BUHARA HALK SOVYET CUMHURİYETİNDE İTTİFAKLARIN ŞEKİLLENMESİ

BUHARA HALK SOVYET CUMHURİYETİNDE İTTİFAKLARIN ŞEKİLLENMESİ

I. Giriş

Buhara Halk Sovyet Cumhuriyeti (BNSR), Buhara Emiri’nin 2 Eylül 1920’de dramatik şekilde görevden uzaklaştırılmasıyla 1920’de kurulmuştur. Kızıl Ordu tarafından başkent Buhara’nın kuşatma altına alınması, Emir’in ülkeden kaçmasına ve Genç Buharalıların[1] iktidara gelmesine yol açmıştır. Buhara Halk Cumhuriyeti, 1920-24 yılları arasında varolmuş ve daha sonra Sovyetler Birliği bünyesine dahil olmuştur. Buhara tarihindeki bu kısa geçiş dönemi, Buhara bağımsızlığının gündeme geldiği yeni bir dönemin başlangıcını göstermesine rağmen, elimizde söz konusu dönemi inceleyen yeterli çalışma bulunmamaktadır. Kuruluşu göz önüne alındığında, BNSR tarihçesine gerektiğinden daha az önem verildiği görülmektedir. Bu dönem, Emirlik halkı için yeni bir tecrübe olarak, ‘otoriter yönetim’den (Emir ve bürokrasisi tarafından temsil edilen) ‘cumhuriyet yönetimi’ne (Genç Buhara liderleri ve halkın iradesini yansıtan hükümet tarafından temsil edilen) ‘geçiş’ dönemidir.

Olayların gelişimi ve genç Buhara Cumhuriyeti’ndeki devlet kuruluşunu belirleyiş şeklini anlatan kaynak bulunmaması, literatürdeki ciddi bir eksikliktir. Bu makale, Buhara Emirliği’nin ilk dönemlerinde, otoritenin tekrar nasıl yapılandırıldığını araştırmak amacıyla, yaşanan olayları konu almaktadır. Dönemin belirgin özelliği, Buhara’nın olayların merkez noktası olmaya devam etmesidir. Buhara içinde ve dışında yeni ittifakların şekilleniş tarzı büyük önem arz etmektedir. Bu inceleme, siyasi otoritenin, kendisini Buhara’da nasıl şekillendirdiğini anlamak açısından yeni bir ışık tutmaktadır.

Yukarıda değinildiği üzere, Emir’in 1920 Eylül ayında tahttan uzaklaşması, iktidarın yasal olarak Genç Buharalılar’a geçmesi ve Buhara Cumhuriyeti’nin kurulması, Emirlik döneminin eski otoriter yönetiminin sona erdiğini simgeler. İncelenen dönem, yeni umutlar ve vaadlerin başlangıcını ve Sovyet Devlet yapısının arka planını oluşturan atmosferi işaret etmektedir. Aynı zamanda eski rejimin pek çok özelliği muhafaza edilmiştir. Bu özellikler, ‘değişik’ alternatifleri, değişik şekillerde temsil eden liderlerin tepkilerine de yansımıştır. Makalenin inceleme konusu sözkonusu ‘alternatifleri’ incelemektir.

Cumhuriyet içindeki fikirlerin farklılığı pek çok Türkistan liderinin anılarında da ortaya çıkmaktadır. Anılar, dönem içinde Buhara liderleri ile olan ilişkileri de kapsamaktadır. Yazışmalarda, pek çok Buharalı liderin, Bolşevikler ve Buhara Komunist Partisinin (BCP) üst düzey yönetimi arasındaki ‘yeniden yakınlaşmayı’ onaylamadıkları açık şekilde görülmektedir.

Liderlerin hoşnutsuzluğunu göz önüne alırsak, bu dönemi, sosyalizmin Buhara’daki zaferi olarak tanımlamak yanlış olacaktır. Tam tersine, değişik düzeylerde yapılan müzakereler, dönemin sosyalizme başkaldırılarla dolu olduğunun işaretidir. Gündem maddeleri genellikle Orta Asya’nın Buharalı olmayan milliyetçi liderlerinin çıkarlarını yansıtıyordu. Söz konusu çıkarlar da yeni Buhara Cumhuriyetindeki karar verme süreçlerinde etkili olmuştur. Karar verme süreçlerinde rol alan Buharalı ve Buharalı olmayan liderlerin hayat hikayeleri de bu makalenin ana temalarından birini oluşturmaktadır. Liderler genel olarak tüm Orta Asya’da ve özellikle Buhara çevresinde faaliyet gösteren iletişim ağlarını etkin olarak kullanmayı sürdürmüşlerdir.

Makalede ele alınan konular, makale ilerledikçe anlatı formunda, büyük kısmı Genç Buhara lideri (daha sonra Buhara Halk Cumhuriyeti’nin Başkanı olan) Feyzullah Hocayev ve Başkurt milliyetçisi Zeki Velidi Togan’ın anılarından ve Buhara Komunist Partisi gazetesinin Izvestiya Vse Buharskoy Kommunistiçeskoy Partii raporları esas alınarak incelenecektir.

II. Sovyet Uydusu Olarak Buhara

1920 yılından sonra bir dizi olay Buhara siyasetinin yönünü önemli ölçüde değiştirmiştir. Emir’in yönetimi resmen sona ermiş ve Emirlik, Buhara Halk Cumhuriyeti olarak yeniden adlandırımıştır. ‘Cumhuriyetçi’ yönetim, Devrimci Komite (Revkom) tarafından 2 Eylül 1920’de kabul edilmiştir. Sovyet Halk Komiserliği (Nazirs) oluşturulmuştur. Komiserlik aşağıdaki üyelerden oluşmaktaydı:

  • Feyzullah Hocayev (Dışişlerinden sorumlu Halk Komiserliği Başkanı)
  • Pulatov (Eğitimden sorumlu Halk Komiseri).
  • Abdul Muhitdinov (Tarımdan sorumlu Halk Komiseri)
  • Muhtar Saıdcanor (İçişlerinden sorumlu Halk Komiseri)
  • Usman Hocayev (Maliyeden sorumlu Halk Komiseri)
  • Huseyinov (Devlet Kontrolünden sorumlu Halk Komiseri)
  • Ibragimov (Olağanüstü Komisyondan sorumlu Halk Komiseri)
  • Burhanov (Adaletten sorumlu Halk Komiseri)
  • Şegabutdinov (Askeri İlişkilerden sorumlu Halk Komitesi).[2]

Yeni düzenleme, Buhara’daki siyasi otoriteyi yeniden şekillendirmiş, halk adına hareket eden ve daha sonra çeşitli önlemlerle güçlendirilen ve tanımlanan bir yapı oluşturulmuştur. Yeni hükümetin yetkileri arasında (a) boş arazilerin, su kaynaklarının ve büyük özel mülklerin millileştirilmesi, (b) istimlak edilen arazilerin yoksul köylülere dağıtılması ve kullanımı köylülere ait olmak üzere toprağın verimli şekilde ekilmesi için yöntemlerin belirlenmesi, ve (c) milli eşitliğin tesis edilmesi bulunmaktaydı. Çıkarılan kararname ile, tüm boş arazilerin, yeraltı kaynakları, su kaynakları, üretim araçları dahil olmak üzere eski yöneticilerin topraklarının millileştirilmesi sağlanmıştır. ‘Millileştirilen’ araziler ve üretim araçlarının, kendilerine tahsis edilen yeni arazileri ekmek için teşvik edilen yoksul köylüler arasında dağıtılması öngörülmüştür. Program, Ekim 1920’de Emir’in yazlık sarayında toplanan Birinci Buhara Halk Temsilcileri Kurultay (Kongre) da onaylanmıştır. Kurultay, cumhuriyetin en üst yasama organı olarak tanımlanmış ve Halk Komiserliği Konseyi cumhuriyet yönetiminin en yüksek yürütme organı olarak kabul edilmiştir.

Kurultay’ın onayıyla 4 Mayıs 1921’de Buhara Cumhuriyeti ile Moskova arasında Birleşme Anlaşması imzalanmıştır. Anlaşma ile, (cumhuriyetin) bağımsızlığını ve özgürlüğünü garanti altına almak amacıyla geliştirilecek ortak plan, ortak liderlik ve yapılacak hazırlıkları sağlamak üzere ‘askeri- siyasi’ bir kongrenin toplanması sağlanmıştır. Yine, anlaşma ile Rusya Federasyonu, (RSFSR) Buhara’nın bağımsız statüsünü resmen kabul etmiş ve yeni cumhuriyetin ekonomik ve kültürel gelişimi için yardım taahhüdünde bulunmuştur. Anlaşmanın pek çok maddesi (5, 6, 7 ve 8. maddeler) gereğince yeni cumhuriyet tarafından RSFRS’den talep edilen ekonomik yardım ile ilgili hususlarda Buhara’nın, RSFRS kanunlarına tâbi olması öngörülmüştür.[3]

Diğer maddeler (3 ve 12. maddeler) Buhara’nın askeri açıdan RSFRS’ye tâbi olduğunu göstermekteydi.[4] Yeni cumhuriyetin tâbi olduğu yükümlülükler, bazı liderlerin, özellikle Abdal Kadir Muhiddinov’un hoşuna gitmemiştir. Rusya-Buhara Anlaşmasının bazı hükümlerini liderlerin onaylamaması ve duraksaması özellikle İkinci ve Üçüncü Buhara Kurultaylar (1921-23) döneminde dikkat çeker hale gelmiştir.

İlk kongrede (Eylül 1921), Halk Temsilcileri Konseyi’nin (Halk vekilleri şurası) oluşturulması ve eski Emirliğin merkez ve doğu kısımlarında bulunan Basmacı topluluklarından gelen temsilcilerin üçüncü kongrede (Ağustos 1922) devlet yönetimine katılımının sağlanmasıyla, ülke içindeki asi unsurların kontrol altında tutulması amaçlanmıştır.

Muhalefet üzerindeki kontroller, Üçüncü Kurultay’da (a) Emir hükümetinin tüm eski yöneticilerini ve üst sınıfı oy hakkından men eden anayasal bir değişiklik (b) Başkanlık sekreteri olan Fitrat tarafından desteklenen, ülke içinde ve dışındaki karşı-devrimciler hakkında suç duyurusunda bulunulmasıyla daha dolaysız hale getirilmiştir.

Türkistan, Buhara ve Hiva ekonomilerini Sovyet modeli etrafında birleştirmek amacını güden Orta Asya Ekonomik Konseyi’nin Eylül 1923’te kurulmasıyla, harekete soğuk bakmakta olan liderler hareketten tamamen uzaklaşmıştır. Bunu takiben, Buhara ve Hiva’daki ‘milli ihtilaflar’ adıyla anılan hareketleri kısıtlayıcı yönde önlemler alınmıştır. Önlemler arasında, belirlenen hareket çizgisi doğrultusunda davranmayan Buharalı komunistlerin uzaklaştırılmasından sorumlu olması planlanan, Taşkent’teki Orta Asya Bürosu’nun kurulması da vardı.[5]

Bu sebeple, Buhara siyasetinin bağımsızlıktan hemen sonra kutuplaşması su yüzüne çıkmıştır. Başkan Feyzullah Hocayev tarafından yönetilen en popüler grup, cumhuriyetin kesin olarak Moskova’nın koruması altında kurulmasını desteklemekteydi. Muhalefeti temsil eden diğer grubun liderlerinin çoğu, Sovyet modelinin dışında kalan yeni alternatiflere taraftardılar. (Basmacı hareketinin efsanevi kaleleri olarak tanınan cumhuriyetin doğu vilayeti liderlerinin değişik niyet ve tutumlarını temsil etmekteydi).

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ