BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL YAPISI

BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL YAPISI

Bulgaristan Türkleri, XIX. yüzyıl Türkiyesi’nin Tuna ve Edirne vilâyetleri Türkleridir. Beş yüzyıl Türk toprağı olan bu iki önemli vilâyette Türk nüfusu büyük bir çoğunluğu teşkil ediyordu. Rusçuk Fransız Viskonsolosu Aubaret’in 6 Ekim 1876 tarihli raporuna göre yalnız Tuna vilâyetinde (Niş sancağı hariç) 1.130.000’i Bulgar olmak üzere 1.233.500 gayrimüslime karşılık 1.120.000 Türk bulunuyordu. Berlin Antlaşması’yla Doğu Rumeli adını alan Filibe ve İslimiye sancaklarında ise, yine 1876’da 483 bin Bulgar’a karşılık 681 bin Türk yaşıyordu. Yani 1876 yılında sözü geçen bu iki vilâyette yaşayan nüfusun yüzde 52.7’sini Türkler oluşturuyordu.

Yine Berlin Antlaşması’ndan önce 1877 yılında Rus diplomatı V. Teplow’un yayınladığı istatistiki bir incelemede Tuna ve Edirne vilâyetlerinde 1 milyon 633 bin 695 Bulgar’a karşılık, 2 milyon 132 bin 254 Bulgar olmayan nüfusun bulunduğu belirtilmektedir. Teplow’un istatistiki incelemesinde nüfus dağılım bilinçli olarak Bulgar ve Bulgar olmayan şeklinde ayrılmış ve Türk-Müslüman nüfusu ayrıca gösterilmemiştir. Fakat Tuna vilâyetinde Bulgar olmayan nüfusun içinde pek az miktarda Rum, Ermeni, Eflak ve Yahudi vardı. Geri kalanını ise Türk-Müslüman nüfusu oluşturuyordu. Bilhassa Tuna vilâyetinin doğu kısımlarında bulunan Rusçuk, Hezargrad, Osmanpazarı, Şumnu, Eskicuma, Silistre, Varna ve Tulça kazalarında Türk-Müslüman nüfusu ahalinin yüzde 80’ini oluşturuyordu.

“Daily News” gazetesinin muhabiri 1878 yılında Tuna vilâyetinin bir çok bölgelerini gezdikten sonra Eskicuma kasabasında konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır: “Dospat Dağı (Rodoplar) ve sair bölgelerden başka Yantra ve Karadeniz arasındaki bölgenin bütün kazalarında ve Dobruca bölgesinde oturanların dörtte üçü Türk, kalanı Rum ve Eflak olup Bulgar pek azdır… Osmanpazarı kazasında bulunan 70 köyden yalnız ikisinde, yani vırbiçe ve Konak köylerinde Hıristiyan ahali olup, diğerlerinin tümü İslâm’dır. Eskicuma kazasında 28 İslâm, yalnız 7 Bulgar köyü vardır. Tuna, Karadeniz ve Yantra nehri boyunda olan ahalinin çoğu Türktür…”

Edirne vilâyetinin Rodop bölgesinde, İslimye ve Filibe sancaklarında yaşayan az sayıda Rum’un yanısıra, bu bölgelerde de nüfusun çoğunluğunu Türkler teşkil ediyordu. Yani XIX. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde Bulgaristan’da Türk-Müslüman nüfusu ezici çoğunluğu oluşturuyordu. İşlenebilen tarım topraklarının ve ormanların yüzde 60-70 kadarı da Türklerin elindeydi. Bulgar bilim adamları tarafından yapılan araştırmalara göre, 1874 yılında Kuzeydoğu Bulgaristan’da Türklerin toplam olarak toprak mülkiyeti içerisindeki durumları şöyle verilmektedir.

Prof. Dr. Hüseyin MEMİŞOĞLU

Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Fehim GULER dedi ki:

    Genelde Rumeli Turkleri, Anadolu’dan Yukselme Devri ile birlikte gocettirilen Turkmenlere / Karamanogullarina dayanmaktadir. Osmanli Imparatorlugu, Anadolu’da en guclu Turk Beyligi olan ve tum Ic Anadolu ile Cukurova Bolgesine hakim olan Karaman Devletini yapilan savas sonunda topraklarina katmislardir. Nufusu cok fazla olan Karamanogullarini Evlad-i Fatihan nami ile Rumeline yerlestirmislerdir. Rumeli Turklerinin bir baska bolumu ise, Rus Carligi ile yapilan savaslar sonucunda Kirim Hanligindan bolgeye goceden Tatar nufusu olusturmaktadir. Bunlar Romanya ve Bulgaristana tekabul eden Osmanli topraklarina yerlesmislerdir. Rumeli Turklerinin ucuncu bolumu ise Avar Devletini olusturan Cucenler, Kumanlar, Pecenekler ve Kipcaklara dayanmaktadir. Bu Turkler Iskit Imparatorlugunun Balkanlardaki kalintilari olup Guney Slavlarinin guclenmesiyle ya Slav karalliklari ya da Bizans Imparatorlugu tebasini olusturmuslardir.

BİR YORUM YAZ