FERGANA’DA YERLEŞİM YERLERİ

FERGANA’DA YERLEŞİM YERLERİ

A. Fergana’da Şehirler, Kasabalar, Köyler

Genel olarak VIII. yüzyıl, Orta Asya’nın iki büyük dönemini ayıran bir hudut zamanıdır. Arapların fethi ve bununla birlikte yeni dinin yayılışı ve Arap dilinin devlet dili yerine geçmesi, küçük prensliklerin tek devlet sistemine dahil edilişi, yeni kültürel ve ekonomik münasebetlerin meydana gelmesi bölgedeki maddi ve manevi kültürün tamamıyla değişmesine yol açmıştır.

İlk zamanlarda şehirlerdeki yapılara, büyük zarar veren Arap fetihleri aynı zamanda bunların biçimlerinin büsbütün değişmesinde de büyük rol oynamıştır. Orta Asya’nın Arap Hilafeti’ne bağlanması Yakın Doğu ile Maveraünnehir arasındaki ticari ilişkilerin genişlemesine yol açmış ve bu durum doğal olarak şehirlerin gelişmesinde de büyük etken olmuştur.[1] Bölgenin İslam sancağı altına girmesi dolayısıyla bir merkezden yönetilen muntazam Hilafet kuruluş sistemine bağlanması, kültürel ilişkilerin ilerlemesine, ticaretin ve zanaatın gelişmesine yol açarak Orta Asya’nın IX-X. yüzyıllarda meydana gelen ikinci şehirleşme döneminde önemli rol oynamıştır.[2] İslam müelliflerinin Maveraünnehir şehirleri hakkında yazdıkları ile yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda elde edilen bilgiler, bu tarihi döneme özgü ayırıcı vasıfların ve olayların bütün Fergana şehirlerinin kaderinde de belli bir derecede iz bıraktıklarını göstermektedir.

IX-X. yüzyılların Fergana vadisi, İslam coğrafyacıları tarafından detaylı bir şekilde tasvir edilmiştir. Yazılı kaynaklar Arap fütühatı sırasındaki Fergana hakkında Kâsân, Ahsıket, Urest ve Hocend olmak üzere ancak dört şehirden söz etmektedir. X. yüzyıl coğrafyacıları ise Fergana’da 40 şehrin olduğunu belirtirler. Bunlardan Hocend, daha o zamanlarda duvarlarla çevrilmiş bir rabata sahipti.[3]

Fergana bölgesi Sema’ni’ye göre doğuda Ceyhun ve Seyhun nehirlerinin ötesinde bulunan geniş bir bölgedir.[4] Yakut Hamavî, Fergana’nın sadece bir bölge adı olmayıp aynı zamanda bir şehir adı da olduğunu bildirir. Ona göre bölge, doğuda Haytal tarafından Türklerle sınır olup Semerkant’tan 50 fersahlık bir mesafede bulunuyordu[5] (Hurdadbih’te 53 fersahtır).[6] İstahri, vilayetin çok zengin ve nüfusunun çok kalabalık olduğunu kaydeder. Ona göre Fergana dağlarında çok sayıda altın, gümüş, bakır, firuze, civa, kömür ve nuşadır bulunmaktadır. Maveraünnehir’de nuşadırın bulunduğu tek maden ocağı buradadır.[7] Mukaddesi, Fergana’da bulunan yaklaşık 40 tane büyük ve küçük şehirlerden söz eder.[8] Şehirleri sayarken otuz bir isim zikreder ve başşehir hariç bunları üç gruba ayırır: 1- Miyan Rudan Bölgesi; Şimdiki Narin Nehri ile Kara Derya arasına denilip Doğu Fergana’yı temsil etmekteydi. 2- Nesya Bölgesi; Güney Fergana’yi temsil etmekteydi. 3- Vagiz Bölgesi; Kuzey Fergana’nın yani Sir Derya’nın kuzeyinde bulunan şehirleri içine almaktaydı.[9]

Mukaddasi ve diğer coğrafyacıların verdiği bilgilere göre birinci gruba Nasrâbâd, Minare, Renced, Şikit, Zârkân, Hayrlam, Beşbeşan, Özkent; İkinci guruba: Oş, Kuba, Bereng, Marginan, Riştan, Vankes, Kend, Aval, Nevkat-Miskan, Uştikan, Zenderamş; Üçüncü guruba: Bûkend, Kâsân, Bâb, Çarek, Aşt, Tubkâr, Dicerkerd, Bigân, Tishan, Cidgil, Şâvdân, şehirleri girmekteydi.[10]

İbn Havkal’e göre Fergana’nın alt bölgeleri arasında: Yukarı Nesya, Aşağı Nesya, Asbara, Nukad, Miyan-Rudan, Cidgil, Urest, Besafar ve Aşt bulunmaktadır. Hocend tarafından Fergana’ya girince ilk alt bölge Yukarı Nesya’dır. Buranın şehirleri arasında Vankes, Sûh, Huvakand (Hokand), Riştan vardır. Aşağı Nesya buraya bitişir. Aşağı Nesya şehirleri arasında Marginan, Zenderamş, Necrenk, Ustikan, Andukan (Andican) ve Hali bulunmaktadır.[11] Zikredilen iki alt bölge ova ve çayır olup bunların arasında dağların olmadığı söylenir.

İbn Hurdadbih gibi, en eski Arap coğrafyacılarına göre, Batı Asya’dan Hilafet’in şark hududuna giden ana yol Hocend’de Sir Derya’yı aşar, bundan sonra Ahsıket’e kadar sağ sahili takip eder ve Ahsıket’ten sonra yeniden nehri aşarak Kubâ, Oş ve Özkent’e ulaşırdı.[12]

İstahri, Sir Derya’nın güneyindeki mıntıkalardan geçen bu yolu ana yol sayıyordu.[13] Şehirlerin bulunduğu yerleri öğrenmek için şehir sayımındaki düzen ve bunların arasındaki mesafelerin tespiti çok önemlidir. İstahri, vadi boyunca Güney Fergana’dan geçen bu Hocend-Özkent ana yolunu tasvir ederken şu şehirleri sayar: Hocend’den Kend’e kadar 1 merhale, Kend’den Soh’a kadar bir merhale, Soh’tan Riştan’a kadar bir merhale, Zenderamiş’tan Kuba’ya kadar bir merhale, Kuba’dan Oş’a kadar 1 büyük merhale, Oş’tan Özkend’e kadar bir büyük merhaledir.[14]

Ana yolun güneyinde Asfara (İsfara), Aval ve Nekad denilen dağlık bölgeler bulunuyordu. Asfara bölgesindeki şehirler Tâmâhuş ve Bamkâhuş idi.[15] Bamkâhuş Sûh’tan beş fersah, Tâmâhuş da Bâmkâhuş’tan bir mil uzaklıktaydı.[16] Bölge kısmen ovada ve kısmen dağda yer alıyordu.

Avâl şehri aynı addaki alt bölgenin merkezi olup Suh’tan on fersah uzaklıkta Ucne yolu üzerinde idi. Şehrin köyleri olup, ayrı ve kenarda bulunan bir alt bölgeydi. Hududu’l-Alam’daki bilgilere göre Bagaskan şehri Avâl’e aitti.[17]

Nukad (Mukaddesiye göre Nevkâd),[18] dağlık bir şehrin adı olup aynı zamanda kurenin de adıydı. Şehrin adıysa Miskan idi ve başka bir şehri de yoktu.[19] İstahri’ye göre Nukad, Kubâ’dan doğuya yönelik 7 fersahlık bir mesafede bulunuyordu.[20]

İslam müellifleri batıdan Fergana’ya giden ilk şehir olarak Hucanda’yı (Hocend) gösterirler. Söz konusu yüzyıllarda Hocend şehri bazen Fergana’ya bağlı olup, bazen de müstakil bir idari bölge durumunda idi.[21] İbn Hurdadbih ve İbn Havkal[22] Hocend’in Fergana’ya hudut olup buraya dahil olduğunu, yalnız yönetimin ayrı olduğunu bildirirler. İbn Havkal’e göre şehir Şaş nehrinin batı kıyısında yer almıştır. Şehrin uzunluğu genişliğinden fazlaydı. Her tarafı bağ ve bostandı. Fakat şehrin içinde bostanlar yoktu, evleri dağınıktı. Az sayıda köyü ile şehri ve kuhendizi vardı. Camisi şehirde, Darü’l- İmâre’si rabattaki meydanda, hapishanesi ise kuhendizdeydi. Halkı güzel ve insanlık sahibiydi.[23]

Şehir herhalde nehir boyunca 1 fersahtan fazla (6-8 km.) bir mesafede uzanırdı. Evleri çoğu zaman birbirine çok yakın bir şekilde yapılırdı. Bunlar genelde şehrin etrafında yer alırlardı.[24] Mukaddesi, şehrin güzel ve temiz olduğunu yazar. Ona göre bu tarafta Hocend’den daha temiz şehir yoktur. Şehir ortasında ırmak akardı ve buraya dağlar bitişirdi. Müellif: “Akıllı kişiler şehri methetmişlerdir, şairler şiirlerinde anlatmışlardır”[25] der. Hudûdu’l-Âlem’deki bilgilere göre Hocend’in etrafında tarlalar çoktu, ve yetiştirdikleri bitkiler arasında en çok nar ağaçları bulunuyordu. Şehir sakinleri çok cesur ve savaşçıydı.[26]

Hocend’den bir fersahlık mesafede Kend şehri bulunuyordu.[27] Bu amillikte Kend’den başka şehir yoktu. Yakut, şehirde bademlerin çok olmasından dolayı ona Kand-i Badem dendiğini söyler. Bu bademlerin kabukları o kadar ince olurdu ki elle kırılabilirdi.[28] Buradan badem çeşitli ülkelere ihraç edilirdi. Mukaddesi’ye göre Kend’de çarşıların ortasından bir dere (veya kanal) akardı.[29] Mukaddesi onu Fergana şehirleri arasında gösterir.

Hocend ile Fergana arasında bir hudut yerini tutan Vankent veya Vankes şehri yer almıştı. Şehir küçüktü fakat kalabalık bir ekim tarlalarına sahipti.[30] Mukaddesi Vankent’in Riştan kadar büyüklükte olduğunu söyler. Ona göre Riştan büyük bir yer olup, camisinin biri çarşıya, diğeri meydana açılan iki tane kapısı vardı.[31] Hududu’l-Alem’in yazarı Riştan, Huvâkand (Hokand) ve Zenderamış şehirlerinin çok nüfuslu olduklarını ve bunların da pek çok ekim tarlalarına sahip olduklarını bildirir.[32] Yakut’a göre Riştan, Marginan köylerinden biriydi.[33] Huvakand (Hokand) hakkında Arap coğrafyacıları başka bilgi vermezler. Sem’ânî, şehri hiç tasvir etmeden sadece adını zikreder.[34] (Yakut’ta da aynısıdır).[35]

Nihayet Yukarı Nesya’nın diğer bir şehri olan Soh, dağlardan meydana gelen bir şehir olup, 60 köyü vardı. Amillikleri, durumu, ahalisinin kalabalığıyla ayrı bir büyük kûre sayılırdı.[36] Şehir Buttam ile Fergana arasında yer alıyordu.[37]

Aşağı Nesya şehirlerine gelince; Marginân, Yakut’un malumatlarına göre Fergana’nin en meşhur şehirlerinden idi.[38] Fakat böyle denmesine rağmen diğer kaynaklarda, şehir hakkında pek fazla malumata rastlanmaz. Sem’ânî de aynı bilgiyi verir, fakat farklı olarak şehrin Gandab adlı bir mahallesinden söz eder.[39] Mukaddesi’ye göre Marginan küçük bir şehir olup, Cuma camisi çarşılar içindeydi ve şehir kapıları önünden bir nehir geçerdi.[40] Uştikan küçük bir şehir olup camisi çarşısındaydı.[41] Andukan (Andican) Yakut’ta sadece bir köy adı olarak zikredilir.[42] (Sem’ânî’de de aynı bilgiler geçer).[43] Andukan ancak XIII. yüzyılın ikinci yarısında Moğol hakanları Kaydu ve Tuva Han zamanlarında şehir konumuna gelmiştir ve XIII. yüzyıla kadar Fergana’nın başkentliğini yapmıştır.[44] Aşağı Nesya’nın diğer şehirleri hakkında başka bilgilere rastlanmamaktadır.

Güney Fergana’ya ait olup ana yol üzerinde bulunan şehirlerden Kubâ ve Uş (Oş) şehirleri vardi. Kubâ, İstahri’ye göre bu yüzyıllarda Fergana’nin başkenti Ahsiket’ten sonraki ikinci büyük şehirdir. Ona göre Kubâ, buradaki şehirlerin en güzellerindendi. Burada kuhendiz, rabat, Cuma camisi ve çarşılar vardı.[45] İbn Havkal aynı bilgileri vermekle birlikte şunları da ekler: ” şehrin kuhendizi harap olup camisi buradadır. Çarşıları rabattadır. Dar el-İmâre hapishane de rabattadır. Rabatın etrafını çeviren bir sur bulunur. Kubâ’nın, Ahsıket’in bostanlarından ve sularından daha fazla bostanı suyu vardır”.[46]

Mukaddesi Kuba’nın merkezlerden daha rahat, daha geniş, daha hoş, daha temiz, daha cazip bir şehir olduğunu bildirir. Hatta ona göre mantıken buranın merkez olması gerekirdi. Şehrin ortası meydanlık olup camisi çarşısındaydı. Hakîmler Kuba için “Fergana Kuba’dan ibarettir. Geri kalanı çör çöptür” demişlerdir der.[47] Şehrin muharebe hazırlığı ve sayısı çok köyü vardı. Kubâ hududunda başka bir şehir olmayıp, başka bir amillik de bitişmezdi. Hudûdu’l-Âlemin müellifi Kubâ’yı, Fergana’nın en büyük ve en gelişmiş mamur şehri olarak gösterir.[48]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ