki (Nuha?) İsrali’yi XVI-XVI11. asırlarda Azerbaycan’ın kuzeybatı sınırlarında bulunmuş Car-Tala Avar boylarının askeri siyasi birliğinin adı – Tsor ile Bibilunu da Vahuştinin belirtikleri Carın eski adı- Pipineti ile mukayese etmek mümkün olmaktadır. Car-Tala boylarının tarihi arazisine uygun gelen Zagatala-Balaken bölgesinde aslında Kuzey Kafkasya için karakteristik olan birçok ev ve kaleler (“sivu ruk”) şimdiye kadar kalabilmiştir. Bu tarihi binalara bölgede “hin” denilmektedir. Bunun da kaynağı Arapça “henne”-korumak, -sığınacak veya Fars. “hane” -ev sözleri ile ilgilendirmek mümkündür. XVIII. asır kaynaklarında Safevi birliklerinin Car-Tala’ya hücumunda bu ev kalelerin askeri amaçla istihkam amaçlı kullanıldığı görülür.[4]

Bizans İmparatoru Iustinyan’ın Avarları Gürcüstan’da yerleştirmesi uzun süre devam eden siyasi durumla ilgilidir. Bu devirde Bizans ve İran aslında Gürcistan’da üstünlüğü ele geçirmek için mücadele etmekteydiler. Farslar bir tek Gürcistan’ı değil, Lazika’yı da ele geçirmek istiyorlardı ve böylelikle Karadeniz’e çıkarak Bizans için tehlike oluşturabilirlerdi. Fakat, Bizans bu döneminde Avarların düşmanları olan Göktürklerle[5] de görüşmeler yapar. Avarlar bu görüşmelerde kendi iradeleri ile hareket etmişlerdir. Onlar kuvvetlerini Bizans’ın müttefiklerine karşı yönlendirir ve Bizans’tan istedikleri toprakları kendi güçleri ile alarak Pannoniya’da yerleşirler. Belirttiğimiz gibi Gürcü kaynakları (“Kartlis Tshovreba”) Guaram Kuropalat’ın Avarlarla uzun süre savaştıklarını, daha sonra lustinyan’ın Avarlarla Guaram arasında barış sağlaması hakkında bilgi verir. Fakat, Guaram Kuropalat 570 yıllarında Mesketya’ya gönderilmişti. Djuanşeriani Türklerin savaşa başlaması ile ilgili kasra Ambarvezin Ran ve Gürcistan’dan gitmesini gösterir, daha sonra Gürcülerin ricaları üzerine lustin, Guaram’ı kuropolat tayin eder.[6] 570-573 yıllarında Avarlar Bizans ile savaş halinde idiler. 573 yılında Bizans Avarlarla her yıl vergi vermek karşılığında barış anlaşması imzalar. Bu hadiselerin Kafkasya’da kalmış olan Avarlarla da ilgisi olduğu görülmektedir. 589’da Bizans’ın İran’a karşı oluşturduğu koalisyona Gürcü valisi Guaram da Alan ordusu ile iştirak etmiştir. Gürcü kaynaklarına göre, Bizansın Göktürkler ile ittifakında Guaram aracı olmuştur.[7] Bu durumda Avarların Guaramla ve Alanlarla birlikte İran’a karşı mücadele etmesi şüphelidir.

L. N. Gumilyev, Avarların önceleri İranla anlaşma yaptığını tahmin etmekte ve bunu tehlikeli komşularını Balkan’a göndermekle Bizansı düşman yerine koymuş olan Fars diplamasisinin bir zaferi olarak değerlendirmektedir. Bu şartlarda Bizans’ın mütefiki olan Os (Alan) Çarı Sarosin’in Avarlara yardım etmesini istisna bir vaka olarak görerek Avarların Kafkasya’dan çıkmak zorunda kaldıklarını yazar.[8] Ancak, V. B. Kovalevskaya, Kuzey Kafkasya’da iki ayrı teamülü olan Alan gruplarının olduğunu gösterir. Bizans’ın sadık müttefiki olan Batı Alanlarının (Sarosiy) farklı olarak Doğu Alanlarından sabit olmayan mevki tuttuklarını ve 562 yılında Fars ordusu ile Doğu Gürcistan’a tabii olduklarını bildirmektedir.[9] Buna ek olarak, Sarosin’in kendisinin de Göktürklerle dostça münasebetleri olduğunu söylemek doğru olmaz. Bizans kaynaklarının Avarların Kafkasya’da kalması hususunda bilgi vermemesinin sebebi ise, muhtemelen Avarların İran ile ilişkilerinin olumsuzluğu sebebiyledir. Menandros 574, 576 yıllarında Bizanslılarının Azerbaycan’da Kür’ün yakınlarında Sabirler ve Alanlarla karşılaştığını da kaydeder.[10] Bunu Gürcü kaynaklarında rivayet olarak[11] verilmiş bir bilgi ile karşılaştırmak mümkündür: “İskender Kür’ün yanında vahşi Bun Türklere (Turanlılar) rastlar. Onlar Yevuseylerdir (Yarusey), Keyhüsrev tarafından kovularak Mesketya’ya gelmiş ve Sarkinetin’de “demir çıkarılan yer” dört kalede istihkam edilmişlerdir. Sonra buraya Hunlar gelmiştir ve Hunlar Bun Türklere vergi vermek şartıyla Herh’te iskan edilmişlerdir.[12]

Hamdullah Gazvini, Kür’ün çıkış yerine yakın Aparşahr şehrinin varlığını bildirir. Kahetiya’da Abriya ülkesi (Ereti?) olarak gösterilir.[13] Ermeni cografyasında (VII. asır) Kür’ün yakınlarında Varazmanavr etnotoponimi kullanılmaktadır. S. Aşurbeyli, kelimenin ikinci bölümündeki (-Avar)’a bakarak, Avarların Azerbaycan’da yerleştirildiğine delalet etdiğini söyler.[14] İlginçtir ki, Gürcü kaynakları Bun Türklerinin Hazar denizinin güneyinden Kür boyunca yayıldıklarını gösterir.

Theophılactos Simocatta Oğuzların Göktürklere karşı isyanından sonra sağ kalmış 10.000 kişinin Pannoniya’ya Avarların yanına kaçmasını kaydeder ve onların Varhunilerin (Avar-Hun) kolu olan Kotzagir ve Tarniah kabileleri olduğunu bildirir.[15] Doğu kaynakları ise 584, 585, 601 yıllarında “Abarların” Göktürklere karşı isyanından bahseder.[16] Abarların ve Avarların (Hionitler) aynı kavim olduğu aşikardır. Göktürklere karşı Tien-Şan’dan gelen ve Göktürklerin takibinden kaçan Avarlar, görülüyor ki bu kez güney yolu ile İran’dan geçerek Kür’den yukarıya Kafkasya’ya gelmişler ve muhtemelen Bizans sınırlarında müttefiklere ihtiyacı olan Hüsrev Anuşirvan (531-579) ile anlaşma yapmışlardır. Bu şartlarda, Kür’ün yanında Bizans birlikleri ile karşılaşan Avarların kim olduklarını bildirmemeleri gerekiyordu. “Sahte Avarlar” hakkında bilgilerin yayılması da Avarların veya Hionitlerin (Akhun) İranla gizli münasebetleri ile alakadar olmalıdır.

Sonraki hadiselerde Avarlar, Farslarla birlikte 626 yılında İstanbul’u muhasaraya alırlar, Herakleios’un 622-626 yıllarda Kafkasya’ya yaptığı akınında görülür ki Kafkasya’daki Avarlar da Herakleios’a ciddi bir mukavemet göstermişlerdir. Gürcü kaynakları “İskenderin” on bir ay Sarkineti’de Bun Türk Turanlılarını muhasaraya aldığını bildirir.[17]

Serir hükümdarı muhtelif kaynaklarda “Avar”, “Dağların Hakanı”, “İpacac”, (Arab. “sibasica” – spasig, merzban), “Vahrarzan-şah” (Veretragna, Bahram), “Filan-şah” unvanları ile adlandırılırır. Arap kaynaklarında ve tarihi edebi eserlerde (“Nihaya al-İrab”, “Acaib’ü ad-Dünya”, “İskender-name”) Serir hakiminin Behram Gurun veya Behram Çubi’nin neslinden olması, Serirde Keyyanilerin efsanevi tahtının ve Keyhüsrev’in mezarının bulunduğu yolunda fantastik hikayeler de bulunmaktadır. Yerli kaynaklar Avar’ın (Serir, Hunzah) yedi kapısı olduğunu belirtir. Hunzah hanlarının unvanı “nusal” ile aynı kaynaklı olan Gürcü unvanı “nasval” “vali” Avarca “Kapıların sahibi”, yani merzban anlamını verir. Diğer Gürcü unvanı “mourav” “serdar” Avarların adını bildiren “maarulav” (me’er, me’erav) “dağlı”, yani “Avar” kelimeleri ile izah olunur. Bu, Gürcü kaynaklarının Avarların Gürcistan eristavları[18] olarak seçilmesi hakkındaki bilgileri de tastik eder. Gürcü kroniğinde Hunzların, Tuşinlerin ve buradaki diğer Ma’cuslarının eristavlığı Tsuketinin hakimi Abuhvastronun “Dağların Hakimi” neslinden olmasını gösterir.[19]

L. N.Gumilyev, Avrupa’ya gelmiş Avarların (Hionitler) efsanevi Turan’ın soyu olduğunu bildirir.[20] O, Sarmat-Alan grubundan olan Hionitlerin, Göktürklerin (İstemi Han) tazyiki neticesinden Oğur halklarının yanına kaçmasını gösterir ve Hionit-Oğur karışmasının Macar arkeologları tarafından da tastik edildiğini kaydeder.[21]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ