"HALİFE" MUSTAFA KEMAL…!

"HALİFE" MUSTAFA KEMAL…!

Ramazan-Demir_Arsiv

Toplumlar üzerinde emperyal niyetleri olan güçler, önce onları bölük-pörçük etmek için her türlü yöntemi denerler. Ana hedef, toplum içinde birbirine düşman kesimler yaratmak…

Toplumun belli kesimlerini birbirine “rakip”, “muhalif”, “düşman” derecelerinde ayrıştırmak ve sonunda çatıştırmak…

Türk milleti üzerinde de bu plân ve stratejiler çok yoğun bir şekilde uygulana gelmiştir; bugün de devam etmektedir…

Her toplumun fertleri mutlak bir homojen yapıya sahip değiller. İnsanlar hem kimlik hem de kişilik bağlamında farklılıklar gösterirler; ‘bundan daha doğal bir şey olamaz’ dersiniz. Doğrudur…

Her ne sebeple olursa olsun insanların kabul ettikleri farklı değerleri savunmaları normal bir sonuç… Fakat toplumda birileri bu özelliklerini öne çıkarıp, başkasına dayatma eyleminde bulunuyorsa, o takdirde yanlışın sonucuna da razı olmak durumundadır; zira, başkası tarafından kendisine başkaca dayatmaların olacağını da varsaymak zorundadır…

***

Türklük/Türkçülük ve Kürtlük/Kürtçülük…

Son yıllarda bir türlü anlaşılamayan kültürel kimlik şemsiyesi olan ve hiçbir dönemde “ırkçılık” olarak anlamlandırılmayan, algılanmayan “Türk milleti ve Türk milliyetçiliği” kavramına alternatif kavramlar türetildi ve yeni “kimlikler” olarak dayatıldı. Buna karşılık milletin asli unsuru olan Türk milleti hakkında fikir beyan etmek, neredeyse “suç” olamaya başlayacak!!!

Baksanıza; ülke idaresinin sorumluları bile “Türklük” karşıtıymış da haberimiz yokmuş!!! Türklük ile “Kürtçü” ırkçılığı aynı kefede tartılıyormuş!!!

Bunları duymak, tek kelime ile “korkunç” hatta “felaket” olarak nitelemek mümkün…

Bu ifadeler karşısında “hicap” duymamak mümkün değil…

***

Türklük Yoksa Cumhuriyet de Yok!

Türk milletinin kurtuluş ve kuruluş felsefesi; bütünleştirici, birleştirici ortak kültürel kimlik olarak Türk milliyetçiliğidir…

Eğer Türklük ve Türk milliyetçiliği devletin temel öğesi olarak alınmazsak, o zaman İstiklal Savaşını da, Cumhuriyetin kuruluş felsefesini de ret etmiş olmaz mıyız?!!

Türk milletine dayatılan yeni kimlikler için milletin topyekûn olarak alacağı tavır son derece önemlidir. Sahip olduğu kültürel kimlik olan Türk milleti (ilişti: Bu terimleri ırk-soy anlamında alanların amaçlarının farklı olduğunu; Türklük-Türk milleti ifadelerinin ırkla, soyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini; bunun kültürel bütünleşmeyi sağlayan bir temel kimlik olduğunu çeşitli defalarla yazılarımda belirttim) ve Türk milliyetçiliği yüksek değeri savunmak, yeni kimlik dayatıcılar kadar doğal haklarıdır…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti “Türk milleti” ana kimliği ile tezahür etmiş bir anlayış ve idealle kurulmuştur. Türk milleti, tebaa olmaktan kurtulup “millet” olmuştur… Millet olmanın da ilkeleri, kuralları vardır…

***

Bireyin İnancı Özgürlüğüne Bağlı…

Türk milletinin fertleri, birey olarak farklı ya da aynı inanç sistemlerine bağlı olmakta serbesttir. Çünkü inancın temeli ferdin hürriyetiyle doğrudan ilişkilidir. Bağımsız olmayanın ne serbestçe inancı ne ibadeti ne de dini olabilir…

Bugün kiliseler yerine camiler, çan sesleri yerine ezan okunuyorsa, bunu İstiklal Savaşını yapan başta Mustafa Kemal Atatürk ve komuta kadrolarıyla Türk milletinin bağrından sökülüp vatan toprağını kanıyla kutsallaştıran Mehmetçiklere borçluyuz…

Bu topraklarda bugünkü varlık sebebimiz onlar sayesindedir…

Hiç kimse, ama hiç kimse bunu asla unutmamalıdır…

***

Ümmetçilik..

Etnik temelli milliyetçilik yapmak; yeni “soy” denemelerini ortaya çıkarmak, inanç temelli “cemaat”, “tarikat” ayırımları yapmak toplumu ayrıştırma taktiklerinin başında gelmektedir.

“Kavmiyetçi” karalamasıyla, Türk milletini sevmek ve yüceltmek için ana görevli insanları suçlayarak, “ümmetçilik” yapanlar hiçbir dönemde başarılı olamamışlardır. Türk milleti için Allahın elçisine ümmet olma şerefi ayrı şeydir, mensup olduğu milletini sevmek ve yüceltme sevdası ayrı şeydir. Biri diğerinin tamamlayıcısıdır.

Türk milleti ümmettir fakat “ümmetçi” değildir…

Ümmetçi düşüncenin erbabı kişiler öne çıkarılarak; kitabı, Allah’ı “bir” olan insanlar birbirlerine düşürülmekte ve bu ayrıştırma amaçlarına hizmet vermektedirler.

Hem ümmetçi, hem de etnik ırkçı olan güruhlar, “Türk milleti” kelimesini kullanmaya karşı son derece “hasis” davranırlar. Atatürk hiçbir zaman milletin mukaddesatını politika aracı ve devletin yönetiminde “oy” kaygısıyla kullanmamıştır.

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum; Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde; inanç ile ilgili hiçbir cümlesi yoktur.

Acaba neden? Düşünmek gerek…

Gençliğe hitabesinin temeli, ulus (milli) ve ulusal (milliyetçi) kimliğe hitap edilme fikri vardır. Manevi değerlere dayanan bir söylem yoktur; hele din ve tarikat hiç yoktur…

Çünkü inanç, fert ile Allah arasındaki bir sözleşmedir…

Yaratıcısına “kulluk” yapıp yapmamak kişinin tercihidir…

***

“Halife” Mustafa Kemal…

Padişahın “kulu” olmaktan öte bir hürriyeti olmayan vatandaşların hilafet rejiminin kurtarıcısı olarak Atatürk’ü görmeleri ve bu hususta ciddi telkinler yapma arzuları son derece ilginçtir. Fakat Atatürk bu istemlere meydan vermedi…

Atatürk isteseydi kendini “halife” ilan edebilirdi; ama O bunu yapmadı; inanç sömürüsüne karşı olduğu için yapmadı…

İnanıyorum ki öyle bir teklif getirilmiş olsaydı başta muhalifleri Atatürk’ten yana oy kullanırlardı…

Atatürk, Türk milletinin mensup olduğu milli kimlik ile inanç kimliğini ayrı telakki etmiş ve hiçbir zaman bu iki kimliği birbirine karıştırmamıştır. Kişi ile Yaratan arasındaki bir sözleşme olan inanç kimliğine kimsenin müdahil olması asla bağışlanamaz…

Buna müdahale edenler, milli ve manevi değerlerle birbirine kenetlenmiş toplumu ayrıştırma amacına yönelik amaçları taşıyanlardır. Türk milletini ayrıştırmaya ant içmiş düşmanlar ve onların yerli işbirlikçi hainlerdir; bu plânın sahibidirler; onlar asla bunu bilinçsizce yapmazlar; ülkemizde uygulanmaya çalışılan ayrıştırma hamleleri belli merkezlerin yönlendirmesi ve çok sistemli olarak yapılmaktadır.

Bunun farkında olmak ve yapılan saldırılara karşı suskun kalmamak gerekir…

www.r-demir.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ