DULKADİROĞULLARI BEYLİĞİ

DULKADİROĞULLARI BEYLİĞİ

Dulkadir Beyliği

Halep’ten başlayarak Amanoslar’ın doğusundan Tohma vadisine kadar uzunan bölgede yurt tutan Dulkadir Türkmenleri, Oğuzların Bozok koluna mensuptular. Dulkadirli halkını teşkil eden cemaatler ise çoğunlukla Bayat, Avşar ve Beydili boylarından idiler. Ancak Dulkadir beylerinin bu boylardan hangisine mensup oldukları bilinmemektedir.

Karaca Bey (Beyliğin Kurucusu)

Maraş ve Elbistan arasında Bozok ve Ağaçeri Türkmenlerini etrafına toplayan Dulkadiroğlu Karaca Bey, 1335 yılı Mayısı’nda beş bin atlı ile Çukurova’daki Ermeniler üzerine bir akın yaparak Elbistan’a döndü. Aynı yörede Türkmen reislerinden biri olan Taraklı Halil, 1337 yılında Karaca’nın karşısına rakip olarak çıkarak Halip valisi vasıtasıyla Memluk Sultanı Muhammed Nasır’dan Elbistan şehrinin hakimiyet menşurunu (beratını) elde etti. Karaca, oğlu Halil’i Taraklı Halil üzerine göndererek rakibini mağlup edip şehri ele geçirdi. Taraklı Halil, Halep valisi Altunboğa’nın himayesine sığınırken Karaca da, Şam valisi Tengiz’den destek aldı. Durumun Memluk sultanına arz edilmesi üzerine, Melik Nasır Muhammed Karaca’yı tercih ederek kendisine, Maraş ve Elbistan yöresindeki Türkmenlerin beylik menşuru verildi. Böylece 1337 yılında Memlukların himayesi altında yaklaşık iki asır kadar devam edecek olan Dulkadir Beyliği’nin temeli atılmış oldu.

İlhanlı şehzadeleri arasında başlayan kanlı mücadele sonucu Anadolu’da Moğol hakimiyetinin çökmesinden faydalanan Karaca Bey, Eretnalların elinde bulunan Darende’yi ele geçirerek topraklarını genişletti (1338). Karaca Bey bir taraftan da, kendisine karşı çıkan ve Dulkadirli oyaklarını taciz eden Taşgun ile mücadele etti ve onu hapsettirdi.

Karaca Bey, Şam Valisi Tengiz’in teşviki ile 1340 yılında yeniden Eretna’ya ait bölgeleri yağmalamaya başladı. Eretna’nın şikayeti üzerine Tengiz, Mısır’a çağrılarak İskenderiye’de hapse atılıp daha sonra da katledildi. Dostu ve hamisi Tengiz’in öldürülmesine üzülen Karaca Bey, Memluk Devleti ile ilişkilerini kestiği gibi, 1341’de Sultan Nasır’ın ölümünü müteakip Mısır’da çıkan karışıklıktan faydalanarak Memlukların egemenliğinden kurtulmayı başardı. Bu yüzden Memluklarla ilişkileri iyice bozuldu. Eretna ile dostluk kurup Halep’i ele geçirmek istedi. 1343 yılında Eretna’nın Çobanlı Şeyh Hasan’ı Karambük’te yenerek ele geçirdiği ganimetleri Halep’e taşıyan kervanın yolda Dulkadirler tarafından soyulması, Karaca Bey’in Memluklar ile arasını büsbütün açtı. Ancak misillemeden çekindiği için ele geçirdiği esirleri ve ganimetleri Kahire’ye göndererek sorumluluğu Halep valisine yükleyip Memluk sultanından özür diledi. Sultan Melik Salih, onun özürünü kabul ederek Beylik fermanını yeniledi.

Bu tarihten sonra Geben için Ermenilerle mücadele etti ama kenti elde etmeyi başaramadı. Bu arada Memluklularla çekişmesi sürdü. 1351 yılında Kahire’deki saltanat değişikliği üzerine, ertesi yıl Suriye valilerinin ayaklanmalarını destekleyen ve onların ülkesine iltica etmelerini sağlayan Karaca Bey’in yerine Dulkadirlilerin başına Ramazan Bey getirilmek istendi. Geleceğinden endişe duyan Karaca Bey, yanında bulunan asi Suriye valilerini Memluklara teslim etmek zorunda kaldı. Buna rağmen Mısır’da iktidara hakim olan Emir Taz ve Şeyhu, Karaca Bey’i cezalandırmak için Dulkadirliler üzerine sefer açtılar. Büyük bir Memluk ordusu 1353 yazında önce Elbistan’a, oradan da Düldül dağı eteklerine giderek Dulkadir kuvvetlerini kuşatmaya başladılar. Büyük bir zayiat veren Karaca Bey, Kayseri yönüne doğru kaçmayı başardı ise de, Eretna oğlu Mehmed tarafından yakalanarak Memluklara teslim edildi. Kahire’ye götürülen Karaca Bey 11 Aralık 1353 tarihinde idam edildi.

Halil Bey

Karaca Bey’in yerine oğlu Halil Bey geçti. Memluk Devleti, Karaca Bey’in yerine Ramazanoğlu’nu getirmek istedi ise de, Bozok Türkmenlerinin direnişi üzerine 1355 yılında Halil’in Dulkadir Beyi olmasını kabul etmek zorunda kaldı.

Halil Bey’in zamanı Eretna Devleti ve Memluklarla mücadeleyle geçti. Halil Bey bir ara Memlukların elinde bulunan Harput’u zaptederek tekrar Malatya’yı tehdit etmeye başladı. Mısır hükümeti ile Halil Bey arasında Harput üzerine mücadele 10 yıl kadar sürdü. Şehir taraflar arasında gitti geldi. Fakat sonuçta Dulkadirli Beyi Halil Bey Harput’a sahip olmayı başardı. Memluk hakimi Berkuk’un 1379 sonlarında Büyük Hacib Çöğen komutansında gönderilen daha büyük bir ordusunu Maraş önlerinde karşılayan Halil Bey, büyük bir zafer daha kazandı. Dulkadirliler bu zaferden sonra Amik ovasına ve Tizin’e kadar inip oradan da Halep civarını yağmalamaya başladılar.

Bunun üzerine Memluklar, Dulkadirlilere karşı yeniden büyük bir sefer hazırlığına giriştiler. Bütün Suriye valilerinin katıldığı büyük bir Memluk ordusu, 1381 yılı yazında Antep’ten geçerek Maraş’a ulaştı. Halil Bey’in kardeşi Sevli Bey’in emrindeki Dulkadirliler bu defa yenilgiye uğradılar. Maraş’ı terkederek Elbistan’a çekilen Sevli Bey, Memlukların takibi üzerine Fırat’ı geçerek Harput’ta bulunan Halil Bey’e ulaştı. Malatya’ya kadar gelen Memluk ordusu, Fırat’ı geçmeyi cesaret edemediğinden Halep’e döndü. Dulkadirlerin yenilgisi üzerine onlara yardım etmiş olan İbrahim Bey Memluklardan özür diledi. Yenilmiş ve desteksiz kalmış olan Halil Bey ile kardeşi Sevli de, Memluklara itaatlerini sunmak zorunda kaldılar. Fakat Memluklar, Dulkadir Beyi’nin itaatini kabul etmedikleri gibi Elbistan’a yeni bir vali göndermeye teşebbüs ettiler. Bunun üzerine Halil Bey, bir taraftan Eretna hanedanına son vererek Sivas’ta hükümdarlığını ilan eden Kadı Burhaneddin ile diğer taraftan da Ramazanoğulları ile dostluk tesis ederek Maraş ve Elbistan’ı geri almaya çalıştı. 1384 yılında bunu başardı. Bundan yararlanan Berkuk ancak Halep valisi, Dulkadirliler üzerine yürüyerek Maraş ve Elbistan’da yeniden Memluk hakimiyetini tanıttı. Memluklar karşısında başarısızlık, Halil Bey ile kardeşleri arasında geçimsizliğe yol açtı. Berkuk onu bir suikast ile ortadan kaldırmaya karar verdi. Nihayet 1386 yılı baharında onun talimatı üzerine Halil Bey, yakını Yağmur oğlu İbrahim ve maiyeti tarafından hançerlenerek öldürüldü.

Sevli Bey

Halil Bey’in katlinden sonra Dulkadir Beyliği’nin başına kardeşi Sevli Bey geçti. Diğer kardeşleri Kahire’de tutuklu bulunuyordu. Sultan Berkuk, Sevli Bey’i de ele geçirerek Dulkadirli ülkesini tamamen hakimiyeti altına almak istiyordu. Bu amaçla derhal Sevli Bey üzerine bir ordu sevketti. Memluk kuvvetlerini Göksun’da karşılayan Sevli Bey galip gelerek düşmana büyük bir zayiat verdirdi. Yenilgi haberini alan Memluk sultanı, Sevli Bey’in karşısına rakip olarak çıkarmak üzere kardeşleri İbrahim ve Osman’ı serbest bıraktı. Kardeşleri, Sevli Bey’e karşı çıkmadılar. Sultan Berkuk’un desteklediği Yağmur oğlu İbrahim ise, 1387 yılı ilkbaharında Maraş önlerinde Sevli Bey karşısında büyük bir hezimete uğradı. Neticede Sultan Berkuk da, Sevli’nin beyliğini tanımak zorunda kaldı. Ancak bu defa da Sevli Bey ile mücadeleye girişen maktul Halil Bey’in oğlu Nasreddin Muhammed’i desteklemeye başladı. Nasreddin Mehmed Bey, Memlukların Kozan valisinden aldığı yardımla 1389 yazında amcası Sevli Bey’i büyük bir yenilgiye uğrattı. Dulkadirli aile fertleri arasında mücadeleler yıllarca sürdü. Bu mücadeleler Memluklar tarafından çok iyi kullanıldı. Beylik de bir türlü kendisini toparlayamadı. Bunun üzerine Selvi Bey Sultan Berkuk’un itaatini kabul etti. 1391 yılında Mintaş gailesine son vermek üzere Şam’a gelmiş olan Berkuk’a ele geçirmiş olduğu Kozan şehrinin anahtarlarını yolladı.

Seyli Bey yine de Sultan Berkuk’a itaat etmeyi kendisine yedirememişti. Birkaç yıl sonra Timur Anadolu’ya girip Avnik kalesini kuşatınca, ona haber göndererek Suriye’nin fethine teşvik etti. Bu teşebbüsü haber alan Memluk sultanı, Sevli Bey’den intikam almak için Dulkadirliler üzerine yeni bir sefer düzenledi. Halep Valisi Çolpan kumandasında hareket eden bir ordu, 1395 Martı’nda Dulkadirlileri büyük bir yenilgiye uğrattı. Artık Suriye taraflarına akın yapmaya cesaret edemeyen Sevli Bey, gözünü Kadı Burhaneddin ülkesine çevirdi. Dulkadir halkına mensup Ağaçeri Türkmenlerinin saldırı ve yağmaları bölgelerarası ticaret yapan Sivaslı tüccarlara yönelince Kadı Burhaneddin, Sevli Bey’i tehdit etmeye başladı. Fakat 1398 yılında Kadı Burhaneddin, Akkoyunlu Kara Yülük Osman tarafından katledilirken Sevli Bey de Sultan Berkuk’un hazırladığı bir suikastin kurbanı oldu.

Sadaka Bey

Sevli Bey’in yerine, Memluk sultanının tasvibi ile oğlu Sadaka geçti. Ancak amcasının oğlu Nasreddin Mehmed Bey taht için kendisiyle amansız bir mücadeleye girişti. Nihayet Kadı Burhaneddin Devleti’ne son veren Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid, işe müdahale ederek 1399 yazında Sadaka’yı Elbistan’dan sürüp beyliğin başına Nasreddin Mehmed Bey’i getirdi.

Nasreddin Mehmed Bey

Yıldırım Bayezid’in yardımı ile tahtı ele geçiren Mehmed Bey, amcası Sevli Bey’in aksine Timur’a karşı düşmanca tavır takındı. O, 1400 yılında Sivas’ı kuşatan Timur kuvvetlerini yıpratmaya çalıştı. Sivas’ın düşmesinden sonra Timur, oğlu Şahruh Bey’i Mehmed Bey’den intikam almak için Elbistan’a yolladığı gibi ertesi yıl Suriye seferinden dönüşte de Halep civarında Tedmur yakınlarında kışlayan Dulkadir Türkmenleri üzerine baskın yaptırdı. Fakat Dulkadirliler kendilerini kısa sürede toparladılar.

Nasreddin Mehmed Bey ve kardeşi Alaaddin 1411 yılı sonlarında Halep Valisi Şeyh’in teklifi ile Antep’i zaptederek ülkelerine kattılar ve Memluk tahtı için Ferec’in Memluk iktidarına yürüttüğü mücadelede yer alarak onun Mısır’da iktidarı ele geçirmesinde rol oynadılar.

Dulkadirliler Osmanlılarla da ilişkilerini geliştirdiler. Nasreddin Mehmed Bey kızlarından birini Osmanlı Şehzadesi Çelebi Mehmed’e vermişti. Oğlu Süleyman Çelebi Mehmed’in yanına göndederek onun, 1412 yılında Musa Çelebi’yi yenerek tahtı ele geçirmesine yardımcı oldu.

Dulkadirlilerin Osmanlılarla dostluk ilişkisi Memlukları endişelendirmeye başladı. Sultan Şeyh 1414 yılında sefere çıkarak, daha önce kendi rızası ile verdiği Antep şehri ile Darende’yi Dulkadirlilerin elinden geri aldı. Memluk sultanına kızan Mehmed Bey, biraz sonra Şam valisi Kanibey isyan edince oğullarından birini gizlice ona yardıma gönderdi. Fakat kısa sürede isyan bastırıldığı gibi oğlu da yakalanarak Kahire’ye götürüldü. Mehmed Bey’in eşi Hatice Hatun, oğlunu kurtarmak için 1417’de Kahire’ye giderek Memluk sultanına Dulkadirlilerin itaatini arz etti. Fakat Mehmed Bey, eşi ve oğlu döner dönmez Darende’yi geri aldığı gibi Besni’yi de ülkesine kattı. Mehmed Bey’e çok kızan Sultan Şeyh aynı yılın yazında sefere çıkarak Darende Besni ve Harput şehirlerinin Dulkadirlilerin elinden alıp beyliğin başına, daha önce kendisine itaatini sunmuş olan Alaaddin Ali Bey’i getirdi. Ancak Mehmed Bey, Şeyh’in dönüşünü müteakip Beyliğin başına tekrar geçti. O sırada Karamanlılar ile bozulmuş olan Memluk sultanı, Mehmed Bey’in tahtı ele geçirmesine ses çıkarmadı. Hatta onu Karaman seferine davet etti. 1419 yılı ilkbaharında sefere çıkan Memluk kuvvetleri Kayseri’yi Karamanlılardan alarak Dulkadirlilere teslim etti.

1421 yılında Memluk Sultanı Şeyh’in ölümü üzerine Suriye’de çıkan karışıklıktan faydalanan Nasreddin Bey’in yeğeni İbrahim oğlu Malatya’yı zaptetti. Kardeşi Alaaddin Ali Bey de, Suriye’de bulunan saltanın naibi Tatar’ı ziyaret ederek Dulkadir Beyliği’nin kendisine verilmesini temin ettiği gibi, Antep ve Darende’nin de ülkesine katılmasını sağladı. Fakat kardeşi Mehmed Bey’e karşı giriştiği mücadeleyi kaybeden Alaaddin Ali Bey, 1425 yılında Mısır’a kaçmak zorunda kaldı. Sultan Barsbay’dan yüz bulamayan Alaaddin Ali Bey, Maraş’a döndükten sonra Halep bölgesini yağmaladığından, 1426 yılında Memluklar tarafından Antep’te yakalanarak idam edildi. Tuğrak ise Mısır’a giderek itaatini sunduğundan kendisine Humus valiliği verildi.

Nasreddin Mehmed Bey’in oğlu Kayseri valisi Hasan, Karamanoğlu Nasreddin Mehmed Bey’in Antalya kuşatması esnasında öndürülmesinden faydalanarak Develi, Ortaköy ve Ürgüp şehirlerini ele geçirerek, Niğde ve Aksaray’a akın yapmaya başladı. Kızılkoca Türkmenleri ile Osmanlı ülkesinde de yağmacılık yapan Hasan, onların Tokat valisi Yörgüç Paşa tarafından tenkil edilmesini müteakip faaliyetine son verdi.

1435 yılında Nasreddin Mehmed Bey’in oğlu Feyyaz ile yeğeni Hamza’nın Maraş’ta çatışmalarından faydalanan Karamanoğlu İbrahim Bey, büyük kuvvetlerle taarruza geçerek Mehmed Bey’i yenip Kayseri’yi Dulkadirlilerin elinden geri aldı. Dulkadirliler Kayseri’den başka Ürgüp, Karacahisar, Develi ve Uçhisar şehirlerini de Karamanlılara terketmek zorunda kaldılar. Osmanlılara karşı Karamanoğullarının güçlenmesini isteyen Memluklar olaya müdahale etmediler. Üstelik Osmanlılarla temasa geçen Mehmed Bey’i cezalandırmak için 1436 ilkbaharında Antep’te Dulkadirlileri büyük bir yenilgiye uğrattı. Memluk ve Karamanlı kuvvetleri tarafından takip edilen Nasreddin Mehmed Bey ve Canibey, Akdağ’a kaçarak Osmanlılara sığındılar. Nasreddin Mehmed Bey, oğlu Süleyman’ı o sırada Gelibolu’da bulunan II. Murad’a göndererek Karamanlılara karşı yardım istedi. Nihayet Osmanlıların desteği ile 1437’de Kayseri’ye yürüyerek kısa bir kuşatmadan sonra şehri ele geçirdi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ