DOĞU TÜRKİSTAN’DA ÇİN İŞGALİNE KARŞI MÜCADELE

DOĞU TÜRKİSTAN’DA ÇİN İŞGALİNE KARŞI MÜCADELE

1852-1864 yılları arasında Çin’deki T’aip’ing ve Nian-tsiun isyanlarını bastırılmasıyla uğraşan Ch’ing hükümeti zayıfladı ve bunun neticesinde imparatorluğun batı kıyılarındaki yönetim üzerinde, eskiden oldukça sıkı olan kontrolünü yitirdi. Bu bölgelerdeki yönetim tamamen Mançuryalı Çinli görevlilere geçti. Pekin’in gözetiminden tamamen uzak kalan bu görevliler, çalışan insanları her geçen gün artan bir şekilde hiç bir engelle karşılaşmaksızın sömürdüler ve yerel garnizonlar için tahsis edilen fonları zimmetlerine geçirdiler. Bu durum hem köylülerin, hem de şehirli fakir halkın ve askerlerin durumunu daha da kötüleştirdi. Ayrıca sosyal eşitsizlikte çok ciddi artışa neden oldu. Ch’ing karşıtı isyan konusunda Cungarya ve Doğu Türkistan’daki Çinli olmayan halklar üzerinde en az sınıf çelişkileri kadar ağır bir tahrike sebep oldu.

1862-1864 yıllarındaki Kuchar isyanından önce, Cungarya ve Doğu Türkistan’daki Mançuryalı Çinli otoriteler, komşu Shen-si ve Gan-su bölgelerindeki Dunganların Ch’ing karşıtı isyanının kendi bölgelerine sıçramasını engellemeye çalışmaktaydı. 1862 yılında Ch’ing imparatoru, Doğu Türkistan’ın yerli nüfusu üzerindeki kontrolü güçlendirmek için gerekli önlemleri almaları konusunda Ili tsiang-tsiun ve Urumçi du-tung’a emir verdi.[1] Müslüman nüfus üzerinde Bao-tsia (karşılıklı sorumluluk) sistemi ve polis gözetimi güçlendirildi. Her şüphelenilene ağır şekilde eziyet edildi.

Otoriteler Cungarya ve Doğu Türkistan’daki Dungan nüfusundan özellikle korkmaktaydı. Çinliler, Shen-si ve Gan-su bölgelerinde akrabası bulunan ya da bizzat kendileri bu bölgelerden gelmiş olan Dunganların isyancılarla temas halinde olmalarından, yerel Müslüman nüfus arasında Ch’ing karşıtı propaganda ve bir isyan başlatmanın planlarını yapmalarından ve böylece yakınlarının ve yoldaşlarının intikamlarını almalarından şüphelenmekteydiler. Ch’ing otoriteleri bir ya da bütün Dunganları kanla temizlemek gibi eylemlerden çekinmediler ve Doğu Türkistan’ın bazı şehirlerindeki yerel yetkililer bu eylemleri icra ettiler. Mesela, Kaşgar’daki Ch’ing otoriteleri bu şehirde yaşayan 4.600 Dunganın yaklaşık 4.500’ünü katlettiler. Kaşgar’da Dunganlar kendilerini yabancı hissetmekte ve Uygurlarla yakın temaslara sahip bulunmamaktaydılar; çünkü pek çok Dungan Çin garnizonlarında çalışmaktaydı ve Uygurlar onlara güvenmemekteydi. Bu durumu kullanmak isteyen Kaşgar’ın Ch’ing otoriteleri Dungan liderleri davet ederek onlara şunu söylediler: “Biz Çin halkı ve siz Müslüman Dunganlar olarak, halihazırda Kaşgar’da bir kaç yıldır birlikte yönetimdeyiz. Sizin haberini alacağınız bir kargaşayı bastırmak için biz 6 aylık yolculuk measafesinde olacağız, bu yüzdendir ki aramızda bir çekişme olmamalı ve şehri tam bir anlayış içinde yönetmeliyiz.”[2]

Ch’ing yetkililerin söylediklerinin samimiyeti konusunda herhangi bir şüphe duymayan Dunganlar, dedikodulara inanmayacaklarına ve Mançuryalılar ve Çinlilerle birlik olmayı sürdüreceklerine söz verdiler.[3] Ancak, bahsi geçen toplantıyı takip eden üç gün sonra, yetkililer Kaşgarlı Dunganların önde gelenlerini davet ettiler ve onlara: “Sizin düşünceleriniz konusunda bazı şüphelerimiz var, bizim yüksek rütbeli am-ban ve da-loylarımız sizin halkınızdan korkuyor, bu nedenle lütfen silahlarınızı teslim ediniz, biz onları emanette koruyacağız”[4] dediler.

Ch’ing yetkililerin bu isteği derhal karşılandı. Ancak, Dungan garnizonunun silahsızlandırmasından 30 gün sonra, Ch’ing yetkililer ani bir baskınla Dunganları katlettiler. Uygur kaynakları bu olay hakkında şunları söylemekteler: “Gecelerin birinde, kafirlerin bir am-ban ve da-loy’u kendi aralarında anlaştılar ve bütün Çinli askerlere bu ayın 5. günü, gecenin cumartesine döndüğü gece yarısında 5 gong vuruşu ve bir büyük topun üçlü atışından sonra Dunganları öldürmelerini emretmeleri konusunda karar verdiler. Bu saat geldiğinde, bütün Çin ordusu ve sıradan Çinliler, ister işçi ister işveren kim olurlarsa olsunlar, alarmda olmalılar, hepsi birden planlanan saatte, her nerede olurlarsa olsunlar, gördükleri yerde Dunganları acımasızca katletmeliler.”[5]

Ch’ing yetkililerin kararı harfiyen yerine getirildi. “Ana yamyn’da (Kaşgar’ın merkezi can-tsan dachen – A.Kh.) üçlü atış duyulur duyulmaz, Mançuryalılar, Dungan garnizonunda barakalarında uyuyan herkesi katlettiler ve daha sonra caddelere çıkarak Dunganların dükkan ve evlerinin yakınlarında durup onları da dışarı çağırıp katlettiler.”[6]

Kaşgar şehrinin yetkilileri de benzer önlemler aldılar. Bu konudaki delil Komul’un ban-shi dachen Ven Xian’ının mesajında bulunabilir. “Tung-chi hükümranlığının 13. yılının 6. ayının başlangıcında (1864 Haziran’ın başları – A. Kh.) Kaşgar’dan kaçan Dunganların Karashar ban-shi dachen Ee Ci-li’nin bütün Dunganları yok ettiği konusunda bir dedikodu yaydıkları mesajını aldım… Haberler her yere yayıldı. Sadece, bunu öğrenen Dungan halk isyan etmedi, Dungan askerler de kumandanlarına nefret duymaya başladılar.”[7] Dunganlara yönelik saldırılar Yarkent,[8] Chuguchak[9] otoriteleri tarafından da planlanmıştı, ancak bunlar daha sonraydı. Bu şehirlerdeki Dunganlar Ch’inglerin planlarını ifşa ettiler ve onlara karşı bir isyan başlattılar.

Doğu Türkistan’ın bazı şehirlerindeki Ch’ing yetkililerin tek tek bütün Dunganları katletmeleri Ch’ing karşıtı kitlesel hareketleri caydırmak şöyle dursun daha da artırdı. 4 Temmuz 1964’te Kuçar’da bir isyan patlak verdi.[10] Bu isyanın asıl sebebi Mançuryalı Çinlilerin Dunganların kökünü kazımak için hazırlık yaptıklarına dair söylentilerdi. Kuçar isyanında yer alanlar Ma Lung, Ma Can-bao, Su San-ge, Meşhur Akhun, Şemşeddin ve saire gibi liderler tarafından yönlendirilen Uygur ve Dungan topluluklardı. Sonuç olarak bu isyan, başında Han-Hoca diye ünvan verilen Hoca Raşiddin’in bulunduğu, Çin’den bağımsız bir devletin kurulmasına vesile oldu. Hükümet etme kabiliyetine sahip bir devlet ve ordu kurarak ülkenin güney ve doğusunda askeri operasyonlarla, ülke halkını Ch’ing egemenliğinden kurtarmaya çalıştı.

15 Temmuz 1864’te Urumçi’de Ch’ing karşıtı bir isyan başladı. Dungan askerler geceleyin Ch’ing garnizonu komutanı ve bir Mançuryalı olan Ye-bu-chung-ae’nin malikanesine saldırdı. Komutanın yardımcısı olan Dungan So Huan-chan’ın liderlik ettiği isyancılar Doğu Türkistan ve Cungarya’nın en büyük cephaneliğini ele geçirmeyi başardılar. Urumçi Dungan garnizonundaki askeri birliklerin yanı sıra Davut Halife’nin[11] liderlik ettiği sivil Dungan nüfus da şehirde isyan etti. Sabah olunca şehrin Uygur nüfusu da isyancılara katıldı.

17 Temmuz 1864’te, Manas kasabasında bir isyan hareketi başladı. 6 Mart 1865’te Gucheng kasabasının isyancılar tarafından ele geçirilmesinden sonra Barkul hariç Urumçi bölgesi Ch’ing yönetiminden kurtarıldı. Burada Cin-cheng-go (Müslüman devleti) adı altında bir bağımsız devlet kuruldu. Davut Halife, Han (van) ilan edildi ve So Huan-chang Dungan devlet ordusunun generali ve genel kurmay başkanı oldu.

26 Temmuz 1864 gecesi Yarkent’de bir isyan başladı.[12] İsyanın arkasındaki gerçek sebep, Ch’ing yetkililerin “kötü unsurları”[13] tasfiye etmek için gösterdikleri gayretti. Şehrin Uygur ve Dungan nüfusunun katıldığı isyanın liderliğini molla Hazret-Abdurahman yapmaktaydı. Ancak, liderler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar yüzünden burada bağımsız bir devletin oluşturulması neticesine ulaşılamadı.

Yarkent’i takiben, Hotan’da bağımsız bir devletle neticelenen bir isyan başladı. Hotan’daki isyanın gerçek sebebi, Çinli bir subaya hizmet ettiği için bir Hotan sakini ile eğlenip, dalga geçen yedi Hotan vatandaşının Ch’ing yetkililer tarafından insanlık dışı bir şekilde cezalandırılmasıydı.[14] Şehirde iktidarı ele geçirdikten sonra isyancılar başyargıç Habibullah-hoca’yı kendilerine yönetici olarak seçtiler.

Hotan’dan sonra Turfan’da da Ch’ing karşıtı bir isyan patlak verdi. Çin kaynaklarına göre, bu isyan 17 Ağustos 1864 tarihinde başladı.[15] Turfan isyanının liderliğini Mahsum-han-hoca (bu şehirde yaşayan Kuçar hocalarından biri), Kasimcan (Turfanlı), Ayit-halife-hoca, Zait-halife ve Hacibaki- halife[16] üstlenmişti. İsyancılar Ch’ing yetkililerini yenilgiye uğrattılar ve Turfan bölgesinde pek çok yeri işgal ettiler.

1864 Kasımı’nın sonunda, daha önce Ch’ing yetkililerin Dungan nüfusunu katlettikleri[17] Kaşgar’da[18] Ch’ing karşıtı bir isyan başladı. Mançuryalı Çinli subaylar taburlarıyla birlikte isyanı bastırmada başarısız olarak kendilerini kaleye (yeni şehir) kilitlediler ve 1 Eylül 1865 tarihine kadar kuşatma altında kaldılar. Sonuç olarak, Kaşgar isyanı yerel Kırgız lider Sadık Bey’in başkanlık ettiği bağımsız bir devleti doğurdu. 1865’te ise eski Kaşgar yöneticileri ile doğrudan kan bağı taşıyan Buzruk-hoca bu devletin yöneticisi olarak atandı.

2 Kasım 1864’te Komul’da[19] ve 19 Kasım’da Barkul’da[20] isyanlar patlak verdi. Ancak, nüfuslarında önemli miktarda Çinli, Mançuryalı ve Moğol bulunmasından ve Kuçar ve Urumçi’deki isyancılardan söz verdikleri desteği alamamalarından dolayı bu bölgede isyancılar başarılı olamadı.

Komul ve Barkul’u takiben Kulca da isyan etti.[21] Ancak bu isyan yeterli güce sahip değildi ve Mançuryalı Çinli yetkililer tarafından bastırıldı. Kulca’nın Müslüman nüfusu 9 Kasım 1864 tarihinde Huey-ning ve Huey-yuan kasabalarında yeniden harekete geçti.[22] Kulca isyanı Taranchin Sultanlığı ya da İli Sultanlığı diye adlandırılan bağımsız bir devletin oluşması sonucunu verdi.

Cungarya ve Doğu Türkistan’da Ch’ing karşıtı kitlesel harekete katılan son halk Chuguchak (Tachen) nüfusu oldu; burada isyan 27 Ocak 1865’te başladı.[23]

Chuguchak isyanı, yerel nüfusun önemli bir kısmını oluşturan yerel Mançuryalılar, Moğollar ve Çinlilerin Ch’ing yetkilileri desteklemesinden dolayı, Kuçar, Urumçi, Kaşgar, Hotan ve Kulca’dakilerin aksine, bir bağımsız devletin kurulmasıyla sonuçlanmadı.

Takip eden yıllarda Chuguchak isyancıları Chuguchak, Ulyasutay ve Kobdo[24] arasındaki bölgede bir kaç kez tekrar harekete geçip Batı Moğolistan’da bir tehdit unsuru haline gelerek 1864-1871 yılları arasında Ch’ing yetkililerin güçlü olduğu bir nokta olan Barkul’a cephane ve yiyecek teminini engellediler.

Böylece, 1864’te başlayan Ch’ing karşıtı hareketler bütün Cungarya ve Doğu Türkistan’a yayıldı. Barkul ve Komul hariç bütün bölgelerde Ch’ing yetkililerin egemenliği yıkıldı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al