CUMHURİYET DÖNEMİ DÜŞÜNCE HAYATI

CUMHURİYET DÖNEMİ DÜŞÜNCE HAYATI

Mondros Mütarekesi’ni takiben İstanbul’un ve Anadolu’nun Müttefikler tarafından işgali üzerine İstiklâl Mücadelesi başladı. 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi toplandı. Böylece Anadolu’da Yeni Türk Millî Devleti kurulmuş oldu. Bu Meclis, önce ilk Esas Teşkilât Kanunu’nu (Anayasa’yı) kabul etti. Yine bu Meclis, Anadolu’da küçük gruplar halinde başlattıkları mücadeleyi, millî ordu hâline getirerek bir bayrak altında birleştirdi. 12 Mart 1921’de Mehmed Akif’e yazdırılan İstiklâl Marşı, Millî Marş olarak Meclis’te kabul edildi. Sakarya Meydan Muharebesi ve Dumlupınar Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanıldı. Yunan ordusu mağlup edildi. Millî ordu Anadolu’yu düşmandan temizledi. 1922’de saltanat kaldırıldı. 4 Şubat 1923’e kadar toplanan Lozan Konferansı’nda yeni Türk devletinin millî hudutları tespit edildi. Millet Meclisi’nin şahsında yasama, yargı ve icra kuvvetleri toplandı. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet idaresi ilan edildi. Gazi Mustafa Kemal, ilk Cumhurbaşkanı seçildi. 3 Mart 1924’te halifelik de kaldırıldı.

Mustafa Kemal Paşa, savaşı kazanmıştı. Osmanlı idaresini tasfiye etti. Hedef olan muasır medeniyet seviyesine çıkmak için yeni ve Avrupaî bir toplum yaratmak gerekiyordu. Tanzimat’tan beri gittikçe hızlanan modernleşme projesinin muhtevasını zenginleştirmek ve süreci tamamlamak gerekiyordu. Bundan dolayı, Cumhuriyet idaresi önce Öğretim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) Kanunu’nu çıkardı. Şer’iye ve Evkaf Nezareti’ni kaldırdı; dinî teşkilâtı başbakanlığa bağlayarak İslâm’ı kamusal alandan çekti. Bunun devamı olarak laikliği getirdi. Medenî Kanun’u çıkardı. Tarikatleri, tekkeleri ve zaviyeleri kapattı. 1926’da milletlerarası takvimi kabul etti. Türk usikisinin öğretimini, daha sonra yayımını kaldırdı. Sarayburnu’na ilk Atatürk heykelini dikti. 1928’de İstanbul’da ilk Türkçe hutbeyi okuttu. Anayasadan “Devletin dini din-i İslâm’dır” maddesini çıkardı. Latin harflerini kabul etti.

1931’de Türk Tarih Kurumu, 1932’de Türk Dil Kurumu’nu kurdu. Kılık-kıyafette değişiklik yaptı; fesi kaldırıp şapkayı kabul etti. 1932’de ezanı Türkçe okuttu. 31 Temmuz 1933’te Darülfünun’u kapatıp üniversiteyi açtı. 1934’te Ayasofya’yı müze haline getirdi. Soyadı Kanunu’nu kabul etti (21.6.1934). Devlet Konservatuarı’nı, Dev­let Tiyatrolarını kurdu. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na göre açılan İmam-Hatip Okulları ve İlâhiyat Fakültesi’ni kapattı.

Bütün bu yenilikler ve köklü değişmeler siyasî, İktisadî, kültürel, toplumsal, hukuk, yapıyı kökten değiştirmek için yapılıyordu. Bundan da önemlisi, düşünüş şeklini ve zihniyeti değiştirmek hedeflenmişti. Zihniyeti değiştirmek için, eğitim sistemini değiştirmek gerekti. Dil değişti, terimler Türkçeleşti. Eğitime, pragmatik bir yön verildi. Pragmatizmin tanınmış filozofu John Dewey, çağrıldı. O, Millî Eğitim Bakanlığı’nı yeniden teşkilâtlandırdı. Kamusal alan, özellikle eğitim alanı dinî etkilerden temizlendi. Bu sırada Durkheim’in Ahlâk Eğitimi adlı eseri, Jean Meslier’in Akl-ı Selim gibi eserleri çevrildi. Durkheim, adı geçen eserde rasyonalizmi, her alanı dinin etkilerinden kurtarmak şeklinde tanımlıyordu. Cumhuriyet dönemi öğretim ve eğitim hayatına tamamen pozitivist düşünce hakim oldu. Bu hareket, Tahsin Banguoğlu’nun “Kendimize Geleceğiz” kitabında söylediği gibi materyalizme kaydı.

Bu hızlı modernleşme ve Batılılaşma gayretleri, Avrupaî bir toplum yaratma projesinin pratiğe dökülmesiydi. Bütün toplumsal alanlarda böyle devrinden değişmelere yol açılması, zihniyetle birlikte düşünce hayatını da etkiledi.

II. Meşrutiyet Dönemi’nde ortaya çıkan felsefî ve siyasî akımlar Cumhuriyet döneminde de devam etti. Bunlara yenileri ilâve edildi. O dönemde kuvvetli görünenlerin bazıları zayıfladı, bazıları kuvvetlendi.

Prof. Dr. Süleyman Hayri BOLAY

Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al