BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU TARİHİ

BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU TARİHİ

Türkler tarih boyunca yayıldıkları sahalarda muhtelif devletler kurmuşlardır. İsimleri başka başka olmasına rağmen bu devletler bir devamlılık göstererek bugüne kadar gelmiştir. Millî tarihimiz bakımından bu devletlerin en önemlilerinden biri şüphesiz Büyük Selçuklu İmparatorluğu’dur.

Oğuzlar, X. yüzyılda Sir Derya (Seyhun) ile Hazar Denizi’nin doğusu ve Aral Gölü arasındaki bölgede yaşıyorlardı. Bu sırada Oğuzlar, Üç-ok ve Boz-ok diye iki kol halinde teşkilâtlanmıştı.

Selçuklular, bu yirmidört Oğuz kabilesinden Üç-ok kolunun Kınık boyuna mensupturlar. Kınık boyu da Oğuzlar arasında Sir Derya suyunun ağzına yakın bir yerde oturmakta idi.

X. yüzyılın başında Oğuz Devleti’ni “Yabgu” unvanı taşıyan bir hükümdar idare etmekteydi. Selçuklu ailesinin atası olan Temir-Yalığ (Demir yaylı) lâkablı Dukak, bu Oğuz Devleti’nde kuvvetli bir askerî ve siyasî mevkiye sahipti.

Bir müddet sonra Dukak öldü. Onun oğlu Selçuk, babasının ölümünden sonra, üstün vasıfları ile dikkati çekmiş ve Yabgu tarafından genç yaşta “Sü-başı” (Ordu kumandanı) tayin edilmişti. L. Rasonyi, onun “Selçük” şeklinde de kaydedilen isminin “Küçük-sel” manasına geldiğini, Selçuk’un Orta Asya’da Kırgızlar tarafından Muz (Buz) Tağ denilen Sel-Tağ civarında doğmuş ve adını bu dağdan almış olmasının muhtemel olduğunu ileri sürmüştür. Bundan başka “Salçuğ” kelimesinin bazı Türk lehçelerinde “mücadeleci” manasında kullanıldığı da belirtilmektedir. Yabgu, gün geçtikçe devlet içinde durumu kuvvetlenen Selçuk’u kıskanmış, bunda Yabgu’nun hatununun tahriki de rol oynamıştı. Selçuk ise öldürülmekten korkarak kabilesi, yakın adamları ve sürüleri ile bulundukları Yengi-Kent bölgesinden ayrılmış, İslâm ülkeleriyle, Türk ülkelerinin birleştiği bir uç (suğûr) şehri olan Cend havalisine gelmişti [tahminen X. yüzyılın son çeyreği (961)]. Selçuk’un Cend’e gelişinin Oğuz Yabgu Devleti’nin Kıpçaklar tarafından yıkılması ile ilgili bulunduğu ileri sürüldüğü gibi, bu göçün başlıca sebebinin, yer darlığı ve otlak kifayetsizliği olduğu da belirtilmiştir.

Bu sıralarda İslâm dînî Türk kitleleri arasında sür’atle yayılmaktaydı. Selçuk, Cend’de yanındakiler ile birlikte Türk inanışlarına yakınlığı ve siyâsî geleceğinin parlaklığı dolayısıyla İslâm dinini kabul etti. Bundan sonra Selçuk, Oğuz Yabgusu’nun Cend’deki Müslümanlardan aldığı yıllık verginin ödenmesine “kâfirlere haraç verilmeyeceğini söyleyerek” engel oldu ve vergiyi almaya gelen memurları kovdu. Daha sonra da Yabgu tarafından gönderilen kuvvetlerle çarpıştı. Selçuk, bu bölgede kolaylıkla tutundu ve Yabgu’nun hâkimiyetine son vererek Cend’de müstakil bir beylik kurdu.

Selçukluların varlıklarının ilk safhasında çevrede ikisi Türk, üç büyük Müslüman devlet vardı. Bunlardan birincisi İslâmın doğu sınırı üzerinde bir Türk devleti olan Karahanlılar (tahminen 840-1212) idi. Diğer Türk devleti de o zaman için, şimdiki Afganistan toprakları üzerinde, hâkimiyetini sürdüren Gazneliler (963-1186) idi. Bu devlet, daha sonra hududlarını genişleterek Kuzey Hindistan’ı -bugünkü Pakistan’ı- da ele geçirecektir. Maverâünnehr ve Horasan’a hâkim olan üçüncü büyük devlet, Sâmânoğulları Devleti (819-1005) idi. Abbasî halifeliği ise artık ismen mevcut olup, dünyevî işlerde idare Büveyhî Devleti’nin (932-1055) Irak’a hâkim kolunun elinde idi.

Prof. Dr. Erdoğan MERÇİL

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al