Doğu Türkistan Mücadelesinin Önder İsmi İKLİL KURBAN

İklil Kurban

Yazarın şu ana kadar yazılmış 21 makalesi bulunuyor.

Iklil_Kurban017

İklil Kurban, Çin’in zulmü altında yıllardır ezilen ülkesi Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı için ömrünü adamış yılmaz bir savaşçı, fikirleriyle önder bir ilim adamıdır. İklil Kurban 17.03.1935 tarihinde gözü yaşlı bir tarihe sahip Doğu Türkistan’ın İli bölgesi Gulca şehrinde doğdu. Tatar İlk-Orta Okulu’nu Gulca’da bitirdi. 1952 yılında Ahmetcan Kasimi Lisesini bitirdikten sonra Ürümçi’deki Şin Cang (Doğu Türkistan)  Milletler Darülfünunu’nun tarih bölümüne girdi. 1953 yılında Darülfünun’daki “Şin Cang Tarihi Kalıntılarını İnceleme Grubu” ile birlikte Satuk Buğra Han’ın, Kaşgarlı Mahmut’un ve Yusuf Has Hacip’in doğduğu şehir Kaşgar’a gitti. Bu gezi hayatının şekillenmesinde büyük rol oynadı. 1954 yılında Darülfununu bitirdi. Aynı yıl Kaşgar Öğretmen Okulu’na öğretmen olarak tayin edildi. Henüz hayatının baharında “karşı devrimci” suçlamasıyla 04.11.1955 tarihinde 20 yaşında hapse atıldı. Yaşamına ani giren hapis hayatıyla birlikte Çin karşısında ezik düşen kimliğini-kişiliğini koruyabilmek için milliyetçiliğe sığındı. 15 aylık hapis yaşamından sonra, 04.02.1957 günü hapishaneden salıverildi. Hapishaneden çıktıktan sonra İli (Gulca) Öğretmen Okulu’nun son sınıfına (10.sınıf) girip, 1957-58 öğretim yılında eğitimini tamamladı. Hapishane ve öldürülme Türkistanlı milliyetçi aydınlarının kaçınılmaz yazgısıdır. 1957 ve 1958 yıllarında tüm Çin çapında aydınlara karşı yürütülen, sözde Stil Düzeltme Hareketi olarak adlandırılan “beyin yıkama” toplantısında “yerli milliyetçi” suçlamasıyla, 30.10.1958 günü çalışma kampına gönderildi. 4 yıl boyunca yazın tarlalarda, kışında Ortaçağdan kalma kömür madenlerinde günde 5 saatlik uykuyla gece gündüz demeden sadece 300 gr’lık mısır ekmeği ile yaşam savaşı verdi. Horlandı, ağır hakaretlere maruz kaldı. Kendisine yapılan meşhur Çin işkenceleri karşısında ruhen ve fiziken olağanüstü direniş gösterdi. Kanlı Mayıs olaylarının yaşandığı dalgalı siyasi bir ortamda 13.07.1962 günü çalışma kampından salıverildi. 1964-1965 yılları arasında Siyasi Danışma Kurulu’nda “beyin yıkama” toplantısında bulundu. Sonraki ömrü “yerli milliyetçi” suç damgasıyla, Gulca şehrinin 25 kilometre yakınındaki Mayıs Komünü (Üçon Mahallesi) çalışma alanında gözetim altında geçti.  Komün yaşamının en ağır faturasını yoklukla sefaletle ve hastalıklarla ödedi.

Yıllarca Çin’i kana bulayan, Mao Zedung’un 1976 yılındaki ölümünden sonra, Çin komünist rejiminde meydana gelen kısmi değişimin ardından, resmi genelge ile aklandı. 1979-80 öğretim yılında Gulca şehrindeki 16. Lise’de öğretmenlik yapmaya başladı. BM Hong Kong şubesinin ve Pekin Türk Büyükelçiliğinin yardımıyla, Ekim 1980’de Türkiye’ye, serbest göçmen olarak geldi. Yoksullukların, haksızlıkların mahkûmiyetlerin ardından 45 yaşında yeniden hayata başladı. Ekim 1981’de Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü’nde uzman olarak işe başladı. Yeni Uygur Türkçe Sözlüğü üstünde çalışmaya başladı. Aynı zamanda Tarih Bölümü’nün 3. ve 4. sınıflarından ders alarak yüksek lisans eğitimini bitirdi (1984). Mayıs 1985-Ocak 1988 yılları arasında Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türk lehçeleri üzerinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Bu sırada Tarih Bölümü’nden master çalışmasını bitirdi (28.12.1987). Çin’de uğradığı haksızlıklar burada da yakasını bırakmadı. Üniversitede tezi Çin sevdalısı öğretim görevlileri tarafından ağır eleştirilere, mesnetsiz yakıştırmalara maruz kaldı. Tüm olumsuzluklara rağmen İklil Kurban azmi ve çabasıyla tezini kabul ettirdi. Tezin konusu Doğu Türkistan’ın kuzeyinde 1944-1949 yılları arasında kurulup-yaşatılan bir Türk devletinin siyasî tarihiydi. Bu çalışma “ŞARKİ TÜRKİSTAN CUMHURİYETİ (1944-1949)” adıyla Türk Tarih Kurumu tarafından 1992 yılında kitap olarak basıldı.

Ocak 1988 yılında Ankara’ya-eski çalıştığı kurumu olan Hacettepe Üniversitesi’ne döndü. Burada Türk Dili Bölümü’nde uzman olarak çalışırken,  YENİ UYGUR TÜRKÇESİ SÖZLÜĞÜ’nü hazırladı. Bu sözlük Türk Dil Kurumu’nda 1995 yılında basıldı. Aynı yıllarda Tarih Bölümü’nden de doktora çalışmasını bitirdi (24.02.1992). Doktora çalışmasının konusu, Doğu Türkistan’ın güneyinde 1678-1755 yılları arasında yaşayan Hocalar Devri’nin siyasî tarihiydi. Bu çalışma “DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN SAVAŞ” adıyla Türk Tarih Kurumu tarafından 1995 yılında kitap olarak basıldı.

İklil Kurban, Ankara ve İstanbul’daki deneyimleriyle Mayıs 1993 tarihinden başlayarak Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde Yardımcı Doçent olarak çalışmaya başladı. 1993-1994 öğretim yılında bağlı bulunduğu kurumun onayıyla Özbekistan’ın Taşkent şehrinde Doğu Bilimleri Enstitüsü’nde bir yıl dil ve tarih öğretmenliği yaptı. 1992-1993-1994-1995 ve 1998 yıllarının yaz aylarında Almatı, Türkistan, Bişkek, Taşkent, Fergane, Semerkant, Buhara, Kazan gibi Türk şehirlerinde gezi ve araştırmalarda bulundu. Bu araştırmalarının sonucu olarak, YAŞLI TARİHİN YANKISI (Bulgar-Tatar Tarihi ve Medeniyeti) başlıklı Tatar tarihine özgü eserini tamamladı. Bu eser Doğan Medya Center tarafından 1998 yılında basıldı. 1995 yılının sonbaharında 2 ay (Eylül ve Ekim), Kazan Devlet Üniversitesi’nin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türkiye tarihinden ders verdi. Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde öğretim üyesi olarak çalışırken, Mart 2002 tarihinde emekli oldu.

İklil Kurban, kendisi gibi mücadeleci, azimli, yüksek gönüllü mükemmel bir eş olan Roza Kurban ile evlidir ve birbirinden değerli iyi yetişmiş 5 çocuğun babasıdır.

Bugün 80. Doğum gününü kutladığımız İklil Kurban için Türkiye hayata sıfırdan başladığı, umutlarının yeniden yeşerdiği bir ülke olduğu kadar aynı zamanda hüznü ve hayal kırıkları yaşadığı bir ülke oldu. O, Doğu Türkistan’ın ulusal bağımsızlığı için savaş verirken, gençliğinin en güzel yıllarını Çin hapishanelerinde, çalışma kamplarında geçirirken bu dava için mücadele etmemiş “sözde özgürlük savaşçısı” olduğunu iddia eden insanlar çoktan köşe başlarını tutmuş,  bu davanın önderleri olarak ilan edilmişti bile… Tarih kimi zaman yazanlar tarafından yalanlarla dolu olsa bile gerçekler mutlaka bir gün ortaya çıkacaktır.

Asıl Doğu Türkistan‘ın bağımsızlığı ve halkının insanca yaşaması için mücadele veren halk kahramanlarının Nazagum, Yakupbeg, Mahmut Muhiti, Alihan Töre, Ahmencan Kasimi, Abdulkerim Abbasi, Gani Batır, Lutffulla Mutellif, Rızvangül Haşim, Mesut Sabri, Yakup Rahmanoğlu, Abdurehim İsa, Turgut Almas, Abdurehim Ötkür ve İklil Kurban’ın bıraktığı  izler ise hiçbir zaman silinmeyecektir.

Tülay DEMİR 

Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Yüksek Lisans Öğrencisi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Sadettin Gezmek dedi ki:

    Allah, uzun ömürler versin, bu değerli büyüğümüze!!! İnşallah, bu fani alemden göçmeden, tüm hayalleri gerçekleşir, DOĞU TÜRKİSTAN BAĞIMSIZLIĞINA KAVUŞUR VE BÜYÜK TÜRK BİRLİĞİ GERÇEKLEŞİR!!!

BİR YORUM YAZ