HAYDİ, GENÇLER ÇANAKKALE’YE…

Ramazan DEMİR

Yazarın şu ana kadar yazılmış 55 makalesi bulunuyor.

Ramazan-Demir_Arsiv

Çanakkale Savaşlarında düşmana karşı kahramanca ve o nispette de erce, dürüstçe savaşan Mehmetçiğin dünyaya öğrettiği çok şey olmalıdır. İnsanlık dersi verdiği gibi hayat dersi de veriyordu düşman esirlerine…

Aradan bir asır geçmemiş olmasına rağmen, o Mehmetçiğin değil ki düşmanları, çocukları hatta torunları bu ruhtan uzaklaşmaya başladılar!

Canakkale0041

Mehmetçiğin dünyaya öğrettiği insanlık dersine şimdi dünyanın çok daha ihtiyacı var…

Açık ve örtülü savaşlar yine devam ediyor…

Acımasızca yürütülen sömürüler, bencillikler, küçük çıkarlar için açlığa, ölüme terk edilen çocuklar; insanlar kana, gözyaşına boğuluyor…

Bu bağlamda Çanakkale’de Mehmetçiğin gösterdiği, yaşattığı insanlık örneğine şiddetle ihtiyacı var dünyanın…

İnsanlığa samimi olarak bu ruh halini yaşatacak, içten sevmenin, hoş görmenin erdemini gösterecek ve insanları buna inandıracak örnekler gerekiyor…

Aksi takdirde, sevgisizlik, bencillik, saygısızlık artacaktır…

Zayıfın ezildiği, sömürüldüğü, ölüme terk edildiği; doyumsuz sermayenin gaddarlığıyla yaygınlaştığı bir dünyada, kimse huzurlu ve mutlu olamayacaktır. Toplumun, Çanakkale ruhunu yaşamaya ve yaşatmaya yeniden ihtiyacı var…

Giderek artan maddecilik, bencillik ve egoizmin sevgi denizinden mahrum bırakmayacağı gönüller, vicdanlar kalmayacaktır…

***

Ölümlerine sadece üç dakika kalmıştı, saatin ibreleri her “tik-tak” deyişinde ölüm biraz daha yaklaşıyordu…

Nefesler tutulmuş, sinirler çelik yay gibi gergindi…

Sadece üç dakikaları vardı…

Hayatlarını vatan için feda etmeleri isteniyordu…

Kimdi bu gençler, hayatını feda etmeye hazır bu gençler?

Galatasaray Sultanisinden, Tıbbiyeyi Şahaneden, Darülfünunun diğer fakültelerinden talebelerdi…

Aralarında onlarca analarının “Kınalı Kuzu”ları da vardı…

Askere yollanırlarken, bayramlık yerine, ‘vatan için kurban’ edilmek üzere ellerine, perçemlerine-poriklerine- kınalar sürülmüş; “Kınalı Kuzu”lar…

Beklenen saniye geldi, o ses gürledi; kulakların zarlarını patlatıyordu bu ses… Kalpleri yerinden fırlatıyordu… “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum. Sizler ölünceye kadar geçecek süre içerisinde yerinizi yeni kuvvetler alacaktır!”

***


Canakkale0031Sevgili gençler şimdi size bir sorum var;

Evet, ya sizden istenseydi bu?

Ne yapardınız?

Bir an için düşünün ki vatan yine tehlikede, kurtarılmayı bekliyor, cumhuriyet korunmayı bekliyor sizden…

Siz, öyle bir anda verilen emre itaat etmez miydiniz?

Bu soruyu yürekten ve ruh bütünlüğünüzle düşünün lütfen…

Kalbinizin sesini dinleyin…

Verdiğiniz cevap size ne hissettiriyor?

“Evet” mi, “hayır” mı?!

Yoksa arkanızda bırakamayacağınız eşiniz, çoluk çocuğunuz, zenginliğiniz, mal-mülkünüz, mevkiiniz mi aklınızdan geçiyor?!

“Aman bana ne?” mi diyeceksiniz?

Bunu anlayın ve kendinizi sorgulayın…

Hâlbuki onlar sizin için, bizim için, hepimiz için kendilerini feda ettiler…

Özgürlüğümüz için, bağımsızlığımız için…

Bazen ümitsizliğe kapıldığınız anlar olabilir; karamsarlığa düşebilirsiniz de…

‘Yazık… Boşuna ölmüşler!’ diye düşündüğünüz, dediğiniz anlar da olabilir…

Gerçekten Onların boşa öldüklerine inanıyor musunuz?

Bundan gerçekten emin misiniz?

***

Ey sevili genç arkadaşım” diye bir ses gelse gaipten ve dese ki; “… Hey arkadaş, bak ben buradayım; semadan gelip geçen, uçan kuşlar bizi tanırlar; kanımızla sulanmış topraklardan güç alarak yeşeren, gürbüzleşen çayırları, otları yiyen koyunlar-keçiler bizi tanır; şurada eğrilmiş bükülmüş, kanımızı emdirdiğimiz topraktan besin alırken bile sıkılan, utanan ağaç da tanır bizleri…”

“Evet, sevgili genç arkadaş, senin yaşındayken bu vatan için bu toprakla kucaklaştım; severek, gülerek…”

“Herkes tanıyor bizi, şahadetimize, ruhumuza hürmet ediyor, olanlardan ders alıyor, kimisi de ‘imreniyor’, kimisi de gelip geçerken ‘rahmet’ okuyorlar…”

“Peki ya sizler!?”

“Bizi, Gelibolu’daki vatan toprağının bağrında ebedi olarak, yine vatan için nöbette olan Bizleri, ne kadar tanıyorsunuz!?”

Canakkale0011
Diyen sese kulak vermelisiniz sevgili gençler…

Çanakkale ruhunu iyi anlamalı ve anlamını yüreğinizde hissetmelisiniz…

İstiklal Savışı Çanakkale’de kazanıldı…

Cumhuriyet Çanakkale’de kuruldu…

Türk Milleti Çanakkale’de dirildi…

Mustafa Kemal Çanakkale’de ebedileşti…

O gün, Batı emperyalizminin çelik ve barut karşısında yenildiği gündü; emperyalizmi yenen Türk azim ve iman gücü, vatan aşkı, özgürlük aşkıydı…

Emperyalistlerin niyetleri ve amaçları hiç değişmedi…

Yeniden vatanın bütünlüğü, bayrağın tekliği, cumhuriyetin payidarlığı yine hedeftedir; daha organize, daha donanımlı ve daha bol kamuflâjlı… Bunun farkında mısınız sevgili gençler?!

Yeniden dense ki; “Haydi, Gençler Çanakkale’ye..!” cevabınız ne olur?…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ