İLK TÜRK DEVLETLERİNDE BÜROKRASİ

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE BÜROKRASİ

Bürokrasi terimi etimolojik olarak bugünkü kavram ve anlamı hatta kaynakları itibariyle tamamen Batı yönetiminin bir kurumu şeklinde yapılanmıştır.

İlk Türklerde sevk idare ve yönetim kurumlarında bu kavramın karşılıklarını yani Bürokratik işleyişi anlayabilmek için Batı normlarında bürokrasinin analitik bir tahliline ihtiyaç vardır.

“Bürokrasi” umumiyetle teknik terim olarak bu tâbiri kullananların zihninde kırtasiyecilik, sorumluluk yüklenmekten kaçınma, işlerin yavaş yürütülmesi, keyfi kararlar hattâ idari yoldan baskı yapma nevinden tasavvurlar uyandırmaktadır. Devlet olan her yerde bürokrasi vardır. Bu açıdan bürokrasinin tarihi devlet ile aynıdır denebilir.

Geniş halk kitleleri tarafından benimsenen bu menfî fikri tavır ve davranışların yanı başında “bürokrasi” terimini devlet teşkilâtı veya memurlar topluluğu mânasında kullananlar da çoktur.

Bugünkü ilmî yayınların çoğunluğunda ise bu terim kamu sektöründe veya özel sektörde bulunan büyük cesamette teşkilât ve idareyi ifade eden tamamen tarafsız (neutre) bir tabir olarak geçmektedir.

Bürokrasi teriminin karşılığı olarak Türkçede “kırtasiyecilik” deyiminin kökeni, kağıt manasına gelen “kırtas”tan gelmedir. Çok eski Arapça metinlerde de bu kelimeye rastlanır. Şemseddin Sami’ye göre menşei Yunancadır. Arapçadan Arapçaya “Larausse” (Fransa’da basılmıştır) lügatine göre Latincedir. Bugünkü Arapça’da Divaniye, Devavinin (Divan’ın çoğulu) tasallutu, yani haksız egemenliği şeklinde ifade edilmektedir.

“Bureaucratie” ya da Bürokrasi Osmanlıcaya ilk defa “memurin-i aklamın galebe-i nüfuzu” şeklinde, “bureaucrat” kelimesi de “kelime-i aklam” şeklinde çevrilmiştir.

Necati GÜLTEPE

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ