BOZKURT PUSUSU "İZLE-GÖRÜNME-ANİDEN SALDIR"

Gülsev EYÜBOĞLU

Yazarın şu ana kadar yazılmış 22 makalesi bulunuyor.

Gulsev_Eyuboglu006

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Manastır Askeri Lisesini başarıyla bitirdikten sonra 1899 yılında 18 yaşında İstanbul Harp Akademisine geldi.Harp Akademisinde daha çok bilgilenmek ümidiyle Piyade Bölümüne yazıldı. Ancak Askeri Lisede olduğu gibi Harp Akademisinde de dersler çok sınırlı tutuluyordu. 1839 ve 1856 yıllarında AB üyesi olunması amacıyla yapılan Tanzimat ve Islahat Fermanları anlaşmalarıyla başlayan ve zamanla Osmanlı Türk Devletinin tüm sistemi Batılı Devletlerin eline geçmişti. Tüm eğitimlerde, Askeri Okullar dahil AB yasalarına göre planlıydı(!).

Harp Akademisinde mesleki dersler ve Akaid-i Diniye(dini inançlar),Hendese-i resmiye (geometri) Hikmet-i Tabiye (Fizik), Kitabet (katiplik), Dahilliye Kanunnamesi (iç kanunlar) dersleri vardı. Kütüphane yoktur. Kesinlikle dışarıdan kitap yasaktır.

Ancak Mustafa Kemal, gizlice sınıflarda yaptıkları toplantılarda “Ancak hür fikirli insanlar, vatanlarını istiptat ve boyunduruktan kurtarıp koruma gücüne erişebilirler” diyerek hemen etrafına bir çok arkadaş toplamaya başlamıştı.General Asım Gündüz anılarında” Vatan, Millet ve Türklük fikirlerini ilk kez Harp Akademisinde Mustafa Kemalden duyduk ve Mustafa Kemal devamlı olarak-arkadaşlar düşmanlar Türk Yurdunu bizden koparma içindedirler-diyordu”diye anlatır.

Harp Akademisinde aralarında Mustafa Kemal’inde olduğu genç subay adayları;cephe savaşı ve düzenli ordu eğitim dersleri alıyordu. Tabiye (taktik) dersi öğretmeni Trabzonlu Nuri beyden; o dönemde pek bilinmeyen fakat binlerce yıldır TÜRK’lerin geliştirdiği küçük birliklerle, düzenli ordulara karşı çok büyük zaferler kazanılmış “İZLE – GÖRÜNME – ANİDEN SALDIR” Taktiği aynı zamanda kendilerinin buluşu olan bu askeri taktiğe, Türkler “Bozkurt Pususu”da diyorlardı.

Çok büyük savaşçılar olan TÜRK lerin binlerce yıldır geliştirdiği bu taktik;bugün dünya askeri sisteminde özel kuvvetler olarak kurulan birliklerle yapılmaktadır.

Mustafa Kemal;Trabzonlu Nuri Beyin anlatımıyla karşılaştığı bu “İZLE-GÖRÜNME-ANİDEN SALDIR” Taktiğini,aynı zamanda çok güvendiği ve saydığı öğretmeninden özel olarak daha fazla anlatın diye istekte bulundu. Zaten Trabzonlu Nuri Beyde, ogünlerin baskıcı ve kısıtlı ders proğramları nedeniyle Tabiye Dersini genel anlamda anlatmaya çalışmaktadır.

Nuri Bey, bu çok zeki ve mavi gözlerinden ateşler fışkıran öğrencisi Mustafa Kemal’in savaşcı karakterini hemen anlamıştı ve herşeyi göze alarak artık Tabiye Dersini daha geniş anlatmaya başlamıştı. Derslerde özellikle Mustafa Kemal, sınfın dikkatini konuya çakmek ve öğretmeninini daha ayrıntılı anlatması maksatıyla öğretmeninden- “Mesela Türkiyede oluyormuş gibi ve uygulama taktikleriyle” anlatmasını ister.

Öğretmen Trabzonlu Nuri Beyle, Mustafa Kemal göz göze gelirler. Gerek soru ve gerek yanıtlar çok ilginçtir. Öğretmen Trabzonlu Nuri Bey; daha yirmili yaşlarda ama mavi gözlerinden ateşler saçan bu müthiş öğrencisinin gözlerinin içine baka baka anlatmaya başlar.

-“Efendiler.. bu anlatacaklarım meseladır ve devam eder. Osmanlı İmparatorluğumuzun, Devlet ve Payitaht Merkezi İstanbuldur. Hünkarımız ve Hükümet İstanbuldadır. Pek tabiidir ki Allah Padişah Efendimize zeval vermesin. Ama mesela; bilinmeyen sebeplerle; boğazların doğu kıyılarından İzmit ve İzmit’in şimalinden (kuzey) Karadenize kadar bir hatta ve içindeki bölgede Türkler, Payiitahta isyan etmişler ve benim anlattığım “izle-görünme-aniden saldır” taktiğine başlamışlardır. Bu küçük hatta bulunan Türkler bu isyanı nasıl yapabilirler, nasıl harekete geçebilirler ve nasıl yaşatabilirler? Ve Osmanlı İmparatorluğu Hükümeti ve Ordusuyla bu isyanı nasıl bastırabilirler?

Trabzonlu Nuri Bey bile bile ama mavi gözlerinden ateş saçan öğrencisinin içindeki o büyük gücü görerek; o dönem koşullarında çok tehlikeli olan ve hele hele İmparatorluğa karşı bir örnekle derslere devam etti. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ün daha o yaşlarda büyük bir heyecanla öğrenmek istediği Tabiye (Taktik) dersinin tüm ayrıntılarını derslerde tüm genç subay adaylarına öğretti.

Vatanın çok tehlikeli ve parçalanmaya giden sonunu gören öğretmen Trabzonlu Nuri Bey; kendisi gibi aynı tehlikeyi gören öğrencisi Mustafa Kemal’inde gösterdiği cesarete inanarak, ilerde gerçekten ölüm-kalım savaşı verecek olan bu genç subay adaylarına; geleceğe yönelik gerçek fikirlerle ama örtülü anlatımlarla, Mustafa Kemal’in sorularıyla günlük olayları aşan ve Vatanın geleceğini ilgilendiren küçük birliklerle çok büyük düzenli ordulara karşı savaşmayı öğretti.

Ebedi Başkomutan (Başbuğ) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; ilerki yıllarda “Bu tabiye (Taktik) derslerinde duyduğu büyük heyecanın anısını, her zaman Kurmay Sınıfında duyduğu heyecanla anlatmış ve daima yeniden kurduğu Kahraman TÜRK Ordusunda bu dersin daha geliştirilerek anlatılmasını ve tatbikatını şart koşmuştur.

29 Aralık 1904 yılında Harp Akademisini bitirdi. Tayin olacakları yerleri beklerken, yine arkadaşlarıyla gizlice toplanarak “Vatanın imdadına koşulacak günlere hazırlanmalı” diyordu. Ama içlerine sızan bir ajan tarafından ihbar edildiler. Tümü tutuklanarak, Taşkışla bodrumlarında “Bekir ağa bölüğü” hücrelerine atıldılar. Suçlamalar çok ağırdı. Önce “Padişaha bombalı saldırı” yapmakla suçlandılar. Ancak gerçeğe dayanmayan bu suçlama yerini bulmadı. Bunun üzerine “gizli örgüt kurdukları” suçlaması yapıldı. Daha bir çok asılsız suçlamayla hücrelerde tutuldular.

Fakat Harp Akademisi Komutanı Rıza Paşa; Mustafa Kemal ve arkadaşlarından yana tavır koyarak, ordudan atılmalarını önledi. Hücrelerden çıkarılarak sürgüne gönderilmesi cezalarıyla sürüldüler. Ebedi Başkomutan (Başbuğ) Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; Suriyeye sürüldü. Daha mesleğinin başında “güven duyulmayan asi ve sürgün” bir subay oldu..

Ancak, Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan TÜRK Töresi yine devam etti ve TÜRK ün düştüğü ve yokolma tehlikesiyle karşılaştığı dönemde “İZLE-GÖRÜNME-ANİDEN SALDIR” yöntemiyle yetiştirdiği bu dahi savaşcı Subayla yeniden TÜRK DEVLETİ ‘nin devamlılığı Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Asil TÜRK Milletinin ve Kahraman TÜRK Ordusunun ebedi Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, asil TÜRK Milletinin ruhudur ve canından çok sevdiği “benim tek özelliğim TÜRK olarak  doğmamdır” dediği  milletiyle beraber yaşamaya devam ediyor ve ilelebet Türk Milletiyle birlikte yaşayacaktır. Ve TÜRK DEVLETİ Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Saygılarımla…

Gülsev Eyüboğlu 26 Mart 2009

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE-İNADINA İLELEBET

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Ahmet Gürova dedi ki:

    HERKEZIN OKUMASI GEREK .

BİR YORUM YAZ