BÜTÜNLEŞMEYE GİDEN YOL AYRIŞMADAN GEÇİYOR..

Ali BAYKAN

Yazarın şu ana kadar yazılmış 127 makalesi bulunuyor.

Ali_Baykan010

9 Şubat 2012

Geçtiğimiz SEÇİM döneminde ve şu KONGRE sürecinde, Ülkücü Hareket bir “SIZMA” teşebbüsü ile karşı karşıyadır..
“Fethullah Örgütü” AKP sonrası için kendisine yuvalanacak adres olarak MHP’yi seçmiştir.
( Bunun bilinen sebeplerini tekrara gerek yok )

“Türkçü, İslamcı, Toplumcu” omurgası olan Ülkücü Hareket’in “İslamcı” kimliği öne alan mensupları, kendileri ile bir çok zaman aynı veya benzer şeyleri söyleyen bu maskeli işbirlikçilerden ayrı olduklarını belirtmek için,   KENDİLERİNİ ONLARDAN AYRIŞTIRMAK İÇİN sınırlarını netleştirmek ihtiyacı vardır. Bunu nasıl yapacakları kendi takdirleridir.. Ama bu ihtiyaçlarıdır..

Benim konuyla ilgili yazdıklarım bu ayrışmaya zemin hazırlamak içindir. İyi niyetlidir..

* * *

Ülkücü Hareket doğumunda “toplumcu” karakteri vurgulanan bir kimliğe sahipti..
Türkeş’in siparişi ile Doç. Dr. Fikret EREN ( Kurt Karaca ) tarafından yazılan “Milliyetçi-Toplumcu Düzen”  Ülkücü Hareket’in sosyo-ekonomik alanda temel öğretilerini içeren kitabıdır..
Bir dönem sonra bu karakter baskı altına alınmıştır. Sözcüleri, söyleyenleri hain olarak nitelenir olmuşlardır.
(Gerekçe olarak “Nasyonal Sosyalizm” ile kelime olarak eş anlamlı olmasının menfi propaganda zemini doğurduğu söylenmiştir.)

Daha sonraki bir dönemde Agâh Oktay Güner’in “ikinci adam” konumuna yükseldiği süreçte daha liberal ekonomik öğretiler sunulmuş, rafları hepsi “Damla Yayınevi”nde basılmış olan Semiha Ayverdi, Necla Çarpan, Nezihe Araz’ın -ve Agâh Oktay Güner’in- kitapları kaplamıştır. Hareket ile o dönemde teması olanlar raflardaki bu kitaplardan etkilenmiştir tabii olarak.  ( Yeni bir tartışma başlığı açılmasın diye emperyalizmin o dönemdeki bu sızma ve kontrol teşebbüsünün üzerinden yürütüldüğü tarikatın adını vermiyorum.)

Cezaevlerindeki dünyevi hayattan ve siyasetten uzak ortamda yaşanan uhrevi sığınmalar, o süreçte İslamcı söylemleri öne çıkarmıştır. Yine o dönemde Ülkücü Hareket’e manevi söylemlerle direnç kazandıran “Arvasi” kitapları Ülkücülerin kütüphanelerinin baş köşesine yerleşmiştir. O dönemin ve devamının bir çok gençlik önderinin daha İslamcı bir çizgiyi benimsemesi bunlardandır.

Sonrasındaki dönemde Muhsin Yazıcıoğlu ve ekibinin MHP’den ayrılışı (beyan edilen sebeplerin haklılığına rağmen) perde gerisinde Ülkücü Hareket’i Türkeş’in otoritesi sebebiyle kontrol edemeyecek olan emperyalizmin bölerek kontrol etme teşebbüsüdür. Netice alamamıştır. ( Bunun sonraki örneği Erbakan ve Tayyip’tir, o netice almış bir örnektir )

Bundan da sonraki süreçte ( adı lazım değil)  bir başka “ikinci adam” hegemonyasında Ülkücü Hareket “merkez sağa açılma”,  “yelpazeyi genişletme” söylemleri ile “Liberal” çizgiye taşınmak istenmiştir. Tam istenen yapılamamışsa da bunun tahribatı halen devam etmektedir..

* * *

Özetlendiği üzre;
Emperyalizmin Ülkücü Hareket’i kontrol etme, fırsat bulursa imha etme teşebbüsleri eski ve devamlılığı olan bir süreçtir.
Bu tabiidir.
Çünkü Ülkücü Hareket Türk Milletinin “DİRENİŞ REFLEKSİ”dir.
TAM BAĞIMSIZLIK yanlısı, TAM DEMOKRAT, TOPLUMCU, HUKUK DEVLETİ prensipli bir İDEOLOJİK harekettir..

Ülkücüler geçmişte bu “sızma” teşebbüslerine imkân tanımamışlardır, bu gün de tanımayacaklardır.
Ülkücü Hareket bu birikime, bu potansiyele sahiptir.

Bizim çabamız da bu minval üzredir..

www.ucuncuyol.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ