İREVAN (REVAN) VİLAYETİNDEKİ DEMOGRAFİK DEĞİŞİKLİKLER ÜZERİNE

İREVAN (REVAN) VİLAYETİNDEKİ DEMOGRAFİK DEĞİŞİKLİKLER ÜZERİNE

Tarih öylesine konuşmayan bir hatip ki, seleflerin vasiyetlerini tüm detay ve tanıtımlariyle haleflere belirtir, ihtiyaç ve refah nedenlerini, gelişme ve çöküş yollarını onlara anlatır.

A. A. Bakihanov

Azerbaycan XIX. yüzyıl başlarında Rusya ve İran devletleri arasında paylaşılmış; Kuzey Azerbaycan Rusya, Güney Azerbaycan da İran egemenliğine geçmiştir.

Araştırma konumuz, Azerbaycan tarihçiliğinde son yıllara kadar yeterince incelenmemiştir. Tarihçilerin bir kısmı eserlerinde ülke nüfusunun demografik durumunun bir takım alanlarına değinseler de[1] Kuzey Azerbaycan’ın arazi sınırları Baku ve Elizavetpol vilayetleri çerçevesinde ele alınmış, Nahçıvan bölgesi kısmen araştırılsa da Erivan arazisi -Azerbaycan’ın tarihi toprağı olarak- Azerbaycan tarihçiliğinde “unutulmuş”, tarihi hafizadan uzaklaştırılmış ve bir yerde “yabancılaşmıştı”. Yalnız Azerbaycan Cumhuriyeti ikinci kez bağımsızlığına kavuştuktan sonra araştırmacılar Azerbaycan tarihinin yeni dönemini araştırırken, Çukur-Sed toprağını da dikkate almışlardır.[2]

XIX-XX. yüzyılın başlarında Erivan vilayetindeki demoğrafik değişimler ve onların sonuçlarına geçmeden önce Rusya İmparatorluğu’nun Kuzey Azerbaycan’ı işğalinden sonra Azerbaycan topraklarında yaptığı idari-coğrafi yapılanmaya bakmak istiyoruz.

XIX. yüzyılının ilk otuz yılında Rusya İmparatorluğu’ Kuzey Azerbaycan’ı işgal etmiş ve sürekli ve ardıcıl bir amaca yönelik sömürgecilik siyaseti yürütüp, Azerbaycan topraklarında “makaslama” operasyonu düzenlemiştir. XIX. yüzyılın ortalarına doğru Azerbaycan’ın kuzey hanlıkları ortadan kaldırılmış, onların yerinde Ermeni vilayeti, Kaspi vilayeti ve Gürcü-İmeretiya vilayeti oluşturulmuştu. XIX. yüzyılın 40’lı yıllarında Rusya İmparatorluğu’ işğal ettiği arazileri kendisinin idarı-bölge sistemi içinde “eritmek” amacıyle Azerbaycan topraklarında Şemahı (1858 yılı Şemahı depremi sonucu il merkezi 1859 yılında Baku’ya taşınmış ve Baku guberniyası (vilayeti) diye adlandırılmıştır.) İrevan, Derbent (1860 yılında bu vilayet kaldırılmıştır), 1868 yılında Elizavetpol vilayetlerini kurmuştur.

Bu vilayetlerin kurulması ilk önce “makaslama” ilkesine dayanmıştı. 21 Mart 1828 tarihinde kurulan Ermeni vilayetine dört kaza bağlanmıştı: Bembek ve Şoragel, Erivan’, Külpin ve Nahçıvan.[3] 9 Haziran 1849 tarihli fermanına göre 1850 yılında Erivan Guberniyası kurulmuş ve Ermeni vilayeti ve Alexandropol kazası birleştirilerek, beş kazaya bölünmüştü. Sonraki yıllarda “makaslama” sürmüş, 1870 yılında Şerur Dereleyez kazası kurulmuş ve 1868 yılında Ordubat kazasının Mihri bölgesi, Elizavetpol vilayetine verildiği için Erivan Guberniyası kesin olarak 1872 yılında oluşmuş ve yenibaştan yedi kazaya bölünmüştü: Erivan’, Alexandropol, Nahçivan, Novo-Bayazit, Sürmeli, Şerur- Dereleyez, Eçmiadzin.[4]

XIX. yüzyılın sonlarına doğru Çukur-Seed topraklarında Rusya İmparatorluğunun sömürü siyasetinin taleplerine uyğun olarak idari-coğrafi yapı tamamlanmıştı.

XIX. yüzyıl başlarında Azerbaycan’ın kuzey topraklarını işğal eden Rusya İmparatorluğu, amaca yönelik iskan siyaseti yürütmüş ve bunun sonucu olarak Erivan Guberniyası’nda ciddi demografik değişiklikler ortaya çıkmıştır. XIX. yüzyılın otuzlu yıllarından başlayarak hıristiyan gruplar kuzey Azerbaycan’a yerleştirilmiştir. İskan edilenler arasında bulunan Ermeniler, Rusya İmparatorluğu’nun daha fazla güvenç ve ümit kaynağı idi. Çünkü IV. yüzyılda kendi devletini kaybeden Ermeniler, Rusya İmparatorluğu’na daha çok meyilliydiler. İran Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermeniler, Doğu Hıristiyanları oldukları için Rusya İmparatorluğu’nda yaşamak isteklerini de saklamıyorlardı. I. Petro’nun hakimiyeti döneminde dünyaya dağılan Ermenilerin arzusu: “Rusyanın onları müslüman zulmünden kurtarması”ydı,[5] fakat Ermenilerin bu niyeti o zaman gerçekleşmemiş ve onlar elverişli durumun meydana gelmesini beklemek durumundaydılar.

XIX yüzyıl başlarında Rusya İmparatorluğu’ Güney Kafkas’ın ve Azerbaycan’ın kuzey topraklarını işgal ederken, Ermenilere bağlı büyük planlar tasarlamış ve 1813 yılında Gülistan Anlaşması imzalanmazdan önce bu planlarını gerçekleştirmeye koyulmuştur. Eylül 1806’da Rusya Kafkas ordusunun temsilcisi Nesvetayev’e verilen malumatta, Bayazit paşalığından 10 bin Ermeninin, Azerbaycan toprağı olan Erivan hanlığına göçmek arzusunda olduğu görülmektedir.[6] Erzurum Ermenileri de Erivan hanlığında yaşamak istiyorlardı.[7] Asırlarca taşıdıkları Ermeni devletinin kurulması ümitlerini Rusya İmparatorluğu’nun desteğine dayanarak besleyen Ermeniler, 1804-1813 arasındaki Rus-İran harbinde Güney Kafkasya’da askeri operasyonlar yapan Rus ordusuna aktif olarak yardımda bulunuyorlardı, General N. Sipyagin[8] “Ermenilerin cesaretleri ve Rusya’ya olan sadakatlerini”[9] zikretmekte; General N. F. Rtişev[10] de Ermenilerin Rusya İmparatorluğu’na sadakatinden ve Rusya’ya önemli hizmetler yaptığından bahsetmektedir.[11]

Tarihi belgeler adı geçen Rus generallarının fikirlerini desteklemektedir. P. D. Sisyanov’un[12] söylediğine göre, Ermenilerin ideolojik ve politik önderi başpiskopos Nerses Aştarakski, Rusların Gence hanlığını işgali sırasında yardım etmiştir. 1809 yılında İrevan kalesi general İ. V. Gudoviç[13] tarafından kuşatılırken, üç kilise-Eçmiadzinebaşı olan Nerses Aştarakski Rusların askeri güçlerine yardım amaciyle “12 bin pud tahıl ve un, 25 bin pud barut”, göndermiş ve bununla da “Rus ordusunu zor bir durumdan kurtarmış ve yardımlarından ötürü pırlanta ile ödüllendirilmişti.[14] Ermenilerin ve onların ideolojik ve politik önderinin “kahramanlıkları” üzerine Karabağ’ın Ermeni melikleri Sankt Peterburg’a, Rus filosunun amiralı, Ermeni M. Lazarev’e malumat veriyorlardı.[15]

1804-1813 arasındaki I. Rus-İran Harbi’nin sonuçlarına göre tüm dünyaya dağılan Ermenileri Güney Kafkasya’ya yerleştiremeyen Rusya’ya karşı, onlar yine ümitlerini yitirmemişti. Bu yüzden de Ermeniler 1826-1828 yıllarında II. Rus-İran Harbi döneminde Rus ordusuna aktif surette yardım ediyorlardı. Bununla ilgili, kimi tarihcilere göre, “Ermeni zanaatcılar Şuşa’nın savunmasında büyük katkıda bulunmuşlar”,[16] Erivan kalesi Rus ordusu tarafından kuşatılırken, Ermeniler yardım etmişlerdir.[17]

1826-1828 yıllarındaki II. Rus-İran ve 1828-1829 arasındaki Rus-Osmanlı Savaşı sonucunda İran ve Osmanlı Devletleri’nde yaşayan Ermenilerin kitle halinde bölgeye göç etmesi için elverişli koşullar oluştu. Ermenilerin Kuzey Azerbaycan’a göçü sırasında Rusya onları yakın yerlere yerleştirmeğe gayret etmiş ve bölgede onları kendisine bir dayanak yapmayı amaç edinmişti. Rusya İmparatorluğu’ tasarladığı bu planı Azerbaycanlılar (ın) ve onların tarihi toprakları üzerinde gerçekleştirmişti. 21 Mart 1828 tarihinde alınan senato kararına göre 10 Şubat1828 tarihinde İranla imzalanan antlaşmaya dayanarak, Rusya’ya katılan Erivan Hanlığı ve Nahçıvan Hanlığı bundan sonra emrimizle Ermeni vilayeti adlanacaktır” denilmektedir.[18]

Nahçıvan ve Erivan hanlıkları sayesinde Ermeni vilayetini kuran Rusya’nın hakim çevrelerindeki inanç, Ermenilerin metropol ülkenin sadık dayanağı olacağı yönündeydi. Bu fikir o donemin tarihi belgelerinde kendi aksini bulmuştur: “Genellikle, Hıristiyanları (ermenileri) Nahçıvan ve Erivan eyaletlerine iskan için teşvik gerekir, çünkü burada mümkün mertebe hiristiyan nüfüsun sayısının arttırılması göz önünde bulundurulur”.[19]

Türkmençay Anlaşması’nın imzalanması sonucu 1828-1829 yıllarında İran’dan Kuzey Azerbaycan’a Ermeniler kitle halinde göç etmişlerdir. Sayıları 6,946 aile ve 35.560 kişiye ulaşmıştır.[20] Bunlardan 2.557 Ermeni ailesi Nahçıvan eyaletine yerleşmişti.[21] Tahmini hesaplarımıza göre 1.400 Ermeni ailesi Erivan eyaletinde yerleşmişti. Edirne anlaşmasının imzalanması sonrası Osmanlı Devleti’nden Kuzey Azerbaycan’a Ermeniler göç etmeğe başladı. 1829-1830 yıllarında Osmanlı Devleti’nden Güney Kafkasya’ya, özellikle de Kuzey Azerbaycan’a 14 bini aşkın Ermeni ailesi veya 84 binden fazla Ermeni göç etmişti.[22] Göçen Ermenilerin ilk göç edenleri Gümrü civarında, Bembek ve Alagöz bölgelerinde başlıca olarak da yerli halkın -Azerbaycanlıların terkettikleri köylere yerleşmişlerdi.[23] 2.264 aile Kars’dan, 4.215 aile Bayazit’ten gelmişti.[24]

Böylece, Ermenilerin yoğun şekilde yerleştikleri araziler, tarihen Azerbaycan toprağı olan Erivan ve Nahçıvan hanlıkları olmuştur. Bu da şu gerçeği kanıtlıyor ki, XIX. yüzyılın başlarında Rusya İmparatorluğu’nun önünde Karabağ meselesi yoktu ve sömürü siyasetini yürüten devletin tek hedefi işgal edilen Türk topraklarında yeni Ermeni Devleti kurmak ve bunu imparatorluğun çıkarlarına tabi tutmaktı.

Genellikle, XIX. yüzyılın birinci yarısında Kuzey Azerbaycan’da ciddi demografik değişiklikler ortaya çıkmıştı. Bu dönemde ülkeye gayrimüslim nüfus göç etmekle kalmıyor, yerli nüfusu oluşturan çok sayıda Azerbaycanlı da kendi ana yurtlarını, topraklarını terkedip gidiyorlardı. Öyle ki, 1830 yılı sonlarında Azerbaycanlılar Erivan’, Nahçıvan hanlıklarını Bembek ve Şoragel, Şemşeddil topraklarını kitle halinde terkederek, genellikle İran ve Osmanlı Devleti’ne göçmüşlerdir. Onların topraklarına ise, yukarıda kaydettiğimiz gibi, adı geçen devletlerden göç ettirilen Ermeniler iskan edilmişti.[25]

Gerçeğe dayanan tarihi kaynaklar Azerbaycanlıların göç sürecini kanıtlamaktadır. V. Grigoryev’e göre, 1827-1828 yıllarında Nahçıvan hanlığında yaşayan 4600 aileden 4170’i Azerbaycanlı Türk ailesi idi, yani[26] Azerbaycanlılar hanlık nüfusunun %90’dan fazlasını oluşturuyorlardı. Türkmençay ve Edirne Anlaşmaları sonucu 1400 Azerbaycanlı Türk ailesi kendi topraklarını terk etmiş ve sonunda 1832 yılında bu arazide Azerbaycanlıların sayısı 2.791 aileye inmişti,[27] yani bu bölgenin nüfusunun %60’nı oluşturuyordu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ