ERBİL ATABEYLİĞİ

ERBİL ATABEYLİĞİ

Ne var ki, Muzafferiddin, ülkesi dış baskı ve saldırılara uğradığı sıralarda düşmanı olan Bedreddin’e başvurmaktan da geri kalmıyordu. Fakat o, bu kritik durumları atlatır atlatmaz eski tutumunu yeniden alıyordu.

618/1222’e doğru Muzafferiddin’in bölgesi diğer Müslüman doğu memleketleri gibi Moğol saldırısına uğradı. Kendi askerleriyle tek başına Moğollara karşı gelemeyeceğini anlayan Muzafferiddin, Bedreddin’e başvurmuştur. O da kendisine asker göndererek yardımda bulunmuştu. Çünkü Bedreddin de Moğolları önlemek istediği gibi kendi ülkesi için Moğollara karşı bir baraj oluşturan Erbil’in de ayakta kalmasını istiyordu. Bu sırada Moğollara karşı bir gövde gösterisi yapmak ve bölgede kendisinin büyük bir güç olduğunu ispatlamak isteyen Halifenin Kuş-temir komutasında yolladığı askerlerle Musul ve Erbil birlikleri Dakuk’da bir araya gelmişti. Fakat Muzafferiddin’in komutasında olan bu Müslüman orduları, Moğolların çekilmesiyle dağılmıştır.

Muzafferiddin hayatının sonuna doğru bir Moğol saldırısı daha atlatmıştır. 628/1230’da Moğol öncüleri Azerbaycan tarafından Erbil yöresine girerek köyleri yağmalayıp ellerine düşenleri öldürdüler. Bunun üzerine Muzafferiddin, Musul emiri Bedreddin’den yardım istedi. Bedreddin de askerlerini Erbil’e gönderdiyse de Moğolların buradan geri çekilmesi üzerine, bunlar da savaşmadan geri döndüler.

C. Muzafferiddin’in Ölümü

Muzafferiddin Gökböri 630/1232’de Erbil Kalesi’nde ölmüştür. Ölümü üzerine yıllardan beri Erbil’de hüküm sürmüş olan Begtekin oğullarının yönetimi sona ermiş ve Erbil de Abbasi Halifesinin topraklarına ilhak olunmuştur.

Muzafferiddin, İslam dinine yapmış olduğu büyük hizmetleriyle ün kazanmıştır. Hele mevlit münasebetiyle her yıl düzenlediği törenler, tarihçiler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Hatta bu zamanda Erbil’e yakın bölgelerden büyük bir kitle halinde fakih, sofu, vaiz, hafız, şair ve saire halkın bu törenlere katılmak amacıyla Erbil’e geldiklerini biliyoruz. Her yıl Şam’a mal ve mücevherler göndererek Haçlı memleketlerinde esarette bulunan Müslüman askerlerini satın alan Muzafferiddin, bunları Erbil yakınındaki Beyt un-nar köyünde misafir ediyor, sonra bunlara elbise ve mal vererek memleketlerine gönderiyordu. Çok hayırsever olan Muzafferiddin, yoksullara sadaka veriyor, onları giydiriyordu. Onun bununla ilgili olarak yaptığı sosyal müesseseleri de dikkate şayandır. Bununla birlikte Muzafferiddin, zalim bir hükümdar olarak vasıflandırılmış ve halktan zorla mal sızdırdığını bazı tarihçiler yazmıştır.

Muzafferiddin zamanında Erbil’de kültür faaliyetlerine bakılırsa bunun da çok gelişmiş olduğu görülür. Erbil, Muzafferiddin sayesinde öteki İslam merkezleri gibi aydın ve bilgin kişilerin merkezi haline gelmiş ve burada birçok bilim adamı, yazar ve şair de yetişmiştir. Muzafferiddin, Hanefi ve Şafii fakihleri için Erbil’de bir medrese de yaptırmıştır.

Erbil, Muzafferiddin döneminde elde ettiği şöhreti orta çağ boyunca hiçbir zaman kazanamamıştı.

3. Begtekinlerden Sonra Erbil

Muzafferiddin’den sonra Halife tarafından Erbil’e atanan valilerin birçoğuna dair bilgimiz olmasına rağmen, burada birkaç Türk valisi tanıyoruz. Erbil’in fethinden sonra Halife, Basra valisi Emir Şemseddin Bategin (Baytegin?)’i buraya göndermişti. Fakat 633 (1235) ve 634 (1236) yıllarında Erbil’in Moğol saldırısına uğradığı sıralarda burada kimin vali olarak bulunduğunu bilmiyoruz.

El-Havadis ul-Cami’a yazarına göre, 637 (1239)’de buranın emiri Ay-demir el-Aşkar (Sarışın Aydemir) görevinden alınarak yerine Hilleli Emir Meklebe getirilmişti. Fakat bu da yerinde çok kalamadı. Ertesi yıl beceriksizliğinden dolayı atılarak yerine yine de bir Türk olan Aksungur Nasiri getirildi. Aksungur’un Erbil yönetiminde ne kadar kaldığını bilmiyoruz. Fakat 648 (1250)’de Erbil’de Halife tarafından Taceddin b. Salaya el-Alavi bulunuyordu. Bu zat, Hulagu tarafından 656 (1258)’da öldürülmüştür. Bunun üzerine Erbil Moğolların yönetimine geçmişti.

Prof. Dr. Fazıl BAYAT

Al Ul-Beyt Üniversitesi / Ürdün
Bağdat Üniversitesi Edebiyat Fakültesi / Irak

Alıntı Kaynağı: Türkler, Cilt: 4 Sayfa: 840-845

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ